Bu makale, jeostratejik güvenlik ve iklim emperyalizmi çerçevesinde su kaynaklarının küresel ekonomi-politikasını incelemeyi, tarihsel materyalist bir perspektifle kapitalizmin doğa ile toplum arasındaki ilişkileri nasıl yapılandırdığını ve bu ilişkilerde ortaya çıkan tahakküm biçimlerini tartışmayı amaçlamaktadır.
Teknolojik üstünlük, geçmişten günümüze iktidarların ekonomi politik hâkimiyetinin yanı sıra kültürel ve askeri yapısının temel unsurlarından biri olmaya devam etmektedir. Bugün ileri teknolojilerin ulaştığı seviye, ulusötesi sermayeyi küresel güç dengelerinde belirleyici bir aktör haline gelmesini sağlamaktadır.