31 Mayıs 2010 şafağında gemilerde Gazze’ye doğru gidenler, insanlık adına bir görev yapmak amacıyla gidiyorlardı. Gazze yolundaki 6oo’den fazla insan sadece insan olarak oradaydı. Meslekî kimlikleriyle değil. Mensup oldukları din, ulus ya da başka bir aidiyet adına değil.
Kavram ve İçerik
Doğu ve Batı kavramları, hem bir fizikî mekân hem de düşünce ve kültür ile bağlantılı olarak kullanılır. Bir de nereden bakılarak Doğu ya da Batı denildiği önemlidir. Bu anlamda düşünüldüğünde, Avrupalı bir bakış hâkimdir. Coğrafî kavramlaştırma bu bakışla yapılmıştır. Yakın Doğu, orta Doğu ve uzak Doğu gibi üç farklı kavramla anlatılan coğrafya ve kültür dünyası, özel isimleştirilmiştir: Yakındoğu, Ortadoğu, Uzakdoğu.
Almanya Başbakanı Angela Merkel’in 29-30 Mart tarihlerinde Türkiye’ye gerçekleştireceği resmî ziyaret vesilesiyle Türk-Alman ilişkilerini, Alman gerçekliği/kimliği ve ana taşıyıcı unsurlar analiziyle, incelemeye çalışalım.
Doğu-Batı ilişkilerinde, Avrupa’nın (özellikle de belirli dönemlerde ve bölgelerde) siyasal ve kültürel yapılanması ve dönüşümünde Türkler ve Almanlar kendi tarihsel kimliklerine uygun olarak, farklı roller üstlenmişlerdir.
Balkanlarda zaman hızlı akar. Dün Tuna boyunda bir Türkmen kızını dikkat çekici asaletiyle görürken, bugün radyodan onun hikâyesini dinlersiniz nostaljik bir müzik olarak. “Dün bir Türkmen kızı gördüm Tuna boyunda…” diye başlar ve devam eder. Yahya Kemal Beyatlı’nın gözlem ve duyarlılığıyla Balkanlara baktığınızda ise, “Budin’de vatan üstünde hür esen rüzgâr”ın oradaki baharların sesini Anadolu üzerinden “Irak’a, Mısır’a kadar götürdüğünü” fark edersiniz.