Yunanistan için öyle gibi gözüktü. Belki İspanya için de öyle olacak. Ama asıl kazanan popülizm.
Hani bugün Almanya, Rusya, Ukrayna ve Fransa’nın Astana’da yapacağı bir toplantı vardı ya!
Yunanistan tam başını kaldıracak hâle gelmeye başladı derken, bakıyorsunuz yine bir krizle karşı karşıya geliyor. Sanki kış ortasında pek kolay bir işmiş ve bedava yapılacakmış gibi erken seçime gidiyorlar.
Kim ne derse desin, ekoominin dümenini Merkez Bankası’nın tutması gerekir. Merkez Bankası’nı siyasileştirmenin bedeli daima ağır olur.
Domuzlar Körfezi askeri operasyonu bilindiği gibi, 7 yıl süren Batista rejimini al aşağı eden Fidel castro’ya karşı, ABD’nin başlattığı başarısız bir askeri girişim olarak tarihe geçmiştir.
2014 bir kaç hafta içinde 2015’e dönecek. Ancak sorunlar da devam edecek. ABD ekonomisi daha iyi, Dolar daha güçlü olacak. Bu sorun mu değil mi tartışılabilir. AB ve özellikle Euro bölgesi yalpalamayı sürdürecek.
Türkiye için son 3-4 haftanın gündemi, konular kadar, ziyaretçilerin önemi dolayısı ile de bir hayli yüklüydü
Türkiye bu hafta başı yine önemli bir konuk ağırlayacak. Rusya devlet başkanı Vladimir Putin, daha yeni Papa’yı yolcu eden, Cumhur Başkanı, Başbakan ve başkaları ile görüşecek.
Bilindiği gibi geçtiğimiz haftalarda APEC Beijing’de toplandı. Asya’nın Pasifik kıyısında bulunan ülkelerin liderlerini mor ipek tunikler içinde gördük.
Bugün Türkiye yine önemli bir konuk ağırlayacak. Başkan yardımcısı Joe Biden, yine kritik bir zaman aralığında, elini kolunu sallayarak uçaktan inecek ve ayağının tozu ile Bağdat’tan dönen Başbakanla, Cumhur Başkanı ile ve başkaları ile görüşecek.
Çoğumuz Rus tanklarını, kutlama günlerinde Kızıl Meydan’daki görkemli resm-i geçitlerle özdeşleştirir. Belki Sovyet tanklarının 9 yıl süren Afganistan’ı işgalini de hatırlayanlarınız vardır
Ekonomiyi canlandırmak için yapılan para pompalamasından bahsediyorum.Artık emek piyasası hedeflerini tutturabileceğine tamamen güvenen FED tahvil, borç ve kefalet senetleri satın almak yolu ile, artık piyasaya daha fazla Dolar vermeyeceğini dünyaya ilan ettiğinde kıyamet kopmadı.
İsveç, Bağımsız Filistin Devletini tanıyan ilk ülke değil. Sonuncusu da olmayacak.
TASAM’ın düzenlediği Türkiye-İran Forumu için uzun yıllar sonra Van’a geldim. Şehirde deprem sonrasında gerçekleştirilen yeniden yapılanma gayet başarılı buldum.
Etrafı tam bir ateş alanı olan Türkiye’yi, Karadeniz’in Kuzeyinde olanlar yakinen ilgilendiriyor olmalı. Kış yaklaşırken, Ukrayna’ya karşı bir askeri harekata girişmeyecek olan Rusya’nın...
Farkında mısınız hala uzun vadeli hesap yapamıyoruz? İktisadi öngörü, plan ve perspektifler olsun olsun bir kaç aylık “orta vade” ile ilgili olarak açıklanıyor.
“At binenin, kılıç kuşananın” deyimini, herhalde “ Dünya hayal kurabilenin, teknoloji kullananın” veya “teknoloji kullananın, dünya yaratıcı zekanın” diye çağa uyarlamak uygun olur.
İskoçya iki gün sonra, tarihi bir referandum’a gidiyor. Sinirler tambur teli gibi gergin olmalı. Her ne kadar Başbakan Cameron birliğin bekası için duygusal açıklamalar yapmış olsa bile, Kraliçe’nin mesajı mümkün olduğu kadar tarafsız ve soğuk kanlıydı.
Önümüzdeki hafta üzerinde güneş batmayan Birleşik Krallık yeni bir sınavdan geçecek. Öngörüler bu defa mayanın tutacağı yolunda. Ama konuya akl-ı selim ve duygusallık arasındaki tercih biçiminde yaklaşılırsa, sonucun başka türlü tecelli etmesi mümkün olabilir.
Ülkelerin birbirine aslında göbekten bağlı olduğu, ama her birinin diğerine karşı müdanasızmış gibi davrandığı bir dönemden geçiyoruz.