Görünmez El’den Görünmez Kamuya: Belediye Sosyalizmi, Kompleksite İktisadı, Ajan Bazlı Modelleme ve Evrimci İktisat

Makale

İktisat tarihi, uzunca bir süre iki kutuplu bir koordinasyon anlatısına sıkıştırıldı: Bir tarafta piyasanın koordinasyon gücünü yücelten ve mikro ajanların dağınık bilgisini fiyat mekanizmasıyla eşleyen Adam Smith’in "Görünmez El"i; diğer tarafta ise her şeyi yukarıdan aşağıya (top-down) tasarlayabileceğini varsayan, gücünü merkezî bürokrasiden alan Planlamacı Devlet....

İktisat tarihi, uzunca bir süre iki kutuplu bir koordinasyon anlatısına sıkıştırıldı: Bir tarafta piyasanın koordinasyon gücünü yücelten ve mikro ajanların dağınık bilgisini fiyat mekanizmasıyla eşleyen Adam Smith’in "Görünmez El"i; diğer tarafta ise her şeyi yukarıdan aşağıya (top-down) tasarlayabileceğini varsayan, gücünü merkezî bürokrasiden alan Planlamacı Devlet.

Ancak 19. yüzyılın son çeyreği ile 20. yüzyılın ortalarında Avrupa’da parlayan Belediye Sosyalizmini (Viyana’dan Ulm’a, Birmingham’dan Bologna’ya) bu iki kutba sığdırmak imkansızdır. Bugünün gözlüğüyle, özellikle Kompleksite İktisadı, Ajan Bazlı Modelleme (ABM) ve Evrimci İktisat perspektifinden geriye dönüp baktığımızda, belediye sosyalizminin aslında ideolojik bir ütopya değil; katı bürokratik hiyerarşinin "bilgi hantallığı" ile vahşi piyasanın "koordinasyon başarısızlığı" arasına sıkışan sosyo-ekonomik sistem için üretilmiş erken dönem bir evrimsel adaptasyon olduğunu görürüz.

David Colander ve Roland Kupers’ın Complexity and the Art of Public Policy yaklaşımını bir zaman makinesine koyup geçmişe gönderseydik, muhtemelen karşımıza çıkacak ilk saha çalışması 1900'lerin Ulm belediye arsa politikası veya 1970'lerin Bologna kentsel koruma modeli olurdu.

1.Hayekçi Bilgi Problemine "Aşağıdan Yukarıya" (Bottom-Up) Yanıt

Klasik neoklasik iktisat ve onun anti-tezi olan merkeziyetçi devlet planlaması, sistemin tepesindeki bir otoritenin ya da kusursuz rasyonel bireylerin tüm bilgiye vakıf olabileceğini varsayar. Friedrich Hayek ise bu büyük yanılgıyı "bilgi problemi" (knowledge problem) ile eleştirmişti: Toplumsal bilgi dinamiktir, dağınıktır, yereldir ve anlıktır; hiçbir merkezi planlama dairesi bu bilgiyi tek bir merkezde toplayıp işleyemez.

İşte belediye sosyalizminin dâhice çözümü burada gizliydi. Onlar bilgiyi merkezîleştirmeye çalışmadılar; tam aksine, karar mekanizmalarını bilginin üretildiği yere, yani yerel otonomiye indirdiler.

Kompleksite iktisadının diliyle konuşursak, makro düzeyde bir sosyal adalet ve mekânsal verimlilik, yukarıdan dikte edilen bir ana planla değil; mikro düzeydeki heterojen yerel aktörlerin (ajanların) birbirleriyle ve çevreleriyle girdikleri dinamik etkileşim sonucunda "belirdi" (emergence). Kararlar Berlin veya Roma’daki bakanlıklardan değil; sokağın, mahallenin, işçinin ve yerel zanaatkarın dağınık bilgisinden süzülerek üretildi.

2.Ajan Bazlı Modelleme (ABM) Gözüyle "Kırmızı Bologna"

Bugün kompleksite iktisatçılarının bilgisayar simülasyonlarında kullandığı Ajan Bazlı Modelleme (Agent-Based Modeling), homojen ve rasyonel bir "ortalama insan" (representative agent) varsayımını reddeder. ABM; heterojen, sınırlı rasyonelliğe sahip, yerel bilgiyle hareket eden ve zamanla öğrenen "ajanların" dinamik ağlarını inceler.

1970’lerin Bologna’sında mimar Pier Luigi Cervellati ve ekibinin uyguladığı tarihi kent merkezini koruma politikası, adeta etten kemikten yaşayan bir ABM simülasyonuydu. Klasik Modernist şehircilik, yukarıdan aşağıya bir hiyerarşiyle tarihi merkezleri yıkar, dönüştürür ya da soylulaştırarak (gentrification) dar gelirlileri sistemin dışına iterdi.

Bologna Modeli ise sistemi oluşturan heterojen ajanları (tarihi merkezde yaşayan işçiler, mahalle esnafı, zanaatkarlar, mülk sahipleri) sürecin kurucu aktörü yaptı:
  • Yerel Etkileşim: Restorasyon ve koruma kararları, soyut mimari şablonlara göre değil, mahalle meclislerinde ajanların doğrudan yerel bilgi paylaşımı ve müzakeresiyle alındı.
  • Adaptasyon: Süreç statik, donmuş bir plan değildi. Ajanlar sistemin kurallarına uyum sağladıkça (örneğin kamulaştırılan binalarda eski kiracıların düşük kira ile oturmaya devam etmesi), sistem kendi kendini içeriden ve organik olarak yeniledi.

Makro düzeydeki o muazzam "tarihi ve sosyal dokuyu koruma" başarısı, mikro düzeydeki ajanların kendi otonom alanlarında ürettikleri yerel kuralların bir çıktısıydı.

3.David Colander ve "Ekosistem Mühendisliği" Olarak Ulm Modeli

David Colander, devletin ekonomideki rolünü tartışırken ne piyasa köktenciliğini (laissez-faire) ne de buyurgan devletçiliği (command-and-control) savunur. O, devletin görevinin sistemin içindeki aktörlerin sosyal açıdan verimli ve adil sonuçlar üretebileceği kurumsal ekosistemleri tasarlamak olduğunu söyler.

1888–1919 yılları arasında Belediye Başkanı Heinrich von Wagner liderliğindeki Ulm şehri, tam olarak bu "ekosistem mühendisliğini" hayata geçirdi. Ulm’un önündeki en büyük problem vahşi arsa spekülasyonu ve konut kriziydi. Belediye, özel mülkiyeti toptan yasaklayıp piyasayı yok etmek gibi merkeziyetçi bir refleks göstermedi. Onun yerine piyasanın evrimsel kurallarını değiştirdi:
  • Belediye, şehir genişlemeden önce arsaları ucuza topladı.
  • Bu arsaları konut yapma şartıyla, makul fiyatlarla ve en önemlisi "belediyeye geri alım hakkı" (Wiederkaufsrecht) şerhiyle ajanlara (vatandaşlara, kooperatiflere) sundu.

Ulm Belediyesi, ajanların davranışsal teşvik yapılarını (incentive structures) manipüle etmişti. Arsa spekülasyonu yaparak zengin olmak isteyen bir ajanın önü, kurumsal çevre tasarımıyla kapatılmıştı; ancak ev sahibi olmak isteyen ajanın önü açılmıştı. Colander’ın bugün kuramsallaştırdığı "Complexity Policy", 110 yıl önce Ulm’da tıkır tıkır işleyen bir kentsel ekosistem yaratmıştı.

4.Evrimci İktisat: Patika Bağımlılığı ve Kurumsal Çeşitlilik

Evrimci iktisat, ekonomik sistemlerin statik dengelerden değil, tarihsel süreçlerden, patika bağımlılığından (path dependency) ve kurumsal çeşitlilikten beslendiğini söyler. Kurumlar, değişen çevre şartlarına uyum sağlamak için mutasyona uğrar ve seçilim süreçlerinden geçer. Belediye sosyalizmi, kapitalizmin endüstrileşme evresinde geçirdiği en büyük kentsel kriz döneminde (aşırı yoksulluk, salgın hastalıklar, konutsuzluk) ortaya çıkan kurumsal bir "mutasyon"du. Ulus-devletlerin makro ölçekte hantal kaldığı, piyasanın ise negatif dışsallıkları çözemediği bir kesitte; yerel yönetimler, esnek yapıları sayesinde hızla yeni kurumsal formlar (belediye iştirakleri, işçi kooperatifleri, sosyal konut fonları) geliştirdiler.
Bu süreç, biyolojik evrimdeki "çeşitlilik yoluyla hayatta kalma" prensibine benzer. Farklı şehirler (Viyana, Birmingham, Ulm, Bologna) kendi yerel habitatlarına uygun farklı belediye sosyalizmi varyasyonları geliştirdiler. Başarılı olan kurumsal pratikler (örneğin sosyal konut mimarisi ve arsa bankacılığı), bir şehirden diğerine taklit ve adaptasyon yoluyla yayılarak iktisadi evrimin yönünü değiştirdi.

Sonuç: Bugüne Kalan Miras

Bugün iktisat dünyası, iklim krizinden konut krizine, gelir adaletsizliğinden veri egemenliğine kadar yine devasa kompleks koordinasyon problemleriyle karşı karşıya. Yukarıdan aşağıya bürokratik emirlerin işlemediği, serbest piyasanın ise miyop kaldığı bu yeni çağda, Belediye Sosyalizminin sunduğu tarihsel ders çok nettir:

Ekonomik koordinasyon, sadece "Görünmez El" ile "Merkezi Plan" arasında bir seçim yapmak zorunda değildir. Üçüncü bir yol mümkündür: Mikro düzeyde otonom ve heterojen ajanların yerel bilgisini serbest bırakan, makro düzeyde ise adil ve sürdürülebilir ekosistemler tasarlayan aşağıdan yukarıya, evrimsel ve yerel bir iktisat politikası.

Yüzyıl öncesinin belediye sosyalistleri belki bilgisayar başında ajan bazlı simülasyonlar çalıştırmıyorlardı; ama sokağın dinamik kompleksitesini koklayarak, bugünün karmaşıklık iktisatçılarına ilham verecek canlı bir laboratuvar bırakmayı başardılar.
 
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

Temeli 1998 tarihli Afrika Açılım Eylem Planı’na dayansa da özellikle 2008’den itibaren büyükelçilik sayısında ve THY Afrika destinasyonlarındaki artışlarla birlikte ivme kazanan Türkiye-Afrika ilişkileri ekonomik, siyasi, kültürel ve askeri stratejik boyutlarıyla geniş bir zemine oturmaktadır. ;

Doğu Asya’nın kendine has tarihsel tecrübesi, iktisadi düşünce tarihi ve metodolojisi çalışan akademisyenler için ana akım (neoklasik) teorilerin sınırlarını test eden muazzam bir laboratuvardır. ;

İktisadi düşünce tarihi, uzun süre boyunca Batı Avrupa ve Kuzey Amerika merkezli bir epistemolojik hattın tekelinde şekillenmiş; Batı dışı toplumların entelektüel üretimleri ise genellikle "gecikmiş", "çeperde kalmış" ya da "taklitçi" formlar olarak marjinalleştirilmiştir. ;

Modern sanayi stratejileri ve bölgesel kalkınma literatürünün karşı karşıya kaldığı en müzmin patolojilerden biri, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) küresel oligopolistik piyasa yapıları ve hissedar odaklı büyük ölçekli entegre holdingler karşısında yaşadığı "ölçek sefaleti" ve buna bağlı ge...;

Modern makroekonomik sistemlerin ve ulusal kalkınma modellerinin karşı karşıya kaldığı en akut yapısal hastalıklardan (patolojilerden) biri, reel sektör bünyesinde üretilen katma değerin ve artı değerin (surplus), spekülatif finansal enstrümanlar (türev piyasalar, gölge bankacılık ve rantiye mekaniz...;

Modern iktisat yazını, piyasa mekanizmalarını tarih dışı, soyut ve kendi kendini dengeleyen kusursuz otomatlar olarak kurgulama eğilimindedir. Neoklasik paradigmanın bu mekanik yaklaşımı, iktisatçıyı steril denklemler kuran pasif bir gözlemciye indirgerken; piyasanın yarattığı toplumsal, ahlaki ve i...;

Modern iktisat yazını, uzunca bir süredir beşerî ve ahlaki kurucu köklerinden (Moral Sciences) koparak, toplumsal gerçekliği sadece doğrusal denklemlere ve matematiksel optimizasyon modellerine indirgeyen soğuk bir mekanizasyon sarmalına sürüklenmiştir.;

Polonya, Doğu ve Batı Avrupa’nın jeopolitik, kültürel ve iktisadi kesişim noktasında yer alan, tarihi boyunca büyük yıkımlar, egemenlik kayıpları ve köklü rejim değişiklikleriyle sınanmış bir coğrafyadır. Bu dinamik ve trajik tarihsel arka plan, Polonya’da şekillenen iktisadi düşüncenin de kendine h...;

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

2. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “Sri Lanka’nın Çöküşüne Küresel Siyaset Çerçevesinden Bir Bakış” isimli stratejik raporu yayımladı.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Başta ülkemizde bulunan on Afrika büyükelçiliğinin değerli temsilcileri, yine Başbakanlığımız başta olmak üzere, Dışişleri Bakanlığımızın ve periyodik olarak bu toplantılara katılan bütün kamu kurumları ve diğer kurumların kıymetli temsilcileri teşrifinizden ötürü hepinize teşekkür ediyor ve hoş gel...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir. Değişimin çok hızlı ve ola...

Dünyadaki ve kültür coğrafyamızdaki ( Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya, Ortadoğu ve Afrika ) iktisadi, siyasi ve sosyo-kültürel gelişmeler ve değişimler baş döndürücü bir hızla yaşanmaktadır.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.