Günümüzde tüm dünyada bir hakikat krizi yaşanmaktadır. Post-truth olarak anılan ve gerçeklerle yalanların birbirine karıştığı bu çağda ulus, devlet ve ülke güvenliği ağır tehditlerle karşılaşmaktadır. Bu durumun ideolojik, siyasi, ekonomik ve kültürel gerekçeleri ve sonuçları olduğu kadar etik mülahazalarla bakıldığında ciddi bir ahlaki krize de yol açmakta olduğu anlaşılmaktadır.