Somali artık de facto (fiili) olarak "İslam NATO'su"nun bir himaye bölgesidir.
Pakistan ve Somali, Somali Bakanlar Kurulunun geçen Ağustos ayında böyle bir düzenlemeyi onaylamasından bir yıl sonra, Ağustos başlarında nihayet savunma iş birliği üzerine bir mutabakat zaptı (MOU) imzaladı. Somali Savunma Bakanlığına göre bu anlaşma; "terörle mücadele, askeri eğitim, askeri uzmanlık ve bilgi değişimi, savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve geliştirilmiş güvenlik iş birliği alanlarında bir iş birliği çerçevesi sunmaktadır." Anlaşmanın işaret ettiği diğer hususlar ise şunlardır:
1. Pakistan Ulusal Saygınlığını Artırıyor
Bu son savunma paktı, geçen yıl Suudi Arabistan ile imzalanan karşılıklı savunma anlaşmasını ve bu anlaşmanın diğer Arap Krallıklarına genişletilmesine yönelik son spekülasyonları takip ediyor. Geçen yılın sonlarında, Pakistan'ın Doğu Libya ile çok milyar dolarlık bir savaş uçağı anlaşması bağladığına dair söylentiler de vardı ve bu durum, Pakistan'ın bir barış anlaşmasına aracılık ettiğine dair son haberlerin önünü açtı. Pakistan'ın ayrıca Sudan'da silah satmaya çalıştığı bildiriliyor. Somali ile yapılan bu son mutabakat zaptı, Pakistan'ın bölgeler arası askeri nüfuzunu doğrulayarak ulusal saygınlığını daha da artırıyor.
2. Somali Artık "İslam NATO'su"nun Bir Himaye Bölgesidir
Pakistan; kendisi, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır arasında gayriresmî olarak varlığını sürdüren bölgeler arası askeri-güvenlik koordinasyon platformu "İslam NATO'su"nun Somali ile savunma paktı imzalayan son üyesidir. Bu durum, bu dört ülkenin Libya ve Sudan üzerindeki nüfuzunu sağlamlaştırmasının ardından, söz konusu grubun Afrika üzerindeki etki alanını da genişleterek Somali'yi bu yapının de facto bir üyesi haline getirmektedir. Ancak Somali ve diğer iki ülke bu yapıda küçük ortaklar, hatta muhtemelen birer himaye bölgesidir.
3. Pakistan, Türkiye'nin İzinden Gidiyor
Ocak ayı başlarında, Pakistan'ın Türkiye ile halihazırda anlaşması bulunan ülkelerle askeri-güvenlik anlaşmaları yapma modeli nedeniyle "Afro-Avrasya Güvenliğinde Türkiye'nin İkinci Planında Kaldı" tespiti yapılmıştı. Kısa bir arka plan vermek gerekirse Türkiye, nükleer asimetriye rağmen Pakistan'ın tarihsel olarak rehberlik için baktığı kıdemli ortağıdır ve yakın tarihte Somali'yi de facto bir himaye bölgesine dönüştüren ilk ülke Türkiye olmuştur. Pakistan sadece onun izinden gitmektedir.
4. İslamabad Daha Geniş Hırslara Sahip Olabilir
Ulusal saygınlığını artırmak ve Türkiye'nin izinden gitmenin yanı sıra İslamabad, Mogadişu ile imzaladığı yeni savunma mutabakat zaptı aracılığıyla Babülmendep'te somut bir paydaş olmayı hedefliyor olabilir. Bu durum, her iki ülkenin de Suudi liderliğindeki deniz koalisyonunda üstlendiği bildirilen rollerle örtüşmektedir. Bu daha geniş kapsamlı hırs, Mısır ve Türkiye'nin de bu koalisyonun bir parçası olduğu bildirildiği için "İslam NATO'su"nun ilk somut tezahürünü temsil edecektir. Bu nedenle hepsi Somali'de deniz üsleri elde edebilir.
5. Puntland ve Somaliland Savaşı Hazırlıklı Olmalı
Son maddenin en etkili şekilde uygulanabilmesi için, ayrılıkçı Somali bölgesi Puntland ve de facto bağımsız olan Somaliland'in dize getirilmesi gerekecektir. Ancak Somali artık de facto olarak "İslam NATO'su"nun himaye bölgesi haline gelmiş olsa bile bu durum muhtemelen yakın zamanda gerçekleşmeyecektir. Somali silahlı kuvvetlerini düzgün bir şekilde eğitmek zaman alacaktır ve grubun dört lider üyesi hem Körfez'deki barışa hem de Libya ve Sudan'daki çatışmalara aşırı odaklanmış durumdadır; ancak bu bölgeler kesinlikle grubun uzun vadeli hedefindedir.
Devamı için...