Gürcistan - Güney Osetya Sorununun Orta Asya’ya Yansımaları

Makale

Gürcistan’ın ülke bütünlüğünü koruma adına Güney Osetya’da yaptığı operasyon, Rusya’nın karşı tarafa verdiği açık desteği ve ABD’nin kulis arkası oyunu dünya ülkelerinin dikkatini ve ilgisini bu coğrafyaya çekmiştir. Kafkasya’nın ardından kendi bölgesinin de sorun içinde yer almasını istemeyen Orta Asya (OA) liderleri, siyasi destek vermekten ziyade insani yardım göndermeyi tercih ettiler. ...

Gürcistan’ın ülke bütünlüğünü koruma adına Güney Osetya’da yaptığı operasyon, Rusya’nın karşı tarafa verdiği açık desteği ve ABD’nin kulis arkası oyunu dünya ülkelerinin dikkatini ve ilgisini bu coğrafyaya çekmiştir. Kafkasya’nın ardından kendi bölgesinin de sorun içinde yer almasını istemeyen Orta Asya (OA) liderleri, siyasi destek vermekten ziyade insani yardım göndermeyi tercih ettiler. Rusya ise Gürcistan yönetiminin arkasındaki ABD’ye karşı elindeki kozları kullanabilir. Bu durumda OA ve diğer BDT liderlerine çok iş düşer.

BDT’de enformasyon bombardımanı
BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkelerine yayın yapan Rus kanallarında silahlı çatışmaların başladığı 8 Ağustostan itibaren Gürcistan’ın ABD ve Türkiye olmak üzere NATO ülkelerinden silah aldığı belirtildi ve askeri alanda Gürcü ordusunun destek aldığının detayları verildi. Her yarım saatte bir, yıkılan binaların ve ağlayarak Rus askerlerine teşekkür eden kadınların görüntülerine yer verildi. Bununla birlikte Rusya’nın “Gürcistan’ı barışa zorlama“ operasyonu ve güncel bilgi içeren Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı Anatoliy Nogovitsin’in basın toplantısı canlı yayında her gün verildi. Ancak bu yayınlara rağmen, Rus sitelerinde, dünya kamuoyunu kendi tarafına çekemediği için enformasyon konusunda Rusya’nın savaşı kaybettiği belirtilmekteydi. Rus kanallarında Gürcistan’ın hangi ülkeden ne kadar silah ve mühimmat aldığı detayları yer alırken, Güney Osetya hükümetinin Gürcü askerilerine karşı kullandığı silahların nereden elde ettiklerine değinilmedi ve askeri başarının arka planındaki gerçek konusunda hiçbir bilgi verilmedi .

Gürcistan- Rusya Sorununda Orta Asya’nın tutumu
Rusya 8 Ağustos 2008 tarihinde başlayan çatışmalar sırasında ve sonrasında eski SSCB yandaşları olan BDT ülkelerinden istediği desteği alamadı. Bunun nedeni, daha önce Rusya yanlısı politika izleyen ülkelerin Rusya’nın bu girişimi nedeniyle yaşadıkları tedirginliktir. Rusya, kendi soydaşlarını ve vatandaşlarını korumak adına başka bir ülkeye askeri gücüyle girmesi doğal olarak içlerinde büyük oranda Rus nüfusu barındıran komşu ülkelerde huzursuzluk yaratmıştır. Bölge ülkeleri, Kafkasya’daki çatışmada “bekle ve gör“ politikasını izlediler.
Bölgede en yakın müttefiki olan Kazakistan askeri veya arabuluculuk gibi açıkça destek vermese de Gürcü tarafını “doğru yapmamakla“ suçlamıştır. Nitekim bu, eski SSCB bloğu ülkelerinden gelen tek destek olmuştur. Son zamanlarda Rus yanlısı politika izlemeye başlayan Özbekistan’da ise basın, bu olayı ya görmezlikten gelmiş, ya da çok kısa haber satırlarıyla geçiştirmiştir. BDT dönem başkanlığını üstlenmiş olan Kırgızistan’ın basını da bölgeye arabuluculuk yapmak üzere heyet göndereceğini bildirmiş, hatta heyette yer alacak kişilerin isimleri açıklanmış, ancak bir gün sonra resmi yerlerden heyetin bölgeye gitmeyeceği duyuruldu. Bunun nedeni açıklanmadı, ancak sıcak çatışmaların sona ermesine ve bölgeye AB temsilcileri gibi “ağır sıklet“ arabulucuların gitmesine bağlı olduğu tahmin edilebilir.
Kazakistan ve Kırgızistan liderleri daha sonra “kravatsız“ görüşmesinde konuyla ilgili bir açıklama yapsalar ve BDT çerçevesinde bu tür çatışmaları önleme mekanizmalarının olmayışından yakındılarsa da diğer bölge liderlerinden herhangi bir ses çıkmadı.

Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Toplantısında İran Gündemi
Rusya ve ABD arasındaki gerginlik sürerse bu durum 28 Ağustos 2008’de ŞİÖ toplantısının gündemine de yansıyabilir. Daha önce genişleme taleplerine sıcak bakmayan örgüt üyeleri, Rusya’nın baskısıyla karşı karşıya kalabilirler. Zira Rusya, ŞİÖ’nün NATO karşıtı bir blok olarak algılanmasına katkıda bulunabilir. Önceki ŞİÖ toplantısında genişleme sürecinin (daha doğrusu yeni üye kabul mekanizmasının) geliştirilmemesi bahanesiyle Moğolistan’ın üyeliği kabul edilmemişti . Genişleme konusunda örgütün karar alma mekanizmasını etkileyen asıl endişe, NATO ve AB’nin genişlemesinden sonra karar alma sırasında ve diğer alanlarda meydana gelen sorunlardan kaynaklanmış olabilir. Bu toplantıda ise “Çadır devrimi“nin gerçekleşemediği, dolayısıyla Rus ekseninde kalan Moğolistan’ın alınma olasılığı, ileride İran üyeliğine yol açması, yani ABD’ye meydan okunması anlamına gelir. ŞİÖ genişlemesine moratoryum uygulanması, Rusya’nın ABD ile ilişkilerinin geliştirilmesi ve açıkça cepheleşmeden kaçınmasına bağlı idi. Günümüz şartlarında ise Rusya, Gürcü hükümetine destek veren ve kendisine karşı izolasyon tehdidinde bulunan ABD’ye karşı elindeki kozları kullanmak ister. Bunların içinde BDT, Ortak Güvenlik Anlaşma Teşkilatı (OGAT) ve ŞİÖ mekanizmaları var.

“Slav Birliği“nin İflası
Günümüzde Rusya, Rus yanlısı Abhazya ve Osetya’nın bağımsızlığında ısrar ederek Batıdan Kosova’nın rövanşını almış olur. Bununla birlikte günümüz Rusya’nın müttefik veya en azından benzer düşünceleri paylaşan ülkelere ihtiyaçları vardır. Ukrayna, Beyaz Rusya gibi Slav kardeşleri bırakın Rusya’ya Kafkasya’da destek vermeyi tarafsız tutum bile sergilemedi. Ukrayna yönetimi, Tiflis’e giderek Saakaşvili ile dayanışma içinde olduğunu bildirdi. Hatta Ukrayna limanındaki Rus Karadeniz filosu çatışma bölgesine hareket edince Ukrayna Cumhurbaşkanı Yuşenko’nun kararı sonucu limana geri dönememe durumuyla karşı karşıya kaldı. “Avrupanın son diktatörü“ lakabından kurtulmaya çalışan Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı Lukaşenko ise Batı ile ilişkileri geliştirme peşindedir. Bunun için kötü imajını düzeltmek isteyen lider, bunun için bir “imagemaker“ bile tuttu. Beyaz Rusya ve Rusya’nın bir Birlik devlet içerisinde yer aldıkları unutulmamalıdır. Lukaşenko daha sonra Medvedev ile görüştüğünde Moskova’ya iltifatlar yağdırması, tepkisizliğini kamufle etme taktiği olarak nitelendirilebilir.

Kafkasya Bölgesi, Dünya’nın Yeni “Barut Fıçısı“ Olabilir mi?
Rusya, Gürcistan’ı Osetyalılara karşı “soykırım“ yapmakla suçlamakta ve buna izin vermeyerek çoğunun Rus pasaportu taşıyan bu halkı savunacağını dile getirmektedir. Gürcistan ise dev bir komşu karşısında küçük ve mağdur bir ülke konumunda olduğunu öne sürerek dünya kamuoyunu etkilemeye çalışmaktadır. “Renkli devrimler“ neticesinde iktidara gelen Ukrayna ve Gürcistan hükümetleri dayanışma içerisinde olduğunu sergilemektedirler. ABD ise, Rusya karşıtı tutumuyla bilinen bu yönetimlere olan desteğini açıkça göstermektedir. Bu da gerginliği bölgeden taşıp dünyayı etkilediğine işaret etmektedir. Bu bağlamda Türkiye’nin öne sunduğu “Kafkasya İttifakı“ gibi barışçıl projelerinin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Zira ülkelerin askeri güçlerinin arttırılması yeni bir savaşa yol açabilir. Azerbaycan’ın NATO standartlarına göre silahlanması ve Rusya-Ermenistan ortak tatbikatları bu tahminleri güçlendirir niteliktedir. Unutulmamalı ki, Kafkasya bölgesinde “dondurulmuş“ sorunlardan biri de Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorunudur. Dolayısıyla bölgede Rusya’nın tek müttefiki olan Ermenistan ile askeri konuda güçlenen Azerbaycan arasında olası bir çatışma durumu, zincirleme etki yaratarak tüm bölge ve bölge dışı aktörleri savaşa çekebilir.
Güney Osetya-Gürcistan çatışması konusunda BM içinde herhangi bir karar alınmazsa - ki bu yüksek bir olasılık gibi görünmekte - bu durum dünya ülkelerini sorunlarını kendi imkanlarıyla çözmelerine zorlayacaktır. Bu da savaşı kaçınılmaz kılar. Ancak toplam 30 milyona yakın kişinin öldüğü iki dünya savaşının ülkelere yıkımdan başka bir şey getirmediği anlaşılmalı ve dünya kamuoyu bu oyunlara karşı soğukkanlı davranmalıdır.

1.Askeri uzman albay Viktor Baranets, online-konferans sırasında direk bir soru üzerine Güney Osetya ve Abhazya bölgesinde silah ve diğer askeri alanda yardım ettiklerini itiraf etti. Daha ayrıntılı bilgi için, , (16.08.08.)
2.Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için, ,( 27.08.2007)
3.Avrupa’nın bağımsız araştırma merkezlerinden Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü SIPRI’nin yıllık raporunda, geçtiğimiz yıl askeri harcamaların 1 trilyon 204 milyar dolara ulaştığı, bu rakamın yarısına yakınının ABD’ye ait olduğu belirtildi. Rapora göre, 2006’da küresel askeri harcama tutarı 10 yıl öncesine göre yüzde 37 arttı. Daha ayrıntılı bilgi için, Strateji, 16.07.2007.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2000 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2000

Gerçekleşen her göç hareketi nedenleri ve sonuçlarıyla sadece göç eden toplumu değil, göç edilen toplumu da etkilemektedir. Suriye İç Savaşı sonucunda Türkiye’ye sığınan ve “Geçici Koruma Altına” alınan Suriyelilerin sayısı resmi rakamlara göre bugün 3,5 milyondur. ;

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

16. asrın ortalarında doğu istikametinde genişleyerek kadim Türk coğrafyasını işgal etmeye başlayan Rus Çarlığı 17. asırda Kuzey ve Doğu Asya’da yayılmaya devam etmiştir. ;

Küreselleşmenin ve gelişmiş iletişim teknolojilerinin dünyanın çehresini değiştirmesiyle uluslararası ilişkilerin devletlerarası ilişkiler ile tanımlı olduğu dönem sona ermiştir. ;

Askeri teknolojiye ağırlık veren Rusya, derin uzay aktiviteleri tam gaz devam ederken Amerika ve Çin’in gerisinde kaldı. Eski uzay gücü Sovyetler Birliği’nin mirasına Rusya sahip çıkamadı. ;

Savunma ve güvenlik alanında değişen parametrelerinin sağlıklı yönetilmesi için ilgili çalışmaların muasır ve üstü boyutlara taşınmasına, kamu bilinci oluşturulmasına ve Türkiye ile diğer ülkeler arasında güvenlik temalı ağlar kurulmasına stratejik katkı sunan Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü int...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar ve başarıyı...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Meritokrasi Devlet geleneğimizde yüksek emsalleri bulunan Meritokrasi’nin tarifi; toplumda bireylerin bilgi, bilgelik, beceri, çalışkanlık, analitik düşünce gibi yetenekleri ölçüsünde rol almalarıdır. Meritokrasi din, dil, ırk, yaş, cinsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkese fırsat eşitliği sunar...

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.