Sürekli nitelikte bir uluslararası ceza mahkemesi kurulması fikri çok eskilere dayansa da bu fikir ancak 2000’li yıllarda gerçekleşebildi. Bu gecikme için birçok şey söylenebilir. Fakat görünen en temel neden, böyle bir mahkemenin fonksiyonel olması ve başarı göstermesi için küresel bir temele ve desteğe sahip olması gerektiği, ve bu desteğin uzunca bir süre sağlanamaması idi.

Kırgızistan’daki olaylar herşeyden önce beklenmedik bir gelişme değildi. Muhalefetin eylemlere başvuracağı, bazı Batı ülkelerinin muhalefeti destekleyerek bir rejim değişikliğine gitmek istedikleri, devrik devlet başkanı Askar Akayev tarafından defaetle ifade edilmişti.

Kerry ve Demokratların son seçimlerdeki ciddi düşüşlerinin altında ne sebepler yatıyor? Bush’un son seçimleri büyük bir farkla kazanmasının ardında biraz da Demokratların hataları ve dezavantajları yatıyor.
İşte, Şangay İşbirliği Örgütü de hızlı bir şekilde kurumsallaşan, petrol ve doğalgaz gibi enerji kaynakları, önemli geçiş güzergâhları ve kavşak noktaları, büyük bir pazar ve üretim yeri olma gibi özelliklere sahip bir coğrafya üzerinde kurulu olan tarihî derinliğe ve birikime sahip ülkelerin üyesi bulunduğu, yeni doğmuş ama hızlı bir şekilde büyüyüp ergenlik dönemine girmiş bir uluslararası entegrasyondur.
Gelişmekte olan yeni süreç içerisinde bölgenin değişik ülkelerinde yaşayan ve Türkiye ile kültürel, dilsel, dinsel ve benzeri bağları bulunan toplumlarla bir işbirliği platformunun oluşturulması gelecekte karşılıklı çıkarların korunması açısından önem taşımaktadır. Bu maksatla, böyle bir platforma zemin hazırlayacak ve bölge ülkelerinden gelecek katılımcılarla birlikte gerçekleştirilecek “Kısa Süreli Eğitim ve Etkileşim Projesi” hazırlanmıştır.

Nijer; Batı Afrika’da, Cezayir’in kuzeydoğusunda yer almaktadır ve Benin, Burkina Faso, Çad, Libya, Mali ve Nijerya ile komşudur. Batı Afrika’da en geniş topraklara sahip olmasına rağmen en az nüfusa sahip olan ülke konumundadır. Nijer, 3 Ağustos 1958’de Fransa’dan bağımsızlığını kazanmış ve Cumhuriyet ile idare edilen bir ülkedir ancak, Fransa’nın siyasi ve ekonomik baskısı altında bulunmaktadır.
Bugün üzerinde durmaksızın hâkimiyet mücadelesi verilen bu topraklar, bin yıllar önce de aynı mekânda beraber yaşayan iki halk tarafından bir türlü paylaşılamamıştır. Geçmişe uzandığımızda, karanlık çağlardan itibaren Yahudilerin bu alanda yaşadıklarını, medeniyetler kurmuş olduklarını görürüz. Filistin bölgesinde bu dönemlerden günümüze kadar kalmış olan insan fosilleri incelendiğinde, içlerinde Yahudilere de ait olan kalıntılar bulunmuştur.

Nitekim ABD’nin Irak’a askeri müdahalesi sonrasında bölgede ortaya çıkan belirsiz ortam ve İran’ın nükleer programı ile gerginleşen ABD-İran ilişkilerinin gündemde olduğu döneme rastlayan İran 9. dönem Cumhurbaşkanlığı seçimleri İran halkının önceliklerini ve tam olarak ne istediklerini yansıtması açısından büyük bir önem arz etmiştir.

İnsan haklarının geçmişini aslında ilk insandan başlatmak mümkündür. Çünkü, insan hakları, insanla birlikte varolmuştur. Yaşam hakkı, beslenme hakkı, yerleşme hakkı, ifade ve ibadet özgürlüğü, ilk sahip olunan haklardan bazılarıdır. Daha sonra insanlar topluluk halinde yaşamaya, şehirler kurmaya başladığında yeni haklar ortaya çıkmıştır.

Irak’ta hala ABD askeri gücünün bulunmasının yanlış olmadığını, aksine bu gücün Iraklılara bağımsızlık ve demokrasi için yardım ettiğini belirten Bush, bu ülkeden çıkmak için kesin bir tarih söylemedi. Bu da aynı, AB’nin Türkiye için müzakerelerin ucunu açık bırakması gibi bir durum olarak görünüyor. Ama dünya kamuoyunun tepkisini çekmemek ve halkın desteğini arttırmak için bu, üstü kapalı olarak geçiştirildi.
Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi hem savaş alanını genişletmiş, hem de Ortadoğu’nun tarihini büyük ölçüde değiştirmiştir. Ortadoğu’nun geleceği, savaşa katılan güçler arasında bir pazarlık konusu haline gelmiştir. İngiltere, petrol kuyularının güvenliği için Mezopotamya’yı işgal etmiş ve Arap ayaklanmasını desteklemiştir.
Afrika’da borçları silinen ülkeler şunlardır; Benin, Burkina Faso, Etiyopya, Gana, Madagaskar, Mali, Moritanya, Mozambik, Nijer, Ruanda, Senegal, Tanzanya, Uganda ve Zambiya. Borçlarının silinip silinmemesi konusunda durumları değerlendirilen dokuz ülke ise şunlardır;
8 yıldır reformcu Cumhurbaşkanı olarak bilinen Hatemi’nin ardından İran içerisinde siyasi ve ekonomik gelişmeler arasında bir uyuşmazlık ortaya çıkmıştır. Hatemi, sivil toplum sloganıyla 8 sene önce Cumhurbaşkanlığına seçildi. 8 sene sonra onun devamı olarak bilinen Muin’in düşük oy alması, reformist söylemlerin İran içerisinde kriz ile karşı karşıya geldiğini göstermektedir.
Konuya girmeden önce, kısaca Özbekistan’ın sosyal ve demografik yapısından bahsetmekte yarar var. Özbekistan, nüfusu yönüyle Orta Asya Türk Cumhuriyetleri arasında ilk sırayı alır ve artış hızı böyle devam ederse, 2010 yılına gelindiğinde 32-36 milyona ulaşacaktır. Özbekistan’ın, son belirlemelere göre, 26.8 milyon olan nüfusunun %80’ini Özbekler, %5.5’ini Ruslar, %5’ini Tacikler, %3’ünü Kazaklar, % 2.5’ini Karakalpaklar, %1.5’ini Tatarlar ve %2.5’ini de diğerleri oluşturmaktadır.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4774 ) Etkinlik ( 165 )
Alanlar
Afrika 64 1108
Asya 69 1699
Avrupa 13 1333
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 499
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2766 ) Etkinlik ( 43 )
Alanlar
Balkanlar 22 566
Orta Doğu 17 1127
Karadeniz Kafkas 2 649
Akdeniz 2 424
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3097 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 2000
Türk Dünyası 16 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3301 ) Etkinlik ( 70 )
Alanlar
Türkiye 70 3301

Son Eklenenler