Toplumsal olaylar birden çok etkenden kaynaklanır ve birden çok sonuç üretir. Bu nedenle, toplumsal olayları tek bir etkenle açıklamak ve analiz et­mek mümkün değildir. Öyleyse, 1980 sonrasında ve daha şiddetli olarak 1990 sonrasında Balkanlar bölgesinde yaşanılan geniş kapsamlı ekonomik dönüşüm birden çok etkenden kaynaklanmış ve birden çok sonuç üretmiştir.

Önsöz

Balkanlar bölgesini Türkiye açısından önemli kılan pek çok tarihsel, sos­yal, ekonomik ve politik neden mevcuttur. Türkiye'de yaklaşık 7 milyon ola­rak tahmin edilen Balkan kökenli bir nüfus mevcuttur. Ayrıca günümüz Bal­kan ülkelerinde yaklaşık rakamlarla 1,1 milyon Türk ve 8,2 milyon Müslüman nüfus (Balkanlı Türkler dahil) yaşamaktadır. Dolayısıyla, Türkiye ile Balkan ülkelerinde yaşayan akraba topluluklar arasında sıkı ilişkiler ve canlı bağlar mevcuttur.
ABD 2008 Başkanlık seçimi sadece Amerika’da değil, ülkemiz dahil tüm dünyada merakla ve büyük bir ilgiyle yakından takip edildi. Özellikle Hillary Clinton ile Barack Obama arasında geçen sıkı mücadeleyi Obama’nın kazanması ve Demokrat Parti’nin adayı olmasından sonra ABD Başkanlık seçimi daha da ilginç bir hal aldı ve daha fazla ilgi çekmeye başladı.
I. Giriş Geçtiğimiz günlerde ABD’de bazı büyük finans şirketleri iflaslarını ilan ettiler veya “zor durumda” olduklarını açıkladılar ve hükümetten “yardım” talep ettiler. Hemen ardından sadece Amerikan borsasında değil, dünyanın tüm diğer borsalarında büyük ve ani düşüşler yaşandı. Finansal alanda başlayan kriz ise çok geçmeden reel ekonomiye sıçradı. Tabi ki bu durum hiç de şaşırtıcı değildir.
20. yüzyılın ikinci yarısına ABD ile SSCB arasındaki mücadele damgasını vurmuştur. Uluslararası politika ve hatta Dünya ülkelerinin büyük çoğunluğunun – Türkiye dahil – iç ekonomik, politik, kültürel ve ideolojik yapıları bu iki süper gücün mücadelesi tarafından etkilenmiş ve şekillenmiştir. İnsanlık, iki süper güç arasında yaşanan savaşsız mücadelenin (Soğuk Savaşın), savaşlı mücadeleye (Sıcak Savaşa) dönüşmesi korkusu altında yaşamıştır.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kalabalık bir işadamları heyetiyle birlikte 11-12 Haziran tarihlerinde Hırvatistan’ı ziyaret etti. TOBB ve DEİK temsilcilerinin de yer aldığı bu ziyaret sürecinde, Cumhurbaşkanı Gül, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Stipe Mesic ve Başbakan Ivo Sanader ile ikili görüşmelerde bulundu. Ayrıca 11 Haziran günü, “Türk-Hırvat İş Konseyi” öncülüğünde bir toplantı düzenlendi.

11 Mayıs Sırbistan Parlamento Seçimi

Kosova’nın 17 Şubatta tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etmesinden sonra Başbakan Vojislav Kostunica 8 Martta görevinden istifa etmişti. İstifa kararını kamuoyuna duyururken Kostunica, “Ortak bir politikaya sahip olmayan bir hükümet işlerliğini kaybetmiştir - bu hükümetin sonudur. Bu da görevimizi halka iade etmemiz gerektiği anlamına gelmektedir”

Önsöz

"Balkan Milletleri Arası Etkileşim" başlıklı "Uluslararası Balkan Kongresi" Tekirdağ Valiliği, Doğu-Batı Trakya Belediyeler Birliği ve TA­SAM (Türkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi) işbirliğinde 24-26 Nisan 2008 tarihlerinde Tekirdağ'da Namık Kemal Üniversitesi'nde düzenlendi. Kongreye, akademisyenler, devlet adamları, diplomatik temsilciler ve çok sa­yıda sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Valiliği öncülüğünde hayat geçirilen; AB sürecinde, İstanbul’daki kamu kurum, kuruluş ve STK’ların koordineli bir biçimde çalışabilmelerini ve bilgi ve fikir alışverişinde bulunabilmelerini sağlayan AVRUPA BİRLİĞİ PLATFORMU İSTANBUL’un son toplantısı 19 Eylül 2007 tarihinde İstanbul Valiliği Mavi Salon’da gerçekleştirildi.
“ Durand Hattı: Tarih, Sonuçlar ve Gelecek (The Durand Line: History, Consequences anf Future) ” başlıklı uluslararası konferans 11-13 Temmuz 2007 tarihinde İstanbul’da düzenlendi. Konferans, Amerika merkezli bir stratejik araştırma merkezi olan “Afganistan Araştırmaları Amerikan Enstitüsü” tarafından organize edildi.
Sosyalist Yugoslavya Federasyonu’nun parçalanma süreci beraberinde pek çok sorunu ortaya çıkardı. Bunlardan birisi Kosova sorunudur. Kosova bölgesinin statüsünün ne olacağı meselesi, Yugoslavya’nın parçalanması ile birlikte ortaya çıkan sorunlar arasından halen her hangi bir çözüme kavuşturulmamış tek sorundur.
1958 yılı başında Roma Antlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle oluşturulan Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) nihai hedef olarak Avrupa’nın siyasal bütünlüğe ulaşmasını benimsemiştir. Bu hedefe varmak için öngörülen şart ise ekonomik dengeyi sağlamak olarak öngörülmüştür. 1 Kasım 1993 “Maastricht Antlaşması”’nın yürürlüğe girişi ile Avrupa Birliği adını alan toplulukta, ekonomik denge sağlanana kadar siyasi bütünleşme, dolayısıyla da insan hakları ve demokrasi konusunu ikinci planda tutulmuştur.

Hollanda Meclis Seçimleri

Hollanda Parlamentosu iki Meclisten oluşur. Birinci Meclisin (Eerste Kamer) 75 üyesi vardır. Bu üyeler, 12 Eyalet Meclisi tarafından belirlenir. İkinci Meclis(Tweede Kamer) 150 üyelidir ve tüm vatandaşların doğrudan oyları ile seçilir. Aşağıdaki tablo, İkinci Meclis için yapılan son iki seçimleri, bu seçimlere katılan siyasal partileri ve seçim sonuçlarına göre İkinci Meclisteki sandalye dağılımını gösteriyor.