8 Mart “Dünya Kadınlar günü” vesilesiyle, kadınlarımızın bu önemli gününü coşkuyla ve en içten duygularımla kutlarken, aşağıdaki görüşlerimi paylaşmak isterim;
Son zamanlarda Anayasa’dan bile çıkarılmaya çalışılan Kemalist veya Atatürkçü düşünceye karşı, ülkemizde ve yurtdışında değişik odaklardan değişik gerekçelerle âdeta bir kampanya açılmış görünmektedir. Bu odakların düşünce yapıları, amaçları ve sosyal zeminleri itibariyle, farklı gerekçelerle, ama aynı hedefe yöneldikleri görülmektedir.
Bugün muhakkak herkes gibi “halkın yönetildiği” bir ülkeyiz, ama “halk tarafından ve halk için yönetildiği bir ülke” miyiz? Yani, gerçek bir demokrasi olduğumuz söylenebilir mi? Dört veya beş yılda bir kere seçim sandığına yönelen halkımız, kendi kendisini gerçekten yönettiğini mi zannetmektedir?