Kore İktisadi Düşünce Tarihi (İDT)

Makale

Doğu Asya’nın kendine has tarihsel tecrübesi, iktisadi düşünce tarihi ve metodolojisi çalışan akademisyenler için ana akım (neoklasik) teorilerin sınırlarını test eden muazzam bir laboratuvardır. ...

Kore İktisadi Düşünce Tarihi (İDT) 

Genel Giriş

Doğu Asya’nın kendine has tarihsel tecrübesi, iktisadi düşünce tarihi ve metodolojisi çalışan akademisyenler için ana akım (neoklasik) teorilerin sınırlarını test eden muazzam bir laboratuvardır. Bu laboratuvarın en özgün kesitini sunan Kore İktisadi Düşünce Tarihi (İDT), geleneksel Doğu Asya felsefesi ile Batı'nın modern üretim biçimleri arasındaki kurumsal çatışma ve sentezin entelektüel kronolojisidir. Bu çalışma, Kore yarımadasının iktisadi zihniyet dünyasını, sadece son yarım yüzyıldaki "Han Nehri Mucizesi" ile sınırlı tutmayan, aksine kökleri Joseon Hanedanlığı’na kadar uzanan makro-tarihsel ve metodolojik bir süreklilik ekseninde ele almaktadır.

Kore iktisadi düşüncesinin evrimi, birbirini tetikleyen ve birbiriyle çatışan üç temel entelektüel dalga üzerinde yükselir:

İlk dalga, Joseon Dönemi’nin (1392–1910) katı Neo-Konfüçyüsçü ortodoksisine karşı bir iç aydınlanma hareketi olarak filizlenen Silhak (Pratik Öğrenme) akımıdır. Klasik Batı iktisadının Avrupa’da merkantilizme meydan okuduğu dönemlerde, Koreli Silhak düşünürleri (Yu Hyeong-won ve Dasan Jeong Yak-yong gibi) soyut metafizik tartışmaları reddederek; adil toprak dağıtımı, ayni vergilerin nakdi sistemle birleştirilmesi (Daedongbeop) ve devletin kurumsal etkinliği üzerine yerli bir "kamu yönetimi ve iktisat" felsefesi inşa etmişlerdir. Bu erken dönem, Kore'de iktisadi düşüncenin temeline "toplumsal refah, ahlaki ekonomi ve kurumsal adalet" kavramlarını kazımıştır.

İkinci dalga, Sömürge Dönemi (1910–1945) ve sonrasındaki kurumsal travmalarla şekillenmiştir. Bu dönemde Kore entelektüel hayatı, Anglo-Sakson dünyasının soyut, evrenselci klasik iktisat teorileri yerine; ulusal sanayileşmeyi, korumacılığı ve tarihsel dinamikleri ön plana çıkaran Alman Tarihçi Okul ve Friedrich List’in tezleriyle tanışmıştır. Sömürge döneminin metodolojik tartışmaları, iktisadın sadece piyasa mekanizmalarından ibaret olmadığını, ulusal hayatta kalma ve egemenlik mücadelesinin bir aracı olduğunu Koreli iktisatçılara göstermiştir. Bu birikim, 1960'lardan itibaren Güney Kore’nin kalkınma stratejisini çizecek olan bürokratik planlama elitlerinin (EPB) entelektüel zeminini hazırlamıştır.

Üçüncü dalga ise, Kalkınmacı Devlet Modeli (1960–1980) ile bu modelin yarattığı yapısal eşitsizliklere başkaldıran Minjung (Halk) İktisadı arasındaki diyalektik çatışmadır. Alice Amsden’in "fiyatları kasten çarpıtarak" geç sanayileşmeyi başarma olarak tanımladığı Güney Kore mucizesi, gücünü devlet-Chaebol ortaklığından alan katı bir güdümlü iktisat zihniyetinin ürünüydü. Ancak bu otoriter büyüme paradigması, kendi antitezini de doğurmuş; 1970 ve 80’lerde emeğin sömürüsüne, bağımlılık ilişkilerine ve bölüşüm şoklarına karşı Marksist ve heterodox yaklaşımlardan beslenen yerli bir muhalif ekol (Minjung İktisadı) yükselmiştir.

1997 Asya Finansal Krizi ve sonrasındaki neoliberal kurumsal dönüşüm, Kore iktisadi düşüncesini bugün ağır sanayi üretiminden katma değeri yüksek "Yaratıcı Ekonomi" (Creative Economy) ve küresel kültürel meta (Hallyu) ihracatına dayalı modern bir K-Kapitalizm modelini tartışmaya zorlamaktadır.

Özetle, Kore İktisadi Düşünce Tarihi, soyut evrensel kuralların bir coğrafyaya yukarıdan aşağıya dayatılmasının tarihi değildir. Aksine, Konfüçyüsçü devlet geleneğinin, Alman Tarihçi Okulu korumacılığının, devlet güdümlü kapitalizmin ve heterodoks emek muhalefetinin Kore'nin tarihsel şartlarında nasıl harmanlandığını gösteren özgün, dinamik ve metodolojik bir serüvendir. Bu çalışma, altı modül boyunca bu zihniyet dünyasının izini sürerek, kalkınma iktisadına ve iktisadi düşünce tarihine yeni bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2072 ) Etkinlik ( 86 )
Alanlar
TASAM Türkiye 86 2072

Modern ekonomi, sanayi devriminden bu yana en köklü dönüşümünü" platformlaşma (platformization) süreciyle yaşamaktadır. Geleneksel üretim modellerinde değer, bir firmanın kontrolündeki doğrusal bir zincirde yaratılırken; platformlar bu hiyerarşiyi yıkarak değeri, bağımsız aktörlerin (arz ve talep) e...;

Konfüçyüs’ün ünlü öğretileri, yazara göre bu makalede tanıtılan doktrinin — sentezleyici realizmin — ortaya çıkışını öngörmüştür. Bu yeni öğretinin amacı; modern felsefenin gelişimindeki üç ana dal olan nesnelcilik (objektivizm), öznelcilik (süjektivizm) ve ampirizmi tek bir felsefi dünya tablosunda...;

Pakistan ve Somali, Somali Bakanlar Kurulunun geçen Ağustos ayında böyle bir düzenlemeyi onaylamasından bir yıl sonra, Ağustos başlarında nihayet savunma iş birliği üzerine bir mutabakat zaptı (MOU) imzaladı. Somali Savunma Bakanlığına göre bu anlaşma; "terörle mücadele, askeri eğitim, askeri uzmanl...;

Türkiye’nin ekonomi tarihi, krizler ve bu krizlerden çıkış reçeteleriyle dolu bir kroniktir. Ancak 2001 krizi, sadece bir likidite daralması veya döviz şoku olmanın ötesinde; Cumhuriyet tarihinin en köklü "sistemik çöküşü" olarak kayıtlara geçmiştir. ;

İnsanlık tarihi boyunca savaşın ve stratejinin temel birimi "toprak" olmuştur. Westphalia düzeninden bu yana egemenlik; sınırların korunması, kaynakların fiziksel işgali ve orduların cephe hattındaki yıpratıcı mücadelesiyle ölçülmüştür. Ancak 21. yüzyılın ilk çeyreği tamamlanırken, özellikle 2025-20...;

Yüzyılın başında devletlerarası çatışmalar giderek cepheden cepheye değil, koridordan koridora aktarılmaktadır. Ekonomi, enerji, savunma ve diplomasi artık haritalarda sınırlarla değil, bağlantı hatlarıyla tarif edilmektedir (Fırat, 2021; Kirişci, 2022). Zengezur Koridoru da tam bu bağlamda, yalnızc...;

İktisat tarihi, sadece rakamların ve ticaret yollarının hikayesi değil, aynı zamanda toplumların kurumsal zekâlarının ve zihniyet dünyalarının bir yansımasıdır. 1300 ile 1800 yılları arasındaki İspanya örneği, bu bağlamda dünya tarihindeki en öğretici laboratuvarlardan biridir. Bu dönemde İspanya; A...;

Balkanlar iktisat tarihi ve doktrinler tarihi literatüründe sıklıkla homojen, "gecikmiş" veya çevre (periferi) bir coğrafya olarak ele alınma eğilimindedir. Oysa Doğu Avrupa ve Balkan iktisadi düşünce gelenekleri derinlemesine incelendiğinde, alanın sınırlarını çizen devasa kurumsal ve zihinsel fay ...;

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Çin-Japon Anlaşmazlığında Doğu Çin Denizi Derinlerdeki Travmalar” isimli stratejik raporu yayımladı.

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.