Belki dikkatinizden kaçmıştır. Ama İran Riyal’i, Ocak ayı sonunda Dolar karşısında ciddi oranda değer yitirdi.
Bilindiği gibi, giderek hamasileşen Davos’un 2018 teması “Çatlaklarla Bölünmüş Dünyada Ortak bir Gelecek Yaratmak”tı. Özden yoksunlaştığı ve ruhunu kaybettiği için bu yıl hiç ümit vermedi.
Kendisinden daha hızlı dönen gündeminin akışı içinde, dünyada alışılan, belki aslında yeterince önemsenmeyip oluruna bırakılan, büyüklüğü nedeni ile aciz kalınıp yüz çevrilen nice çatışma var.
ABD Başkanının Kudüs çıkışı, 2018 yaklaşırken, ABD’deki Musevi cemaatine Hanuka, Evangelist Hristiyanlara ise Noel hediyesi olarak düşünülebilir.
Suriye’deki savaş, Rusya açısından Kırım’ın ilhakı ve Doğu Ukrayna gelişmelerini, İsrail açısından Filistin konusunu,
Cenevre ve Astana süreçleri, nihayet ılıman bir limana ulaştı.
Katar’da yaşam alışıldığı gibi.
Bosna- Hersek’ten döneli on gün oldu. Depreşen acı anıların duygu selini ancak dindirip, gördüklerimi ve dinlediklerimi usa vurmayı deneyebiliyorum.
Madrid’te Öfke ve Kararlılık, Katalonya’da Düş Kırıklığı ve İsyan
Bertrand Russell, 19. yüzyılın 20. yüzyıla verdiği en önemli armağanlarından biri olan bir filozof, tarihçi ve matematikçidir.
Biri Mezapotamya’nın, diğeri tarihi Endülüs coğrafyasının parçası. Halkları kadim, gururlu, inançlı, ama biraz dik kafalı.
O dünyanın en kalabalık ikinci ülkesinin 2014 yılından beri başbakanı. Hindistan bilindiği gibi fakiri çok bir ülke. Ancak büyük bir nufus çoğunluğunun, günde
Çin dünyanın her köşesindeki askeri kapazitesini arttırma çabası içerisinde. Bu küresel ekonomik yayılmasının destekçisi mi, yoksa öncüsü mü diye sorarsanız, cevabım her ikisi de olacak. Neden mi?
Suudi Arabistan ve Katar arasındaki husumet yeni değil. Dışarıdan bakıldığında her ikisi de Arap, her ikisi de Müslüman. Üstelik iki ülke birbirine komşu. Ama bütün bunlar, aradaki hasmane
Dar anlamda ticaret savaşları, iki veya daha fazla ülkenin birbirlerine karşı uyguladıkları ticari tarifeler nedeni ile ortaya çıkan anlaşmazlık veya çatışmalar anlamına gelmektedir.
ABD ve Çin dünyanın en büyük iki ekonomisi. Aralarındaki ilişkilerin rekabetten çok dayanışmayla sürdürülmesinden, dünyanın diğer ülkeleri büyük fayda görebilir.
Tarım sektörünü koruyan hemen her ülkenin, gıda güvencesini sağlama endişesi ön plandadır.
ABD’den başlayarak ve misilleme ile dünyada dozu yükselebilecek ticari korumacılığı kimlerin, hangi sektörlerin ve hangi yöntemlerle istediğini bir kez daha gözden geçirmeliyiz.
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren kıta Avrupa’sı iktisadi korumacılığı tercih ederken, denizaşırı bağları güçlü olan Birleşik Krallık serbest ticarete bağlı kalmış, buna karşılık, ABD
Birleşik Krallık Lizbon Anlaşmasının 50. maddenin AB nezdinde yürürlüğe konması için gerekli ilk adımı attı. Şimdi biçimsel olarak top, AB’nin kalesinde. 29 Mart 2017 itibarı ile Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk’a sunulan 6 sayfalık mektup, Birleşik Krallık’ın, AB den tek taraflı bir ayrılma kararını içeriyor. 24