Türk Boğazlarından Geçiş Rejimi Kapsamında Uğraksız Geçişin Bozulması ve Hukuki Sonuçları

Makale

Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği’nde (Türk Boğazları Yönetmeliği) Türk Boğazlarından “uğraksız geçiş” ve “uğraklı geçiş” olmak üzere iki tür geçiş rejimi düzenlenmiştir. Bunlardan uğraksız geçiş, Türk Boğazlarından herhangi bir liman ve iskeleye uğramaksızın yapılan geçişi ifade eder (Türk Boğazları Yönetmeliği m. 3/I-ö)....

Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği’nde (Türk Boğazları Yönetmeliği) Türk Boğazlarından “uğraksız geçiş“ ve “uğraklı geçiş“ olmak üzere iki tür geçiş rejimi düzenlenmiştir. Bunlardan uğraksız geçiş, Türk Boğazlarından herhangi bir liman ve iskeleye uğramaksızın yapılan geçişi ifade eder (Türk Boğazları Yönetmeliği m. 3/I-ö). 1936 tarihli Boğazlar Rejimi Hakkında Mukavelename’nin (Montrö Boğazlar Sözleşmesi) 2/I maddesinde düzenlenen geçiş serbestliğinden yalnızca uğraksız geçiş yapan gemiler yararlanırlar.Uğraklı geçiş ise seferi Türk Boğazlarından bir liman veya iskeleye varmak üzere planlanan geçiştir (Türk Boğazları Yönetmeliği m. 3/I-). Türk Boğazlarından uğraklı geçiş yapan gemiler ise tamamıyla Türkiye’nin ulusal mevzuatına tabidir.
 
Türk Boğazları Yönetmeliği’nde, ayrıca, “uğraksız geçişini bozan gemi“ ve “uğraksız geçişi bozulan gemi“ şeklinde iki kavram daha tanımlanmıştır. Bunlardan uğraksız geçişini bozan gemi, “uğraksız geçiş yaparken kaptanı tarafından uğraksız geçişten vazgeçtiğini bildiren gemi“dir (Türk Boğazları Yönetmeliği m. 3/I-p). Uğraksız geçişi bozulan gemi ise “Türk Boğazlarında çatma, karaya oturma, başka bir deniz kazasına karışma gibi tehlike sebepleriyle ve mevzuat gereğince hakkında Türk İdari ya da adli mercilerince araştırma, soruşturma ya da kovuşturma yapılması gereken gemi(yi)“ ifade eder (Türk Boğazları Yönetmeliği m. 3/I-r).Seyir Planı Raporlarında (SP 1 ve SP 2) uğraksız geçiş yapacağını bildirilen bir gemi, geçiş başlamadan önce veya geçiş esnasında bundan vazgeçtiğini bildirmesi durumunda uğraklı geçiş yapan gemi haline gelir. Böyle bir bildirimde bulunmadan Marmara Denizi’ndeki bir limana uğrayan gemi de kendiliğinden uğraklı geçiş yapan gemi sıfatı kazanır. Yine uğraksız geçiş yapan yabancı bayraklı gemi hakkında çatma, karaya oturma veya deniz kazasına karışma gibi sebeplerle soruşturma veya kovuşturma yapılması durumunda da uğraksız geçiş, kendiliğinden uğraklı geçişe döner.
 
Uğraksız geçişini bozan ya da bozulan gemiler, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nde düzenlenen geçiş rejimi kapsamından çıkarak, geçiş rejimi dâhil olmak üzere, haklarında Türkiye’nin ulusal mevzuatı uygulanır. Bu statüdeki gemiler zararsız geçiş rejimi hükümlerinden de yararlanamadıklarından, önceki tarihli alacaklar için de Türkiye’nin hukukî yargı yetkisine tabi hale gelirler.Bu açıdan geminin uğraksız geçişi bozan veya bozulan gemi statüsü kazanması, başta gemilerin ihtiyati haczi olmak üzere, yabancı bayraklı gemiler üzerinde hukuki yargı yetkisinin kullanılması bakımından oldukça önemlidir. Bu kapsamda çalışmada, 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Türk Boğazları Yönetmeliği başta olmak üzere, uluslararası ve ulusal hukuk kuralları ışığında, Türk Boğazlarından uğraksız geçiş yapan gemilerin, uğraksız geçişini bozması ve bozulması şartları incelenerek, hukuki sonuçları tartışılmıştır.


Devamı için...
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

9 Kasım 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılması, kırk yıl boyunca Doğu Almanya’yı yöneten Almanya Sosyalist Birlik Partisi’ni (SED) tarihsel bir soruyla baş başa bıraktı: Devleti, anayasası, ordusu ve gizli polisiyle birlikte çöken bir parti-devletin iktidar partisine ne olur? 1946’da KPD ile SPD’nin zo...;

Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği’nde (Türk Boğazları Yönetmeliği) Türk Boğazlarından “uğraksız geçiş” ve “uğraklı geçiş” olmak üzere iki tür geçiş rejimi düzenlenmiştir. Bunlardan uğraksız geçiş, Türk Boğazlarından herhangi bir liman ve iskeleye uğramaksızın yapılan geçişi ifade eder (...;

Évian G7 zirvesi (15-17 Haziran 2026), yapay zeka yönetişimini teknik bir mesele olmaktan çıkarıp çok taraflı diplomasinin merkezine taşıdı; ancak bağlayıcı bir uluslararası çerçeve halen mevcut değil.;

Finlandiya’nın iktisadi ve toplumsal evrimi, sadece bir "refah devleti" başarısı değil, coğrafi kaderin ve jeopolitik risklerin dayattığı bir "hayatta kalma rasyonalitesi" hikâyesidir. Finlandiya modelini komşularından ayıran temel fark, bünyenin karşılaştığı patolojileri (savaşlar, kıtlıklar,...;

Bu çalışma, uluslararası güvenlik ortamında giderek artan öneme sahip olan istihbaratın gri alanları kavramını hukuki, operasyonel ve normatif boyutlarıyla incelemektedir. Gri alan istihbaratı; örtülü operasyonlar, siber casusluk, dezenformasyon ve etki faaliyetleri gibi, açık silahlı çatışma eşiğin...;

Türk Silahlı Kuvvetleri gerek sayısal büyüklüğü ve gerekse muharebe etkinliği açısından dünyanın sayılı orduları arasında yer alan ve bölgemize ilgi duyan güçlerin dikkatle takip ettiği bir güçtür. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısı, gücü ve etkinliği hakkında halkımızın bilgilendirilmesi bir ihtiyaç...;

Son yıllarda Ortadoğu’da giderek tırmanan İran–İsrail/ABD gerilimi, 2026 yılı itibarıyla yeni bir evreye girmiş ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapatılmasıyla birlikte küresel sistemin en kırılgan noktalarından birini doğrudan hedef almıştır. Bu gelişme, yalnızca askeri bir karşılaşma ya da bölgesel bir...;

28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı, Ramazan ayının onuncu gününde, Tahran ve İran'ın bazı diğer şehirlerinde meydana gelen çok sayıda patlama sesiyle çalışma haftası başladı. Bu patlamalar, İsrail rejimi ve Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a karşı yeni bir ortak saldırısının başlangıcını işaret...;

İstanbul Güvenlik Konferansı 2019

  • 07 Kas 2019 - 08 Kas 2019
  • CVK Park Bosphorus Oteli -
  • İstanbul - Türkiye

Yapay Zekâ Konferansı | DeepCon'18

Çağımız “büyük veri”, “endüstri 4,0” gibi kavramlarla süratle şekillenirken “yapay zekâ” kavramı kişi ve kurumların ilgisini

  • 05 Eki 2018 - 06 Eki 2018
  • Ankara - Türkiye

5. Dünya Türk Forumu

“Stratejik İletişim: Referans Değerler, Kurumlar, Kişiler”

  • 01 Haz 2016 - 03 Haz 2016
  • İstanbul - Türkiye

Finans Diplomasisi Çalıştayı

Bu bağlamda Sivil Global 2015-2023-2053 “Global Sivil Diplomasi İnşası Programı” kapsamında gerçekleştirilecek Finans Diplomasisi Çalışmaları’nın

  • 22 Nis 2016 - 22 Nis 2016
  • İstanbul - Türkiye

İş Diplomasisi Çalıştayı

İş Diplomasisi bir tür “ilişki yönetimi” sanatıdır. Bir tarafın hedeflerini karşı tarafın hedefleri ile uzlaştırma ve bütünleştirme; iş adamlarının iş hedeflerini

  • 21 Nis 2016 - 21 Nis 2016
  • İstanbul - Türkiye

İnsani Diplomasi Çalıştayı

İnsani diplomasi silahlı çatışmalara taraf olan devletleri, devlet-dışı aktörleri ve sivil toplum üyelerini eş zamanlı olarak etkileme stratejisidir. İnsani diplomasi

  • 21 Nis 2016 - 21 Nis 2016
  • İstanbul - Türkiye

7. Dünya İslam Forumu

“Stratejik İletişim: Referans Değerler, Kurumlar, Kişiler” başlığı altında toplanacak 7. Dünya İslam Forumu

  • 24 May 2016 - 25 May 2016
  • Yezd - İran

İstanbul Güvenlik Konferansı 2015

İSTANBUL GÜVENLİK KONFERANSI

  • 03 Ara 2015 - 05 Ara 2015
  • İstanbul - Türkiye

İngiltere’nin II. Dünya Savaşı sonrasında Hint Altkıtası’ndan çekilmek zorunda kalması sonucunda, 1947 yılında, din temelli ayrışma zemininde kurulan Hindistan ve Pakistan, İngiltere’nin bu coğrafyadaki iki asırlık idaresinin bütün mirasını paylaştığı gibi bıraktığı sorunlu alanları da üstlenmek dur...

Devleti hiçbir zaman, hiçbir yerde gören olmamış. Ancak devlet her zaman var… Devlet, fizik bir mekâna, yapılara indirgenemez. Devlet, hukuk kurallarının hayatının maddi pratiğinde uygulayıcısı olan idari teşkilata ve dolayısıyla insan unsuruna da indirgenemez.