Strateji Bilim İnovasyon bazlı Haber Makale ve Analizler
1914'teki ilk sürgün, Tiflis Kral Naibi Vorontsov Daşkov’un (ailesi Daşkov soyadının gösterdiği gibi Çar hizmetline giren Altınordu Hanlıklar soylularındandır) tarafından güvenlik gerekçesi ile gerçekleştirilmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri gerek sayısal büyüklüğü ve gerekse muharebe etkinliği açısından dünyanın sayılı orduları arasında yer alan ve bölgemize ilgi duyan güçlerin dikkatle takip ettiği bir güçtür. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısı, gücü ve etkinliği hakkında halkımızın bilgilendirilmesi bir ihtiyaçtır.
Kanuni Sultan Süleyman, Bakî gibi büyük bir kabiliyeti bulup ona alan açmasını uzun padişahlık döneminin en zevkli birkaç hadisesinden biri olarak telakki eder. Büyük sultanla Bakî arasındaki alaka padişahın ölümüne kadar devam etti. Şair hamisinin ölümü üzerine ona Türk Edebiyatının en ünlü mersiyesini yazarak teşekkürünü büyük sanatkarlara yakışacak bir şekilde ifade etti.
Doğrudan halk oyu ile değil, üye devletlerin önerisi ve Avrupa Parlamentosu’nun onayıyla göreve gelen Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in 19 Nisan 2026’da Hamburg’da yaptığı konuşmada sarf ettiği “Avrupa kıtasını tamamlamalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin”ifadesi, basit bir dil sürçmesi olarak geçiştirilemez.
Geçmişten günümüze insanlık boyunca büyük medeniyetler, imparatorluklar ve de devletler açısından önde gelen unsurlardan birisi kara-deniz ticaret yollarının kontrolü olmuştur. Çin tarafından 2013 senesinde geliştirilen ve Çin Komünist Devrimi’nin 100. Yıldönümü olan 2049 yılında İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması olarak da nitelenen Kuşak-Yol Girişimi bunun günümüzde en çok ön plana çıkan ve sıkça tartışılan örneklerindendir.
Geçmişten günümüze insanlık boyunca büyük medeniyetler, imparatorluklar ve de devletler açısından önde gelen unsurlardan birisi kara-deniz ticaret yollarının kontrolü olmuştur. Çin tarafından 2013 senesinde geliştirilen ve Çin Komünist Devrimi’nin 100. Yıldönümü olan 2049 yılında İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması olarak da nitelenen Kuşak-Yol Girişimi bunun günümüzde en çok ön plana çıkan ve sıkça tartışılan örneklerindendir.
Geçtiğimiz Ocak ayında Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısında, dünyanın dört bir yanından onlarca üst düzey yetkili, özel jetlerinden yeni inmiş çokuluslu şirket CEO'larıyla birlikte oturarak, Kanada Başbakanı Mark Carney'i, iktidara karşı gerçeği söylediği için alkışladı.
Silah kontrolü girişimlerinde, askeri alanda yapay zekanın (YZ) sorumlu bir şekilde uygulanmasına yönelik temel bir hedef, endüstrinin katılımıdır. Ancak bu süreçlerde "endüstriyi" kimin temsil etmesi gerektiğine, özel sektör YZ tedarik zincirinin hangi şirketlerinin veya segmentlerinin politika bağlamı için önemli olduğuna çok az dikkat edilmektedir.
Silah kontrolü girişimlerinde, askeri alanda yapay zekanın (YZ) sorumlu bir şekilde uygulanmasına yönelik temel bir hedef, endüstrinin katılımıdır. Ancak bu süreçlerde "endüstriyi" kimin temsil etmesi gerektiğine, özel sektör YZ tedarik zincirinin hangi şirketlerinin veya segmentlerinin politika bağlamı için önemli olduğuna çok az dikkat edilmektedir.
Silah kontrolü girişimlerinde, askeri alanda yapay zekanın (YZ) sorumlu bir şekilde uygulanmasına yönelik temel bir hedef, endüstrinin katılımıdır. Ancak bu süreçlerde "endüstriyi" kimin temsil etmesi gerektiğine, özel sektör YZ tedarik zincirinin hangi şirketlerinin veya segmentlerinin politika bağlamı için önemli olduğuna çok az dikkat edilmektedir.
Son yıllarda Ortadoğu’da giderek tırmanan İran–İsrail/ABD gerilimi, 2026 yılı itibarıyla yeni bir evreye girmiş ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapatılmasıyla birlikte küresel sistemin en kırılgan noktalarından birini doğrudan hedef almıştır. Bu gelişme, yalnızca askeri bir karşılaşma ya da bölgesel bir güç mücadelesi olarak değerlendirilemez.
Küresel jeopolitik 2. Dünya savaşından sonraki en kapsamlı dönüşüm içerisinde. ABD’nin Avrupadan çekilme niyetini ortaya koymasından sonra Avrupanın geleceği konusundaki tartışmalar hızlandı.
INRAIL, Orta Koridor'un en kritik darboğazlarından biri olan İstanbul Boğazı geçişini hızlandırarak Türkiye’yi yalnızca transit bir aktör olmaktan çıkarıp işlevsel bir lojistik ve jeostratejik merkeze dönüştürebilecek süreci tetikleyebilir.
Amerika, insanlığa iki büyük miras bıraktı. Birincisi, tanıdık bir kurumlar ve idealler kümesidir. Bunlar, yurttaşlık öğretilerimizde kristalleşmiş, belirli ifadelerle özetlenmiştir: “Bu gerçeklerin apaçık olduğunu kabul ediyoruz” veya “halkın yönetimi, halk tarafından, halk için.” Bu idealleri gerçekleştiren kurumlar (anayasalar, yasama organları, mahkemeler vb.) muazzam bir küresel etkiye sahip olmuştur.
Bu rapor, Çin Halk Kurtuluş Ordusu tarafından 1 Ocak 2023 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında yayınlanan binlerce açık kaynaklı teklif çağrısını (RFP) incelemektedir. İncelediğimiz RFP'ler, PLA'nın C5ISRT (komuta, kontrol, iletişim, bilgisayarlar, siber, istihbarat, gözetim, keşif ve hedefleme) ile ilgili yapay zeka destekli askeri teknolojilere yönelik öncelikleri ve hedefleri hakkında fikir vermektedir.
Bu rapor, Çin Halk Kurtuluş Ordusu tarafından 1 Ocak 2023 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında yayınlanan binlerce açık kaynaklı teklif çağrısını (RFP) incelemektedir. İncelediğimiz RFP'ler, PLA'nın C5ISRT (komuta, kontrol, iletişim, bilgisayarlar, siber, istihbarat, gözetim, keşif ve hedefleme) ile ilgili yapay zeka destekli askeri teknolojilere yönelik öncelikleri ve hedefleri hakkında fikir vermektedir.
Bu rapor, Çin Halk Kurtuluş Ordusu tarafından 1 Ocak 2023 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında yayınlanan binlerce açık kaynaklı teklif çağrısını (RFP) incelemektedir. İncelediğimiz RFP'ler, PLA'nın C5ISRT (komuta, kontrol, iletişim, bilgisayarlar, siber, istihbarat, gözetim, keşif ve hedefleme) ile ilgili yapay zeka destekli askeri teknolojilere yönelik öncelikleri ve hedefleri hakkında fikir vermektedir.
Büyük güç rekabetlerinde galip gelen ülkeler, uyum sağlayanlardır. Atina ve Sparta ve müttefikleri, donanmalarının birbirlerinden daha üstün olabilmesi için sürekli olarak yenilik yaptılar. Soğuk Savaş sırasında, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği neredeyse yirmi yıl boyunca bir uzay yarışına girdiler. Şimdi ise teknoloji, ABD-Çin rekabetinde ve dünyayı şekillendirme mücadelesinde merkezi bir cephe oluşturuyor ve Amerika Birleşik Devletleri tekrar uyum sağlamak zorunda.
2025 yılının sonlarında, ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic, kendi teknolojisini kullanarak yaklaşık 30 Batılı teknoloji, finans, hükümet ve kritik altyapı hedefine saldıran Çin devlet destekli bir grubu etkisiz hale getirdiğini duyurdu; üstelik bu saldırılar minimum insan gözetimiyle gerçekleştirilmişti.
2025 yılının sonlarında, ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic, kendi teknolojisini kullanarak yaklaşık 30 Batılı teknoloji, finans, hükümet ve kritik altyapı hedefine saldıran Çin devlet destekli bir grubu etkisiz hale getirdiğini duyurdu; üstelik bu saldırılar minimum insan gözetimiyle gerçekleştirilmişti.
Dijital radikalleşme, bilgisayar oyunları, sosyal medya ve çevrimiçi faktörlerin aşırı ideolojiler, şiddet ve silahlı davranışlara etkisiyle ilgili uzun soluklu bir TÜBİTAK1001 projesini geçen sene bitirmiştik.
Umut Vakfı’nın son 12 yıllık verileri, adeta bir iç savaş bilançosunu andırıyor: Basına yansıyan 41 bin 420 silahlı şiddet olayı, 26 binin üzerinde can kaybı ve 38 binden fazla yaralı...Sadece 2025 yılında; 3 bin 422 olayda 2 bin 225 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 167 kişi yaralandı. Bu olayların 2 bin 784’ünde ateşli silah, 638’inde ise kesici ve delici aletler kullanıldı.
Normatif değerler ile stratejik çıkarlar arasındaki gerilim, uluslararası ilişkilerin her zaman ilgi çekici bir özelliği olagelmiştir. Ne var ki son yıllarda bu gerilim, büyük güç rekabeti, enerji dönüşümleri ve teknolojik üstünlük yarışının ivme kazanmasıyla birlikte giderek daha belirgin bir hal almaktadır.
Bu yuvarlak masa toplantısı, uluslararası sistemde artan jeopolitik gerilimler ve yüksek yoğunluklu çatışmaların geri dönüşü bağlamında gerçekleşmiştir. Bu gelişmeler, savunma harcamalarında ciddi bir artışa ve savunma sanayinin üretim kapasitesinde hızlı bir genişlemeye yol açmıştır.
Bu panel, değişen uluslararası sistem bağlamında NATO’nun geleceğini, Avrupa’nın ittifak içindeki rolünü ve transatlantik ilişkilerin dönüşümünü tartışmayı amaçlamıştır. Özellikle Avrupa’nın NATO içinde daha güçlü bir rol üstlenmesi, stratejik özerklik tartışmaları ve savunma sanayi kapasitesi öne çıkan başlıklar olmuştur.