Nostalji Bir Strateji Değildir!

Kanada Başbakanı Mark Carney’in Davos konuşması ‘liberal bir uluslararası sistem’ yanılsaması içerisinde debelenen Batı aklı için hazin dolu bir itiraf anına sahne oldu. Carney'nin diplomatik nezaketin arasına gizlenemeyecek sert sözleri ABD Başkanı Trump’ın müesses nizam içerisinde ortaya çıkardığı çatlağın derinleştiğini gösteriyor.
ABD ve Çin arasında cereyan eden “yapısal rekabet“ taktiksel bir sükunet dönemine girdi. Güney Kore’nin Busan şehrinde gerçekleşen liderler zirvesi nafile bir detente (yumuşama) çabası gibi görünürken Trump’un masaya oturmak zorunda kalması Çin’in konjonktürel çerçevede önemli bir başarısı olarak okunabilir.
ABD Başkanı Trump’ın ilk döneminde ulusal güvenlik danışmanlığı yapmış John Bolton’un geçtiğimiz günlerde Harvard Kennedy School’da yaptığı konuşmada “ABD’nin Çin’i yanlış anladığını” söylemesi aklıma Mearsheimer’ın Büyük Yanılgı: Liberal Hayaller ve Uluslararası Gerçekler (2018) isimli eserini getirdi.
Müttefiklerle savaşmaktan daha kötü tek şey, müttefiksiz savaşmaktır demiş Winston Churchill ikinci dünya savaşının en sıcak günlerinde.   Bugün dünyaya bakarken, Churchill’in bu sözünün ABD-Çin rekabetinin gölgesinde yeniden anlam kazandığını görüyoruz. ABD-Çin rekabeti çeşitlenerek farklı cephelere yayılırken yeni soğuk savaşın daha belirgin bir karakterde ön plana çıktığını müşahede ediyoruz.
Çin, Pekin'de tarihinin en büyük askeri geçit törenini düzenledi. Bu tören Çin'in çok kutuplu yeni dünya düzeni vizyonunu destekleyecek güce sahip olduğunu gösteriyor. Geçit töreni ile ilgili gelişmelere ve sergilenen silahlara yakından bakalım.

NATO’nun Kuantum Sıçraması ve Churchill

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin Chatham House isimli “düşünce merkezi”nde yaptığı "Daha İyi Bir NATO İnşa Etmek" başlıklı konuşma sıradan bir beyandan ziyade Churchill’in 1936 yılında Avam Kamarasında yaptığı konuşmayı akla getirdi: “Savunmamızı düzene sokacak zamanımız olacak mı yoksa artık çok mu geç?”