Mahmud Ahmedinejad ve İran Dış Politikası

Nitekim ABD’nin Irak’a askeri müdahalesi sonrasında bölgede ortaya çıkan belirsiz ortam ve İran’ın nükleer programı ile gerginleşen ABD-İran ilişkilerinin gündemde olduğu döneme rastlayan İran 9. dönem Cumhurbaşkanlığı seçimleri İran halkının önceliklerini ve tam olarak ne istediklerini yansıtması açısından büyük bir önem arz etmiştir.

İnsan Hakları Ve Teknoloji

İnsan haklarının geçmişini aslında ilk insandan başlatmak mümkündür. Çünkü, insan hakları, insanla birlikte varolmuştur. Yaşam hakkı, beslenme hakkı, yerleşme hakkı, ifade ve ibadet özgürlüğü, ilk sahip olunan haklardan bazılarıdır. Daha sonra insanlar topluluk halinde yaşamaya, şehirler kurmaya başladığında yeni haklar ortaya çıkmıştır.

Irak’tan Sonraki Senaryo Olasılığı

Irak’ta hala ABD askeri gücünün bulunmasının yanlış olmadığını, aksine bu gücün Iraklılara bağımsızlık ve demokrasi için yardım ettiğini belirten Bush, bu ülkeden çıkmak için kesin bir tarih söylemedi. Bu da aynı, AB’nin Türkiye için müzakerelerin ucunu açık bırakması gibi bir durum olarak görünüyor. Ama dünya kamuoyunun tepkisini çekmemek ve halkın desteğini arttırmak için bu, üstü kapalı olarak geçiştirildi.
Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi hem savaş alanını genişletmiş, hem de Ortadoğu’nun tarihini büyük ölçüde değiştirmiştir. Ortadoğu’nun geleceği, savaşa katılan güçler arasında bir pazarlık konusu haline gelmiştir. İngiltere, petrol kuyularının güvenliği için Mezopotamya’yı işgal etmiş ve Arap ayaklanmasını desteklemiştir.
Afrika’da borçları silinen ülkeler şunlardır; Benin, Burkina Faso, Etiyopya, Gana, Madagaskar, Mali, Moritanya, Mozambik, Nijer, Ruanda, Senegal, Tanzanya, Uganda ve Zambiya. Borçlarının silinip silinmemesi konusunda durumları değerlendirilen dokuz ülke ise şunlardır;
8 yıldır reformcu Cumhurbaşkanı olarak bilinen Hatemi’nin ardından İran içerisinde siyasi ve ekonomik gelişmeler arasında bir uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. Hatemi, sivil toplum sloganıyla 8 sene önce Cumhurbaşkanlığına seçildi. 8 sene sonra onun devamı olarak bilinen Muin’in düşük oy alması, reformist söylemlerin İran içerisinde kriz ile karşı karşıya geldiğini göstermektedir.

Özbekistan’da Madalyonun Öteki Yüzü

Konuya girmeden önce, kısaca Özbekistan’ın sosyal ve demografik yapısından bahsetmekte yarar var. Özbekistan, nüfusu yönüyle Orta Asya Türk Cumhuriyetleri arasında ilk sırayı alır ve artış hızı böyle devam ederse, 2010 yılına gelindiğinde 32-36 milyona ulaşacaktır. Özbekistan’ın, son belirlemelere göre, 26.8 milyon olan nüfusunun %80’ini Özbekler, %5.5’ini Ruslar, %5’ini Tacikler, %3’ünü Kazaklar, % 2.5’ini Karakalpaklar, %1.5’ini Tatarlar ve %2.5’ini de diğerleri oluşturmaktadır.
Amerikanın Çin’e karşı sergilediği bu tutumu, Çin’i kendi sanayini korumak amacıyla başka ülkelerin ihracatını engelleyici politikalar geliştirmekle suçlayan bazı Avrupa Birliği ülkeleri takip etmiştir. Gerçekte, tekstil kotalarının kaldırılmasının ülkeler üzerindeki etkisi farklı seviyelerde olmuştur; ABD’nin Çin ile olan dış ticareti 2004 yılında 162 milyar dolar açık vermiştir.

10 Soruda Öcalan Davası

Öcalan’ın iç hukuktaki yargılama sürecinde her şey gözlerimizin önünde cereyan etmişti. O süreçte yapılan yanlışların hiç birisi -en azından insan hakları hukuku uzmanları için- bir bilinmez değildi. Bugün siyasal toplum, gözlerimizin önünde bir başka yanlışa sürüklenmekte. Sorunun nasıl çözümlenebileceği bütünüyle ortada iken siyasal toplum yanlış bir yola girmek üzere.
Ulus-devlet merkezli uluslararası sistemin hakimiyetini sürdürmesi sözü geçen sürekli nitelikli bir UCM fikrinin gerçekleşmesinin önündeki diğer engel olmuştur. Egemen ulus devletler, genel olarak kabul gören bu fikrin gerçekleşmesi durumunda ulusal çıkarlarının nasıl etkileneceğini tam olarak kestiremedikleri için olsa gerek UCM konuusnda somut adımlar atmaktan kaçınmışlardır.

Fransa’nın Cezayir’e Özür Borcu

Geçtiğimiz pazar günü (8 Mayıs) Cezayir’de binlerce kişinin katıldığı toplu bir yürüyüş yapıldı ve Fransa sömürgecilik döneminde yaptıklarından dolayı kınandı. Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulaziz Boutiflika Fransa’nın 1945’teki Setif katliamı için özür dilemesini istedi. Fransa Dış İşleri Bakanı Michel Barnier özetle bu tür acı hatıraların gün yüzüne çıkarılmasının iki ülke ilişkilerine zarar vereceğini (!), arşivlerin açık olduğunu ve tarihçilerin araştırmalar yapabileceğini söyledi.
“Ulusal güvenliğin sağlanması, aynı zamanda küresel güvenlik anlamına da gelebilir mi?” Uzun süredir bu sorunun cevabını arayan Amerika Birleşik Devletleri’ne, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi danışmanlarından Zbigniew Brzezinski yazdığı “Tercih: Küresel hakimiyet mi, küresel liderlik mi?” isimli kitabıyla yol gösteriyor. Brzezinski’nin yukarıdaki soruya cevabı kısa:
Çin ve Hindistan’ın, 11 Nisan Pazartesi günü vardıkları bir anlaşmayla yaklaşık kırk yıldan beri üzerinde uzlaşamadıkları sınırlar konusunda prensip itibariyle anlaşmaları, dikkatleri bir kez daha Asya bölgesine çekti. Gerçekte son aylarda Uzakdoğu bölgesindeki gelişmeler, ya da dünyanın diğer bölgelerinde olup da Uzakdoğu ülkelerini hedef alan politikalar nedeniyle bu bölge uluslar arası gündemdemi oluşturmaya devam etmiştir.
ABD’nin Ortadoğu politikasının önündeki en büyük engel olarak duran İran, jeopolitik konumu, Şii mezhebe dayalı devlet kimliği, ABD ve İsrail karşıtı söylemleri ile bölgede kilit ülke konumundadır. Son dönemlerde İran’ın nükleer güç olma yolundaki çabaları bölgede güçlü bir İran istemeyen ABD ve İsrail tarafından tehdit olarak algılanmaktadır. Bu çalışmada İran’ın nükleer programı ve uluslararası sistemdeki yansımaları ele alınacaktır.

AB-ABD Ve Uluslararası Ceza Mahkemesi

1998 yılında Roma’da düzenlenen konferansa katılan çok sayıdaki devletin imzaladığı Roma Statüsü’nün beş yıl gibi kısa bir süre içinde 60 ülke tarafından onaylanmasıyla resmen 2003 yılında faaliyete başlayan Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) henüz varlığı ciddi anlamda hissedilmese de ABD ile AB arasında gerginliğe neden olmuş durumda.
Irak Savaşı sürecinde bozulduğu açık bir şekilde gözlenen AB-ABD ilişkilerinde yumuşamayı sağlamak adına ilk üst düzey ve somut girişim, Avrupa’yı süreçte dışlamakta hiç tereddüt göstermeyen ABD’den geldi. Dışişleri Bakanı Rice’ın görevine başlar başlamaz Avrupa’ya gitmesi, hemen ardından da bizzat Başkan Bush’u Rice’ı takip etmesi bunun en önemli göstergesi.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2763 ) Etkinlik ( 223 )
Alanlar
TASAM Afrika 77 647
TASAM Asya 98 1106
TASAM Avrupa 23 649
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 294
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1406 ) Etkinlik ( 54 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 23 623
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 189
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1304 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 518
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2053 ) Etkinlik ( 83 )
Alanlar
TASAM Türkiye 83 2053