Gaza-Marine, Gazze deniz yetki alanı içinde bulunan bir doğal gaz keşif alanına verilen isim. İlk defa 1999 yılında, British Petrol Grubuna Filistin Ulusal Otoritesi(PA) tarafından arama lisansı verilmiş ve 2000 yılında yetkililerce bu alanda 30 milyar metre küp(veya 1 trilyon kübik feet) doğal gaz rezervi olabileceği tahmini ileri sürülmüştü.
Alınan kararların bağlayıcı olmaması her işbirliği kuruluşunda olduğu gibi APEC de de bir sorun. Ama 34 yıldır devam eden süreç önemli. Bunda tüm üyelerin başlangıç amacı olarak benimsedikleri “büyüyen ve zenginleşen bir bölgesel ekonomiyi“ destekleme konusuna hala önem veriyor olmaları etkili.
5 ve 6 Ekim tarihlerinde Granada veya Yahya Kemal’in dizelerinden ilhamla Gırnata iki önemli zirveye ev sahipliği yapıyor. Bunlardan biri Avrupa Siyasi Topluluğu (European Political Community veya EPC), diğeri ise üye ülkelerin devlet başkanlarının toplantısı.
Orta Doğu tarihin her döneminde hep dini çatışmalara, toprak ve şahsileşmiş egemenlik iddiaları nedeniyle savaşlara sahne oldu. Batı Avrupa teknolojik ilerleme, keşif ve icatlarla öne geçerken, imparatorluk dönemlerinde fütuhatla gündemde kalsa bile sonunda parçalandı ve büyük bir bağımsızlık savaşı veren Türkiye Cumhuriyeti hariç uzun süre sömürge haline geldi.
Doğa ne kadar dakik! Hiç sektirmiyor. Evet, olağanüstü kuraklıklar, seller, yanardağ patlamaları, deprem veya yangınlar var. Ama bunların şiddeti artsa bile çoğu kez zamanlama açısından bir belirlilik var.
Geçen hafta toplanan G20 zirvesinde dağ fare doğurdu diyebilirim. Son fotoğrafta, Biden, Modi ve Ursula Von der Leyen adeta halay çekiyor gibiydiler. Oysa ne başardılar? Evet, 55 üyeli Afrika Birliği gruba davet edildi. Bu en fakirlerin gönlü hoş olsun diye mi yapıldı? Yoksa Afrika’yı Rusya’nın pençesine bırakmayız mesajı mıydı?
Yine debdebeli bir zirve, yine israf, bilindik yüzler ve tavırlar. Hindistan’da toplanan G20 zirvesinden söz ediyorum. Dünya Hindistan resmi adını Bharat’a[1] çevirecek mi? Bu yaparken ülkenin Hindu olmayan insanına ne olacak diye düşünürken, G20 2023 teması “Tek Yeryüzü, Tek Aile ve Tek Gelecek“ olarak açıklandı.
Bilirsiniz inşaat yaparken tuğlaları üst üste koymak yetmez. Aralarına bunları bir arada tutacak sağlam bir harç koymak gerek. Ben BRICS’in genişlemesine de işte böyle bakıyorum. Gruba yapılan eklemelerin bir fayda sağlaması ve ömrünün uzun olması için Horasan olmasa bile güçlü bir yapıştırıcı harç ve ses getirecek, fark yaratacak yeni bir görev tanımı veya misyon gerekli.
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırdığı Şubat 2022 de Eva “gördün mü neler oluyor?” diye kısa bir mesaj gönderdi. Artık kendisini Ukrayna’dan gelen mültecilere yardıma adamıştı. Geçen hafta ona Putin’in son mesajını üzüntüyle gönderdim. Eva’nın kâbusunun gerçek olması ihtimali ürkütücü!
Karadeniz Tahıl Anlaşması süresinin 17 Temmuz’da dolması ve henüz tekrar yenilenmemesi, şu sıralar birçok ülke için ciddi bir endişe kaynağı. Rusya ve Ukrayna’dan tahıl sevkiyatının durması, zaten enflasyonist bir dünya için dizginlenemeyecek fiyatlara, açlık sınırındaki ülkeler içinse ölüme mahkûm olmakla bir.
Mart ayından bu yana Orta Doğu’da bazı gelişmeler var. Bunların başında 10 Mart’ta Çin’in araya girmesi ile Suudi Arabistan ve İran arasında başlayan temas geliyor. Nisan ayında Beijing’de imzalanan mutabakat zaptıyla sonuçlanan bu temasın sonuçlarını görmek için zaman henüz erken. Ama Çin Orta Doğu gibi bir coğrafyada arabulucu rolü üstlenerek borusunu daha fazla öttürmeye başladı.
Abraham normalleşme süreci sonuçlarını vermeye ve Maşrıktan Mağribe doğru kararlı adımlarla ilerlemeye başlamıştı. Yapılan her toplantı yeni işbirliği umudu yaratıyor, atılan her imza yeni bir projeye karşılık geliyordu. Basıncı hep yüksek ortamda güven meltemi esmeye ve bölgesel barışa soluk aldırmaya başlıyordu.
Çin başkanı Xi Jinping’in 22 Mart’ta Moskova’ya yaptığı 3 günlük ziyaret, Batıya karşı bir başkaldırı ve Putin’e büyük bir destek olarak algılandı. Çin uluslararası siyaset sahnesinden dışlanan Rusya’dan ne bekliyor? Beklediğini alınca ne yapar?
Geçen hafta Cuma günü (10 Mart 2023) Suudi Arabistan ve İran arasında yeni bir anlaşma imzalandı. Buna yeni bir “Kutsal Cuma“ anlaşması denebilir mi? İki ülke arasındaki en büyük fayın mezhep farkının siyasileştirilmesinden kaynaklandığı düşünülür ve mezhep anlaşmazlığının arkasına gizlenen bölgesel güç rekabetinin 2016 yılından bu yana yarattığı yüksek gerilim, Çin’in yardımı ile kotarılan bu anlaşma sonrası gevşeyecekse, elbette.
Arap yarımadası tektonik hareketlerle Afrika’ya doğru kayarken hiç olmazsa siyasi faylardaki gerilimi azaltacak girişimler önem kazanıyor. Necef Zirveleri işte bunlardan biri.
ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in Mısır’la başlayan Orta Doğu gezisinde, Mısır ve İsrail arasındaki barışın ve özellikle Abraham konjonktürünün, bölgedeki gelişmelerden olumsuz etkilenmesi endişesi hissedildi. Orta Doğu uzlaşmadan çok çatışmanın olduğu bir bölge.
Komşu kıyılara sahip devletlerin Deniz Yetki Alanı (DYA) yan sınırının belirlenmesi her zaman sorunlu olmuştur. Genelde sınırın denizle birleştiği noktayı merkeze alan bir açı genişliği başlangıçta olmasa bile ilerleyen zaman içinde denizde veya karada meydana gelen topografik değişiklikler nedeniyle, yeni tartışmalar yaratabilir.
Çin enerji kaynaklarına kayıtsız kalamaz. Büyüyen ekonomisinin enerji güvenliğini sağlamak zorundadır. Çin petrol ve doğal gaz açısından enerji ihtiyacının büyük bir kısmını İran, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman ve Emirlikler’den karşılamaktadır. Ayrıca Körfez, Orta Doğu’ya daha çok nüfuz edebilmek için Çin’in uzun dönemli stratejisine uygun bir bölgedir.
ABD’de bu hafta seçim telaşı var. Bu telaş yine uzun bir zaman süreceğe benzer. Ama FED, yani ABD Merkez Bankası yapması gerekeni siyasetin gündeminden bağımsız olarak yapmaya devam ediyor.
Artık Birleşik Krallık (BK)'da yeni bir başbakan var. Johnson hükûmetinde Maliye bakanı (Chancellor of the Exchequer) olarak görev yaparken âni istifası ile hükûmeti düşüren Rishi Sunak bu defa hem ülkenin iki yüz yıl sonra en genç ve ilk beyaz olmayan, hem de yeni Kral 3. Charles tarafından ilk defa onaylanan başbakan olarak tarihe geçti.