Terörizmin Psikolojisi

Makale

Giriş Terörizm yeni bir olgu değildir, değişen ideolojisi ve amaçları doğrultusunda farklı araçlar kullanarak tehditlerini tarih boyunca sürdürmüştür. Fakat bugünün terörizmi daha saldırgan ve acımasız tavrıyla tanınmaktadır. Günümüzde “yeni” veya “küresel terörizm” olarak adlandırılan terörizmin ayırt edici en önemli özelliği hedeflerini gerçekleştirmek için hiçbir sınır tanınmamasıdır. ...

Giriş Terörizm yeni bir olgu değildir, değişen ideolojisi ve amaçları doğrultusunda farklı araçlar kullanarak tehditlerini tarih boyunca sürdürmüştür. Fakat bugünün terörizmi daha saldırgan ve acımasız tavrıyla tanınmaktadır. Günümüzde “yeni” veya “küresel terörizm” olarak adlandırılan terörizmin ayırt edici en önemli özelliği hedeflerini gerçekleştirmek için hiçbir sınır tanınmamasıdır. Terörist gruplar,  eylemlerini başarıyla gerçekleştirmek için canından olmaya hazır çok sayıda intiharcılardan oluşmaktadır. Daha önceki dönemlerde gerçekleştirilen saldırılarda pek çok insanın ölmesine rağmen teröristler kaçarak kurtulmayı başarıyorlardı. Ölüm korkusu, terörizmin küresel boyutlara ulaşmasına engel olmaktaydı. Fakat bugünün teröristleri etraflarındaki binlerce insanın canına kolayca kıyabildikleri gibi kendi canlarından da vazgeçebilmektedirler.    
Terörizmi inceleyen pek çok araştırmacıyı ilgilendiren bir diğer konu ise hayatını terörist amaçlara adayıp sonunu intihar eylemleriyle getirmeyi tercih eden teröristlerin psikolojisidir. İntihar eylemcisi teröristler neye dayanarak bu aşamalara kadar gelebiliyorlar?
Terörizm olgusunu daha net bir şekilde açıklayabilmek için bu yazıda teröristlerin psikolojisini, amaçlarını ve ideolojilerini anlamaya çalışacağız.
1. Terörizmin Psikolojisi
Terörizmin psikolojisini konu edinen bilim insanlarının çoğu terörist eylemlere en sık çaresizlik duygusunun yol açtığını belirtmektedirler. Bilim insanlarına göre teröristler durumlarını dramatik olarak görmelerine yol açan herhangi bir koşul karşısında oluşan psikolojik rahatsızlıkları sonucu eyleme geçmektedirler. Terörist gruplar Çeçenler, Basklar, İrlandalılar gibi milli azınlıklara ait gruplar olabileceği gibi ideolojik veya dini açıdan birleşen gruplar da olabilir. Her iki durumda da ortak nokta teröristlerin kendilerine ait milli, dini, kültürel veya başka değerlerinin kaybolmak üzere olduğuna inanmalarıdır. Fakat teröristlere göre bu inançlar doğrultusunda kimsenin harekete geçmeye niyeti olmadığından tek çıkış yolu kalmaktadır: Bu da inançları ve amaçları için savaşmak ve gerekirse terörizm dâhil olmak üzere her çeşit yola başvurmaktır.
Teröristin dünyayı algılama şekli hoşnutsuzluklardan oluşmaktadır; buna sebep olan birkaç faktör vardır. Birincisi idealindeki dünyanın gerçekle örtüşmemesi ve kendini geliştirme imkânlarını kısıtlı bulmasıdır. Bu olumsuzluklar teröristin kendini haklı çıkarması için yeterli bulunmaktadır. Bu esnada terörist agresif duygulara kapılmaktadır. Bunun temelinde teröristin mantığına yerleşen haksızlık duygusu, bunların ortadan kalkması için bir şeylerin değiştirilmesinin kaçınılmaz olduğu ve bu değişimin içinde onun de yer alması gerektiği fikri yatmaktadır. Bu tür düşünceler kendi içinde yarattığı kurgu ve idealleri uğruna ölümü göze alan fanatiklerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bunlar bir anlamda sosyal hayata ayak uydurabilmek için terörist gruplara katılmaktadırlar. 
Teröristlerin psikolojik rahatsızlığı olup olmadığı birçok tartışmaya konu olmuştur. Yapılan araştırmalar sonucunda bazı istisnalar dışında bu tür yorumların yanlış olduğu ve teröristlerin birçoğunun hiçbir psikolojik rahatsızlığı olmadığı belirtilmektedir.  Terörizm araştırmacılarından N. Livingstone, teröristler arasında psikopatoloji vakalarının çok nadir görüldüğünü belirtmektedir.  Burada daha çok komplekslerin etkisi olduğu düşünülmektedir. Teröristler arasında dengesiz, kendini keşfedememiş ama aynı zamanda liderliğin, kendinden söz ettirmenin, şöhret olmanın bir yolunu arayan insanlara rastlanmaktadır. Terörist gruplarda çoğunluğu oluşturan gençler için bu tür faaliyetler özgüven kazanmak, yalnızlıktan kurtulmak açısından hoş görülmektedir. Terörist gruplar gençlere kahraman olma şansı tanımakta, macera atmosferi de gençleri cezbetmektedir. Genç teröristler, önemli bir amaç uğruna hizmet ettikleri inancıyla tatmin olmaktadırlar. Bazen bir inanç uğruna ölerek şehit olma imkânı da güçlü bir psikolojik dürtü olabilmektedir.    
Çoğu araştırmacıya göre terörizme başvurmanın bir diğer nedeni manevi değerlerini paylaşan bir gruba ait olma isteğinden ileri gelmektedir. Özgüveni olmayan ve kişiliği oturmamış insanlar için bu tür gruplar bir kurtuluş köprüsüdür. Grubun içinde belirtilen kural ve ilkeler onların hayat tarzını şekillendirmektedir. Yapılan araştırmalar dünyadaki teröristlerin tümünün ortak noktasının bir gruba ait olma ihtiyacı olduğunu göstermektedir.   
M. Taylor’un terörizm psikolojisini konu alan kitabı için iki grup terörist arasında bir araştırma yapmıştır. Birinci grup başarısız, özgüveni olmayan ve saldırganlıkları kompleksleri ile açıklanan insanlardan; ikincisi zeki ve kendinden emin insanlardan oluşmaktaydı. Bu araştırmanın neticesine dayanarak Taylor bu tür grupların psikolojik özelliklerinin belirlenmesinin çok önemli olduğunu belirtmektedir. Zira rehin alınan insanların serbest bırakılması ile ilgili görüşmelerde birinci grup teröristler arasında çekişmeler ve bundan dolayı dikkatlerinin dağılması sözkonusu iken ikinci grup teröristler ile bu tür görüşmelerin çok zor olduğu ve fazla bir neticeye varılmayacağı belirtilmektedir.        
İdeolojik sebepler siyasi olabildiği gibi milliyetçi ve radikal dini de olabilir. Radikal dinci ve milliyetçi duygularla yapılan terörizmin temeli siyasi nedenlerle yapılan terörizmden daha güçlüdür. Çünkü din ve milliyetçi duygular toplumda nesilden nesle gelenek ve törelerle devam ettirilmektedir ve bireye çocukluğundan beri aşılanmaktadır. Milliyetçi duygular din ile bir karışım oluşturunca daha da ciddi boyutlara ulaşmaktadır. “Terrorism” dergisinin 26 Şii militan arasında yaptığı anket sonuçlarına bakılırsa bütün militanlar terörist operasyonlar için intihar saldırısında bulunabileceklerini söylemişlerdir.
Teröristler kendilerine göre inançlı insanlardır. Bu tür inançlar terörist grupların türünü ve şeklini belirlemektedir. 
Her din tek doğru dinin kendisi olduğu inancını taşımaktadır, bunun en uç noktası radikal terörizmde görülmektedir. Bu inanç bu nedenle terörizmi de küresel boyutlara taşımaktadır. 
Elbette bütün bunlar terörizme başvurmak için yeterli nedenler değildir. İnançları sayesinde aradıkları doğruyu bulduklarına inanan birçok insan vardır, fakat bunlardan çok azı terörizme yönelmektedir. Burada birkaç faktör daha rol oynamaktadır. Bunlardan biri diğer dinlerin şiddetle reddedilmesi ve kendilerinden farklı inançlara sahip insanlara karşı nefret duyulmasıdır. İkincisi de başka dinden olan insanların büyük bir yanlışlık içerisinde olduklarına inanarak bu insanları kendi dinlerine kazandırma isteğidir. Bu da iki yolla gerçekleştirilebilir.  Barışçıl yolla, yani propaganda ve misyonerlik yaparak veya zorlama yöntemleriyle gerçekleştirilebilir. Bu da neticede terörizmi doğurmaktadır. 
Kendi dininin tek gerçek olduğuna ve haksızlığın ortadan kalkması gerektiğine dair inancın kökleşmesi şiddetin uç noktalara kadar ulaşmasına sebep olabilir. Bir insanın terörist olabilmesi için inancının şiddeti amacına ulaşmak adına gerekli bir araç olarak görecek kadar doruk noktasına ulaşması gerekmektedir. Yaptıklarının doğru olduğuna inanmaları kendilerini haklı çıkarmaya yeterli bir nedendir. Çünkü ancak doğruluğuna inandıkları bir iş için tamamı ile kendilerini verebilirler. 
Uçak kaçıran birçok terörist ile röportaj yapan ve teröristlerin dosyalarını inceleyen D. G. Hubbard’ın sorularını cevaplayan bir İslamcı radikal terörist bütün “dinsizlerin” ve “kâfirlerin” öldürülmesi veya kendilerinin dinine döndürülmesi, bunun için gerekirse şiddet uygulanması gerektiğini söylemiştir.
Fanatizmin bütün teröristlere has bir olgu olmadığının söylenmesine rağmen özellikle fanatizm bütün terörist grupları birleştiren psikolojik bir faktördür. Birbirlerinden farklı terörist gruplar olmasına rağmen bütün teröristlerin görevlerine olan sadıklığında, amaçları uğruna en uç noktalara kadar gitmeye hazırlıklarında davranış benzerliği gözlenmektedir. 
Sonuç olarak bir teröristin oluşumunda üç önemli faktör yer almaktadır: Bunlardan birincisi kişinin kendi haklılığından emin olması, ikincisi terörizmin daha çok özgüveni eksik insanlar arasında yayılması ve üçüncüsü de terörizmin şahsi, ekonomik ve siyasi gereksinimleri karşılaması olabilir.  Fakat tartışılmaz olan bir netice bütün teröristleri birleştiren faktörün sınıfsal veya bölgesel değil tarihe ve dünyaya bakış açılarının bir olmasıdır. 
Teröristlerin ortak noktası her şeyi uçtan uca görmesidir. Onlar için tek siyah veya beyaz, doğru veya yanlış vardır. Dünya onlar için ikiye ayrılmıştır; dostlar ve düşmanlar. Teröristler tek prensiple hareket etmektedirler; bu da bizimle olmayan tamamıyla bize karşıdır anlayışıdır.  
Terörizmin insanlığa ve hiçbir sağlıklı mantığa sığmayan felsefesi insanların hayat haklarının tanınmaması ve öldürülmelerinin prensip olarak kabul edilmesidir. Bununla birlikte kurbanlar insan olmaktan çıkarılmaktadır. Yani düşmanlar insan olarak değil “domuz”, ”mikrop”,  “yaratık” olarak görülmektedir.

 

<<>>

 

Klu Klux Klan terörist grubuna ait bir terörist dört çocuğun öldürülmesi ile ilgili yaptığı açıklamada bunların çocuk değil, küçük yaratıklar olduğunu söylemiştir. “Bunları öldürdüğüm için asla pişman değilim, neden? Çünkü ben zehirli bir yılanı öldürürken küçük veya büyük ayırımı yapmam” diyerek açıklama yapmıştır.   
Kızıl Ordu grubunun yöneticilerinden biri olan Ulrika Maynhof üniforma giyen herkesi bir donuz olarak gördüklerini belirtmiştir. “Yani bunlar insan olmaktan çıkmaktalar. Bu da bizim sorunun bir çözümüdür. Bu tür insanlarla irtibatta bulunmanın bir lüzumu yoktur ve öldürülmeleri doğal bir sonuçtur.” 
”Terörizmin Psikolojisi” adlı kitabın yazarı D. Olşanskiy çalışmasında terörizm yoluna başvurmanın birkaç sebebini göstermektedir:
1.İdeolojik sebepler: Siyasi ve ideolojik yön alan bir gruba katılım
2.Gelişmekte olan düzeni bozma ve yeni bir dünya kurma fikri: Dünyanın yanlış yönetildiğine ve haksızlıklar üzerine kurulduğuna dair inanç ve bu haksızlığı ortadan kaldırma, kendince yanlış olanı düzeltme isteğinden kaynaklanmaktadır.
3.İnsanlar üzerinde hâkimiyet kurma: Şiddet yoluyla insanların üzerinde hâkimiyet kurduğuna inanmakta, insanları korkutarak kendi egosunu tatmin etmektedir. 
4.Terörizme macera ve heyecan olarak bakılması: Bazı teröristler için terörizm ile bağlı olan risk, plan yapımı ve terörist eylemlerin gerçekleşmesi çekici gelebilir.
5.Terörist gruba manevi bağlılık: Bu bağlılık yakınlarının öldürülmesi üzerine intikam sebebi ile veya aileden birisinin katılımından gelebilir. 
6.Kendini gösterme isteği: Bu bir paradokstur. Bir taraftan kendini gösterme isteği güçlü ve kendinden emin insanların amacıdır. Diğer taraftan bu tür eğilim imkânların sınırlılığının ve şiddet dışında kendini ispatlayabilecek başka bir yol bulunamadığının göstergesidir.
D. Olşanskiy’ye göre teröristler psikolojik eksiklikler yaşayan insanlardır; bunun kökü çocukluklarına kadar uzanabilir. Bu eksiklik eksikliğin yerini başka yollarla doldurma ihtiyacını yaratmaktadır. Teröristin psikolojisine mantıklı düşünceler yerine büyük ölçüde duygular hâkimdir.
Teröristler duygularını ifade etmeleri üzerine iki gruba ayrılmaktadır: Birinci tip terörist aşırı soğukkanlılığı ile belirlenmektedir. Güçlü duyguların eksikliği ve soğukkanlılık terörist faaliyetlerin başarılılığını yükselten ve risk seviyesini düşüren özellik olarak sayılmaktadır. İkinci tip terörist duygu dolu hayat sürdürmektedir. Enerji fazlası hiper aktifliğe ve fazla duygusallığa yol açmaktadır. Terörist, eylem sırasında sadece işine konsantre olur; fakat normal hayat içinde duygularını, korkularını ve agresifliğini gizlemekte zorlanmaktadır.                                
Ciddi psikolojik moral bozukluklara sadece hareketlerini analiz ederek girişen entelektüel, yüksek tahsilli “ideolojik teröristler” maruz kalmaktadır. Diğer teröristler sorunların giderilmesine engel gördüklerini ortadan kaldırmak gibi basit sendromlara kapılmaktadır.
Olşanskiy, teröristlere has üç tip sendrom belirtmektedir:
•“Zombi Sendromu”: Her zaman savaşmaya ve belirlediği düşmana karşı çıkmaya hazır bir tiptir. “Savaşçı” ruha sahiptir. Bu tür insanlar daima savaş şartları içerisinde yaşarlar. Huzur ve sessizlikten kaçınırlar. Çok iyi silah kullanırlar.
•“Rambo Sendromu”: Sinirli bir yapıya sahiptir ve kendi içinde daima ikilemler yaşar. Bir yandan heyecanın çekiciliğine kapılır, diğer yandan bu tür eylemlere katılmasından dolayı vicdan azabı çeker. Bu insanlar kendilerine bir kurtarıcı gözüyle bakmaktadır ve “dünyayı kurtarma” misyonunu üstlenirler. Bu bir “misyoner sendromudur”. 
•“İntiharcı Eylemci Sendromu”: Belirledikleri kurbanları ile birlikte kendi hayatlarına da son veren intiharcılara mahsustur. Bu tür insanlar ideoloji ve inançları için canını feda etmeye hazırdır. İntiharcı kendi ölümüyle birlikte olabildiği kadar çok düşmanının canını alabilme imkânından mutluluk duymaktadır. Bunun için ölüm korkusunu yenmesi gerekmektedir. İntiharcılar ölümden daha çok ölmeyi başaramamaktan, yaralanmaktan ve polisin eline düşmekten korkarlar. Bu yüzden de kurtulmaktan çok ölmeyi tercih ederler.

Makalenin tamamını okumak için lütfen TIKLAYINIZ.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2552 ) Etkinlik ( 173 )
Alanlar
Afrika 65 605
Asya 76 990
Avrupa 13 613
Latin Amerika ve Karayipler 12 64
Kuzey Amerika 7 280
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1321 ) Etkinlik ( 44 )
Alanlar
Balkanlar 22 274
Orta Doğu 18 581
Karadeniz Kafkas 2 293
Akdeniz 2 173
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1276 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 771
Türk Dünyası 16 505
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1905 ) Etkinlik ( 77 )
Alanlar
Türkiye 77 1905

Son Eklenenler