Türkiye - Libya İlişkileri

Zaman zaman iki ülke arasında yaşanan bazı sıkıntılara rağmen Türkiye-Libya ilişkileri bin yıllık geçmişiyle gelecek için de ümit vaat etmektedir. Kuzey Afrika bölgesini Avrupalı güçlere karşı korumak üzere Osmanlı Devleti yüzyıllar boyunca bölgeye askerî, idarî ve diğer alanlar için gerekli insan gücünü Anadolu’dan temin etmiştir.
1950’li yıllarda sömürgecilikten kurtulmaya başlayan Afrika’da kurulan bağımsız devlet sayısı 1990’lı yıllara gelindiğinde 53’ü buldu. Bu devletler arasında 454 km2 ile Seyşeller ve 964 km2 ile Sao Tome ve Principe gibi bazı ada devletleri yüzölçümleri itibarıyla bin kilometrekareyi geçmemektedir.
Afrika kıtasındaki 53 bağımsız ülke içinde en geniş araziye sahip olan Sudan Cumhuriyeti gerek kıtadaki diğer ülkelerle gerekse İslam dünyası ile yakın münasebetleriyle tanınmaktadır. Büyük Sahra çölünün güneyinde kalan ve Kızıldeniz ile Atlas Okyanusu arasında uzanan yaşamaya elverişli coğrafi bölge İslam tarihi boyunca Bilâdü’s-Sûdân adıyla tanındı.

Kenya Demokrasisinin Ateşle İmtihanı

Afrika ülkelerinden İngiliz sömürgesi olanların Fransız sömürgelerine göre bağımsızlık sonrasında demokrasi, insan hakları gibi pek çok konuya daha rahat bir geçiş yaptıklarını ifade etme alışkanlığı vardır. Belki bağımsızlık sonrasındaki ilk yıllar için bu düşüncede kısmen de olsa bir haklılık payı vardı.

Sarkozy ve Cezayir

1830-1962 yılları arasında 132 sene Fransa tarafından sömürülen Cezayir çektiği bütün acıları bugüne kadar hep içine gömdü. Milyonlarca insanını kaybettiği bu sürecin üzerinden 45 yıl geçmesine rağmen Fransız devlet adamları bugüne kadar resmi sıfatlarıyla özür dilemeye yaklaşmıyorlar.

Afrika’da Bütünleşme Hareketleri

1960’lı yıllarda bir taraftan sömürgecilikten kurtulma acılarının giderilmesi, diğer taraftan yeni bağımsızlıklarına kavuşmuş çoğu geçmişle fazla bağlantısı olmayan yeni devletlerin mevcut konumlarının muhafaza edilmesi Afrika için bir zaruret halini almıştı. Bu amaçla ekonomik bakımdan olduğu kadar siyasi, ticari, kültürel, sağlık
Dünya medyası 2003’te Irak’a yapılan müdahale ile aynı günlerde farklı bir konuyu da yavaş yavaş gündemine aldı. Uzun yıllar kendi halinde seyreden bu konu da artık gün yüzüne çıkarılıyordu. “Darfur Meselesi” adıyla televizyonlarda, gazetelerde ve internet sitelerinde bu olay ani bir gelişme gibi sıkça yer almaya başladı. Bir Afrika ülkesi olan Sudan’ın batısındaki Darfur bölgesinde bir iç savaş çıktığı dalga dalga yayılıyordu.
Programımızda ufak bir zaman aşımı oldu bundan dolayı sizlerden özür diliyoruz. Aslında Sayın milli eğitim bakanımız Doç. Dr. Hüseyin Çelik sade­ce milli eğitim bakanımız değil ayrıca bir eğitim uzmanıdır. Kendileri bu top­lantının açılış konuşmasını da yapmışlardır. Onun şahsında hepinize bu prog­ramı hazırlayan TASAM ve İSAV'a ayrıca teşekkür ediyorum. K
Yeryüzünde öyle ülkeler var ki ne yapsa dünya gündeminde yer almaz. Amerika’da Uruguay, Okyanusya’da Yeni Zelanda, Avrupa’da Lüksemburg, Güney Asya’da Laos bunlardan sadece birkaç örnek olarak zikredilebilir. Herhangi bir olay vesilesiyle gündeme gelseler bile bir iki günde onlarla ilgili haberlerin arkası gelir.

Osmanlı - Darfûr Münasebetleri

Afrika’nın yüzölçümü itibarıyla en büyük devleti Sudan Cumhuriyeti’dir. Toplam 2.505.810 km 2 ’yi bulan geniş toprakları üzerinde otuz beş milyon kişi yaşamaktadır. Bugünkü sınırları XIX. yüzyılda Osmanlı Mısır idaresi zamanında oluşturuldu. Daha önce burada Func, Kordofan ve Darfûr sultanlıkları ile Nûbe bölgesindeki Dongola putperest krallıkları hüküm sürüyordu.