Şi Cinping'in Pyongyang Ziyareti Bölgesel ve Küresel Güçlere Bir Mesaj Mı?

Yorum

Şi Cinping'in Kuzey Kore'ye ve Kim Jong-un yönetimine Çin desteğinin "sarsılmaz" olduğunu söylemesi, Pekin'in Pyongyang üzerindeki nüfuzunu yeniden tesis etmek istediğini gösteriyor....

Şi Cinping'in Kuzey Kore'ye ve Kim Jong-un yönetimine Çin desteğinin "sarsılmaz" olduğunu söylemesi, Pekin'in Pyongyang üzerindeki nüfuzunu yeniden tesis etmek istediğini gösteriyor.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 8-9 Haziran 2026 tarihlerinde Çin-Kuzey Kore Dostluk, İşbirliği ve Karşılıklı Yardım Antlaşması'nın imzalanmasının 65. yıl dönümünde Pyongyang'ı ziyaret etti. Bahse konu zamanlamayı daha yakından okumak gerekirse Şi Cinping, geçen günlerde Pekin'de önce ABD Başkanı Donald Trump'ı, ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i ağırlamıştı. Çin lideri, bu temasların ardından yılın ilk yurt dışı ziyaretini Kuzey Kore'ye gerçekleştirmeyi tercih etti.​​​​​​​ Bu sıralama, Pekin'in bölgedeki "merkezi aktör" konumunu Kuzey Kore üzerinden tahkim etmeye çalıştığını gösteriyor.

Çin'in "karasal kanadı" dengeleme çabası

Kuzey Kore, Çin için ideolojik yakınlıktan ziyade sınırını güvence altına alan stratejik bağlamda tampon bir ülke olarak öne çıkıyor. Yıllarca bu fonksiyonunu sürdüren Kuzey Kore ile ilgili son dönemde yaşanan gelişmeler Çin'i bölgede stratejik bağlamda bir yeniden "dengelemeye" doğru itiyor.
Zirvede iki lider, "geleneksel dostluğun nesiller boyunca sürdürülmesi" mesajını verirken, Çin-Kuzey Kore ilişkilerini yeni bir aşamaya taşıma iradesini de ortaya koydu. Şi Cinping'in Kuzey Kore ile yapılan zirveyi "önemli bir mutabakat" olarak nitelemesi dikkati çekti.

Çin neden tam da bu anda böyle bir ziyarete ihtiyaç duydu?

Bunun arkasında Kuzey Kore'nin son dönemde Rusya ile derinleşen ilişkileri dikkati çekiyor. Kuzey Kore, 2024 yılında Rusya ile imzaladığı Kapsamlı Stratejik Ortaklık Antlaşması sayesinde, 1961 tarihli Sovyetler Birliği-Kuzey Kore askeri ittifakının temel unsurlarından biri olan, taraflardan birinin saldırıya uğraması halinde diğerinin gecikmeksizin askeri yardım sağlaması yükümlülüğünü fiilen yeniden tesis etmiş oldu.
Öte yandan, Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında Kuzey Kore ve Rusya arasında gelişen askeri ilişkiler Pekin'den göreceli bir uzaklaşmaya neden olan yeni bir manevra alanı açtı. Bu iki husus Çin'i Kuzey Kore konusunda hızlı bir hamleye yönlendirdi. Dolayısıyla, ziyaretin temel önceliklerinden biri son dönemde giderek "ilan edilmemiş bir ittifak" haline dönüşen Çin-Rusya ilişkileri çerçevesinde Pyongyang'ı Çin ve Moskova arasında dengeli bir pozisyonda tutmak.
Japonya'nın hızlı silahlanması ve Washington'un Japonya, Güney Kore ve Filipinler ekseninde inşa ettiği üçlü caydırıcılık ağı, Çin'in bölgedeki nefes alanını giderek daha fazla daraltmaya başlamıştı. Bu çerçevede Çin'in özellikle karasal güçlerle olan ilişkilerini konsolide etmeye çalışması anlaşılabilir bir durum.
Nisan ayında Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Pyongyang temasları sırasında Kuzey Kore'nin "Tek Çin" ilkesine açık destek vermesi, mart ayında yeniden işletilmeye başlayan Pekin-Pyongyang demir yolu hattı ve hava yolu, zirvenin uzun bir hazırlık döneminin sonucu olduğunu gösteriyor.
Ziyaretin gündeminin ekonomi ayağı en somut başlık olarak öne çıkıyor. 2025'te 2,73 milyar dolara ulaşan ikili ticaret hacmi, Dandong sınır bölgeleri ve restore edilen ulaşım hatlarıyla yeni bir aşamaya geçmiş durumda. Çin'in ticaret, tarım, inşaat, bilim-teknoloji ve sağlık alanlarındaki "pratik işbirliği" vurgusu Pyongyang'a nefes alanı açmayı hedefliyor.

Yönetilebilir bir nükleer gerçeklik mi?

Şi Cinping'in zirvede Kuzey Kore'ye ve Kim Jong-un yönetimine Çin desteğinin "sarsılmaz" olduğunu söylemesi, Pekin'in Pyongyang üzerindeki nüfuzunu yeniden tesis etmek istediğini gösteriyor. Kim Jong-un ise eskisine göre daha öz güvenli bir konumda. Bunun arkasında Kuzey Kore'nin nükleer kapasitesini artırması, Rusya ile ilişkilerini derinleştirmesi ve Washington ile yeniden müzakereye eskisine nazaran daha isteksiz yaklaşması sıralanabilir.
Nükleer hususunda asıl tonu yine Pyongyang belirliyor. Kim Jong-un, ziyaret arifesinde uranyum zenginleştirme tesisini kamuoyuna açtı. Ayrıca 10 bin tonluk destroyer projesini duyurdu. Kuzey Kore'nin halihazırda 5 bin tonluk iki destroyeri bulunuyor. En önemlisi de Kim, "nükleer silahlardan arındırılmanın" geri dönülmez biçimde reddedildiğini açıkladı.
Dolayısıyla Pyongyang, masaya pazarlık etmekten ziyade şart koyan taraf olarak oturdu. Pekin de bunu fark ettiği için Trump zirvesinin ardından Beyaz Saray'ın kullandığı "Kuzey Kore'yi nükleerden arındırma hedefi" ifadesi, Şi-Kim zirvesinde gündeme gelmedi. Bu sessizlik, Çin'in artık nükleer Kuzey Kore'yi yönetilebilir bir gerçeklik olarak okumaya başladığını gösteriyor olabilir.

Kenar kuşakta derin gerilim: Kuzey Kore ve Tayvan

Ziyaretin asıl stratejik anlamı Tayvan-Kore bağlantısında saklı. Spykman'ın kenar kuşak teorisi açısından bakıldığında, Kore Yarımadası ile Tayvan Boğazı, ABD'nin çevreleme stratejisi açısından önem arz ediyor. Kuzey Kore'nin nisan ayından bu yana Tayvan ve Japonya başlıklarında Pekin'in çizgisine kayan açıklamaları bilinçli bir tercih. Olası bir Tayvan krizinde Pyongyang'ın Kore Yarımadası'nda gerilimi artırması, ABD'nin askeri dikkatini ve kaynaklarını ikiye bölecek bir baskı kapasitesi yaratacaktır.
Birleşik bir Kore, Çin açısından sınırlarına dayanmış bir ABD müttefiki olasılığı nedeniyle Çin güvenlik bürokrasisi açısından stratejik bir kabus olarak değerlendiriliyor.

Ziyaretin bölge üzerindeki etkileri ve verilen mesajlar

Şi'nin Pyongyang ziyareti 3 muhataba 3 mesaj veriyor. Birincisi Pekin, bu hamleyle Moskova'ya Kuzey Kore'nin kendi nüfuz alanında kaldığını sessiz sedasız hatırlatırken asıl meseleyi daha geniş bir çerçevede konumlandırıyor. Çin, 3 ülke arasında inşa edilmekte olan stratejik koordinasyonun Rusya-Kuzey Kore ekseninin gölgesinde kalmasını istemiyor. Dolayısıyla Çin'in Pyongyang'a yönelik dengeleme refleksi bir nüfuz çatışmasının erken uyarısından ziyade Moskova-Pyongyang-Pekin üçgeninde denge gözetici bir mimari arayışı olarak değerlendirilebilir. İkinci olarak bu ziyaret Washington'a Kore dosyasında temel aktörün Çin olduğunu yeniden hatırlatıyor. Son olarak Seul, Tokyo ve Tayvan hattına ise ABD öncülüğündeki ittifak mimarisi bağlamında derinleşen askeri ilişkiler konusunda açık bir uyarı mesajı gönderiyor.
Ziyaretin bölgesel etkisi, kısa vadede savaş riskini düşürecek bir etki yaratması olası. Çünkü Pekin, Pyongyang üzerindeki kanallarını yeniden işler hale getirmiş durumda. Ancak orta vadede tam tersi etki üretmesi muhtemel. Bu yeni normal, özellikle Güney Kore ve Japonya için endişe seviyesi yükselmiş bir güvenlik tehdidi oluşturabilir.
Bu bağlamda, "ABD ile güvenlik, Çin ile ekonomi" formülü Güney Kore için sürdürülebilir bir tercih olmaktan çıkabileceği gibi Japonya'nın savunma anlamındaki normalleşmesi meşrulaşırken Seul ve Tokyo'da yerli nükleer kapasite tartışmaları yeniden ısınmaya başlayacaktır. Bu durum ABD-Güney Kore-Japonya askeri entegrasyonunu da hızlandırabilir. (AA)
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

Arktik, yaptırımlar, enerji güvenliği, deniz lojistiği ve büyük güç rekabetinin kesiştiği yeni bir jeopolitik laboratuvara dönüşmektedir. Bunun en açık örneklerinden biri, Çin ile Rusya arasında gelişen Arktik LNG ilişkisidir. Batı yaptırımları, Rusya’nın Arctic LNG 2 projesini finansman, teknoloji,...;

İktisadi düşünce tarihi yazımı, coğrafi ve siyasi sınırların çizgisel takibine indirgendiğinde, ekollerin arkasındaki entelektüel geçişkenlikleri ve can alıcı dip akıntılarını gözden kaçırma riskiyle maluldür. Bu durumun en somut tezahürlerinden biri, Orta Avrupa iktisadi mirasının neredeyse tamamen...;

Temmuz 2026 başı itibarıyla küresel AI sektörü, sermaye yatırımı düzeyinde birbirini besleyen iki cephede aynı anda büyümektedir. Bir yanda ABD'nin dört büyük hyperscaler'ı (Google, Microsoft, Amazon, Meta) tarihte görülmemiş ölçekte yatırım harcaması gerçekleştirirken, diğer yanda Çin merkezli A...;

Modern iktisat teorisi, piyasa yapılarını ve endüstriyel organizasyon biçimlerini analiz ederken uzunca bir süre neoklasik paradigmanın mekanik ve indirgemeci kabullerinin gölgesinde kalmıştır. Bu ana akım yaklaşım, piyasada ölçek ekonomilerine (economies of scale) ve operasyonel başarıya ulaşmanın ...;

Son yıllarda Arktik, sadece iklim değişikliği, eriyen deniz buzları ve yeni denizcilik rotaları bağlamında değil, aynı zamanda enerji jeopolitiği ve büyük güç rekabeti açısından da merkezi bir arena haline geldi. Bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri de Çin-Rusya Arktik enerji işbirliğidir.;

Çin’in istihbarat sistemi, Devlet Güvenlik Bakanlığı ve Halk Kurtuluş Ordusu’nun siber ve askeri istihbarat birimleri aracılığıyla ulusal güvenliği ve ekonomik çıkarları korumak misyonuyla faaliyetlerini yürütmektedir. Siber casusluk ve veri analiziyle küresel çapta etkili olan bu sistem, meritokrat...;

Çin Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi yeni bir beyaz kitap yayımladı. "Daha Adil ve Hakkaniyetli Küresel Yönetişim: Çin'in İlkeleri, Önerileri ve Eylemleri" başlıklı belge, Şi Cinping'in 2025'te ortaya attığı Küresel Yönetişim Girişimi'ni (GGI) ayrıntılı biçimde detaylandırıyor.;

Prabowo ve ekibi, Küresel Sistemik Dönüşüm’ün önde gelen aktörleri arasında denge kurarken Endonezya’yı Yeni Soğuk Savaş entrikalarının dışında tutmayı başararak büyük bir iş çıkarıyor. ;

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

10. İstanbul Güvenlik Konferansı (2024)

  • 21 Kas 2024 - 22 Kas 2024
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Küresel Rekabet Penceresinden Pasifik Adaları” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “TEKNOLOJİK ÜRETİMDE BAĞIMSIZLIK SORUNU; NTE'LER VE ÇİPLER ÜZERİNDE KÜRESEL REKABET” isimli stratejik raporu yayımladı

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

Gündem 2063, Afrika'yı geleceğin küresel güç merkezine dönüştürecek yol haritası ve eylem planıdır. Kıtanın elli yıllık süreci kapsayan hedeflerine ulaşma niyetinin somut göstergesidir.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Bu rapor, Türk savunma sanayiinin gelişme sürecinin sürdürülebilirliginin ve ihracat potansiyelinin arttırılmasında, şekillendirilecek geleceğe uygun; insan sermayesi, yapı, süreç ve stratejilerin tasarlanmasına ışık tutmak, bu kapsamda alınabilecek tedbirleri saptamak maksadıyla hazırlanmıştır.