Osmanlı devlet anlayışı; egemenliği altına aldığı bölgelerde yeni kimlikler inşa etmek yerine, var olan baskın unsurları devlete bağlayarak egemenliği sürdürme biçiminde kendini göstermiştir. Batılı ülkeler ise bilhassa 1. Dünya Savaşı’nın ardından bölgemizde etki alanı olarak paylaştıkları ülkelerin önemli bir kısmında, kimliksel açıdan sayıca daha az bulunan unsurları ön plana çıkararak bu ülkeler üzerindeki kontrollerini perçinlemeye ve sürekli hale getirmeye çalışmışlardır.
TASAM ve Hatay Valiliği işbirliği ile gerçekleştirilen ’Irak’ gündemli Uluslararası Ortadoğu Kongresinin açılış konuşmalarını Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, Türkiye Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy, Mısır Ankara Büyükelçisi Abderahman Salaheldın, Arap Devletleri Birliği Misyonu’ndan Büyükelçi Mohamed El Fatah Nacırı ve İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mostafa Dolatyar yaptı.
1990’lara kadar, hepimizin bildiği gibi iki kutuplu bir dünya sistemi hüküm sürmekteydi ve Türkiye bu sistemde Batı Bloğunu tercih etmişti. Büyük oyuncuların ne yaptığına göre de herkes kendine bir rol biçmekteydi ve büyük oyuncuların dışındakilerin yapabilecekleri oldukça sınırlıydı.
AFGANİSTAN SORUNU İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Kapsamlı bir barış Afganistan’da kuşatıcı bir liderliğin oluşturulmasına bağlıdır. Sırf askeri önlemlerden oluşan bir strateji Afganistan sorununun çözümü için yeterli değildir; gittikçe yoğunlaşan bir bölgesel iş birliği ve komşu ülkelerin desteği de gereklidir.
Son ekonomik kriz sürecinde AB ülkelerine göre daha istikrarlı görünen finans sektörü, son aylarda sanayi üretiminde görülen kapasite artışı ve olumlu denebilecek bir hıza ulaşması beklenen büyüme oranıyla 17. büyük ekonomi olan Türkiye, gelecekten umutlu. Batı ülkelerinin bundan sonra varolan konumlarını koruma dönemine geçeçceğini söyleyen Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy,
Devlet aklının dış politikada vücut bulduğu yer Dışişleri Bakanlığımızdır. Millet olarak “devlet aklı” ile hareket edecek yetenek ve olgunluğa sahip olmak, daha başından tüm provokasyonları ve tehlikeleri bertaraf edecektir. Dolayısıyla Dışişleri Bakanlığımızın bu süreci Sayın Başbakan ve Başbakanlık başta olmak üzere alt ve üst kurumlarla birlikte başarı ile yönettiğini düşünüyorum.
ürk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Süleyman Şensoy, Erciyes Kültür Merkezi Salonu’nda düzenlenen ’Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023’ Kayseri Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’de bir ilk olan projenin, yeni bir anlayışı temsil ettiği için bazen anlaşılma sorunu yaşadığını söyledi.
İSO 8. Sanayi Kongresi ve İnovasyon Sergisi’nde 16 Aralık 2009 tarihinde Sabancı Holding CEO’su Ahmet DÖRDÜNCÜ’nün moderatörlük yaptığı 3. Oturumda Asya Özelinde Değişen Denge ve Parametreler başlıklı konuşma kaydının deşifre edilmiş metnidir.
TASAM Başkanı Şensoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin AB süreci ve Mardin’de ikincisi düzenlenen "Türkiye-Avrupa Forumu" hakkında değerlendirmelerde bulundu. Dünyada kamu diplomasisi anlayışının gelişmeye başladığını belirten Şensoy, devletlerin, uluslararası rolü azalarak sadece karar alıcı konuma geçmeye başladığını söyledi.
SUNUŞ Türkiye-Latin Amerika ilişkilerinin başlangıcı 19. yüzyıla dayanmaktadır. Bugün Türkiye’nin Arjantin, Brezilya, Şili, Küba, Meksika ve Venezuela’da Büyükelçilikleri bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye; Arjantin, Brezilya, Jamaika, Kolombiya, Kosta Rika, Küba, Meksika, Peru, Şili ve Venezuella gibi birçok bölge ülkesi ile farklı alanlarda yapmış olduğu anlaşmalar ve diyaloglar ile ilişkilerini güçlendirmeye çalışmaktadır.

Evlat da Bizim Devlet de, 29.07.2003

Hikâyedir; Kanuni Sultan Süleyman’ın boğdurtarak öldürttüğü Şehzadesi Mustafa’dan sonra ince hastalıktan Şehzade Mehmed’in de ölmesiyle, tahta varis kalan iki şehzade Selim ve Beyazıd’ın taht kavgasında arada kalan padişah derin derin düşünmekte ve bir karara varamamaktadır.

Sunuş

Demokratikleşmenin ciddi bir göstergesi olan sivil toplum kuruluşlarının önemi her geçen gün artmaktadır. Toplumsal sorumlulukları gönüllü olarak üstlenmeyi hedefleyen çeşitli sivil toplum kuruluşları, faaliyette bulundukları ülkelerde, toplum ve devlet arasında sosyal barışın sağlanmasına katkıda bu­lunmakta, ülkeler arasındaki işbirliğinin tesisinde, kültürler arası diyalog ve hoşgörünün yerleşmesinde de önemli roller üstlenmektedirler.