Irak’ın Yeniden Yapılandırılması İçin Başmüfettişlik Ofisi Raporu

Haber

IRAK’IN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İÇİN BAŞMÜFETTİŞLİK OFİSİ (OFFICE OF SPECIAL INSPECTOR GENERAL FOR IRAQ RECONSTRUCTION) TARAFINDAN HAZIRLANAN VE YENİ YAYIMLANAN RAPORDAN BAŞLIKLAR •Irak işgali sayıları bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az kişi tarafından, yönetime hiçbir bilgi verilmeksizin, ya da çok az bilgi verilerek planlanmıştır. Dışişleri Bakanı Colin Powel bile işgal ile ilgili gerektiği gibi bilgilendirilmemiştir....

IRAK’IN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İÇİN BAŞMÜFETTİŞLİK OFİSİ (OFFICE OF SPECIAL INSPECTOR GENERAL FOR IRAQ RECONSTRUCTION) TARAFINDAN HAZIRLANAN VE YENİ YAYIMLANAN RAPORDAN BAŞLIKLAR
•Irak işgali sayıları bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az kişi tarafından, yönetime hiçbir bilgi verilmeksizin, ya da çok az bilgi verilerek planlanmıştır. Dışişleri Bakanı Colin Powel bile işgal ile ilgili gerektiği gibi bilgilendirilmemiştir.
•Bürokrasideki kalifiye eleman eksikliği nedeniyle, Irak’ın imarı ve yeniden inşası deneyimsiz kişilere teslim edilmiştir.
•İmar ve yeniden inşa planları Irak’ın ihtiyaçlarına uygun değildi. Üstelik yapılan planlar yolsuzluklar için uygun ortam hazırlayacak nitelikler taşımaktaydı. Uluslararası kalkınma uzmanlarının gönderdikleri raporlar yetkililer arasında sert tartışmalara neden olsa da sonuç değişmedi.
•Ordu, Geçici Irak Yönetimi ve USAID arasındaki görüş ayrılıkları gerçekçi planlar yapılmasını engelledi. 62 hükümet kurumu imar etkinliklerine katıldı ama hiçbir kurumun tam denetleme yetkisi yoktu.
•Yeniden inşa faaliyetlerinde en büyük kalem Irak güvenlik kuvvetlerinin eğitimine ayrıldı. Ama eğitim gelişigüzeldi ve Irak güvenlik güçlerinin kapasitesi ABD savunma bakanlığı yetkililerince abartıldı.
•Irak’ta üretimin arttığı yönündeki raporlara rağmen, bu gün Irak henüz yeterli elektrik enerjisine bile sahip olamadı. Raporlar yanlış ölçütlere dayandığından, gerçekleştirilen faaliyetler ihtiyaçları karşılayamamıştır.
•Geçici yönetim tarafından alınan kararlar Irak’ta yeniden inşayı geciktirmiş hatta tümüyle engellemiştir. Bu kararlardan en önemlileri Ordunun dağıtılması ve Baas partisine kayıtlı subayların işsiz bırakılması yönünde alınanlardı.
•ABD Irak’ta boyundan büyük işlere girişmiştir. Açıklanan programlar kafa karıştırıcı olduğundan, ne kadar ilerleme sağlandığını saptamak son derece güçtür.
•2004 ve 2005 yıllarında Hükümet The Iraq Reconstruction Management Office (İmar Ofisi) ve Provincial Reconstruction Team (Geçici İmar Timleri) gibi yeni ofisler açarak durumu düzeltmeye çalışmıştır. Ancak Pentagon ile Dışişleri arasındaki görüş ayrılıkları gibi nedenlerden dolayı bu ofisler istenilen etkinliği gösterememiştir.
•Çıkarılan yasalar imar faaliyetlerinde asıl olarak Iraklıların çalışmalarını öngörmüştü, ama ABD’li müteahhitler ödemeleri komisyonculara yaptılar. Böylece Irak’ta bir aracılar sınıfı oluştu.
•Kimin hangi konuda ne kadar yetkili olduğu tam olarak ortaya konulmamıştır. Hükümet kurumlarının yanında USAID gibi kuruluşlar da kendi bağımsız imar programlarını uygulamaktadırlar. Demokrasi ve toplumsal örgütlenme amaçlı bu faaliyetlerin başarısını ölçmek mümkün değildir.
•ABD ayrıldıktan sonra Iraklıların işine yaramayacak ve dolayısıyla yaşatılması mümkün olmayan projeler 2008’de bile devam etmektedir.
•İsyancıların saldırıları projelerin yavaşlamasına ve durmasına neden olmaktadır.
•Irak’a sürekli olarak kaynak para gönderilmektedir ama gönderilen bu kaynaklar yasal son kullanma günü geçmesin diye rastgele harcanmaktadır. Üstelik neler yapıldığı ile ilgili yetkililer net bir fikre sahip değildirler. Kurumların amaç ve hedefleri çatışmaktadır.
•Gönderilen fonlar israf edilmektedir. Elektriği olmayan hastanelere binlerce elektrikli yatak gönderilmiştir. Ortalık hayalet işçi kaynamaktadır, olmayan işçilere büyük paralar ödenmektedir.
•Irak silahlı kuvvetleri kendilerini mezhepsel ve etnik gruplarla özdeşleştirmiş ve pek çok insan hakları ihlaline bulaşmıştır.
•Irak’ı federal bir ülke haline getirme çabaları merkezi hükümetle yerel yönetimler arasında uçurumlar açmıştır. Bu da imar faaliyetlerinin siyasileşmesini ve Irak kamuoyuna benimsetilmesini engellemiştir.
•Rüşveti önleme yasaları hiçbir işe yaramamış, rüşvetsiz iş yapılamaz hale gelmiştir.
•ABD Irak’a yeniden inşa ile ilgili net bir fikir sahibi olmaksızın girmiştir. İstihbarat örgütleri, ordu ve müteahhitler bir çözüme ulaşmak için deneme yanılma yöntemini kullanmaktadırlar.
•Nihai başarı kesin değildir.
•Savaşın ardından özel sektörün ülkeye girip ABD hükümetine yardımcı olacağı varsayılmıştı. Ama bunun için gerekli güvenlik önlemleri bir türlü alınamadığından hükümet tek başına mücadele etmek zorunda kalmıştır. Yeniden inşa personelinin, ekipmanın ve çalışma alanlarının güvenliği sağlanamamıştır.
•Kalite kontrol mühendisleri ve yöneticiler çalışma alanlarını gereği gibi denetleyememişlerdir. Yeniden inşa için gerekli olan denetim sistemi çökmüştür. Bazı firmalar sorumluluklarını yerine getirme çabasını göstermişlerse de birçok firma denetim boşluğundan yararlanıp ABD ve Irak halkı çıkarlarına aykırı davranmıştır.
•2008 yılında çıkarılan Sivil Yönetimin Yeniden İnşası ve İstikrarı yasası (The Reconstruction and Stabilization Civilian Management Act of 2008)’nın etkin olabilmesi, Irak’la ilgili ABD’li kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlayacak bir ara ya da üst örgütün varlığı ile mümkün olabilecektir. Bu yapılmadan ve yeni fonlar tahsis edilmeden Irak’taki deneyimden alınan derslerden yararlanmak ve yeniden inşa faaliyetlerine devam etmek mümkün değildir.
•Irak’ta nihai çözüme henüz ulaşılabilmiş değildir. Bunu başarmanın tek yolu tüm kurum ve kuruluşların sorumluluk almaları ve ellerini taşın altına koymaları gerekmektedir.
•Mevcut politikalarda gerekli değişiklikler yapılmadıkça başarıya ulaşılması mümkün gözükmemektedir.

Çeviren ve sadeleştiren: Muharrem Hilmi ÖZEV

Raporun İngilizce olarak yayımlanan bütününü okumak veya bilgisayarınıza indirmek için lütfen TIKLAYINIZ.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Geçtiğimiz günlerde Pekin’de cereyan eden iki zirve, müesses küresel düzenin tökezleyişinin ve içine girdiğimiz fetret devrinin derinleştiğini gösteren diplomatik fotoğrafları olarak geçti hafızalara.;

İktisat bilimi, geleneksel anlatıda piyasaların işleyişini, kaynakların dağılımını ve refahın artırılmasını inceleyen "masum" bir akademik disiplin olarak tasvir edilir. Ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı varoluşsal krizle birlikte iktisat; matemati...;

Çin’in 1949 yılındaki devrimci sıçrayışını anlamak için, öncelikle bu devrimi tetikleyen o muazzam statikliğin doğasını kavramak gerekir. Mark Elvin tarafından literatüre kazandırılan "Yüksek Seviyeli Denge Tuzağı" (High-Level Equilibrium Trap) kavramı, Çin’in neden Batı tipi bir sanayi devrimini ke...;

Xi Jinping’in Donald Trump ile yaptığı son görüşmede yeniden gündeme taşıdığı “Thucydides Trap” kavramı, son yıllarda ABD-Çin rekabetini açıklamak için en sık başvurulan teorik çerçevelerden biri haline gelmiştir. Özellikle Graham Allison’ın çalışmalarıyla popülerleşen bu yaklaşım, yükselen bir gücü...;

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM ile Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından İstanbul'da gerçekleştirilen 11. İstanbul Güvenlik Konferansı'nın (27 - 28 Kasım 2025) seçilmiş tebliğleri "Savunma, Güvenlik ve İstihbarat Devrimi | Doktrin, Yönetişim, Endüstri, Yeni Model ve Kurumlar...;

SIPRI yeni rakamları açıkladı. İlan edilmemiş savaşlar çağındayız ve SIPRI'nin 2025 verisi tam da bu halin bilançosu gibi. Küresel askeri harcama 2 trilyon 887 milyar dolar. Üst üste on birinci yıllık artış. Dünya hasılasının yüzde 2,5'i artık silahlanmaya gidiyor. Son on yılda, yani ...;

Yakın zamanda Erivan’da iki AB toplantısı yapıldı: Birisi AB-Ermenistan zirvesi, diğeri de 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısından sonra kurulan ve elli ülke başbakan veya devlet başkanının, bizden de Cumhurbaşkanı yardımcısının katıldığı Avrupa Siyasi Topluluğu. Aynı tarihlerde Fransa Cumhu...;

Irak, ekonomik kaynaklar, etnik çeşitlilik ve hassas bir jeostratejik konumdan oluşan karmaşık yapısal bir üçlünün iç içe geçmesi sonucunda aynı anda hem istikrar hem de istikrarsızlık unsurlarını barındıran istisnai bir Orta Doğu örneğidir. Bu benzersiz etkileşim, Irak’ı diğer ülkelere kıyasla süre...;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Afrika 2063 Ağı | İstişare Toplantısı 3

  • 18 Haz 2025 - 18 Haz 2025
  • Çevrimiçi - 13.00

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.