Milletlerin ne zaman ortaya çıktığına yönelik 18. Yüzyılda başlayan tartışma, günümüzde hâlâ devam etmektedir. Bu konuda bir başka tartışma alanıysa milliyetçikle ilgilidir. Milliyetçilik kavramının tek anlamı olmadığı gibi ne zaman ve ne koşullarda ortaya çıktığı da önemli bir araştırma konusudur.
Balkanlar, Rumeli, Güneydoğu Avrupa ya da Avrupa-i Osmanî… Tüm bu tanımlamalar birbiri yerine tarihin farklı dönemlerinde kullanıldı. Ve bu kullanım tercihi o dönemin konjonktüründen de etkilendi elbette. Bu manada bölgeye dair geliştirilen her türlü fikir ve tanımlamanın özünde aynı bu kavramların kullanılmasında gösterilen tercih gibi tarihsel süreç de etkili oldu.

Göç ve Tersine Göç Kavramı

İnsanlar tarih boyunca yaşadıkları yerden bir şekilde ayrılmak durumunda kalmışlardır. Homo Sapiens’in doğuşu aynı zamanda insanoğlunun göçlerinin başlangıcı olarak kabul edilir. Savaşlar, çatışmalar, ekonomik ve siyasî iktidarsızlıklar, güvenlik kaygısı, salgın hastalıklar, gıda ve su yetersizliği bunun gibi birçok göçe neden olan durum vardır.
1. Giriş ve Gerekçelendirme “Ebola büyüyen bir bölgesel ve küresel güvenlik tehdidir.”1 Barack Obama, ABD Başkanı “Pek çoğumuz AIDS’in bir sağlık sorunu olduğunu düşünüyorduk. Yanılıyorduk... şimdiye kadar gördüğümüz hiçbir şey Afrika toplumlarının barış ve istikrarına AIDS salgını kadar büyük bir zorluk oluşturmuyor... büyük bir kalkınma krizi, daha da önemlisi, bir güvenlik krizi ile karşı karşıyayız.”2
Türkiye’nin, Afrika’da köklü bir geçmişi bulunmaktadır. Geçmişten günümüze gelişerek devam eden Türkiye- Afrika ilişkileri istenilen noktaya doğru ilerlemektedir. Türkiye Cumhuriyeti, İslam Dünyası içerisinde üstlendiği misyon doğrultusunda, Müslümanların ortak medeniyet inşasına doğru ilerlediği süreç içerisinde gençliğe yönelik eğitim faaliyetlerine oldukça önem vermektedir.

Enerji Güvenliği ve Afrika

Küreselleşen dünyayla birlikte devletlerin güvenlik algısı değişmiş, güvenliğe konu olabilecek faktörlerin sayısı artmıştır. Enerji güvenliği bu alanlardan biridir. Enerji güvenliğinin pek çok tanımı olmasıyla birlikte bu tanımlar üzerinde ortak bir noktaya varılamamıştır.

Arktik Denizi Rekabetinde Rusya

Arktik bölgesinde yaşanan iklim değişimleri, bu bölgede bulunan enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve ticari gemi taşımacılığı için yeni imkânlar ortaya çıkarmaktadır. Bu değişimlerle birlikte, hiç kuşkusuz ki zaman zaman bazı sorunlar ve anlaşmazlıkların yaşandığı da aşikârdır. Buna karşın, bu problemlerin çözüme kavuşturulması durumu bölgede çok taraflı ve faydalı bir işbirliğinin oluşturulma potansiyelini taşımaktadır.

Türkiyede Geleceğin Okulları

Bu çalışma Türkiye’deki geleceğin okullarını öngörmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç için iki ana araştırma sorusu oluşturulmuştur: Algı ve temel global trendler ile ilişkili olarak gelecekte okullar nasıl olacaklar? ve Türkiye’de ki geleceğin okulları için olası senaryolar nedir?
Uluslararası politikanın değişen dinamiklerini irdelerken Uluslararası Politik Ekonomi perspektifinin getirdiği eleştirel yaklaşımı merkeze alan bu çalışmada yeni tehditler ve risk odaklı yeni güvenlik yaklaşımları ve buna bağlı olarak geliştirilen stratejiler Uluslararası Politik Ekonomi çerçevesinde tartışılmaktadır.
Ulus-devletin millî güvenlik yaklaşımı geleneksel olarak devletin fizikî sürekliliğini sağlamak, egemenliğini korumak ve kollamak, bölgesel bütünlüğünü gözetmek, dıştan gelebilecek gerçek ya da potansiyel her türlü tehlikeye karşı devletin yeterli güce sahip olması anlamındadır.
Özet Orta Doğu’da son kırk yılda yaşanan olaylar ile İran İslam Cumhuriyeti’nin konumunu anlamlandırabilmek ve çeşitli öngörülerde bulunabilmek için İran’daki devrim öncesi ve sonrası durumlar ile siyasi ve askerî bağlamdaki ilişkilerini incelemek gerekmektedir. Kimi yazarlara göre Avrupa, Asya ve Afrika kıtasının köprübaşı niteliğindeki bu ülkenin[1], jeostratejik önemini anlamak için siyasî yapısının gelişimi ve mevcut durumu anlaşılmalıdır.
Yaşadığımız yüzyılda bilgi teknolojisinin bir devrim niteliğinde gelişmesiyle birlikte, robot teknolojisi, uzay teknolojisi, nano teknoloji, biyo teknoloji ile sinir bilim alanında da ileri düzeyde teknolojilerin1 de gelişmesine imkân sağladı. Bu alanlardaki teknolojik yenilikler, ülkelerin ordularının silahlarında, güvenlik ve savunma sistemlerinde yer alarak savaşların niteliğinin de değişmesine de neden olmuştur.
ABD; bir milletin kurmadığı, tarihi-kültürel-dini ortaklıkları ve geçmişleri olmayan değişik halkların, kendilerini idare eden ve sömüren İngiliz Koloni idaresine karşı 7 yıl savaşlarında İngiltere karşısındaki muazzam yenilgisinin öcünü almak için Fransa’ nın da kışkırtması ve para ve silah ile desteklemesi sonucu, 13 İngiliz Kolonisi (Sömürgesi)
Çağımızdaki entelektüel ya da akademik faaliyetlerin en önemli amaçlarından biri, pratiğe giden yolu olabildiğince çabuk açmaktır. Medeniyet tartışmalarında da benzer kaygıyı görüyoruz. Doğası gereği öyle olamayacak olan olguda pratikte uygulanabilirlik kaygısı belirleyici olursa, bütün kavramsal çerçeveler tüketilmiş ya da en azından yanlış zemine oturtulmuş olur.
Teknolojik gelişim, iletişim ve ulaşım imkanlarının gelişmesi günümüz dünyasında yeni tehditlerin ortaya çıkmasına, var olan tehditlerin şekil değiştirmesine ya da daha etkili hale gelmesine neden olmaktadır. Bu bağlamda tehdit türlerinin artması ve şekil değiştirmesi ve Soğuk Savaş sonrası oluşan yeni dünya düzeninin yeni bir güvenlik konseptine ihtiyaç duyması, güvenlik alanında yeni bir yaklaşımın gelişmesini de tetiklemiştir1.
Melez savaş olgusu, uluslararası ilişkiler literatüründe önem kazanmaya başladığı son on yıl içerisinde genellikle yeni bir güvenlik perspektifinin yansıması olarak değerlendirilmiş ve büyük oranda Soğuk Savaş sonrası ortaya çıkan konvansiyonel olmayan tehditlerle, ulus devletlerin olduğu bir dünyada mücadele etmenin yeni doktrini olarak değerlendirilmiştir.
Geleceğe dair bilgi sahibi olmak insanların her dönemde ilgisini fazlası ile cezbetmiştir. İnsanlar bunun için tarih boyunca farklı yöntemler kullanmışlar ve karar alırken bu yöntemleri dikkate almışlardır. Gelecek hakkında düşünmek oldukça riskli bir yoldur çünkü toplum geleceğe bakmaktansa geriye bakmaya eğilimi vardır. Anahtar Sözcükler: Gelecek Araştırmaları, Delfi Yöntemi, Senaryo Yöntemi, Trend Analizi
Osborne ve Gaebler’ın önerdiği “girişimci devlet” modeli, piyasa odaklı Yeni Kamu İşletmeciliği (YKİ) ile katılımcılığa önem veren esnek devlet modelini bir araya getirmektedir1. Yönetişim yaklaşımında, “piyasa-devlet karşıtlığı” yerine “piyasa-devlet ortaklığı” yaklaşımı öne çıkmıştır. Ayrıca, üçüncü bir aktör olarak toplumun da yönetim sürecine dâhil edilmesi önerilmektedir.
Bu çalışma psikolojik sermayenin kavramsal bir analiziyle birlikte alt boyutları olan umut, öz yeterlilik, dayanıklılık ve iyimserliğin, kendisinden yaklaşık 810 yıl önce Anadolu’da Kayseri’de kurulmuş olan Ahilik Teşkilatı uygulamalarında var olup olmadığını incelemek maksadı ile yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ahilik, Psikolojik Sermaye

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2564 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 606
Asya 76 998
Avrupa 13 615
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 281
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1322 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 275
Orta Doğu 18 581
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1278 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 772
Türk Dünyası 16 506
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1933 ) Etkinlik ( 71 )
Alanlar
Türkiye 71 1933

Son Eklenenler