Refik Hariri’nin 14 Şubat 2005’te Beyrut’ta bombalı bir suikast sonucu öldürülmesinin ardından Lübnan, iç ve dış siyasetinde önemli siyasi ve askeri krizlerin yaşandığı uzun vadeli bir dönüşüm süreci içerisine girmiştir. Bu süreç içerisinde Lübnan, Batı’nın “Sedir Demokratik Devrimi” olarak adlandırdığı Suriye karşıtı halk gösterilerine, ülkedeki Suriye işgalinin sona erişine,
Radikalleşme ve çatışma kültürünün gidererek yayıldığı Orta Doğu coğrafyasında son dönemde en fazla gündemi işgal eden konulardan biri Suriye ile İsrail arasında gerçekleşecek bir barış görüşmesi ihtimalidir. Bununla birlikte özellikle İsrail basınında Suriye’nin askeri kapasitesini genişletme ve Golan Tepelerine yönelik bir saldırı endişesi sürekli dile getirilmektedir.

Suriye’de Değişim Ve Muhalefet

960’lardan beri Suriye siyasal yaşamındaki en güçlü siyasi organizasyon olarak ülkeyi yöneten Baas Partisi, beş yıllık bir aradan sonra Haziran başında dört gün süren genel kongresini gerçekleştirdi. Baas Kongresi’nde Suriye’nin geleceğini şekillendirecek siyasi ve ekonomik reformların tartışılacağı ve bir reform paketinin ortaya konulacağı bekleniyordu. Baas Kongresi’nin son günü, delegeler hükümete tavsiye niteliğinde kararları içeren bir bildiriyi sundu.
Lübnan’da 14 Şubat günü gerçekleşen Refik Hariri suikasti ile başlayan gelişmeler, Lübnan ve Orta Doğu tarihindeki hızlı dönüşümlerden birini ortaya çıkarmıştır. Hariri suikasti, Lübnan içinde ve dışında büyük bir tepkiye neden olmuş ve bu tepki kısa sürede ABD’nin de çabalarıyla Suriye’nin Lübnan’daki işgaline odaklanmıştır.
14 Şubat’ta Hariri’nin öldürülmesiyle ABD önderliğindeki uluslararası camianın siyasi ve diplomatik baskısına maruz kalan Beşşar Esad Suriyesi, Nisan sonunda askerlerinin tümünü Lübnan’dan çektikten sonra çok kısa bir dönem rahatlama imkânı bulduysa da Mayıs başında ortadan kaybolan
Türkiye Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 13 Nisan 2005 tarihinde Suriye Arap Cumhuriyeti’nin başkenti Şam’a iki günlük bir resmi ziyarette bulundu. İki sınır komşusu arasında gelişen siyasi ve ekonomik ilişkilerin devamı niteliğinde dostluk ve işbirliğini vurgulamayı amaçlayan ziyaret, Şubat başında Lübnan’da

Refik Hariri Suikastı Ve Suriye

Lübnan eski Başbakanı Refik Hariri, 14 Şubat 2005 günü Beyrut’ta düzenlenen bombalı bir suikast sonucu öldürüldü. Suudi Arabistan yönetimi ile yakın ilişkiler kurarak aldığı ihaleler sonucu daha da zenginleşen Hariri, 1992 yılından itibaren Lübnan siyasetinin içinde etkin olarak yer aldı.
İstanbul, 14-16 Haziran 2004’te İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Dışişleri Bakanları Konferansı’na ev sahipliği yaptı. Bu zirve toplantısından çıkan en önemli karar, örgüt genel sekreterliği görevine Türkiye’nin adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun seçilmesi oldu.

Türkiye-Suriye İlişkilerinde Yeni Bir Dönem

Türkiye, Soğuk Savaş dönemi boyunca dünyada hüküm süren sert iki kutuplu uluslararası sistemde jeostratejik konumundan kaynaklanan nedenlerden dolayı başta sınır komşularıyla ilişkileri olmak üzere dış politikasını güvenlik endişelerine dayandırmıştı.