Karadeniz’den Esen Kıtlık ve Enflasyon Fırtınası

Makale

Karadeniz, dünya gıda ve enerji arzı açısından stratejik öneme sahip. Küresel buğday ihracatının yaklaşık yüzde 35' inin, arpa ihracatının yüzde 40'ının, Mısır ihracatının yaklaşık yüzde 13 ila yüzde 25’ inin ve nihayet ayçiçeği yağı ihracatının yüzde 63' ünün sağlandığı bölge, 2022’den beri süren Rusya-Ukrayna savaşının pençesinde. Bu başta Afrika ve Asya olmak üzere birçok ülke için kıtlık tehdidi. ...

Karadeniz, dünya gıda ve enerji arzı açısından stratejik öneme sahip. Küresel buğday ihracatının yaklaşık yüzde 35' inin, arpa ihracatının yüzde 40' ının, Mısır ihracatının yaklaşık yüzde 13 ila yüzde 25inin ve nihayet ayçiçeği yağı ihracatının yüzde 63' ünün sağlandığı bölge, 2022den beri süren Rusya-Ukrayna savaşının pençesinde. Bu başta Afrika ve Asya olmak üzere birçok ülke için kıtlık tehdidi. Boğazlar yoluyla oluşan koridordan, küresel tahıl ticaretinin yaklaşık yüzde 14' ünün, kuru yükünse yaklaşık yüzde 3' ünün geçmesi, Karadenizi ekonomik açısından önemli hale getirmekte. Küresel ham ve işlenmiş petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 3 ila yüzde 4' ünün de Karadenizden dünya piyasalarına akması, oran mütevazı görünse bile, günlük yaklaşık 3 milyon varillik bir arz akışı olarak Hürmüz ve Bab-ül-Mendep Boğazlarındaki yüksek gerilim nedeniyle şimdi daha da önem kazanmış bulunuyor. Durum böyleyken son zamanlarda hangi bayrak altında seyrederse etsin, tüm ticari gemi ve tankerlerin ve özellikle Türk bayrak ve bandralı olanların karşılaştığı hava saldırıları, dünyayı fırtınalı bir kışın, kıtlık ve enflasyonun beklediğinin habercisi.

Tahıl Koridoru Anlaşmasının[1] Hükmü Kalmadı mı?
Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı kıtlığı riski karşısında, 22 Temmuz 2022 de Rusya Türkiye ile bir Tahıl Anlaşması imzalayarak, izleyen aylarda piyasaları besleme sözü vermişti. Bu Türkiye öncülüğünde milyarlarca insanı bekleyen açlık tehlikesini engellemiş, Karadeniz'den dünyanın pek çok ülkesine tahıl sevkiyatı yapan çok sayıda gemiyle, silolarda alıcı bekleyen yaklaşık 25 milyon ton tahıl, İstanbul'daki ortak koordinasyon merkezi denetiminde dünya piyasalarına izleyen günlerden itibaren akmaya başlamıştı. Ankaranın Birleşmiş Milletler destekli kararlılığı sayesinde önemli bir badire o tarihte atlatılmıştı. Kasım 2022den sonra tahıl anlaşması 60ar günlük uzatmalarla dünyayı beslemeye devam etti. Türkiye Rusya ve Ukrayna açısından hala bir sevkiyat güvencesi. Ancak şimdi Karadenizde iyice ısınan sular, kış yaklaşırken Ukrayna ve Rusya limanlarındaki gemilerin açık denize ve doğal bir tahıl koridoru“ işlevi gören Türk Boğazlarına güvenli olarak çıkmasına izin vermeyecek hale gelmiştir. Rusya, Afrika ve Asyadaki müttefiklerine ve dünyanın geri kalanına olan yükümlülüğünü unutmuşa benzer. Gemileri yoğun stres altındaki Türkiye ise eminim anlaşmayı canlandırma çabasında.

Son Gelişmeler ve Değişebilecek Dengeler
Karadenizde limanları ve gemileri etkileyen saldırılar, ticaret filolarını Karadeniz seferlerini iptaline, yüklerini azaltmaya, Rusya ve Ukraynadan tahıl almamaya yönlendiriyor. Bu, silolarında hasat fazlası bulunan Rusya ve Ukraynada fiyatların düşmesi demek. Romanya, Bulgaristan menşeli tahılın daha pahalı hale gelmesi ise kaçınılmaz. Batı Avrupada hala en büyük buğday üreticileri Fransa, Almanya ve İspanya. Bu 3 ülke ABnin ihtiyacını karşılasa bile, Avrupa bu kış daha pahalı tahıl tüketmeye mahkûm. Ama başta Mısır olmak üzere, Karadeniz ve Tuna nehri üzerinden sevk edilecek tahıla muhtaç Afrika ülkeleri, pahalılaşan fiyatlar kadar güvenli arzdan da mahrum kalacağa benzer. İlginç olan, silolardan gemilere yüklenemeyen tahıl fiyatları düşerken, uluslararası piyasalarda fiyatların navlun ve güvenlik nedeniyle yükselmesi. Menşei belirsiz insansız hava araçları gemileri vurdukça, Rusyanın Karadeniz ve Azak denizi limanlarından yükleme bir yana, o limanlara yanaşmayı bile göze alamayan gemiler, herhalde başka denizlere yelken açma hazırlığındadır. Tabii Rusya, Hazar ve Baltık limanlarından ve Uzak Doğuya kara yolundan tahıl pazarlayabilir. Ama bunlar yine daha pahalı seçenekler. Ukraynanın şansı ise sadece Romanya ve Bulgaristan ve Tuna limanlarından.

Zorluklar
Rusyanın daha küçük ölçekli ve denenmemiş koridorları ikamesi mümkün. Yani alternatifleri var. Ama bunlar yeterli kapasite ve lojistik altyapıdan yoksun olabilir. Trans- Sibirya demiryolu yük taşımacılığı da tabii kara yolundan daha iyi bir seçenek. Ama 2025in aynı dönemindeki yaklaşık 4,5 milyon tonluk ve son beş yılın Ağustos ortalaması olan yaklaşık 5 milyon tona oranla, geçen ay Rusyanın buğday ihracatının, yaklaşık 2 milyon tona düşmesi, hem Rusya, hem dünya için büyük kayıp. Bu durumun artan verimliliğe rağmen yaşanması, aksaklıklar sürerse, 2026-2027 için Rusyanın buğdayı ihracatının 40 milyon tonun altına düşebileceğini raporlara yansıtıyor. Baltık bölgesinin halen devreye girdiği ticaretin bir kısmını üstlendiği bildiriliyor. Ancak demiryolu bağımlılığı ve sınırlı kapasite, bölgenin güney Rusya limanlarının yerini almasına engel. Buğday hasadını tamamlamak üzere olan Ukraynanınsa, sadece batı koridorlarından, bir yılda yaklaşık 24 milyon ton ihracata ulaşması bekleniyor. Ama aksaklıklar sürerse buğday ihracatının yaklaşık 10 milyon tonda kalabileceği düşünülüyor[2]. Buğday ve mısır hasadından yapılamayan ihracatın, depolama maliyeti baskısı yaratacağı, depolarınsa Rusya saldırılarının hedefi olması da düşünülüyor.

İthalatçılar Ne Yapacak?
Cezayir, Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan, Sahra altı Afrika ülkeleri gibi tahıl ithalatçısı. Türkiye de öyle. Türkiye de yıllara, verimliliğe ve talebe göre, geçmişte 7-10 milyon ton arasında buğday ithalatı yapmış. 2026nın ilk 6 ayında bu rakam henüz 5 milyon ton civarında. Arpa ithalatı, çeşitli etkenlerle 2025 ve 2026 da artış göstererek 1,3 milyon ton olmuş. Yine 2026nın ilk 6 ayında 3 milyon tonluk mısır ithalatı, 1,8 milyar dolarlık ayçiçeği ithalatı yapılmış. Türkiyenin tahıl ve buğday ithalatında, Rusyanın önemi malum. Neredeyse yüzde 60- yüzde 70 tahıl ithalatının Rusyadan gelmesi, Karadenizde esen sert rüzgârların ticaretin yönünü nereye çevireceğini bilmemiz gerek. Rusya'dan sonra en çok buğday, ham ayçiçeği yağı ve soya fasulyesini Ukraynadan alıyoruz. Şimdi denizdeki yüksek risk nedeniyle, coğrafi yakınlığın yarattığı navlun ve fiyat avantajının kaybolma tehlikesi karşısında Türkiyenin ne yapacağı önemli. Uzak pazarlara dönmenin maliyet yükü tercih edilmemeli. Romanya ve Bulgaristan elbette diğer ithalatçı ülkeler gibi birer alternatif. Bu alternatiflere kayılacaksa kalite denetimlerine önem verilmeli ve asıl bu ülkenin mümbit topraklarında denetimli üretim denetimli teşvik politikalarıyla desteklenmeli.
 

[1] Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu( 8 Ağustos 2022)“Türk Boğazı veya Sitiraporus (Tahıl Geçidi)“, tasam.org
[2]“Black Sea shipping risks redirect wheat trade“ bknz: https://millermagazine.com/blog/black-sea-shipping-risks-redirect-wheat-trade-6972

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Karadeniz, dünya gıda ve enerji arzı açısından stratejik öneme sahip. Küresel buğday ihracatının yaklaşık yüzde 35' inin, arpa ihracatının yüzde 40'ının, Mısır ihracatının yaklaşık yüzde 13 ila yüzde 25’ inin ve nihayet ayçiçeği yağı ihracatının yüzde 63' ünün sağlandığı bölge, 2022’den beri süren R...;

2000’li yılların başından itibaren görünür hale gelmeye başlayan söz konusu en büyük tehdit Rusya menşeili olarak ifade edilmektedir. Öyle ki o yıllardaki gelişmeler bunun göstergelerindendir. Buna karşın Rusya-Ukrayna arasındaki silahlı çatışmaların başlamasıyla ortaya çıkan yeni konjonktür başta A...;

Küresel tedarik zinciri ve küresel ekonomide Güney Asya ve Pasifik bölgelerinin giderek artan önemi dikkat çekmektedir. Bu bağlamda deniz yolları dışında da yeni olgular ve rotalar da önem arz etmektedir. Bu rotaların güvenliğinin yönetişimi kapsamında Çin’in Bir Kuşak Bir Yol projesi ile bu ‘Kuşak...;

Bu çalışmada, bipolar ve monopolar dönemlerdeki enerji dengeleriyle günümüzde oluşmakta olan multipole doğru geçilirken enerji dengelerinin değişimleri ele alınarak irdelenmektedir. Burada, Ukrayna’da yaşanan sıcak çatışmaların, önemli bir kırılma noktasını oluşturduğu üzerinde durulmaktadır. ;