Hafızası çok zayıf, unutma eğilimi güçlü ve en ufak olumlu sinyal üzerine barışıp kucaklaşmaya hazır olan bir toplum yapısına sahip olan yüce milletimizin bu özelliğini kullanan yabancı güçler, Türkiye’ye hiç haketmediği zararlar vermişlerdir. Aslında bir Türk özdeyişi olan “su uyur düşman uymaz” sözleri sanki tam Ermeni Sorunu için söylenmiş gibi, bir asırlık Türk tutumunu yansıtmaktadır.
24-28 Ağustos 2007 tarihleri arasında Slovenya’da katıldığım iki toplantıda edindiğim izlenimleri ve Türkiye’nin Avrupa yöneliminde, onların gözüyle hangi noktada durduğumuzu özetlemek istiyorum.