Çin Sosyal Bilimler Akademisi (CASS) tarafından düzenlenen ve yaklaşık 50 Çinli akademisyenin katıldığı “2025 Almanya Durum Semineri”nde gündem, Almanya’nın durumu ve Avrupa’nın geleceğiydi. Çinli uzmanlara göre Alman toplumu bugün rasyonel düşünceden ziyade “korku” ile yönetilmektedir. Bu kapsamda Almanya’yı kuşatan üç temel korku öne çıkmaktadır:
- ABD’nin kıtadan çekilmesi korkusu,
- Rusya tehdidi korkusu
- Çin’in rekabeti korkusu.
John Maynard Keynes'in "(İyilik veya kötülük için tehlikeli olan çıkarlar değil, fikirlerdir)" şeklindeki ünlü özdeyişi, yaşadığımız dünyayı şekillendirmede politika yaklaşımlarının ve paradigmalarının rolü üzerine düşünürken özel bir öneme sahiptir. Ekonomik politika hakkındaki yeni fikirler yalnızca kısmen kanıta dayalıdır, çünkü henüz yaratılmamış bir dünyayı şekillendirmeye çalışırlar ve bu nedenle mantık, kanıt ve hayal gücünün bir kombinasyonuna dayanırlar.
Son raporun zamanlaması muhtemelen Trump'a Sudan'ın bu anlaşmayı Amerikan desteği karşılığında reddetmesini talep etmesi için "derin devlet" baskısı uygulayarak Ukrayna konusunda yeniden canlanan Rusya-ABD görüşmelerini karmaşıklaştırmayı amaçlıyordu, ancak onları birbirine daha da yaklaştırabilir.
Birkaç gündür sosyal medyada Yaser Kobani adıyla yayınlanan bazı harita ve iddialar dolaşıyor. Artık neyin gerçek, neyin gerçek dışı olduğunu anlamakta zorlandığımız dünyada yapay zekâ ile çizilen haritaları önemsemezden önce bu tür haber veya yayınların hangi amaçla yapıldığını düşünmek gerek.
Donald Trump’ın Grönland’a dair son çıkışı, ilk bakışta kişisel bir takıntının yeniden gündeme gelmesi gibi görülebilir. Ancak bu kez söylem, önceki “satın alma” tartışmalarından farklı olarak açık bir ulusal güvenlik gerekçesi üzerine kurulmuştur. Trump, Grönland’ı Amerikan güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlamaktadır.
ABD Savaş Bakanlığı tarafından kongreye sunulan ve "Çin’in askeri gelişimini" (2025) içeren yıllık rapor yayınlandı:
Temel tespit: "Pekin'in faaliyetleri; 2049 yılına kadar 'dünya standartlarında' bir orduya sahip olma yönündeki beyan edilmiş hırsıyla örtüşüyor."
Yirmi beş yıldır Kongre, Savaş Bakanlığı'na Çin Halk Cumhuriyeti ile ilgili askeri ve güvenlik gelişmelerine dair yıllık bir rapor hazırlama talimatı vermiştir. Bu raporlar, Çin'in askeri yeteneklerinin ve stratejisinin gelişimini kaydetmiştir.
Kissinger, yapay zekânın “nükleer silahların ortaya çıkışı kadar önemli ama ondan daha az öngörülebilir” olabileceğini söylüyordu. Eric Schmidt’le yazdığı Genesis yapay zekânın vaatlerini ve risklerini anlatıyor.
Avrupa siyasal hafızası, yüzyıllardır kendisini dünyanın vicdanı olarak sunmayı başaran bir anlatının etrafında şekillendi. Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve modern değerler söylemi, II. Dünya Savaşı sonrası inşa edilen bu yeni Avrupa’nın hem moral hem politik sermayesini oluşturdu. Kıta, kendi geçmişinin karanlık sayfalarını hatırladığı ölçüde ahlaki bir üstünlüğe sahip olduğunu iddia etti; Holokost’un yarattığı kolektif travma bu anlatının duygusal temelini oluşturdu.
Sayın Başkanım, Değerli Katılımcılar,
İlk düzenlendiği andan itibaren tamamında yer aldığım İstanbul Güvenlik Konferanslarının 11ncisinde de yer almaktan büyük onur duyduğumu ifade etmek isterim. Ayrıca konferansların açılışında son 6 yıldır anahtar konuşma yapma görevi verilmesi de benim için ayrı bir onurdur.
Düşünce ve fikirlerinizi paylaşmak için katılım gösterdiğiniz konferansımıza hoş geldiniz. Katılımınız bizlere güç vermiştir.
Campbell, Trump'ın son Asya gezisini "Shakespeare oyununun açılış perdesi" gibi yorumlamış. Eski dönem bitti: Artık G7 veya QUAD gibi çok taraflı zirveler yok. Trump, liderlerle teke tek (Bilateral) oturup "al-ver" yapmayı seviyor. Şunu da not etmiş: “Çin eskiden ikili görüşmeleri tercih ederdi, şimdi çok taraflılığa kayıyor. Trump ise tam tersine, çok taraflı masalarda (G7 gibi) rahat değil, ikili görüşmeleri tercih ediyor.”
Siyaset bilimci John Mearsheimer'a göre Avrupa'nın barış içinde yaşamasının tek sebebi, ABD'nin kıtadaki askeri varlığıydı. Bu güç, Avrupa ülkelerinin birbirine girmesini engelledi. Ancak tek kutuplu dünya bitti. ABD'nin yeni önceliği Çin ve Asya. Amerika gidince, Avrupa kendi güvensizliğiyle baş başa kalacak.
TASAM’ın faaliyetlerine katkı sağlamaya çalışan biri olarak bugün 11. İstanbul Güvenlik Konferansı'nda hazır bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Burada Sayın Başkan’ın da ifade ettiği üzere bugün karşı karşıya kaldığımız Savunma Güvenlik ve İstihbarat Devrimi çerçevesinde 21. yüzyılın önemli problemlerle yüzleşeceğinin bilinci ile böyle bir toplantıda hem Türk kamuoyunu yönlendirmek hem de ortaya çıkacak sonuçlarla karar vericiler üzerinde bir etki oluşturmak istiyoruz.
Bu bölümde, çeşitli a16z kripto ortaklarının (ve birkaç konuk yazarın) önümüzdeki döneme dair gözlemlerini içeren 17 konuyu paylaşıyoruz; bu konular arasında ajanlar ve yapay zeka; stablecoin'ler, tokenizasyon ve finans; gizlilik ve güvenlik; tahmin piyasaları, SNARK'lar ve diğer uygulamalar... ve nasıl geliştireceğimiz yer alıyor.
Teknolojinin askerileştirilmesiyle ilgili süreçler, sivil teknolojiler ile askeri ve güvenlik ekipmanlarının geliştirilme ve üretilme biçimlerindeki ayrımların bulanıklaşmasına yol açmaktadır. Sonuç olarak, daha önce 'sivil' olarak sınıflandırılan teknolojiler ve sistemler, 'çift kullanımlı ürünler' olarak yeniden sınıflandırılması gerekebilir.
Konuşmama, bu yaşamsal önemdeki toplantıyı - yaşamsal kelimesini kasten kullanıyorum - gerçekleştiren Süleyman ŞENSOY Bey'e ve gerek emek gerek sponsorluk ile katkıda bulunan tüm dostlara şükranla başlamak istiyorum.
Birinci bölümde Altyapı, Büyüme, Biyoloji Sağlık ve Hızlı Girişimcilik ortaklarımızın 2026'da girişimlerin ele alacağını düşündükleri sorunları içeren Büyük Fikirler paketimizin ilk bölümünü paylaştık.
Bugün, Amerikan Dinamizmi ve Uygulamalar ekiplerimizin katkılarıyla 2. bölümü.
Kitabın Yazarı Rashid Khalidi Hakkında:
Columbia Üniversitesi’nde Edward Said Arap Çalışmaları emeritus profesörüdür. Yale Üniversitesi’nde tamamladığı lisans eğitiminden sonra doktorasını Oxford Üniversitesi’nde hazırladı. Ondan önce Lübnan Üniversitesi, Beyrut Amerikan Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi’nde ders verdi. Journal of Palestine Studies dergisinin editörü ve daha sonra eş-editörü oldu. Ortadoğu Çalışmaları Derneği’nin başkanlığını yaptı.
Efendim Merhaba. İstanbul Güvenlik Konferansı ve eş etkinliklerinin on birincisinde bir kez daha birlikteyiz. Bugüne kadar hiç aksamadan devam etti bu yıllık periyod. Çok çeşitli şartlarda ve zamanlarda sürdürdük. Hep ifade ettiğimiz gibi, herhangi bir popülerlik endişesi taşımadan, bir “okul” olarak daha da kurumsallaşması için sizlerin de eşsiz katkılarıyla çalışıyoruz.
Yatırımcılar olarak görevimiz, teknoloji sektörünün her köşesinin inceliklerine kendimizi kaptırarak, işlerin nereye doğru gittiğini anlamaktır. Bu nedenle her Aralık ayında, yatırım ekiplerimizden, teknoloji geliştiricilerinin önümüzdeki yıl ele alacaklarını düşündükleri büyük bir fikri paylaşmalarını istiyoruz.
İklim, teknolojik gelişim alanında bazı ülkeler için önemli avantajlar yaratmaktadır. Soğuk iklim ve bol su kaynaklarına sahip ülkeler — özellikle İskandinav devletleri — veri merkezleri ve soğutma maliyetleri bakımından açık üstünlüklere sahiptir. Bununla birlikte, sıcak iklimli ülkeler, soğutma dezavantajlarına rağmen hızla büyüyen talep, iç pazarda artan yapay zekâ ve fintech kullanımı ile enerji-soğutma teknolojilerindeki ilerlemeler sayesinde bu alanda giderek daha iddialı hâle gelmektedir.
TÜİK, 1 Aralık’ta 2025 in üççeyreği boyunca kaydedilen ekonomik büyümenin yüzde 3.7 olduğunu açıkladı. Ayrıntılarına bakınca, 2024 ün üççeyreğine göre inşaat sektörünün yüzde 13.9, finans ve sigortacılığın yüzde 10.8, bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 10,1, sanayinin yüzde 6.5 oranında büyüdüğünü görüp bu sektörler arsındaki tamamlayıcılığı bir kez daha anladık.
Çin’den sonra dünyanın en kalabalık ülkesi ve en büyük 6. ekonomisi olan Hindistan, enerji ihtiyacı bakımından 2030’da Çin’i geri de bırakacaktır. Bununla birlikte enerji üretiminde dışa bağımlı olan Hindistan için enerji-politiği konusu ilk sıradadır. Bu yüzden zengin yeraltı kaynaklarına sahip olan Afrika’ya yönelmiştir.
13 Ekim 2025’te Çin kargo gemisi Istanbul Bridge, Birleşik Krallık’ın Felixstowe limanına yanaştığında, bu geliş ilk bakışta sıradan görünebilirdi. Birleşik Krallık, Çin’in üçüncü büyük ihracat pazarı ve iki ülke arasında yıl boyunca gemi trafiği gerçekleşiyor.
Köprü'nün dikkat çekici yanı, izlediği rotaydı; Arktik Okyanusu üzerinden doğrudan Avrupa'ya seyahat eden ilk büyük Çin kargo gemisiydi.
Öğrenciler ödev yazmak için, profesörler not vermek için yapay zekayı kullanıyor, dereceler anlamsızlaşıyor ve teknoloji şirketleri servet kazanıyor. Yükseköğretimin ölümüne hoş geldiniz.
Eskiden yapay zekâyla ilgili yaratılan havanın abartıdan ibaret olduğunu sanırdım. ChatGPT ilk çıktığında şüpheciydim. Medya çılgınlığı, yeni bir çağın nefes nefese duyuruları... hepsi tanıdık geliyordu. Kendinden önceki tüm teknoloji çılgınlıkları gibi bunun da geçeceğini varsaymıştım.