Karşılaştırmalı Kapitalizm Tipolojisinin Tarihsel Oluşumu

Makale

İkinci Dünya Savaşı sonrası iktisat yazınının uzun bir bölümü, kapitalizmi tekil ve homojen bir sistem olarak ele almış; farklılıklar yalnızca gelişmişlik düzeyi ya da politika tercihleri düzeyinde aranmıştır. ...

Karşılaştırmalı Kapitalizm Tipolojisinin Tarihsel Oluşumu

1.Giriş: Tekil Kapitalizm Fikrinin Krizi

İkinci Dünya Savaşı sonrası iktisat yazınının uzun bir bölümü, kapitalizmi tekil ve homojen bir sistem olarak ele almış; farklılıklar yalnızca gelişmişlik düzeyi ya da politika tercihleri düzeyinde aranmıştır. Ancak 1960'lardan itibaren, özellikle Kıta Avrupası ve Japonya'nın savaş sonrası hızlı büyümesi Anglo-Amerikan modelden gözle görülür biçimde farklı kurumsal düzenlemelerle gerçekleştiği fark edildikçe, "kapitalizmin çeşitleri" sorusu iktisat sosyolojisi ve karşılaştırmalı siyasal iktisadın merkezi meselelerinden biri hâline gelmiştir. Bugün elimizdeki yedi kategorili tipoloji (Liberal, Koordineli, Karma, Ağ Tipi, Hiyerarşik, Bağımlı ve Devletçi Piyasa Ekonomileri), aslında altmış yılı aşkın bir literatürün art arda gelen eleştiri ve genişletme dalgalarının ürünüdür. Bu yazı, söz konusu tipolojinin nasıl adım adım inşa edildiğini; hangi ampirik anomalilerin, hangi yeni kategorileri doğurduğunu izlemeyi amaçlamaktadır.
 

2.Öncüller: Kurumsal Farklılığın Keşfi (1960'lar-1980'ler)

Alanın ilk sistematik katkısı Andrew Shonfield'in Modern Capitalism (1965) adlı çalışmasıdır. Shonfield, savaş sonrası Fransa'da devlet planlamasının ve Almanya'da banka-sanayi ilişkilerinin, Anglo-Amerikan "serbest piyasa" idealinden temelden farklı bir büyüme modeli ürettiğini göstermiş; devletin ekonomideki rolünün ülkeden ülkeye niteliksel olarak değiştiğini ortaya koymuştur. Bu erken katkı, henüz sistematik bir tipoloji sunmasa da kapitalizmin ulusal çeşitliliğinin akademik olarak ciddiye alınmasının zeminini hazırlamıştır.

1980'lerde iki çalışma bu zemini derinleştirmiştir. John Zysman'ın Governments, Markets, and Growth (1983) başlıklı eseri, ülkeleri finansal sistemlerinin niteliğine göre ayırmış; kredi-temelli, devlet güdümlü finansal sistemlere sahip ülkeler (Fransa, Japonya) ile sermaye piyasası-temelli sistemlere sahip ülkeleri (ABD, İngiltere) birbirinden ayırmıştır. Bu ayrım, finansmanın sanayi politikası üzerindeki belirleyici etkisini göstermesi bakımından önemlidir ve daha sonraki tipolojilerde "finansman rejimi" değişkeninin merkezi bir yer tutmasının temelini atmıştır. Aynı dönemde Peter Katzenstein, Small States in World Markets (1985) çalışmasında küçük Avrupa ekonomilerinin (Avusturya, İsviçre, Hollanda gibi) dış ticarete açıklıklarını korporatist iç uzlaşı mekanizmalarıyla nasıl dengelediğini incelemiş; bu da daha sonra "koordineli piyasa ekonomisi" kategorisinin işaret ettiği kurumsal mimarinin ilk ampirik betimlemelerinden birini oluşturmuştur.

1990'ların başında Michel Albert'in Capitalisme contre Capitalisme (1991) adlı popüler ama etkili kitabı, "Ren modeli" (Almanya ve Japonya'yı kapsayan, banka-sanayi iş birliğine ve sosyal uzlaşıya dayalı model) ile "Anglo-Sakson modeli" (hissedar değeri odaklı, kısa vadeci finans modeli) arasında ikili bir karşıtlık kurmuştur. Albert'in çalışması akademik açıdan kaba bulunsa da ikili model karşıtlığı fikrini geniş bir okuyucu kitlesine taşımış ve on yıl sonra gelecek olan Hall-Soskice çerçevesinin kavramsal zeminini kültürel olarak hazırlamıştır.
 

3.Dönüm Noktası: Hall ve Soskice'in "Kapitalizmin Çeşitleri" Çerçevesi

Alanın gerçek dönüm noktası, Peter Hall ve David Soskice'in derledikleri Varieties of Capitalism: The Institutional Foundations of Comparative Advantage (2001) adlı eserdir. Bu çalışma, önceki literatürün dağınık gözlemlerini tutarlı, firma-merkezli bir teoriye dönüştürmüştür. Hall ve Soskice'in temel iddiası, firmaların beş kurumsal alanda (endüstriyel ilişkiler, mesleki eğitim, kurumsal yönetişim, firmalar-arası ilişkiler, çalışanlarla ilişkiler) koordinasyon sorunlarını çözmek zorunda olduğu; bu sorunların piyasa mekanizmasıyla (Liberal Piyasa Ekonomileri, LME) ya da piyasa-dışı stratejik etkileşimle (Koordineli Piyasa Ekonomileri, CME) çözülebileceğidir. Çerçevenin en özgün katkısı "kurumsal tamamlayıcılık" (institutional complementarity) kavramıdır: Bir kurumsal alandaki düzenlemenin verimliliği, diğer alanlardaki düzenlemelerle uyumuna bağlıdır — örneğin güçlü iş güvencesi, ancak firma-içi beceri yatırımını teşvik eden bir mesleki eğitim sistemiyle birleştiğinde işlevseldir. Bu yaklaşım aynı zamanda normatif bir çıkarım da taşır: Ne LME ne CME "daha iyi" bir modeldir; her biri farklı türde ekonomik faaliyette (LME radikal inovasyonda, CME artımsal/kademeli inovasyon ve kalite-yoğun üretimde) karşılaştırmalı kurumsal avantaj sağlar.
 
VoC çerçevesi, 2000'li yıllarda karşılaştırmalı siyasal iktisadın baskın paradigması hâline gelmiş; yüzlerce ampirik çalışmaya konu olmuştur. Ancak tam da bu popülerliği, çerçevenin sınırlarının da hızla görünür olmasına yol açmıştır.
 

4.Eleştiriler ve Kapsamın Genişletilmesi

VoC çerçevesine yöneltilen en temel eleştiri, ampirik kapsamının dar olmasıdır: Hall ve Soskice'in örneklemi neredeyse tamamen zengin, OECD üyesi, Kuzey Atlantik ekonomilerinden oluşmaktadır. Güney Avrupa, Latin Amerika, Doğu Avrupa, Doğu Asya ve büyük gelişmekte olan ekonomiler (Çin, Hindistan, Brezilya) bu şemada ya hiç yer almamış ya da zorlama biçimde LME veya CME kutuplarından birine sıkıştırılmıştır. İkinci eleştiri ise ikili (LME/CME) tipolojinin kendisine yöneliktir: dünya kapitalizmlerinin büyük çoğunluğu, aslında ne saf bir piyasa mantığıyla ne de saf bir korporatist müzakereyle işlemektedir. Bu iki eleştiri, 2000'li yılların ortasından itibaren bir dizi yeni kategorinin literatüre girmesine yol açmıştır.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Gruplar arasındaki kalıcı eşitsizlikleri açıklarken iktisat uzun süre aynı yere baktı: geride kalan grubun eksiklerine. Daha az eğitim, daha az beceri, farklı tercihler, "uygun olmayan" kültürel alışkanlıklar. Bu bakışta eşitsizlik, dezavantajlı bireylerin özelliklerinin toplamıdır; çözüm de o birey...;

Son on beş yılın üç olayı, iktisatçıların uzun süre kenarda bıraktığı bir soruyu yeniden merkeze taşıdı: İnsanlar ekonomiyi nasıl algılıyor, bu algılar nasıl oluşuyor ve hangi hikâyeler onları harekete geçiriyor? Birincisi 2008 küresel finansal krizidir. Krizin teknik ayrıntıları, yani menkul kıym...;

2026'nın en büyük iktisadi olayı kuşkusuz enerji şoku oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve sevkiyat aksamaları, kayıtlardaki en büyük petrol arz şokunu tetikledi; küresel arz başlangıçta günde yaklaşık 10 milyon varil azaldı.;

Eylül başında ABD Merkez Bankası (Fed) ekonomistleri kısa ve teknik görünen bir not yayımladı. Sordukları soru şuydu: stablecoin denen dijital dolarlar, resmî para istatistiklerine dahil edilmeli mi? Cevapları temkinliydi: şimdilik hayır, ama yakında belki (Payne ve Styczynski, 2026).;

BRICS’in geleceğine ilişkin belirsizlikler, 2026 yılının başlarında zaten belirgin biçimde artmıştı. Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapanmış olması, İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik saldırılarına rağmen İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin aynı oluşum içerisinde yer almaya devam etmesi ...;

İktisat teorisi uzun süre iki tür soru sordu. Birincisi "homo economicus ne yapardı?" sorusuydu. Bir insan modeli alırsınız, ona tercihler, bir bütçe kısıtı ve bilgi verirsiniz, davranışını da kalem kâğıtla, tümdengelim yoluyla çıkarırsınız. İkincisi "homo sapiens gerçekte ne yaptı?" sorusuydu. Bu k...;

Bütünlük, birlik, uyum ve denge, yalnızca İslami programların ve eğitim sistemlerinin geliştirilmesinde değil, mikrokozmostan makrokozmosa, benlikten evrene kadar tüm durumlarda önemli kavramlardır. Kutuplaşma ve çelişkiler, yaşamın her yerinde doğaldır. Olumsuz ve olumlu güçler, canlıları ayakta tu...;

Mercatura (Latince: ticaret, ticaret sanatı)2, Batı düşünce tarihinde nadiren tarafsız bir terim olmuştur. Antik Yunan'dan 18. yüzyıl sonuna kadar geçen yaklaşık iki bin yıllık süre boyunca bu faaliyet — malın el değiştirmesi, kâr amacıyla alım-satım — kimi zaman bir günah, kimi zaman hoş görülen bi...;

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir. Değişimin çok hızlı ve ola...

“III. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi“ 4 - 6 Aralık 2007 tarihleri arasında İstanbul'da Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi - TASAM'ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. III. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi'ne, Afrika Birliği'ne üye ülkelerden Afrika Birliği nezdinde kıta hakkındaki çalı...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.