Yugoslavya’da 1980’li yıllarda, Bulgaristan, Arnavutluk ve Romanya’da 1990’lı yıllarda neoliberal ekonomi politikaları uygulamaya sokuldu ve bu politikalara uygun düşen bir takım siyasal, hukuksal ve toplumsal düzenlemeler yapıldı. Böylece bu ülkeler sosyalizmi terk edip kapitalizme geçiş yaptılar ve kapitalist dünya sistemine entegre oldular.
Osmanlı İmparatorluğu, 1912-1913 Balkan Savaşları sonucunda Doğu Trakya hariç Balkanlar’daki tüm topraklarını kaybetti. Böylece Balkanlar’daki yaklaşık 550 yıllık Osmanlı-Türk egemenliği tamamen sona ermiş oldu. İmparatorluk parçalandıktan sonra kurulan modern Türkiye Cumhuriyeti’nin birincil dış politika amacı kendi sınırlarını ve güvenliğini sağlamaktı.
Osmanlı İmparatorluğu, 1912-1913 Balkan Savaşları sonucunda Doğu Trakya hariç Balkanlar’daki tüm topraklarını kaybetti. Böylece Balkanlar’daki yaklaşık 550 yıllık Osmanlı-Türk egemenliği tamamen sona ermiş oldu. İmparatorluk parçalandıktan sonra kurulan modern Türkiye Cumhuriyeti’nin birincil dış politika amacı kendi sınırlarını ve güvenliğini sağlamaktı.
Türkiye topraklarının yüzde 5’ini oluşturan Doğu Trakya bölgesi Balkan coğrafyası içinde yer almaktadır. Dolayısıyla, coğrafi açıdan Türkiye bir Balkan ülkesidir. Ama bundan daha önemlisi, modern Türkiye Cumhuriyeti yaklaşık 550 yıl Balkanlar’da hüküm sürmüş olan Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasını taşımaktadır ve kurulduğu tarihten itibaren yüzünü Batıya dönmüş, Asyalı kimliğinden çok Avrupalı ve Balkanlı kimliğine vurgu yapmıştır.
Hırvatistan Cumhuriyeti Anayasası’na göre cumhurbaşkanı beş yılda bir doğrudan halk tarafından seçilir. Birinci turda geçerli oyların %50’sinden fazlasını alan aday cumhurbaşkanı seçilir. Adaylardan hiçbirisi ilk turda %50’nin üzerinde oy alamazsa en çok oyu almış olan ilk iki aday ikinci turda yarışır ve ikinci turda en fazla oyu alan aday cumhurbaşkanı seçilir.
İsviçre’de minare inşasını yasaklayan referandum, ülkemizde “Avrupa’da ırkçılık” tartışmalarını doğurdu. Bu tartışmalar genellikle Avrupa’da yaşayan Müslüman topluluklarına karşı uygulanan baskılara ve haksızlıklara odaklandı ve vurgu yaptı. Oysa baskılara ve haksızlıklara maruz kalanlar sadece Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşamakta olan Müslüman topluluklar değil, dini ne olursa olsun tüm göçmen topluluklardır.
Dünya kapitalist ekonomi sisteminde yaşanılmakta olan ekonomik kriz, pek çok ülkeyi olduğu gibi, sistem içerisinde bir “yarı-çevre kapitalist ülke” konumunda olan Yunanistan’ı da olumsuz etkiledi. Özellikle ücretli kesim ve işini kaybeden emekçi kitleler yaşanılan krizden büyük zarar gördü.
5 Temmuz günü Bulgaristan’da yapılan genel seçimde yaklaşık yedi milyon seçmenin yaklaşık yüzde 60’ı oy kullanırken, yüzde 40’ı sandığa gitmedi. Yani 2 milyon 800 bin Bulgaristan vatandaşı “milli irade”nin oluşumuna ve bu irade içinden çıkarak önümüzdeki dört yıl boyunca Bulgaristan’ı yönetecek olan yeni hükümetin oluşumuna “katılmak” istemedi.
ABD 2008 Başkanlık seçimi sadece Amerika’da değil, ülkemiz dahil tüm dünyada merakla ve büyük bir ilgiyle yakından takip edildi. Özellikle Hillary Clinton ile Barack Obama arasında geçen sıkı mücadeleyi Obama’nın kazanması ve Demokrat Parti’nin adayı olmasından sonra ABD Başkanlık seçimi daha da ilginç bir hal aldı ve daha fazla ilgi çekmeye başladı.