Balkanlar’da Kültürel Mirasın Tahribatı ve TİKA

Makale

Bu çalışma, BM/UNESCO raporları eşliğinde Balkanlar'daki tahribatın savaşların bahane edilerek sistematik şekilde yıkılmış yapılardaki tarihi ve mimari yapılara verilen zararları ve bu süreçte TİKA çalışmalarını ve bu yapıların koruma ve ihyasını ele almaktadır...

Balkanlar’da Kültürel Mirasın Tahribatı ve TİKA



Elif DEMİR

Özet (Abstract)

Bu çalışma, BM/UNESCO raporları eşliğinde Balkanlar'daki tahribatın savaşların bahane edilerek sistematik şekilde yıkılmış yapılardaki tarihi ve mimari yapılara verilen zararları ve bu süreçte TİKA çalışmalarını ve bu yapıların koruma ve ihyasını ele almaktadır.

Anahtar Kelimeler: Kültürel yıkım, Balkanlar, BM,

Giriş

Balkanlar coğrafi konumu itibariyle Doğu ve Batı medeniyetlerinin kesişim noktasında yer alan, yüzyıllar boyunca çok etnikli ve çok dinli bir toplumsal yapının hüküm sürdüğü stratejik bir bölgedir.(Todorova,2006) . Bölgenin mimarı ve kültürel dokusu, özellikle 14. Yüzyılın sonlarından itibaren başlayan Osmanlı hakimiyeti ile birlikte belirgin bir dönüşüm geçirmiştir(Uzunçarşılı, 1999) . Bu süreçte inşa edilen camiler ,köprüler , medreseler, hanlar ve kütüphaneler , yalnızca dini ibadet mekanları olarak kalmamış, aynı zamanda şehirlerin sosyo-kültürel kimliğini şekillendiren temel mimari haline gelmiştir(İnalcık, 2010) .
Ancak 20. yüzyılların son çeyreğinde. Soğuk Savaş sonrası dönemde Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyetinin dağılma süreciyle patlak veren çatışmalar, bölgedeki sivil nüfusu hedef aldığı kadar ortak kültürel mirası da ağır bir yıkıma uğramıştır(Malcolm, 1994).1992-1995

Bosna Savaşı ve 1998-1999 Kosova Savaşı sırasında yaşanan tahribat, askeri bir zorunluluğun ya da çatışma esnasında kazara meydana gelen hasarların çok ötesindedir. Akademik literatürde bu durum, hedef alınan topluluğun tarihsel ve kültürel varlığını haritadan bölmeyi amaçlayan kültürel kırım“ (cultural cleansing) ya da mimari mirasın kasıtlı olarak tahrip edilmesi“ (deliberate destruction of architectural heritage) kavramıyla açıklanmaktadır (Bevan, 2006; Riedlmayer, 2002)

Çatışma döneminde özellikle İslam-Osmanlı mimarisinin simgesi olan camiler, mescitler, türbeler ve saat kuleleri sistemli bir biçimde hedef alınmıştır (Kiel, 1990). Buradaki temel stratejik amaç; belirli bir etnik ve dini grubun o coğrafyadaki tarihsel köklerin ve yüzyıllara dayanan yerleşim izlerinini tamamen ortadan kaldırmaktır. Örneğin, Bosna-Hersek İslam Birliği verilerine göre savaş öncesinde ülkede bulunan 1.144 caminin %80'inden fazlası ağır hasar görmüş veya tamamen yıkılarak molozları dahi başka bölgelere taşınmıştır (Walasek, 2015). Yıkımlar sadece ön cephe çatışmalarının yaşandığı alanlara değil, hiçbir askeri çatışmanın bulunmadığı Banja Luka, Foca ve Bijeljina gibi şehirlerde de bizzat yerel idarelerin koordinasyonuyla gerçekleştirilmiştir. ( Riedlmayer, 2002)

Benzer şekilde, Bosna'daki sivil mimarinin ve Osmanlı estetiğinin en görkemli yapılarından biri sayılan Foça Alaca Cami (1549) de 1992 yılında tamamen patlatılmış, temelleri dahi buldozerlerle kazınarak üzerine toprak inşa edilmiştir. Bu uygulamalar, taş yapılara verilen fiziki zararın ötesinde, etno-toplumsal hafızayı yok etmeyi hedefleyen psikolojik ve sosyolojik bir harp yöntemi olarak tarihe geçmiştir.

Uluslararası Tepkiler, Hasar Tespiti ve BM/UNESCO Raporları

Balkanlarda gerçekleşen kültürel tahribat, uluslararası toplumun ve akademik çevrelerin hızla dikkatini çekmiştir. Birleşmiş Milletler(BM) , UNESCO, Avrupa Konseyi ve Uluslararası Eski Eserler ve Sitler Konseyi (ICOMOS) gibi kuruluşlar, savaş devam ederken ve sonrasında sahaya uzman heyetler göndererek hasar tespiti raporları hazırlamışlardır (UNESCO, 1983). Bu raporlar, ilerleyen yıllarda Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) nezdinde açılan davalarda kültürel mirasın kasıtlı tahribatına ilişkin delil. (Walasek, 2001)

Harvard Üniversitesi Doğu Sanatları Arşivi Uzmanı Andras Riedlmayer tarafından hazırlanan ve ICTY mahkemesine sunulan bilirkişi raporları, tahribatın boyutunu istatistiki ve belgesel olarak gözler önüne sermiştir (Riedlmayer, 2002).

Aşağıdaki tablo, savaş sonrası hasarın boyutunu gözler önüne sermektedir.
 
Eser/ Yapı Türü Savaş Öncesi Adet Tamamen Yıkılan Ağır Hasar Gören Toplam Tahribat Oranı(%)
Cami ve Mescitler 1144 614 307 %80,5
Tekke ve Zaviyeler 167 43 81 %74,2
Türbeler ve Hayrat Yapılar 90 37 34 %78,8
Kuran Kursları ve Medreseler 88 14 55 %78,4
Vakıf İdare Binaları ve Arşivler 1425 145 380 %36,8


UNESCO, 1993 yılında yayınladığı “State of Cultural Heritage in Bosnia and Herzegovina“ başlıklı raporunda, kültürel varlıkların korunmasına dair 1954 Lahey Sözleşmesi'nin açıkça ihlal edildiğini vurgulamıştır (UNESCO, 1993). Rapor, yalnızca ibadethanelerin değil, tarihi kütüphanelerin ve arşivlerin de hedef alındığını belgelemiştir. 25-26 Ağustos 1992 gecesi yakılan Saraybosna Ulusal Kütüphanesi (Vijecnica) , içinde barındırdığı 1,5 milyondan fazla nadir el yazması ve tarihi arşivle birlikte küle dönmüştü. (Malcolm, 1994; Riedlmayer,2002).

Kosova Savaşı (1998-1999) esnasında benzer bir tablo ortaya çıkmıştır. BM Kosova Geçici Yönetim Misyonu (UNMIK) ve UNESCO verilerime göre, Kosova'daki 607 camiden 218'i yakılmış veya ağır hasar görmüştür (Riedlmayer, 2002). Buna ek olarak, 2004 yılında Kosova'da meydana gelen toplumsal olaylarda Sırp-Ortodoks kilise ve manastırları da zarar görmüş, uluslararası koruma birlikleri (KFOR) bu yapıların etrafında güvenlik çemberleri oluşturmak zorunda kalmıştır (UNESCO, 2005)

Mevcut Durum, Yasal mevzuat ve Restorasyon Süreçleri

Savaş sonrasında yürürlüğe giren uluslararası anlaşmalar, tarihi yapıların ihyası ve yasal koruma altına alınması hususunda yeni idari mekanizmaların kurulması sağlanmıştır. 1995 yılında imzalanan Dayton Antlaşması'nın 8. Ek Protokolü (Annex 8) uyarınca , Bosna-Hersek Ulusal Anıtları Koruma Komisyonu (Commission to Preserve National Monuments) kurulmuştur (Walasek, 2015). Bu komisyon, etnik ve dini kökenine bakılmaksızın ülke genelindeki tarihi ve mimari yapıların Milli Anıt“, Ortak Miras“ çerçevesinde ışık tutmayı amaçlamıştır.

Balkanlar'da tahrip edilen Osmanlı ortak mirasının yeniden turizme ve geçmişe dönük hatıralarda Türkiye Cumhuriyeti öncü bir rol üstlenmiştir. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) , Vakıflar Genel Müdürlüğü ve İşbirliği Kurumları kanalıyla Kosova, Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya, Arnavutluk ve Karadağ'da yüzlerce yapının restorasyonu tamamlanmıştır (TİKA, 2018)


Öne Çıkan Başlıca Restorasyon Projeleri
  1. Banja Luka Ferhadiye Camii: Yıkımından 23 yıl sonra, TİKA ve Bosna-Hersek Vakıflar İdaresi işbirliğiyle nehir yataklarından çıkarılan orijinal taşların tespiti ve özgün mimariye sadık kalması suretiyle tamamlanarak 7 Mayıs 2016'da ibadete açılmıştır (TİKA, 2018) .
  2. Foça Alaca Cami: Vakıflar Genel Müdürlüğünün desteğiyle 2014-2019 yılları arasında yürütülen titiz restorasyon çalışmaları sonucunda yeniden inşa edilmiştir.
  3. Pocitelj Tarihi Kenti ve Şişman İbrahim Paşa Camii: UNESCO standartlarına uygun şekilde bölgesel taş işçiliği ve orijinal plan şeması korunarak ihya edilmiştir (UNESCO, 2008)

Sonuç ve Değerlendirme

Balkanlar'da 1990'lı yıllarda yaşanan çatışmalar, sadece insan kaybıyla değil, yüzyılların birikimi olan somut kültürel mirasa verilen ağır tahribatla da tarihe kazınmıştır. Çatışma döneminde özellikle camilerin ve Osmanlı eserlerinin sistematik bir biçimde hedef alınması, kültür varlıkların toplumsal hafızayı silme ve kimliksizleştirme politikalarında bir silah olarak kullanıldığını kanıtlamaktadır (Bevan, 2006)

Uluslararası toplumun belgeleme çalışmaları (BM, UNESCO) ve ardından Dayton Antlaşması çerçevesinde oluşturulan yasal koruma mekanizmaları, yıkılan eserlerin hukuki statüsünü güvence altına almıştır. TİKA gibi diğer uluslararası fonların katkılarıyla yürütülen rekonstrüksiyon projeleri ise yalnızca mimari yapılara yeniden hayat vermekle kalmamış ;bölge halkları arasında kültürel diyaloğun ve barışın yeniden tesis edilmesine de hizmet edilmiştir.

Gelecek dönemde, Balkanlar'daki tarihi yapıların korunması, ortak bilincin canlı tutulması için restorasyon projelerinin ötesine geçilerek koruma stratejilerinin uygulanması, yerel yönetimlerin koruma bilincinin artırılması ve kültür mirasının ve bölge turizmi ile barışçıl bir arada yaşam kültürünün merkezine yerleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Kaynakça
  1. Bevan, R. (2006). The Destruction of Memory: Architecture at War. London: Reaktion Books.
  2. İnalcık, H. (2010). Kuruluş Dönemi Osmanlı Sultanları (1302-1481). İstanbul: İSAM Yayınları.
  3. Kiel, M. (1990). Ottoman Architecture in Albania (1385-1912). Research Centre for Islamic History, Art and Culture (IRCICA).
  4. Malcolm, N. (1994). Bosnia: A Short History. New York: New York University Press.
  5. Riedlmayer, A. (2002). "Destruction of Cultural Heritage in Bosnia-Herzegovina and Kosovo, 19921999." Museum International,
  6. 54(2), 56–67.
  7. TİKA. (2018). Balkanlarda Osmanlı Kültür Mirası ve Restorasyon Projeleri Raporu. Ankara: TİKA Yayınları.
  8. Todorova, M. (2006). Balkanları Tahayyül Etmek (Çev. D. Şendil). İstanbul: İletişim Yayınları.
  9. UNESCO. (1993). Information Report on the State of Cultural Heritage in Bosnia and Herzegovina. Paris: UNESCO World Heritage
  10. Centre.
  11. UNESCO. (2005). Cultural Heritage in South-East Europe: Protection and Management. Venice: UNESCO Regional Bureau for
  12. Science and Culture in Europe.
  13. UNESCO. (2008). Periodic Reporting on the Application of the World Heritage Convention: Europe and North America. Paris:
  14. UNESCO.
  15. Uzunçarşılı, İ. H. (1999). Osmanlı Tarihi, Cilt I-II. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.
  16. Walasek, H. (2015). Bosnia and the Destruction of Cultural Heritage. London: Routledge.
  17. Akademik İnceleme Raporu | Balkanlar'da Kültürel Miras
  18. UNESCO(1983)
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Tarihte pek çok ulusun geçmişine bakıldığında, kültürel üst kimliklerin bugünün dar siyasi haritaları üzerinden değerlendirildiği görülür. Bu yüzeysel bakış açısı nedeniyle, dışarıdan bakan bir göz için "Türk" kavramı yalnızca "Türkiye Cumhuriyeti" sınırlarına, "Türkiye" ise ne yazık ki Orta Doğu ek...;

Çok şey gibi İstanbul’un o güzelim çay bahçeleri de gün gün eksilmekte. Halbuki Onlar şehir hayatının vazgeçilmez unsurları idiler. Gün içinde küçük bir kaçamak ya da uzun yaz günlerinde iş çıkışı bir nefeslenme için ne güzel bir imkan. ;

Bu çalışma, BM/UNESCO raporları eşliğinde Balkanlar'daki tahribatın savaşların bahane edilerek sistematik şekilde yıkılmış yapılardaki tarihi ve mimari yapılara verilen zararları ve bu süreçte TİKA çalışmalarını ve bu yapıların koruma ve ihyasını ele almaktadır;

Balkanlar iktisat tarihi ve doktrinler tarihi literatüründe sıklıkla homojen, "gecikmiş" veya çevre (periferi) bir coğrafya olarak ele alınma eğilimindedir. Oysa Doğu Avrupa ve Balkan iktisadi düşünce gelenekleri derinlemesine incelendiğinde, alanın sınırlarını çizen devasa kurumsal ve zihinsel fay ...;

“Türkiye Markası; Yerelden Kürese 21. Yüzyıl İçin Stratejik Yol Haritası” isimli kitap, TASAM Yayınları tarafından yayımlandı. Prof. Dr. Abdullah Özkan, Dr. Öğretim Üyesi Erol Dönek, Dr. Mehmet Sali editörlüğünde hazırlanan kitapta konunun uzmanı 18 bilim insanının 17 makalesi yer alıyor.;

Bu coğrafya konaklarlar diyarı. Köy ve konak… Bir araya gelmesi zor iki şey zannederdim. Bu yörenin köyleri dahi konakları ile bir başka âlemmiş meğer… Yolumuzun üzerinde Sivas’ın yine çok eski bir köyü; Onar. Sakinlerinin sahip çıktığı köyün temiz bakımlı evlerinde, sokaklarında hâlâ hay...;

İktisadi düşünce tarihi yazımı, coğrafi ve siyasi sınırların çizgisel takibine indirgendiğinde, ekollerin arkasındaki entelektüel geçişkenlikleri ve can alıcı dip akıntılarını gözden kaçırma riskiyle maluldür. Bu durumun en somut tezahürlerinden biri, Orta Avrupa iktisadi mirasının neredeyse tamamen...;

İktisat tarihi ve jeopolitik literatür, coğrafi kaderin ve doğal kaynak kısıtlarının toplumlar üzerindeki belirleyici etkisini sıklıkla vurgular. Bu bağlamda Malta, ekonomi-politik bir paradoksun en somut ve uç örneklerinden birini teşkil eder. ;

5. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 04 Kas 2021 - 05 Kas 2021
  • DoubleTree by Hilton İstanbul Ataşehir Oteli ve Konferans Merkezi -
  • İstanbul - Türkiye

3. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 05 Kas 2020 - 06 Kas 2020
  • İnteraktif Ortam -
  • İstanbul - Türkiye

4. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 05 Kas 2020 - 06 Kas 2020
  • İnteraktif Ortam -
  • İstanbul - Türkiye

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir. Değişimin çok hızlı ve ola...

Dünyadaki ve kültür coğrafyamızdaki ( Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya, Ortadoğu ve Afrika ) iktisadi, siyasi ve sosyo-kültürel gelişmeler ve değişimler baş döndürücü bir hızla yaşanmaktadır.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.