Devletler, milli hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla küresel dinamikleri başarılı bir şekilde kullanabilmenin yollarını aramaktadırlar. Dünya ile bütünleşme, dünya pazarlarına açılma, korumacılığa dönük tüm kısıtlama ve engellerden sıyrılabilme fikir ve eylemlerine öncülük eden küreselleşme aktörleri, coğrafi yakınlık faktörünü kullanarak bölgelerinde güçlü, etkili ve yaygın birer çekim alanları yaratmaktadırlar.
Küreselleşme sürecinin en belirgin olarak görüldüğü ülke olan Çin, son yıllarda eşine az rastlanabilecek bir dönüşüm geçirmektedir. Dış dünyadan kopuk olmayan söz konusu değişim süreci, Çin’in bölgesel ve küresel düzey- deki ilişkilerine de yansımıştır.
Devletler, milli hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla küresel dinamikleri başarılı bir şekilde kullanabilmenin yollarını aramaktadırlar. Dünya ile bütünleşme, dünya pazarlarına açılma, korumacılığa dönük tüm kısıtlama ve engellerden sıyrılabilme fikir ve eylemlerine öncülük eden küre- selleşme aktörleri, coğrafi yakınlık faktörünü kullanarak bölgelerinde güçlü, etkili ve yaygın birer çekim alanları yaratmaktadırlar.
Geçmişi Eski Yunan Medeniyetine dayanan, zaman içinde gelişen ve çağdaş toplumların olmazsa olmaz koşulu olan demokrasi kuramını biliyor muyuz? Ne kadar? Demokrasinin temel öğeleri nelerdir? Demokrasi bütün toplumların sorunlarını çözen tılsımlı bir anahtar mıdır?

Sunuş

Türkiye, tarihten gelen dostane ilişkilerini yeni açılımlarla daha da geliş­tirmek maksadıyla, 2005 yılını "Afrika'ya Açılım Yılı" ilan etmiş ve bu kap­samda başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere çok sayıda heyet Afrika ülkelerine üst düzey ziyaretler gerçekleştirmiştir.
Sekizinci yüzyılda hüküm süren Göktürk hükümdarı Bilge Kağan’ın (683-734), kurultayda “Türklerin artık yerleşik hayata geçmesi, surlarla çevrili şehirler kurması gerektiğini” söylemesi üzerine, dönemin büyük devlet adamı Vezir Tonyukuk, aynı zamanda damadı olan Bilge Kağan’ın bu önerisine karşı çıkar.

Çağdaş Toplum ve Demokrasi

Demokrasi günümüzde, azınlıkta olanların haklarına saygı gösterildiği ve onlara bir gün çoğunluğa dönüşebilme yollarının açık tutulduğu, özgürlükçü bir çoğunluk yönetimi biçiminde tanımlanabilir. Demokratik düşüncenin evrimi, insanın “akıllı” bir yaratık olduğu, kendisi için iyi olanla kötü olanı ayırt edebileceği inancından kaynaklanan, insana saygıya dayalı, iyimser bir dünya görüşünün evrimidir.(1)