Ermeni Gailesi-Ermenistan Seçimleri

Makale

Türkiye ve Azerbaycan, varlıkları, kimliklerini korumaları, Türk düşmanlığına dayalı kinle biçimlenen Ermeni Kilisesi ve Ermeni Diasporası ile mücadeleyi de kazanmalıdırlar....

Ermeni Gailesi-Ermenistan Seçimleri


E. Büyükelçi Halil AKINCI DTF Akil Kişiler Kurulu Üyesi

Türkiye
ve Azerbaycan, varlıkları, kimliklerini korumaları, Türk düşmanlığına dayalı kinle biçimlenen Ermeni Kilisesi ve Ermeni Diasporası
ile mücadeleyi de kazanmalıdırlar.

Ermenistan Seçimleri

Osmanlı 19. yüzyılın ortalarına kadar Ermeni milletini Millet-i Sadıka“ diye adlandırır, onları aralarında dinî husumet olan kalabalık Rumlara karşı bir denge unsuru olarak görürdü. Fransız İhtilâli, tüm imparatorluklarda olduğu gibi, Osmanlı İmparatorluğunda da azınlık aydınlarında bağımsızlık hevesi uyandırmıştır. Ancak bu duygular, Anadolunun birçok yerinde Türklerle iç içe yaşayan, hatta Kilikya Ermenileri gibi Ermenice bilmeyip sadece Türkçe konuşan grupları da içeren Ermeni topluluğuna, ayaklanıp bağımsızlığını kazanan Yunanlıların aksine, yansımamıştı.

Silahlı Ermeni isyanlarının başlaması tamamıyla Rusya ve Avrupanın kışkırtması ve Ermenileri himaye altına almasıyla ilgilidir. Sonradan buna Amerika da katılmıştır. Ermeni isyanları daha sonra ayrı teşvike gerek görülmeden kendi dinamikleriyle devam etmiş, ancak aynı himayeyi gören Yunanistan’ın aksine bağımsızlıkla sonuçlanmamıştır. Zîra Türkiyenin hemen hemen her yerinde mevcut olarak yaşayan Ermeniler, hiçbir vilayette çoğunluğa sahip değillerdi. Sadece Vilâyât-ı Sittede kalabalık nüfusları vardı ama çoğunlukta değillerdi. Ayrıca Yunanlıların Morada yaptıkları gibi, çoğunluğa geçmek için Türk katliamı yapma gücü ve imkanları da yoktu.

Bağımsızlarını gerçekleştirmek için Avrupanın desteği ile tedhişe, yerel silahlı ayaklanmalara başvurmaları, bunların da, devlet tarafından şiddetle bastırılması; 1915 Sevk ve İskân Kanunu ile güvenli başka bir yere yerleştirilmeye tâbi tutulmaları, iki millet arasındaki husûmeti derinleştirmiştir.

Türkiye
de cereyan edenler Azerbaycanda da tekrarlanmış, Sabiri Müselman ve Ermeni vatandaşlara“ diye şiir yazmaya sevk etmiştir. Türk ve Ermeni, her iki milletin de bilincine işlemiş bu düşmanlık aradan geçen zamanda özellikle hem Ermenistan hem de Diaspora Ermenilerinde kök salmıştır.

Yine Ermeni okullarında bu düşmanlığı daha da körükleyen ve besleyen söylemler, eğitim adıyla sistemli şekilde Ermenilerin zihinlerine nakşedilmektedir.

Ermeni Gailesi

Bütün bunların işaret ettiği tek gerçek Ermenistanla olan sorunların bir Türk-Ermeni meselesi olarak başladığı ve hâlâ da aynı niteliğini koruduğudur. Bu mesele Azerbaycan- Ermenistan toprak anlaşmazlığından ibaret değildir. Osmanlı’nın isabetle koyduğu isimle Ermeni Gailesi“dir.

Ermenileri, silahlı çetelerle isyan ettikleri zamanda geliştirdikleri Büyük Ermenistan hayallerini hiç terk etmemişler, bu hayallerinin hiç olmazsa bir kısmını gerçekleştirme imkanına Sovyetlerin dağılmasından sonra, Karabağ başta Azerbaycan topraklarının önemli bir bölümünün işgali ile kavuşmuşlardır. Bu güvenlerini arttırmış, her biri geniş Ermeni Diasporasına sahip, Amerika, Fransa ve Rusya Eş Başkanları yönetimindeki AGİT Minsk Grubu da gayretlerini çatışmaların yeniden başlayarak, Ermeni kazançlarının tehlikeye girmesini önlemeye teksif etmiştir.

Türkiye ise, Azerbaycan topraklarının işgalini protesto ederek, 1993 yılında Ermenistanla olan sınırlarını kapamıştır. Ancak bu daha sonraki yıllarda Türkiye-Ermenistan ticaretini, uçak seferlerinin yapılmasını, binlerce Ermenistan vatandaşının Türkiyede iş bulup çalışmasını engellememiştir. Buna rağmen sınır kapalı kalmış, Kars ve Iğdır’ın doğal hinterlandı ile kopukluğu devam etmiştir.

Bu arada Türkiye kesintisiz Ermenistan ile uzlaşma yollarını aramıştır. Burada saik Azerbaycan topraklarının iadesini sağlamak kadar, Ermenistanla varılacak bir uzlaşının, Türk Düşmanı Ermeni Diasporasının bu tutumunu değiştirteceği inancı idi. Bazı ikazlar göz önüne alınmamış; İsviçrenin arabuluculuğunda hazırlanan iki protokol, Türkiye ve Ermenistan Dışişleri bakanları arasında Amerika ve Rusyanın Dışişleri bakanlarının huzurlarında 2009da Zürihte imzalanmış, ancak yürürlüğe giremeyerek kadük kalmıştır.

Azerbaycan’ın 2020 savaşı ile Karabağ’da Şuşa ile işgal altındaki topraklarını istirdadı, 2023 yılındaki harekâtta da Karabağ’ı geri alması, Ermenistan’ın uzlaşmaz tutumunu değiştirmeye mecbur kalması sonucunu doğurmuştur. Mağrur Ermenistan mağlup Ermenistana evrilmiş, savaş sırasında Rusyadan veya herhangi bir başka ülkeden yeterli askerî yardım almayışları onları yeni arayışlara sevk etmiştir. Azerbaycan karşısındaki ilk mağlubiyetin sorumlusu sayılan Paşinyan ise öne alınan 2021 seçimlerinde, belki de kendisinden önce gelen liderlere benzemeyip yenilikçi olmasından dolayı, tekrar seçilmiştir.

Paşinyan’ın tarihî saplantılardan kurtulmuş gerçekçi tutumu kendisini bizim açımızdan tercih edilir muhatap konumuna getirmektedir. Zengezur koridorunun ABDnin yönetimi altında olsa da açılmasının kararlaştırılması, Ermenistan’ın başta Karabağ olmak üzere, toprak iddialarından vazgeçmesini kayıt altına alan Azerbaycan-Ermenistan arasında Barış ve Devletlerarası İlişkilerin Kurulmasına ilişkin Anlaşma“nın 8 Ağustos 2025 tarihinde Vaşingtonda parafe edilmesi onun zamanında gerçekleşmiştir.

Öte yandan 2020 ve 2023 savaşlarında, Rusyadan güvenlikleri ve bölgesel siyasetleri konusunda alışık oldukları desteği alamamaları onları önce hayal kırıklığına uğratmış; siyasi tercihlerini Batı’ya yöneltmiştir. Nitekim Batı da buna olumlu tepki vermiş, Fransa Cumhurbaşkanı, ABD Başkan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı yakın zamanlarda Ermenistan’ı ziyaretle desteklerini göstermişlerdir. Ermenistan da ABye üye olma niyetindedir. Bu konuda iç hazırlıklara başlamıştır.

Paşinyan’ın devlet başkanları düzeyinde Astanada toplanan Avrasya Ekonomik Birliği Toplantısına kendi yerine yardımcısını göndermesi, Putinin, Ermenistan’ın Batı ile ilişkilerini geliştirmesine karşı tepkisini yeniden ifade etmesi için bir vesile teşkil etmiştir. Putin Gürcistan ve Ukraynaya da atıfta bulunarak, Ermenistan’ın örneğin doğal gaz fiyatlarında ayrıcalıklı indirimlerden yararlanmayacağını belirmiştir.

Bu arada Ermenistandan meyve sebze ithalatının durdurulması gibi somut tedbirler de uygulanmaya başlamıştır.

Bu tedbirlerin geri teperek Ermenistan’ı cezalandırma yerine, bölgesel ekonomiler ile yoğunlaşma suretiyle zararını telafiye zorlaması ihtimâl dâhilindedir. Bu da Güney Kafkasya ülkeleri arasındaki ekonomik entegrasyonu kolaylaştıracaktır.

Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan arasında güven arttırıcı önlemler kategorisi çerçevesinde de değerlendirilebilecek bazı gelişmeler olmuştur. Azerbaycan, Ermenistana yönelik ticarete izin vermiş hatta doğrudan yakıt sağlamıştır.

Türkiye
de Ermenistan ile doğrudan ticarete izin vermiş, demiryolu hattını açmıştı
r Yani Ermenistan sınır kapılarının tümü resmen açıkmış gibi, ihtiyaçlarını doğrudan karşılama imkanına sahip kılınmıştır. Ama yaptırım değeri kalmayan Türkiye Ermenistan sınır kapısı hâlâ kapalıdır.

Ankaradaki Azerbaycan Büyükelçisi bir söyleşisinde, Türkiye – Ermenistan sınırı 7 Haziran Ermenistan seçimlerinden sonra anayasa değişikliği yapılınca açılacak demiştir. Bunu anlamak güçtür.

Zîra her iki ülke de Zengezur Koridorunu, Amerika yönetimi altında açarak ondan bir an önce yararlanmak konusunda kararlıdır. Ermenistan’ın anayasa değişikliği usulü ise önce Meclisten üçte iki çoğunluğun onayını daha sonra da halk oyuna sunulmasını gerektirir. Bu zaman isteyen bir süreçtir. Ermenistan seçimlerine başbakan adayı olarak gelecek siyasetçiler arasında, anayasa değişikliği taahhütünde bulunan, bu konuda diaspora ile kiliseyi karşısına almaktan çekinmeyen tek kişi Paşinyandır.

Öte yandan Zengezur Koridoru bu değişiklik yapılmadan önce işler hâle gelirse, Türkiye kapısı gene mi kapalı kalacaktır? Öyle ise bu koridor nereden Türkiyeyi aşıp, Avrupaya, Akdenize ulaşacaktır?

Azerbaycan Ermenistan anlaşmasının parafe edildiği, Zengezur Koridorunun bir an önce açılıp işlemeye başlamasının kararlaştırıldığı bir ortamda sınır kapısının mecburen açılması bir zaman meselesi değil midir?

Ermenistan seçimleri sadece yerel siyasetçiler arasında değil, aynı zamanda Rusya ile AB ve ABD arasında yapılacak gibidir. Türkiye ve Azerbaycan’ın çıkarları da Batı yanlısı Paşinyan’ı destekleyen Batı ile uyuşmaktadır.

Bizim açımızdan konu, barış taraftarı, tarihin yükünü atmış; Ermenistan, şu gördüğünüz 27000 km² topraktır“ diyen ve yakasında Ağrı Dağı’nın yerine, o küçük ülkenin haritasını rozet gibi taşıyan bir Paşinyan’ın desteklenmesidir.

Azerbaycan topraklarını işgal edip, milyon kişiyi topraklarından sürerek sefil bir yaşantıya mecbur eden, katliam yapmaktan çekinmeyen, hâlâ Batı Ermenistan Karabağ bizimdir diyen Sarkisyan, Koçaryan gibileri değil.

Öte yandan Azerbaycan-Ermenistan arasında barış anlaşmasının yürürlüğe girmesi, Türkiyenin Ermenistan ile doğrudan diplomatik ilişkiler kurması, sınırların açılması ekonomik entegrasyonun gerçekleşmesi, Ermeni Gailesini“ sonlandırmayacaktır. Türkiye ve Azerbaycan, varlıkları, kimliklerini korumaları, Türk düşmanlığına dayalı kinle biçimlenen Ermeni Kilisesi ve Ermeni diasporası ile mücadeleyi de kazanmalıdırlar. Çünkü onlar bizimle uğraşmaktan, kendi iddialarını zayıflatan, üç ülke arasındaki barışçı ilişkilere rağmen, vazgeçmeyeceklerdir.

Ermenistan Cumhuriyeti ile varılmakta olan uyuşma Türk-Ermeni meselesinin arazi bölümünü tarihe gömmüştür, tamamını değil.
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

Türkiye ve Azerbaycan, varlıkları, kimliklerini korumaları, Türk düşmanlığına dayalı kinle biçimlenen Ermeni Kilisesi ve Ermeni Diasporası ile mücadeleyi de kazanmalıdırlar.;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

1914'teki ilk sürgün, Tiflis Kral Naibi Vorontsov Daşkov’un (ailesi Daşkov soyadının gösterdiği gibi Çar hizmetline giren Altınordu Hanlıklar soylularındandır) tarafından güvenlik gerekçesi ile gerçekleştirilmiştir.;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG (Armenian International Policy Research Group) ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı temel ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan bölge ülkeleri arasında ekonomik işbirliği olası...;

Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki 28 Mart 1993 çatışmaları Türkiye ve Ermenistan ilişkilerini de olumsuz yönde etkilemiştir. 3 Nisan 1993’de Türkiye, Ermenistan'a tahıl sevkiyatını durdurdu ve iki ülke arasındaki kara sınırını kapattı. Tarihi sorunların yanı sıra, Dağlık Karabağ krizi, o zamandan ...;

İki kutuplu dünya düzeninin başat aktörlerinden olan Sovyetler Birliği’nin, 1990’lı yılların başında yıkılması ve Soğuk Savaş döneminin sona ermesi “dondurulmuş sorunlar“ olarak adlandırılan bazı sorunları gün yüzüne çıkarmış, özellikle Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını kazanan devletler arasınd...;

Türkiye 1970’li yılların ortalarından itibaren ambargo ve yaptırımlarla tanışmaya başlamıştır. 1974 Kıbrıs müdahaleleri, ABD’nin Türkiye’ye karşı silah ambargosu uygulamasını sonuçlandırdı. Bu ambargo, Türkiye’ye, Kıbrıs’taki askeri birliklerini çekene kadar silah ithal engeli dayattı. Silah ambargo...;

Bugün modern dünyanın, Batı Trakya Türkleri de dâhil, kendi dışındaki pek çok konuyu değerlendirmesinde anlaşılması gereken önemli bir husus zihin ve retoriğindeki “ötekileştirme” üslubudur. Türk dünyası ve coğrafyası tek bir coğrafyayı ve kültür/medeniyet dairesini kapsamadığı ve muhtelif milletler...;

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 4

DTF Akil Kişiler Kurulu’nun dördüncü toplantısı 01 Haziran 2016 tarihinde İstanbul’da 5. Dünya Türk Forumu marjında gerçekleştirilecektir.

  • 01 Haz 2016 - 01 Haz 2016
  • İstanbul - Türkiye

2. Türkiye - ABD Forumu Hazırlık Toplantısı - 1

  • 11 Eyl 2015 - 11 Eyl 2015
  • İstanbul - Türkiye

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 3

DTF Akil Kişiler Kurulu’nun üçüncü toplantısı 23 Nisan 2015 tarihinde İstanbul’da 4. Dünya Türk Forumu marjında aşağıda isimleri belirtilen Kurul tarafından gerçekleştirilecektir.

  • 23 Nis 2015 - 23 Nis 2015
  • İstanbul - Türkiye

Türk Dünyası Kızıl Elma Ödülleri Takdim Töreni - 2

Dünya Türk Forumu; TASAM öncülüğünde Türk Devletleri’nin temsilcileri ile Dünya’nın dört bir yanında yaşayan Türk Diasporaları’nın düşünce ve kanaat önderlerini, düşünce kuruluşlarını ve STK’ları çok boyutlu konular çerçevesinde bir araya getirerek ortak gündem ve sosyoekonomik entegrasyonun derinleşmesine stratejik katkı sağlayan küresel bir organizasyondur.

  • 24 Nis 2015 - 24 Nis 2015
  • İstanbul -

İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu | Akil Kişiler Kurulu Toplantısı - 5

İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu | Akil Kişiler Kurulu Toplantısı - 5

  • 08 Mar 2015 - 08 Mar 2015

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 2

DTF Akil Kişiler Kurulu’nun ikinci toplantısı 28 Mayıs 2014 tarihinde İstanbul’da 3. Dünya Türk Forumu marjında aşağıda isimleri belirtilen Kurul tarafından ve yine aşağıda verilen gündemle gerçekleştirilecektir.

  • 28 May 2014 - 28 May 2014
  • Eskişehir -

3. Dünya Türk Forumu

20. yüzyıl başlarında meydana gelen olaylarda Osmanlı devleti dış güçlerin müdahalelerini ve ülkenin dağılmasını önlemek için bir takım önlemler almıştır.

  • 28 May 2014 - 30 May 2014
  • Edirne - Türkiye

DTF Akil Kişiler Kurulu Toplantısı 1

“Dünya Türk Forumu” (DTF), Türk Dünyasında bir sivil toplum girişimi olarak TASAM tarafından projelendirilmiş, geçen yıl İstanbul’da düzenlenen uluslararası niteliği yükse

  • 03 Nis 2013 - 03 Nis 2013
  • İstanbul - Türkiye