Diaspora Nedir?

Küreselleşen dünyada sınırlar yalnızca coğrafi değil, aynı zamanda kimliksel, kültürel ve sosyolojik anlamlar da taşımaktadır. Bu çerçevede “diaspora” kavramı, hem tarihsel bir olgu hem de çağdaş toplumların yapısal bir unsuru olarak giderek önem kazanmaktadır. Etimolojik olarak Antik Yunanca speiro (saçmak, yaymak) ve dia (boyunca) kelimelerinden türeyen diaspora, kelime anlamı olarak “boyunca saçılma” veya “dağılma” anlamına gelmektedir (Dufoix, 2011).

Afrikalı Diaspora

Afrika diasporası, tarih boyunca siyah halkların köle ticareti, sömürgecilik ve zorunlu göçler sonucunda dünyanın farklı bölgelerine dağılmasıyla şekillenmiş çok katmanlı bir olgudur. Bu süreç, yalnızca demografik bir hareketlilik değil; aynı zamanda kimlik, aidiyet ve kültürel dayanışma üzerine inşa edilen bir toplumsal hafızadır.

Afrika’daki Rus Diasporası

Vareg prenslerinin Kiev merkezli Rus devletini kurdukları (M.S.862) günden bu yana kendi içinde yaşadığı savaşlar, kıtlıklar, siyasi çekişmelerle orantılı olarak Rus diasporası da dünyaya dağılmıştır.

Afrika’daki Yahudi Diasporası

Afrika’da Yahudi Diasporası,15.yüzyılda Avrupa’dan kovulan Sefarad Yahudilerinin, Osmanlı hakimiyetinde olan Kuzey Afrika’ya gelmeleri ile başlamıştır. Bununla birlikte Etiyopya Yahudileri olarak da ifade edilen Falaşalar (Beta İsrail) 1 Afrika ile diyalog kurmada etkili olmuşlardır. Falaşaların Hz. Süleyman’dan sonra kaybolmuş Yahudi kabilelerinin soyundan geldiklerini ifade edilmektedir.

Afrika’daki Çin Diasporası:

Çin-Afrika ilişkileri (M.Ö.206-M.S.220) Han Hanedanı zamanında başlamıştır. Tang Hanedanı döneminde ise ilişkiler ilerlemiştir.[ Yuan Wu,China in Africa,(Beijing:China İnternational Press),2007,s.140.] Bununla birlikte Keşifler Çağı’ndan önce Zheng He adında bir amiralin 250’den fazla gemi ve yaklaşık 28.000 kişiyle Çin’den Doğu Afrika ve Kızıldeniz kadar uzak noktalara yedi keşif seferi düzenlediği Ming Hanedanlığı dönemi ilişkiler artmıştır.[ French, a.g.e.,s.40.]

Afrika’da Etkili Diasporalar

Antik Çağlardan bugüne ulus-devletler temel aktör olup, ulusal çıkarlarını ve gücünü maksimize etmeye çalışırlar. Bunu da muğlak bir uluslararası toplum kavramına değil, kendi güçlerine güvenerek yaparlar. Bugün dünyaya hakim olan fikir akımları dönem dönem değişse de hâkim olan görüş realizmdir.

AFRİKA VE TÜRK DİASPORASI

Bu makale, diasporaların dünya sahnesinde nasıl bir güç unsuru haline geldiğini ve Türkiye'nin Afrika'daki etkisini artırma potansiyelini ele alıyor. Türk diasporasının Afrika'da üstlenebileceği kritik rol ve bu stratejinin Türkiye'nin ulusal çıkarlarına katkıları, yeni bir bakış açısıyla tartışılıyor. Afrika’da değişen güç dengelerinde Türkiye'nin nasıl bir konum alabileceğini keşfetmek isteyenler için etkileyici bir okuma sunuyor.