Irak’ta Mevcut İttifaklar Çözülüyor Mu?

Yorum

Irak’ta siyasi süreçte bir yıldan daha fazla bir süredir gerçek bir hareketlilik gözlenmemekteydi. Bir yanda parlamento, diğer yanda hükümet kendi başına hareket etmekteydi. Siyasi koalisyonlar ve bloklar anlaşmaların nadir, çatışmaların ise çok sık görüldüğü müzakereler yürütmekteydiler. Iraklı politikacılar sanki anlaşmamak üzere anlaşmış görünüyorlardı. ...

Irak’ta siyasi süreçte bir yıldan daha fazla bir süredir gerçek bir hareketlilik gözlenmemekteydi. Bir yanda parlamento, diğer yanda hükümet kendi başına hareket etmekteydi. Siyasi koalisyonlar ve bloklar anlaşmaların nadir, çatışmaların ise çok sık görüldüğü müzakereler yürütmekteydiler. Iraklı politikacılar sanki anlaşmamak üzere anlaşmış görünüyorlardı.
Ne var ki, 2008 Ocak ayı ortalarında söz konusu 12 siyasi blok ve farklı kesimlerden Şii ve Sünni politikacılar bir anlayış muhtırası imzaladılar. Muhtırayı imzalayan en önemli gruplar Sadr Grubu (30 sandalye), Iyad Allavi liderliğindeki Irak Ulusal Listesi ile Dava Partisi (15 sandalye), Salih el-Mutlak tarafından yönetilen Irak Ulusal Diyalog Cephesini de içine alan Irak Uyum Cephesi (11 sandalye), Uyum Cephesi’nin bir parçası olan Irak Ulusal Diyalog Konseyi’nden (8 sandalye) oluşuyor. Bunlara ek olarak parlamentodaki bağımsız bloklardan bazıları da muhtırayı imzalamış bulunuyor.
KDP ve KYB biri Yüksek İslam Konseyi ve İslami Davet Partisi ile dörtlü ittifak, diğeri Nuri el-Maliki hükümetini bloke ettiği ileri sürülen İslami Parti ile üçlü ittifak olmak üzere iki ayrı ittifakın içinde gözükmekteydi. İşte bu ittifaklar şemsiyesi altında yer alan farklı eğilimlerden on iki blok, petrolün tüm Iraklılara ait olduğunu açıklayan bir anlayış muhtırası imzalama ve Kerkük sorununun çözümü, ulusal barış konusunda dayanışmaya girilmesi, mezhepsel ayrımcılığa son verilmesi vb çağrısında bulunmak üzere görüşmelerde bulunmaktaydılar ve nihayet Ocak ayında böyle bir anlaşma imzalanmış oldu.
Muhtıra Irak anayasasının 140. Maddesi, yani ülkenin en tartışmalı sorunlarından biri olan Kerkük meselesi ile ilgili. Muhtıra ile sorununun siyasi yollardan çözümlenmesi talep ediliyor. Yine aynı muhtıra ile Irak petrollerinin tüm Iraklılara ait olduğu yönünde ifadeler de yer aldı. Uluslararası kamuoyu ve bu arada özellikle Kürtler bu muhtıranın Kerkük sorununu kendi istediği biçimde çözmek ve buradaki doğal kaynakları kullanmak isteyen Kürtleri sınırlandırma amacına yönelik olduğunu düşünüyor. Çünkü söz konusu memorandum ile Irak Anayasası’nın, petrol ve doğalgaz gibi doğal kaynakların tüm Iraklılara ait olduğu yönündeki maddeleri yinelenmiş oldu.
Ne var ki, bu muhtıra ile yeni bir siyasi bloklaşmanın ortaya çıktığını söylemek zor. Nitekim muhtıraya imza koysun ya da koymasın, yeni bir bloğunun ortaya çıkmakta olduğu yönünde herhangi bir görüş belirten yok. Muhtıraya imza koyan kimi siyasiler bu muhtıra ile parlamento içerisinde yeni bir blok, ya da yeni bir siyasi ittifakın ortaya çıkmasının söz konusu olamayacağını ileri sürmekteler. Bu belge yeni bir siyasi koalisyon anlamına da gelmemekte. Çünkü imzacılar arasında uzlaştırılması olanaksız farklılıklar bulunmakta. Örneğin kimi imzacılar eski Baas Partisi üyelerinin siyaset sahnesine geri dönmesine sıcak bakarken, kimi imzacılar Baas’ın adını bile duymağa tahammül edememekteler.
Anlaşmaya imza koyan bazı parlamenterler de, bu belgenin Irak’ta siyasi süreci hızlandırma ve sorunlara çözüm bulma yönünde herhangi bir fayda sağlamayacağını ileri sürmekte ve buna gerekçe olarak da imzacı tarafların hemen tamamının Irak parlamentosunda zaten temsil edilmekte olduklarını ileri sürmekteler.
Irak Fazilet Partisi yetkilileri ise, kendilerinin bu muhtıraya imza koymadıkları ve imza koyanlarla birlikte olmadıkları yönünde açıklamalar yapıyorlar. Yetkililer, partilerinin muhtıraya imza koyan taraflarla diyalog içersinde olduğunu ancak, içerik olgunlaşmadıkça muhtırayı imzalamayacaklarını söylüyorlar.
Kimi Kürtler ise petrol ile ilgili yasaların ve Kerkük sorununun bu şekilde ele alınmasını Kürdistan bölgesinin içişlerine bir müdahale olarak değerlendirmekteler. Hatta bazı Kürt sözcüleri bu muhtıranın Kürtlere karşı bir Arap ittifakı olduğunu ileri sürmekteler. Şii ya da Sünni Arap çevrelerden kimileri, örneğin Irak Ulusal Listesi’nden Al Dulaimi, muhtıranın Kürtlere karşı bir girişim olmadığını ve Kerkük sorununun zaman içerisinde çözümleneceğini ileri sürerken, Fazilet Partisi’nden Bassim Şerif gibi diğerleri Kürtlerin bazı şeylerden vazgeçmek zorunda olduklarını söylemekte.
Bu noktada, Irak’ta işgalin ardından siyaset sahnesinde boy gösteren aktörler arasında ortaya çıkan ‘ittifaklar’ın ayrışma sürecine girmiş gözüktüklerini ileri sürebiliriz. Bölgesel Kürt Yönetimi tarafından tek taraflı olarak sonuçlandırılan petrol anlaşmaları, Kerkük’ün geleceği ve peşmergelerin Irak devleti tarafından finanse edilmesi vb konularda baş gösteren görüş ayrılıkları nedeniyle dünün müttefikleri konumunda bulunan Kürtler ile Şiiler arasında soğuk rüzgârların esmesine neden olmaktadır.
***
Acaba Irak ile ilgili girişimlerinde ABD’nin bir ölçüde başarılı olduğunu söylemek mümkün müdür, yoksa bu ülke, Irak halkı ve devleti için hayati önem taşıyan alt yapının bir askeri müdahale ile yıkılmasının ardından ABD başlangıçtaki gibi bocalamaya devam mı etmektedir? Bu sorunun cevabı ne olursa olsun, ABD’nin, işgal öncesi siyasi haritayı istediği yönde değiştirme konusunda kendisi açısından oldukça başarılı sonuçlar almıştır. Pek çok kişi ya da grup bu günlerde Irak’ta yeni oluşumlar ortaya çıkarma peşinde. Örneğin eski geçici hükümetin başında bulunan İbrahim Caferi’nin bazı Iraklı grupları yeni bir oluşum içerinde bir araya getirme girişimlerinde bulunduğu ileri sürülüyor. Bu noktada dikkat çeken ise tüm bu girişimlerin arka planında ABD’lilerin ya da bölgede ABD ile birlikte davranan grupların bulunuyor olması.
Siyasi operasyonlarla ilgili kanıtlar göstermektedir ki, ABD Irak’ta en azından şimdilik başarılı olmuştur. Her şeyden önce, siyasi arenada boy gösteren tarafların tamamı olmasa da, büyük bir bölümü ABD tarafından oluşturulan yeni yönetim sistemi içerisindeki yerlerini almışlardır ve bu noktadan sonra artık bir daha kurulu düzeni alaşağı edip yerine yenisini getirme amacını güden faaliyetlerde bulunduklarına dair herhangi bir ciddi girişim göze çarpmamaktadır. Örneğin, daha önce Irak’ta yönetime katılma daveti alan bazı uç kesimler bunun için işgal güçlerinin derhal geri çekilmesini şart koşmaktaydılar. Oysa şimdi ABD’lilerden ya da ABD dostlarından gelen davetleri çekincesiz olarak kabul etmekte ve katıldıkları toplantılarda yeni Irak’ın devlet adamları gibi karşılanmaktadırlar. Hatta bazı siyasiler daha da ileri giderek işgal süresinin biraz daha uzatılmasını açıkça talep etmektedirler. Çünkü yeni oluşmakta olan düzen içerisinde gereken yeri almak için geç kalmaktan ya da işgal yönetimi altında oluşan bir takım yeni haklardan yoksun kalmaktan çekinmektedirler.
Bu noktada işgal (ABD) yönetiminin “Baas’ı Ortadan Kaldırma Yasası”nı “Soruşturma ve Adalet Yasası” haline getirmesinin de büyük rol oynadığını söylemeliyiz. Oysa eski Baas Partisi’ne mensup üyeler iktidardaki İslami Davet Partisi’ne bağlı pek çok üyeyi öldürmüşlerdi.
***
Kerkük’teki karmaşık durumun Arap, Kürt ve Türkmenlerden oluşan toplumsal kompozisyonun çıkarlarını Irak Anayasası’na uygun olarak ve ulusal siyasi uyumu yansıtacak tarzda çözümlenmesi gerekmektedir. Muhtırayı imzalayan taraflar da bu yönde irade belirterek doğal kaynakların –yerel yönetimlerle işbirliği halinde olmak koşuluyla- merkezi hükümetin kontrolünde kalacağını söylemekteler.
Irak’ta oluşması muhtemel yeni siyasi ittifakların ortak çıkar anlayışına dayalı olarak gelişeceğini varsayarsak, mevcut siyasi çekişmelerin ulusal çatışmaya, yani Arap-Kürt çatışmasına dönüşmesi olasılığını da göz ardı etmememiz gerekmekte. Böyle bir olasılık ancak, olaylara demokratik bir Irak perspektifiyle bakan ve ulusal çözümler getirmeye çalışan yaklaşımlar sayesinde önlenebilir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4773 ) Etkinlik ( 165 )
Alanlar
Afrika 64 1108
Asya 69 1698
Avrupa 13 1333
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 499
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2766 ) Etkinlik ( 43 )
Alanlar
Balkanlar 22 566
Orta Doğu 17 1127
Karadeniz Kafkas 2 649
Akdeniz 2 424
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3097 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 2000
Türk Dünyası 16 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3301 ) Etkinlik ( 70 )
Alanlar
Türkiye 70 3301

Son Eklenenler