Makedonya Erken Genel Seçimlerinin Siyasal İletişim Bağlamında Değerlendirilmesi

Makale

1991 yılında Yugoslavya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Makedonya Cumhuriyeti, son olarak 1 Haziran 2008’de erken seçime gitti. Bağımsızlık sonrası seçimlerin daha şeffaf ve uluslar arası standartlara uygun olarak yapılması partilerin de seçmenlerine ulaşmak için çeşitli propaganda araçları kullanmalarına imkan sağladı. Makedonya’daki siyasi partiler, siyasal iletişim araç ve yöntemlerini kullanarak seçmenlerine seslerini duyurmaya çalıştılar....

1991 yılında Yugoslavya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Makedonya Cumhuriyeti, son olarak 1 Haziran 2008’de erken seçime gitti. Bağımsızlık sonrası seçimlerin daha şeffaf ve uluslar arası standartlara uygun olarak yapılması partilerin de seçmenlerine ulaşmak için çeşitli propaganda araçları kullanmalarına imkan sağladı. Makedonya’daki siyasi partiler, siyasal iletişim araç ve yöntemlerini kullanarak seçmenlerine seslerini duyurmaya çalıştılar.
Siyasi partiler seçim afişleri ile yaptıkları propaganda çalışmalarının yanı sıra organize ettikleri halkla ilişkiler faaliyetleriyle de seçmenleri ikna etmenin yollarını aradılar.
Makedonya seçimlerinde siyasi partilerin “milli değerler“ üzerinden siyaset yaptıkları gözlenmiştir. Bayrağa yönelik seçim afişleri ve sloganlar en dikkat çekici olanlarıdır.
Makedonya’da gerçekleşen erken seçimden galibiyetle çıkan VMRO-DPMNE’nin başında bulunan Başbakan Nikola Gruevski’nin, erken seçim kararı almasının temelinde, daha önce yapılan kamuoyu araştırmaları vardı. Kamuoyu araştırmalarından çıkan sonuç, seçim sonuçları ile de teyit edilmiştir. Tahmin edildiği gibi 18 partili ittifaktan oluşan “Daha iyi bir Makedonya“ partisi, 64 milletvekili alarak kamuoyu araştırmalarının sonuçlarıyla tutarlı bir başarı yakalamıştır. VMRO-DPMNE’nin birçok etnik unsuru barındıran Makedonya’da 18 partiyi bir araya getirmesi ve seçimlerden başarıyla çıkması siyasi analistler tarafından anlamlı bulunmaktadır.
Makedonya’da seçime giren partilerin programları
Makedonya’da seçime giren 18 parti ve ittifakın yarıştığını göz önüne alırsak, parti programlarının çerçevesinin aşağı yukarı aynı olduğunu görebiliriz. Fakat bu politikalarda uygulanacak olan yöntemler bazı noktalarda çatışmaktadır.
Makedonya 2006 meclis seçimlerinde iktidara gelen VMRO-DPMNE’nin programında iç politikaya yönelik yolsuzlukla mücadele ve ekonominin hızlı büyümesi propagandasıyla çalışmalarını yürütmüştü. Dış politikada ise AB ve NATO’ya üyelik birincil hedeflerdi. 2-4 Nisan’da Bükreş’te gerçekleşen NATO zirvesinde Makedonya Yunanistan’ın vetosu ile karşı karşıya geldi. Yunanistan Makedonya ile isim konusunda anlaşmazlık yaşamaktadır. Makedon anayasasında ismi geçen “Makedonya Cumhuriyeti“ sıfatını Yunanistan kabul etmemekte ve isim konusunda yıllardır uluslar arası arenalarda baskı uygulamaktadır. (Hatırlatmak gerekirse, Türkiye Makedonya Cumhuriyetini anayasal ismi ile tanımaktadır.)
VMRO-DPMNE partisi kendi programında dış politika konusunda şu başlıklara yer vermiştir:
1.NATO üyeliği
2.AB ile üyelik müzakerelerinin başlatılması
3.Makedonya vatandaşlarına dolaşım serbestliğini kazandırmak
4.Yunanistan ile isim konusunda anlaşmaya varmak
5.Ekonomi ve genel diplomasinin güçlendirilmesi

Yazının tamamını okumak için lütfen TIKLAYINIZ.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2646 ) Etkinlik ( 217 )
Alanlar
Afrika 73 621
Asya 97 1037
Avrupa 22 634
Latin Amerika ve Karayipler 16 68
Kuzey Amerika 9 286
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1348 ) Etkinlik ( 51 )
Alanlar
Balkanlar 24 283
Orta Doğu 21 596
Karadeniz Kafkas 3 294
Akdeniz 3 175
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1288 ) Etkinlik ( 74 )
Alanlar
İslam Dünyası 56 778
Türk Dünyası 18 510
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2000 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 2000

Gerçekleşen her göç hareketi nedenleri ve sonuçlarıyla sadece göç eden toplumu değil, göç edilen toplumu da etkilemektedir. Suriye İç Savaşı sonucunda Türkiye’ye sığınan ve “Geçici Koruma Altına” alınan Suriyelilerin sayısı resmi rakamlara göre bugün 3,5 milyondur. ;

ABD ise geniş yüzölçümü, 330 milyonu yakın nüfusu, sanayileşme ve teknolojide elde ettiği ilerleme, büyüyen ve gelişen ekonomisi, doğal kaynakları, demografik yapısı, Birleşmiş Milletlerdeki veto gücü, IMF ve NATO içerisindeki yeri, uluslararası alandaki saygın konumu ile tüm dünyanın dikkatini her ...;

“Değişen devlet doğası” temelinde ulusal ve uluslararası güvenlik konuları ile küresel yönetişim mekanizma ve kurumlarını her yıl ayrı bir gündemle tartışmak üzere İstanbul merkezli oluşturulan İstanbul Güvenlik Konferansı’nın resmî internet sitesi ve adresi yenilendi.;

Dr. Serkan Cantürk’ün “Konvansiyonel Kalkınmadan Dijital Kalkınmaya Türkiye” isimli kitabı TASAM Yayınları tarafından kitap ve e-kitap olarak yayımlandı.;

Daha önce, bu platformda kaleme aldığımız bazı çalışmalarda sıklıkla ifade etmiştik ki; bugün Balkanlar olarak adlandırılan Avrupa topraklarının “Batı Medeniyeti”nin dışında tutulmasının en kolay yolu, onu asla tam manası ile tanımlamamak olarak belirlenmişti. ;

Meksika ise yaklaşık 2 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile Orta Amerika’daki stratejik konumu, 124 milyon civarındaki nüfusu, insan kaynağı, 1,223 trilyon GSYİH ile büyüyen ve gelişen ekonomisi, BM, Amerika Devletleri Örgütü (ADÖ), Rio Grubu, OECD, ANDEAN, Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA),...;

Suudi Arabistan ise Asya’yı Afrika’ya ve Akdeniz’i Hint Okyanusu’na bağlayan bölgedeki stratejik konumu, Arap ve İslam dünyasındaki öncü rolü, 34 milyon’a yaklaşan dinamik nüfusu, doğal kaynakları, kanıtlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık % 20’si ile enerjide öncü ülke oluşu, turizm ve insan ...;

Brezilya ise 213 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın altıncı ve 8,5 milyon km² üzerindeki yüzölçümü ile beşinci büyük ülkesi olarak Latin Amerika’da önemli bir siyasi ve ekonomik güç ve küresel düzeyde önemli bir aktördür. 2 trilyon dolar civarındaki GSYİH’sı ile Latin Amerika’nın en büyük, dünyanın do...;

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Yemen, Coğrafi konumu itibarıyla kızıl denizin Hint Okyanusu’na açıldığı kapıdır. Afrika boynuzu ile birlikte Bab’ül Mendeb boğazının doğu kıyısında yer almaktadır. Yeryüzünde denizler üzerinde seyreden malların p gibi büyük bir oranı Süveyş kanalı, Kızıl Deniz ve Aden körfezinden geçtiği düşünülürs...