Doğanın Mucizesini Bilen ve Kullanan Çin
Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu
İklim değişikliği dünya için yeni değil. Kaynaklardan son büyük buzul çağının yaklaşık 115.000 yıl önce başladığını ve 11.700 yıl önce sona erdiğini öğreniyoruz. Bu uzun soğuma döneminin en soğuk ve buzulların en çok genişlediği dönemin yaklaşık 29.000 ile 19.000 yıl önce yaşandığı bir başka bilgi. Dünya'nın yörüngesinde Milankoviç döngüleri denilen değişikliklerin neden olduğu soğumanın, her 100.000 yılda bir buzul çağına neden olacağı ve halen buzullar arası bir ısınma döneminin yaşandığı iddia edilmekte. Eğer aşırı ısınma ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kurallık, ormanların yok olması ve çölleşme süreci yavaşlatılabilirse, yeni bir buzul çağı ertelenebilir mi? Bu belli değil. Doğa güçlü, insanların yaptığı her türlü tahribata o kendi hükmünü icra ediyor. Yine de gecikerek bile olsa yerleştirilmeye çalışılan bir iklim ve çevre bilinci var. Önderliğini kifayeti kendinden menkul Birleşmiş Milletler(BM) üstlenmiş durumda. Nitekim her yıl olduğu gibi, BM 2026 Dünya Çevre Günü için yine yeni bir çağrıda bulundu. Bu yıl, “İklim Eylemi İçin Küresel Çağrı“ sloganıyla Azerbaycan’da 5 Haziran’da başlayan kutlamalar, küresel iklim değişikliğine odaklanmış durumda. Ama konuyu en ciddiye alan ülkenin özellikle sıra dışı icraatlarıyla Çin olduğunu söylemek yanlış olmaz. Üstelik büyük baraj projeleriyle iklim değişikliğine bir darbe daha vurmakla eleştirilen Çin, alternatif enerji projeleriyle, fosil yakıt tüketimini azaltmaya özen gösterirken, 1970’lerin sonundan itibaren ve özellikle son 20’i aşkın bir süredir ülkenin Kuzey ve Kuzey batısındaki çöl ve çölleşme sorunlarına doğanın gizli mucizesiyle çözüm arıyor.
“Büyük Yeşil Duvar“ ve İmkânsızı Mümkün Yapan “Tavşan Terbiyeciliği“
65 yıl önce ilkokul 4. sınıftayken Orta Asya’daki iç denizin kuruması ve bununla başlayan kavimler göçü üzerine bir ödev hazırlamıştım. Ama o tarihte bunun bir iklim değişikliği konusu olduğunu ne ben fark etmiştim, ne de kimse beni bu açıdan yönlendirmişti. Şimdi Çin’in yürüttüğü çölleşmenin durdurulması projelerini öğrenmeye büyük bir ilgi duyuyorum. Büyük aşamalar kaydederek Batıyı geçmesine ramak kalan bu dev ülkenin, üstün teknolojiye doğanın gücünü katma feraseti, bambaşka ve örnek alınması gereken bir beceri. Çin 1978'de “Büyük Yeşil Duvar“ programı olarak Gobi Çölü'nün genişlemesini durdurmak ve bölge halkına kereste sağlamak amacıyla, rüzgâr kırıcı bir orman şeridi yaratma projesi başlatmıştı. Bu projenin 2050 ye kadar tamamlanması planlanırken, yeniden ormanlaştırma için çöle 1.2 milyondan fazla tavşan bırakılması doğayı, yine doğanın tedavisi için seferber etme basireti. Söylemesi kolay ama tavşanların güneş enerjisi ve derin köklü bitkilerle buluşturularak, verimsiz kum tepelerini verimli toprağa dönüştürme öngörüsüyle bütüncül ekolojik sistemin önce Kubuqi Çölü ve İç Moğolistan'daki Dalad Sancağında denenmesi, bu programı aynı zamanda bir kalkınma projesi haline getirmiş durumda. Üstelik bu inanılmaz “Tavşan Masalı“, çölleşmeyi durdurmayı amaçlayan geniş kapsamlı “Büyük Yeşil Duvar“ veya “Üç Kuzey Koruma Ormanı“ projesinin mütemmim cüzü, yani ayrılmaz parçası.
Denetim, Sınırlamalar, Halk için Ekonomik Çıkar ve Tamamlayıcı Uğraşılar
Sınama ve yanılma dönemi biteli çok olmuş. Çölün 2020 ye kadar ilerlemesi durdurulamazken, 2023 den itibaren Yaklaşık 7.000 mil karelik bir alanı kaplayan Kubuqi Çölünde bir taraftan gerçekleştirilen ağaç ekimi, diğer taraftan özel çiftliklerde yetiştirilen ve çok hızlı üreyen tavşanların çöle salınması yeni bir ormanlaştırma emsali yaratmış durumda. Tavşanlar, bitkilerin kökleşip büyümesini sağlayacak besin değeri açısından fevkalade fakir olan çöle dışkılarıyla, nitrojen, fosfor ve potasyum sağlamaya yardımcı olmuş. Tabii, çöl çevresinde halkın hayvan otlatması, vahalardan su kullanması ve yaban hayvanı avlanmaları sıkı bir şekilde denetlenmiş ve denetlenmenin sürdüğü bildiriliyor. Ama son 3 yılda İç Moğolistan pilot uygulama bölgesindeki halk, tavşan etinden yapılan yahni yemekten, tavşan kürkünden faydalanmaya kadar yeni alışkanlıklar geliştirmeye başlamış. Bu nedenle Çin Lhasa ve Uygur Bölgesi kalkınma projelerinden sonra İç Moğolistan kalkınma projesinden bir ulusal başarı hikâyesi daha yaratmayı umuyor. Çin kararlı uygulamanın 2017 den itibaren olumlu sonuç verdiğini açıklıyor. Tavşanlardan öte başarının en bileşenlerinden birinin, "Tarım Arazilerinin Ormana Dönüştürülmesi Programı" (CCFP) veya diğer adıyla "Tahıl Karşılığında Yeşil" olduğu biliniyor. Çin bölgesel yönetiminin çiftçilere arazilerine ağaç dikmeleri ve bozulmuş arazileri ıslah etmeleri için ödeme yapması da çölleşmenin önlenmesi ve yeniden ormanlaştırma programın başarısında insanın anahtar olarak kullanılması örneği. Otlakların ve orman alanlarının genişlemeye başlaması, alınan önlemlerle ve sıkı denetimle genel çölleşmenin yavaşlayarak gidişatın tersine döndürülmesi Çin açısından büyük bir başarı hikâyesi ve dünya için hem çölleşmenin engellenmesi ve yeniden ormanlaştırma açısından örnek.
İğneyle Kuyu Kazmayı Bilen Çin’den Ders ve Yeni bir Küresel Know-how
Gobi ve Kubuqi çöllerine ilaveten Kasım 2024'den bu yana, Taklamakan Çölü etrafındaki 3.000 km'lik yeşil kuşağın tamamlandığının çöllerle kaplı yüzölçümünün son on yılda yüzde 27,2'den yüzde 26,8'e düşmesi başarı olarak kabul ediliyor. Başarının diğeri bileşeni eşanlı olarak çöl bölgelerinde güneş enerjisi santralleri kurulmuş olması. Bu öngörü Çin'in yenilenebilir enerji kapasitesine katkıda bulunurken, aynı zamanda arazi yapısının istikrara kavuşmasına da katkıda bulunmuş. Güneş panellerinin sağladığı gölge, güneşin toprak üzerindeki yakıcı etkisini azaltarak bitki örtüsünün büyümesi için daha elverişli koşullar yaratmış. Hatta güneş panellerin altında ot yetişmeye başlamasının toprak erozyonunu azaltma etkisi yarattığı ve yerel ekosistemi desteklemeye yardımcı olduğu açıklanıyor. Çin’in bu başarılı modeli denetim zafiyeti nedeniyle Avustralya’nın çöl bölgelerinde başarısız. Buna karşılık, Sahra çölünde, “Cezayir Yeşil Barajı“(Algerian Green Dam) olarak Cezayir’de ve “Afrika Yeşil Duvarı“(African Green Wall) olarak Güney Afrika’da denenmek isteniyor. Nil nehri paydaşları tarafından “Büyük Rönesans Barajı“ projesi dolayısıyla hala şiddetle kınanan, Etiyopya da, Çin’den yeniden ormanlaştırma projesi know-how’ı almak üzere sıraya girmiş bulunuyor. Tabii bu kadar geniş ve küresel ölçekte yeniden ormanlaştırmanın yaratacağı iklim değişikliği hesap ediliyor mu emin değilim. Buna rağmen, bu ilginç bütünleşmiş projenin hem güneş panellerinin yaygınlaşması ve yaratacağı enerji katma değeri, hem çiftçilere verilen ormanlaştırma desteği ve nihayet “tavşanların istihdamı“ açısından, Türkiye’de ve özellikle Konya Karapınar’da denendiğini görmeyi doğrusu çok isterdim.