İsrail’de Siyasi Karar Mekanizması ve Ordu

Makale

İsrail'in 'nation in arms' (silahlanmış millet) kavramı üzerinden literatüre taşınması, hem devlet yapısını hem de bu yapıya özgü sistematiği özetleyen analitik bir çerçeve sunmaktadır. İsrail ordusunun bu tarihsel kökeni ülkeyi sivil-asker ilişkileri açısından karşılaştırmalı siyaset yazınında dikkat çekici bir vaka haline getirmektedir....

Bu çalışma, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (Israel Defence Forces-IDF) siyasal karar alma süreçlerindeki kurumsal ağırlığını sivil-asker ilişkileri literatürü çerçevesinde incelemektedir. Nitel araştırma yöntemi ve karşılaştırmalı vaka analizi benimsenerek, ordunun siyasal sistem içerisindeki konumunun farklı hükümetlerin ideolojik yönelimleriyle nasıl şekillendiği ve bu yönelimleri nasıl etkilediği analiz edilmektedir. Çalışma, askeri etkinliği sabit bir unsur olarak değil, siyasal bağlama göre farklı biçimlerde ortaya çıkan dinamik bir ilişki olarak ele almaktadır. Bu kapsamda analiz, ideolojik açıdan birbirinden farklı iki döneme odaklanmaktadır: 1990’lı yıllardaki Oslo Barış Süreci ile 1996’dan günümüze uzanan Netanyahu dönemi. Oslo sürecinde İşçi Partisi hükümetleri döneminde, IDF’nin güvenlik değerlendirmeleri ile siyasi liderliğin diplomatik hedefleri büyük ölçüde uyum göstermiş; askeri bürokrasi müzakere ve toprak tavizi temelli barış sürecine kurumsal meşruiyet sağlamıştır. Buna karşılık Netanyahu döneminde, sağ-milliyetçi siyasal yaklaşım ile askeri komuta kademesi arasında özellikle Filistin politikası, Gazze’deki çatışmalar ve Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkiler gibi konularda belirgin görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Araştırma, bu farklılıkların askeri etkinliğin azaldığını değil, görünürlük ve ifade biçiminin değiştiğini göstermektedir. Bulgular, IDF’nin siyasal etkisinin hükümetlerin ideolojik yapısından bağımsız olarak yüksek düzeyde devam ettiğini; ancak ideolojik uyum dönemlerinde bu etkinin daha örtük, çatışma dönemlerinde ise kamuoyu tartışmaları, medya yansımaları ve emekli askerlerin siyasete katılımı üzerinden daha görünür hâle geldiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca İsrail toplumunda orduya duyulan yüksek güven düzeyinin, asker kökenli siyasetçilerin siyasal meşruiyet kazanmasında önemli rol oynadığı tespit edilmiştir. Çalışma, klasik Batı merkezli sivil-asker ilişkileri yaklaşımlarının İsrail örneğini açıklamada yetersiz kaldığını savunarak, ülkenin "silahlanmış ulus" paradigması çerçevesinde, bölgesel ve tarihsel dinamikleri dikkate alan bağlama özgü analitik yaklaşımlarla değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşmaktadır.

Modern demokrasilerde silahlı kuvvetler, yürütme organına bağlı olarak faaliyet gösteren ve siyasal alanın dışında tutulması gereken kurumsal yapılardır. Demokratik sistemlerin temel ilkelerinden biri, ordunun seçilmiş sivil otoriteye bağlı olması ve siyasal karar alma süreçlerine doğrudan müdahil olmamasıdır. Bununla birlikte tarihsel deneyimler, ordunun çeşitli dönemlerde darbe girişimleri de dahil olmak üzere siyasal süreçlerde etkin bir aktör haline gelebildiğini göstermektedir. Askeri kurumların siyasal karar alma süreçlerinde aktif rol üstlenmesi; sivil-asker ayrımının belirsizleşmesine ve demokratik mekanizmaların işleyişinin zayıflamasına yol açabilmektedir. Bu nedenle sivil-asker ilişkileri, demokratik sistemlerin sağlıklı işleyişi açısından kuvvetler ayrılığı kadar kritik bir tartışma alanı olarak ön plana çıkmaktadır.
Bu çalışma, söz konusu sivil-asker ilişkisini İsrail örneği üzerinden incelemektedir. İsrail'deki sivil-asker ayrımını kavrayabilmek için devlet kurulmadan önceki Yahudi toplumunun örgütlenme biçimine ve devlet inşa sürecine ilişkin tarihsel okuma büyük önem taşımaktadır. İsrail devleti kurulmadan önce Filistin topraklarında Yahudi toplumunun güvenliği; Haganah, Irgun ve Lehi gibi paramiliter örgütler tarafından sağlanmıştır. Bu örgütler 1948'de İsrail'in bağımsızlığını ilan etmesine kadar geçen süreçte güvenlik faaliyetlerini yürütmüş; ardından kadrolarını yeni kurulan İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) entegre etmiştir. Bu süreç askeri ve siyasi elitlerin büyük ölçüde aynı toplumsal ve ideolojik çevrelerden yetişmesine zemin hazırlamış; İsrail'de sivil-asker ilişkilerinin tarihsel olarak geçişken bir yapıda şekillenmesine neden olmuştur.
İsrail'in 'nation in arms' (silahlanmış millet) kavramı üzerinden literatüre taşınması, hem devlet yapısını hem de bu yapıya özgü sistematiği özetleyen analitik bir çerçeve sunmaktadır. İsrail ordusunun bu tarihsel kökeni ülkeyi sivil-asker ilişkileri açısından karşılaştırmalı siyaset yazınında dikkat çekici bir vaka haline getirmektedir. Bu bağlamda çalışmanın temel araştırma sorusu şudur: İsrail'de asker kökenli aktörlerin siyasi karar alma süreçlerine katılımı ve ordunun kurumsal etkisi dönemin hükümet ideolojisine göre farklılaşmakta mıdır; yoksa ordunun siyasi ağırlığı ideolojiden bağımsız yapısal bir sabit midir? Çalışma bu soruyu yanıtlamak amacıyla ilgili literatürü incelemekte ve İsrail'deki güncel siyasal gelişmeleri analiz etmektedir. Araştırma nitel bir yöntem üzerine kurulmuş olup sistematik literatür taraması ve karşılaştırmalı tarihsel analiz temelinde ilerlemektedir. Bu çerçevede çalışma; İsrail'deki sivil-asker ilişkilerinin tarihsel ve kurumsal yapısını ortaya koymayı, ordunun karar alma süreçlerindeki rolünü değerlendirmeyi ve sivil-asker ilişkileri literatürüne katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Devamı için...
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

23 Eylül’de Andrews Üssü’nde Amerikan askerlerinin Şi Cinping için kırmızı halıyı düzeltirken çekilen görüntüleri, zirvenin belki de en fazla şey anlatan karesiydi. Trump misafirini uçağın merdiveninde karşıladı. Papalar hariç, altmış yılı aşkın süredir bir ABD başkanının Andrews'te bizzat karşıla...;

İsrail'in 'nation in arms' (silahlanmış millet) kavramı üzerinden literatüre taşınması, hem devlet yapısını hem de bu yapıya özgü sistematiği özetleyen analitik bir çerçeve sunmaktadır. İsrail ordusunun bu tarihsel kökeni ülkeyi sivil-asker ilişkileri açısından karşılaştırmalı siyaset yazınında dikk...;

Rusya Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal ettiğinde dünyadan gelen tepkiler tahmin edilebilirdi. En sert tepki, kendisini eski sistemin koruyucusu ve muhtemelen Ukrayna'nın olası bir NATO üyeliğinin garantörü olarak gören Amerika Birleşik Devletleri'nden geldi. Avrupa'nın tepkisi ise genel olarak Soğuk S...;

Tarihte pek çok ulusun geçmişine bakıldığında, kültürel üst kimliklerin bugünün dar siyasi haritaları üzerinden değerlendirildiği görülür. Bu yüzeysel bakış açısı nedeniyle, dışarıdan bakan bir göz için "Türk" kavramı yalnızca "Türkiye Cumhuriyeti" sınırlarına, "Türkiye" ise ne yazık ki Orta Doğu ek...;

Son yıllarda Çin’in atıl kapasitesine dair şikâyetler eksik olmadı. Pekin’in ihracatı teşvik etme ve ne pahasına olursa olsun dış ticaret fazlasını büyütme kararlılığı; ABD ve Avrupa ülkeleri gibi gelişmiş ekonomilerin yanı sıra Afrika, Asya ve Latin Amerika’daki gelişmekte olan ülkelerin sanayileşm...;

Uluslararası sistem, 1648 Westphalia Barışı’ndan bu yana devletin egemenliği, toprak bütünlüğü ve müdahale yasağı üzerine kurulu bir mimariyle şekillenmiştir. Ancak bu mimari, statik bir yapı olmaktan ziyade; üretim biçimlerinin, teknolojik kabiliyetlerin ve sermaye hareketlerinin değişimiyle evrile...;

İktisat tarihinin en çarpıcı kıyaslamalarından biri, 1300-1800 yılları arasında Akdeniz’in kuzey ve güney kıyılarında yaşanan kurumsal evrimdir. İspanya örneği, devasa bir coğrafyaya ve Amerika’dan gelen tükenmez gümüş stoklarına rağmen bir "kaynak laneti" (Resource Curse) ve kurumsal hantallık için...;

İnsanoğlunun kentsel ve endüstriyel yaşam biçimine geçişiyle birlikte, antik çağların din dışı ritüelleri ve kolektif deşarj mekanizmaları modern formlara bürünmüştür. Bu formların en kitlesel, en dinamik ve küresel ölçekte en etkili olanı kuşkusuz futboldur. ;

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

4. Denizcilik Ve Deniz Güvenliği Forumu 2022

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Yemen, Coğrafi konumu itibarıyla kızıl denizin Hint Okyanusu’na açıldığı kapıdır. Afrika boynuzu ile birlikte Bab’ül Mendeb boğazının doğu kıyısında yer almaktadır. Yeryüzünde denizler üzerinde seyreden malların p gibi büyük bir oranı Süveyş kanalı, Kızıl Deniz ve Aden körfezinden geçtiği düşünülürs...

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.

Dünyadaki ve kültür coğrafyamızdaki ( Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya, Ortadoğu ve Afrika ) iktisadi, siyasi ve sosyo-kültürel gelişmeler ve değişimler baş döndürücü bir hızla yaşanmaktadır.