1996 yılında anayasada başkanlık sistemin yerleştirilmesi ve güçler dengesinin devlet başkanı lehine bozulması yönünde değişiklikler yapılmasıyla Kırgızistan’da siyasal yapı demokratik unsurları içeren otoriter bir yöne doğru kaymaya başlamış, Akayev’in daha sonraki uygulamaları bu yönelimi pekiştirmiş ve O’nun demokratik kişiliğini zedelemiştir.
Hazar Havzası, Basra Körfezi ve Sibirya’dan sonra dünyanın üçüncü büyük petrol bölgesidir. Bu konuda tam bir rakam ileri sürülememekle birlikte, Hazar Havzası’nda ortalama 163 milyar varil petrol rezervi olduğu düşünülmektedir.(1) Dünya genelinde yaşanan hızlı nüfus artışı ve sanayileşme ile birlikte başta petrol olmak üzere enerji kaynaklarına olan ihtiyacın giderek arttığı bir dönemde yaşamaktayız.
İran’da halkın sorunlarına etkili çözümler üretemeyen Muhammed Hatemi yönetimine karşı giderek artan huzursuzluklar nedeniyle ılımlı kesim güç kaybetmekte ve muhafazakar kanat destek kazanmaktaydı. Muhafazakar kanadın umulmadık bir şekilde seçimlerden başarıyla çıkması, halkın içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik sorunlar karşısındaki tepkilerinin demokratik yollarla ifadesi olarak değerlendirilebilir.