“Orta Doğu, umudun sudan daha değerli olduğu bir coğrafya”* . Bu sözler bana değil, Ürdün Kralı 2. Abdullah’a ait. Kral Abdullah, yakın tarihin hiçbir döneminde barış rüzgârlarından nasibini alamayan Orta Doğu’daki küçük ülkesinin, bölgesel istikrara nasıl katkıda bulunmaya devam edeceğini düşünüyor.

En Yoksullar İçin

Yoksulluk dünyadan kökü kazınamayan bir sorun. Yaygın olarak Afrika, Asya, Latin Amerika ve irili ufaklı ada ülkelerinde görülen yoksulluk, aslında her yerde, her zaman var. Aslında İstanbul zirvesine konu olacak ülkeler arasında Latin Amerika ülkeleri eklenmemiş. Ama And dağlarının doruklarında, Arjantin ve Meksika’nın kent varoşlarında ve kırsallında, kıtanın içine sıkışıp kalmış Bolivya’da, Brezilya’nın kuzeyinde, Amazon ormanlarında, petrol zengini Venezuella’da da yoksulluk sürüyor.

Mısır ve IMF

IMF, ait olduğu sistem yıkılmış olsa bile bir Bretton Woods kurumu olarak hala ayakta. Dünya Bankası ile birlikte hala küresel krizlere ve münferit ülke sorunlarına çözüm üretmeye çalışıyorlar.

Barışa bir Şans Vermek

Adı ister barış süreci olsun, ister yol haritası, İsrail ve Filistin arasındaki ilişkiler, kendi çıkmaz sokağında, artık uzun soluklu bir açılım bekliyor. Bu açılım Eylül’de mi gelir daha önce veya sonra mı bilinmez. Ama bildiğim bir şey var ise o da çözümün hep dışarıdan beklendiği. Bunun içindir ki Obama’nın önce söyleyip, sonra değiştirdiği ifadeler çok önemli oluyor ve çok tepki alıyor.
Geçen hafta Cuma günü Türkiye’nin asık yüzünü AB’den gelen bir haber epeyce güldürdü. Sonunda, Türk iş adamı ve işçilerinin AB ekonomisine yaptığı katkıyı hatırlayan “akil AB yetkilileri”, Temmuz ayından itibaren, Türk vatandaşlarına uygulanan vize süreçlerinin basitleştirileceğini ve vize talep eden Türk vatandaşlarından daha az sayıda belge isteneceğini açıkladılar.

Yunan Güzü

“Arap Baharı”ndan biz uzun bir uykudan uyanan Arap halklarının, Mısır’da, Tunus’da, Suriye, Yemen ve Libya’da, tomurcuklanan özgürlük ve demokrasi filizlerine uzanıp dokunma gayretini anladık. Kuzey Afrika ve Arap yarımadasında baskıcı rejimlere karşı, daha iyi, daha saygın ve özgür yaşam isteğiyle başkaldıran ve bu uğurda baş vermeye hazır bir halk gördük. Evet, sular oralarda henüz durulmadı. Kolay kolay durulacağa da benzemiyor.
Genel seçimlere hızla yaklaştığımız şu günlerde, dünyanın ısınan siyasi gündeminin, Türkiye’de iç politikaya nasıl damga vurduğunu, buna karşılık ekonomik içerikli haberlerin nasıl iç ve dış siyasetin siyasetin gölgesinde kaldığını görüyoruz.