Bozkırdan Teknoloji Üssüne: Kazakistan’ın Beşerî Sermaye Odaklı İktisadi Tarihi (1500-2026)

Makale

İktisat tarihi, çoğu zaman doğrusal bir ilerleme anlatısı olarak sunulsa da Kazakistan örneği bu anlatıyı bozan "sıçramalı" ve "travmatik" bir dönüşüm hikâyesidir. 1500’lerin uçsuz bucaksız bozkırlarında, mobil bir üretim fabrikası rasyonalitesiyle işleyen göçebe ekonomisinden; 2026’nın dijital koridorlarına, uzay teknolojilerine ve Orta Asya’nın en yüksek kişi başına gelirine uzanan bu yol, sadece kaynakların değil, esasen beşerî sermayenin hikâyesidir....

Bozkırdan Teknoloji Üssüne: Kazakistan’ın Beşerî Sermaye Odaklı İktisadi Tarihi (1500- 2026)

Ercan Eren

Bozkırın İktisadi Genetiği ve Modernitenin İnşası

İktisat tarihi, çoğu zaman doğrusal bir ilerleme anlatısı olarak sunulsa da Kazakistan örneği bu anlatıyı bozan "sıçramalı" ve "travmatik" bir dönüşüm hikâyesidir. 1500’lerin uçsuz bucaksız bozkırlarında, mobil bir üretim fabrikası rasyonalitesiyle işleyen göçebe ekonomisinden; 2026’nın dijital koridorlarına, uzay teknolojilerine ve Orta Asya’nın en yüksek kişi başına gelirine uzanan bu yol, sadece kaynakların değil, esasen beşerî sermayenin hikâyesidir.

Bu makale, Kazakistan’ın bugünkü ekonomik hegemonyasını sadece yer altı zenginlikleriyle açıklayan indirgemeci yaklaşımı reddeder. Bunun yerine, "Klinik İktisat" perspektifiyle, ülkenin iktisadi bünyesine yapılan tarihsel müdahaleleri analiz eder. Çalışmanın temel tezi; Kazakistan’ın bugün ulaştığı refah düzeyinin, 1936’da kurulan idari iskeletin üzerine 1941 yılında yapılan devasa "beşerî sermaye aşısı" ile şekillendiğidir.

Nazi Almanyası’nın saldırısıyla Sovyetler Birliği’nin batısından sökülüp bozkıra taşınan fabrikalar, üniversiteler ve sürgün edilen nitelikli zanaatkâr sınıfları, Kazakistan’ın üretim fonksiyonuna dışsal ve kalıcı bir teknolojik şok enjekte etmiştir. Bu "trajik miras", bağımsızlık sonrası dönemde giden uzmanların yarattığı boşluğun "Bolashak" gibi vizyoner programlarla doldurulmasıyla modern bir başarı hikâyesine tahvil edilmiştir.

Makale boyunca;

· 1500-1822 arası dönemin geleneksel üretim rasyonalitesi,
· 1822-1917 arası Rus sömürge yönetiminin getirdiği mülkiyet rejimi değişikliği,
· 1930'ların yıkıcı kolektifleştirme travması,
· Ve özellikle 1941'deki o büyük "bilgi ve teknoloji transferi" ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

Son aşamada ise, 1991 kaosu ile 2026 dijital gerçeği arasındaki devasa uçurum, somut tablolar ve Satın Alma Gücü (SAG) paritesi verileriyle ortaya konulacaktır. Bu çalışma, bir toplumun en büyük sermayesinin, en zor zamanlarda bünyesine kattığı "akıl" ve bu aklı kurumsallaştırma becerisi olduğunu kanıtlama çabasıdır.

I. Bozkırın Rasyonalitesi ve Erken Kurumsal Yapı (1500- 1700)

Kazakistan’ın bugünkü ekonomik performansını anlamak için, modern literatürün sıklıkla yaptığı hataya düşüp analizi 1991’den başlatmak yerine, "path dependency" (yol bağımlılığı) ilkesi gereği bozkırın ilk üretim kodlarına inmek gerekir. 16. ve 17. yüzyıllarda Kazak bozkırı, sanılanın aksine "rastgele" bir göçebelik değil, coğrafi kısıtlar altında maksimize edilmiş bir mobil üretim fabrikası düzenine sahipti.

1.1. Göçebe Üretim Tarzı: "Yürüyen Sermaye" Ekonomisi

Bu dönemde Kazak ekonomisinin temel birimi olan hayvancılık, bir iktisatçı gözüyle incelendiğinde üç temel avantaj sunuyordu:

· Düşük Sabit Maliyet: Sermaye (hayvan), taşınmaz mülke (toprak/bina) yatırım
gerektirmiyordu.
· Lojistik Verimlilik: Üretilen değer (et, deri, yün), herhangi bir dış taşıma maliyeti gerektirmeden "kendi ayakları üzerinde" pazara (İpek Yolu duraklarına) ulaşıyordu.
· Risk Yönetimi: Dış saldırı veya iklimsel şok (Zud) anında sermaye hızla yer değiştirebiliyor, yani "likidite" kabiliyetini koruyordu.

1.2. Tavke Han ve Jeti Jargı: İlk Kurumsal Düzenleme

Klinik bir teşhis koymak gerekirse, bu dönemde Kazak bünyesinin "merkezi sinir sistemi" Tavke Han (1680-1718) tarafından güçlendirilmiştir. Onun ilan ettiği "Jeti Jargı" (Yedi Yargı) yasaları, aslında bozkır ekonomisinin anayasasıydı.

Tarihsel Not: Tavke Han dönemi, Kazak tarihinde mülkiyet haklarının ve boylar arası ekonomik ilişkilerin en net tanımlandığı "Altın Çağ" olarak kabul edilir.

Tablo 1: 17. Yüzyıl Kazak Bozkır Ekonomisinin Kurumsal Yapısı

Unsur Fonksiyonu Ekonomik Karşılığı
Yaylak /
Kışlık
Mevsimsel otlak rotası Mülkiyet hakları ve kaynak yönetimi
Biy (Hâkim) Hukuki uyuşmazlık çözümü İşlem maliyetlerinin (transaction costs) azaltılması
Zekât / Üşür Sosyal yardımlaşma vergisi Sermayenin yeniden dağılımı ve sosyal
güvenlik
Barımta Geleneksel ceza
mekanizması
Sözleşme ihlali yaptırımı

1.3. Tampon Bölge ve Erken Dış Ticaret

1500-1600 arası dönemde Ming Çin'i ile Kazak Hanlığı arasındaki ilişki, "At-Çay Ticareti"
üzerinden yürüyordu. Kazaklar, askeri gücün temel sermayesi olan "at"ı ihraç ederken;

karşılığında bozkırda lüks tüketim ve sosyal statü göstergesi olan "çay ve ipek" ithal ediyordu. Bu süreç, Kazak aristokrasisinin (Sultanlar) dış pazarlara bağımlılığını başlatan ilk "klinik" belirtidir.

Ancak 17. yüzyılın sonuna gelindiğinde, doğudan yükselen Cungar (Batı Moğol) tehdidi, bu stabil ekonomik yapıyı sarsmaya başladı. Cungarların merkezi disiplini ve ateşli silahlara erişimi, Kazakların dağınık göçebe üretim tarzı için "sistemik bir risk" haline geldi.

Bölüm Özeti ve Geçiş

1700'e girerken Kazak ekonomisi; hukuki altyapısı (Jeti Jargı) tamamlanmış, dış ticaret kanalları açık ama askeri teknoloji açısından "donanımsız" bir durumdaydı. Bir sonraki bölümde, bu sistemik zayıflığın 1723'te nasıl büyük bir çöküşe (Aktaban Şubırındı) yol açtığını ve Rusya ile kurulan ilk "asimetrik" ekonomik bağları inceleyeceğiz.

II. Sistemik Çöküş ve Rusya’nın "Mühendislik" Müdahalesi (1700-1822)

18.yüzyıl, Kazak iktisadi tarihi için bir "kopuş" asrıdır. Bu dönemi, geleneksel göçebe rasyonalitesinin dışsal bir şokla (Cungar istilası) felce uğraması ve ardından Rusya İmparatorluğu'nun "korumacı" ama "müdahaleci" bir cerrah gibi devreye girmesi olarak okuyabiliriz.

2.1. 1723 "Aktaban Şubırındı": Ekonomik Bir İnfarktüs

1723 yılında Cungarların başlattığı topyekûn saldırı, Kazak ekonomisi için sadece askeri bir yenilgi değil, üretim araçlarının (hayvan varlığının) ve üretim sahalarının (otlakların) ani kaybıdır.

· Sermaye Kaybı: Kazak nüfusunun yaklaşık %40'ı ve hayvan varlığının büyük çoğunluğu telef olmuştur.
· Göç Yollarının İhlali: Binlerce yıldır işleyen "Yaylak-Kışlık" dengesi bozulmuş, boylar batıya (Rus sınırına) yığılarak ciddi bir "mekânsal sıkışma" ve kaynak rekabeti yaşamıştır.

2.2. Ebulhayır Han ve "Protektora" Ekonomisi (1731)

Küçük Cüz Hanı Ebulhayır’ın 1731’de Rus Çariçesi Anna İvanyovna’ya bağlılık yemini etmesi, klinik iktisat açısından bir "kurtarma paketi" (bailout) talebidir. Ebulhayır, Rus askeri gücünü bir "sigorta poliçesi" olarak kullanmak istemiştir. Ancak bu poliçenin primi, Kazak egemenliğinin kademeli kaybı olmuştur.

2.3. Rus Sızma Stratejisi: Kaleler ve Lojistik Hatlar

Rusya, bozkıra büyük ordularla girmek yerine, sizin "zanaatkârlık" vurgunuza paralel bir
yöntemle, "mühendislik ve lojistik" üzerinden hakimiyet kurmuştur.

Tablo 2: Rusya'nın Stratejik Kale Hatları ve Ekonomik İşlevleri

Kale Hattı / Şehir Kuruluş Ekonomik ve Stratejik Rolü
Omsk 1716 Kuzey ticaret yollarının denetimi.
Örenburg 1735 Kazak bozkırı ile Rus sanayisi arasındaki "ana gümrük kapısı".
Guryev (Atırau) 1640/1700 Hazar Denizi ve Ural Nehri üzerinden su yolu lojistiği.
Petropavl 1752 Orta Cüz'den gelen hayvancılık ürünlerinin toplama merkezi.

Bu kaleler, göçebe ekonomisinin "akışkanlığını" kesen, onları yerleşik pazar noktalarına çeken ve bozkırı Rus idari sınırları içine hapseden "ekonomik düğüm noktaları" olmuştur.

2.4. Ablay Han ve "İkili Denge" Zanaatı (1771-1781)

Bu karanlık tabloda Ablay Han, klinik bir mucizeyi denemiştir. Hem Rusya hem de Çin (Qing) ile eş zamanlı bağlılık ilişkisi kurarak, Kazakistan'ı iki dev arasında bir "serbest bölge" gibi yönetmeye çalışmıştır.

· Ekonomik Diplomasi: Ablay Han, Rus tüccarlarının bozkır üzerinden Orta Asya'ya geçişini kontrol ederek bir "geçiş ücreti" ve siyasi nüfuz alanı yaratmıştır.
· Zayıflık: Ancak Ablay Han’ın ölümüyle (1781), bu kişisel deha yerini kurumsal bir çöküşe bırakmıştır.

III. Sömürge Yönetimi ve Mülkiyet Rejimi Değişimi (1822- 1917)

19.yüzyıl, Kazakistan’ın "modern sömürge" statüsüne geçişidir. Rusya artık sadece sınırda bir gözlemci değil, bozkırın içindeki mülkiyet haklarını belirleyen yegâne otoritedir.

3.1. 1822-1824 Reformları: Hanlığın Tasfiyesi

Rus devlet adamı Speranski tarafından hazırlanan nizamnameler, Kazak toplumsal bünyesindeki "geleneksel yönetim organlarını" söküp atmıştır.

· İdari Bölünme: "Cüz" yapısı yerine "Aul" (köy), "Volost" (ilçe) ve "Okrug" (bölge) sistemi getirilmiştir. Bu, vergi toplama kapasitesini artıran merkeziyetçi bir hamledir.
· Hukuki İkame: Geleneksel Biy mahkemelerinin yetkisi kısıtlanmış, yerini Rus askeri- idari mahkemeleri almıştır.

3.2. Toprak Reformu ve Demografik Baskı

1860'lardan sonra Rus köylülerinin bozkıra yerleştirilmesi (stollypin reformları öncesi ve sonrası), Kazak ekonomisine vurulan en büyük darbedir.

· Toprak Müsaderesi: "Kullanılmayan toprak" bahanesiyle Kazakların en verimli kışlakları ellerinden alınmıştır. Bu, göçebe üretim döngüsünü (Yaylak-Kışlık) imkânsız hale getirmiş ve halkı fakirleşerek yerleşik hayata geçmeye zorlamıştır.

· İstatistiksel Gerçek: 1900'lerin başında bozkıra yerleşen Rus köylü sayısı 1 milyonu aşmış, Kazakların toprak payı %20-30 oranında azalmıştır.

Tablo 3: 1900 Yılı İtibarıyla Kazak Bozkırında Sosyo-Ekonomik Göstergeler

Kriter Geleneksel Kesim (Kazak) Yerleşimci Kesim (Rus)
Temel Faaliyet Ekstensif Hayvancılık Yoğun Tarım ve Ticaret
Eğitim Medrese / Sözlü Kültür Rus-Kazak Okulları / Modern Eğitim
Mülkiyet Hakkı Örfi / Ortak Kullanım Yazılı / Şahsi Tapu
Pazar Erişimi Aracı tüccarlara bağımlı Devlet destekli pazar ağı

3.3. Alaş Orda: Modern İktisadi Düşüncenin Doğuşu

Yüzyılın sonunda, Rus eğitim sisteminden geçen bir Kazak entelijansiyası doğmuştur. Ali Han Bökeyhan gibi liderler, Kazakistan'ın kurtuluşunun "modern kooperatifçilik", "toprak reformu" ve "yerel sanayileşme" ile olacağını savunmuşlardır. Bu, bozkırın ilk modern iktisadi manifestosudur.

Bölüm Özeti ve Geçiş:

1917 Devrimi'ne girerken Kazakistan; topraklarını kaybetmiş, geleneksel hayvancılık modeli krizde olan ama modern bir "ulusal kimlik" ve "aydın sınıfı" inşa etmiş bir bünyedir. Bir sonraki bölümde, bu aydınların 1937'deki trajik sonunu ve 1941'in o devasa "beşerî sermaye" transferini ele alacağız.

IV. İdeolojik Cerrahi ve Modern Devletin İskeleti (1917- 1936)

1917 Bolşevik Devrimi, Kazak bozkırı için sadece bir rejim değişikliği değil, binlerce yıllık "zanaatkâr göçebe" ruhunun tasfiyesi ve yerine merkeziyetçi-sanayi tipi bir bünyenin inşa edilmesi sürecidir. Bu süreçte Kazakistan, tarihindeki en büyük demografik ve ekonomik şoku yaşamıştır.

4.1. "Alaş Orda" ve Kısa Süreli Özerklik Deneyimi (1917-1920)

Devrim sonrası oluşan otorite boşluğunda, Ali Han Bökeyhan liderliğindeki Alaş aydınları, Kazakistan'ı modern bir cumhuriyet olarak örgütlemeye çalıştılar.

· İktisadi Vizyon: Alaş liderleri, Batı tipi bir liberalleşme ile geleneksel yapıyı modernize etmeyi (kooperatifleşme, toprak reformu) hedefliyorlardı.
· Sonuç: Ancak Bolşeviklerin iç savaşı kazanmasıyla bu "milli-demokratik" deney sonlandırıldı. 1920'de kurulan Kırgız (Kazak) Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, bu hareketin taleplerini Sovyet potasında eritmek için bir araç olarak kullanıldı.

4.2. "Aşarşılık": Bir Toplumun Ekonomik ve Biyolojik Kırılması (1930-1933)

Stalin'in 1920'lerin sonunda başlattığı "Büyük Dönüşüm" (Büyük Atılım), Kazakistan'da "Aşarşılık" (Büyük Kıtlık) olarak bilinen toplumsal felakete yol açtı. Klinik bir teşhis koymak gerekirse; bu, vücudun ana besin kaynağının (hayvancılık) bir gecede kesilip, bünyenin henüz hazır olmadığı bir beslenme biçimine (zorunlu tarım ve kolektifleştirme) zorlanmasıdır.

· Kolektifleştirme ve Sedentarizasyon: "Zenginleri (Kulakları) sınıf olarak tasfiye etme" politikası, göçebe Kazakların elindeki tüm hayvan sermayesinin devletleştirilmesiyle sonuçlandı.
· Sermaye İmhası: Kolektifleştirme öncesi yaklaşık 45 milyon olan büyükbaş hayvan sayısı, birkaç yıl içinde 4 milyona düştü.
· Demografik Yıkım: 1930-1933 yılları arasında Kazak nüfusunun yaklaşık %38-42'si (yaklaşık 1.5 - 2 milyon kişi) açlık ve hastalıktan hayatını kaybetti. Kazaklar, kendi topraklarında bir gecede azınlık durumuna düştüler.

Tablo 4: Kolektifleştirme Öncesi ve Sonrası Kazakistan Ekonomik Verileri (1928-1934)

Gösterge 1928 (NEP Sonu) 1934 (Kolektifleştirme Sonrası) Değişim (%)
Toplam Hayvan
Sayısı
%40.5 Milyon %4.5 Milyon -%89
Kazak Nüfus Oranı %%60 %%38 -%22 (Puan)
Tarımsal Yapı Geleneksel/Göçebe Kolektif (Kolhoz/Sovhoz) Tam Dönüşüm
Şehirleşme Oranı %8-10 %15-18 %7
(Zorunlu)

4.3. Mekânsal Mühendislik ve Başkent Değişimleri

Sovyet yönetimi, Kazakistan'ı idari olarak kontrol etmek ve Rus sanayi merkezlerine eklemlemek için stratejik hamleler yaptı:

1. Orenburg (1920-1925): İlk merkez, Rusya'ya yakınlığıyla bir kontrol noktasıydı.
2. Kızılorda (1925-1929): Başkentin bozkırın içine taşınması, "Kazaklaşma" görüntüsü verse de lojistik olarak zayıftı.
3. Almatı (1929-1936): Başkentin güneye, verimli dağ eteklerine taşınması, bölgeyi Orta Asya'nın ana sanayi ve eğitim üssü yapma projesinin başlangıcıydı.

4.4. 1936: "Birlik Cumhuriyeti" Statüsü ve Modern İskeletin Tamamlanması

1936 Sovyet Anayasası ile Kazakistan, Rusya Federasyonu içindeki bir "özerk bölge" olmaktan çıkıp, doğrudan Moskova'ya bağlı bir Birlik Cumhuriyeti (Kazak SSC) statüsüne yükseltildi.

· Ekonomik Anlamı: Bu statü değişikliği, Kazakistan'a merkezi bütçeden devasa yatırımların gelmesinin önünü açtı. Artık Kazakistan, "pamuk tarlası" değil, "ağır sanayi ve maden deposu" olarak tasarlanıyordu.

· Siyasi Tasfiye: İronik bir şekilde, bu yeni devlet yapısı kurulurken, bu yapıyı yönetebilecek olan eski Alaş aydınları ve "milli komünistler" (Turar Rıskulov vb.) 1937-38 temizliğinde idam edildiler. Devletin "iskeleti" (kurumları) kurulmuştu ama "beyni" (entelektüel kadrosu) tamamen Moskova'ya sadık yeni bir sınıfla değiştirildi.

Bölüm Özeti ve Geçiş:

1936 yılı itibarıyla Kazakistan, nüfusunun yarısını ve sermayesinin %90'ını kaybetmiş yaralı bir bünyeydi; ancak idari ve endüstriyel "iskeleti" modern dünyaya göre çatılmıştı. Bir sonraki bölümde, bu iskelete "can" ve "beyin" katacak olan o meşhur 1941 Tahliye ve Sürgün dalgasını, yani beşerî sermayenin altın vuruşunu inceleyeceğiz.

V. 1941 Beşerî Sermayenin Altın Vuruşu ve Endüstriyel

Mutasyon

1941 yılı, Kazakistan’ın iktisadi genetiğinin sonsuza dek değiştiği yıldır. Nazi Almanyası’nın SSCB’ye saldırmasıyla (Barbarossa Harekâtı), Sovyetler Birliği’nin batıdaki tüm entelektüel ve endüstriyel birikimi bir "can havliyle" doğuya, bozkıra pompalanmıştır. Bu süreci iki ana kolda analiz etmek gerekir: Tahliye (Evakuasyon) ve Sürgün (Deportasyon).

5.1. "Beyin Takımı"nın Tahliyesi: Akademik ve Kültürel Rönesans

Savaşın ilk aylarında Moskova, Leningrad ve Kiev gibi şehirlerin düşme tehlikesi üzerine, Stalin yönetimi stratejik bir kararla "beyin takımını" korumaya aldı.

· Akademik Transfer: SSCB Bilimler Akademisi’nin kilit enstitüleri ve Rusya’nın en köklü üniversitelerinden binlerce Profesör Almatı’ya getirildi. Almatı, bir anda dünyanın en yoğun "doktora derecesine sahip nüfusuna" sahip şehirlerinden biri oldu.
· Bilimsel Kapasite: Bu hocalar yanlarında sadece kitaplarını değil, laboratuvar ekipmanlarını ve araştırma geleneklerini de getirdiler. 1934’te kurulan Kazak Devlet Üniversitesi (KazNU), bu sayede 50 yılda katedilecek akademik mesafeyi 5 yılda aldı.
· Kültürel Derinlik: Mosfilm ve Lenfilm gibi dev stüdyolar Almatı’ya taşındı. Sergey Eisenstein gibi dahi yönetmenler "Korkunç İvan" gibi başyapıtlarını burada çektiler. Bu, bölgede kalıcı bir görsel ve sanatsal "zanaatkârlık" mirası bıraktı.

5.2. Endüstriyel Mutasyon: Fabrikaların Bozkıra İnişi

1941’in ikinci yarısında, Rusya’nın batısından sökülen 142 büyük fabrika ve yüzlerce orta
ölçekli işletme trenlerle Kazakistan’a taşındı.

· Sektörel Çeşitlilik: Bu fabrikalar arasında uçak motoru parçaları üreten tesislerden, hassas optik cihaz fabrikalarına ve ağır metalürji devlerine kadar geniş bir yelpaze vardı.
· Nitelikli İş Gücü: Fabrikalarla birlikte, bu makineleri kullanmayı ve tamir etmeyi bilen binlerce usta ve mühendis (zanaatkâr sınıfı) de geldi. Bu, Kazakistan’daki "üretim fonksiyonuna" dışsal bir teknolojik şok etkisi yaptı.

5.3. Trajik Beşerî Sermaye: Sürgünler ve Alman Etkisi


Bu dönemde gelenlerin bir kısmı da "korunmak" için değil, "cezalandırılmak" için getirildi. Ancak bu trajedinin ekonomik çıktısı, ülkenin gelişiminde kilit rol oynadı.

· Volga Almanları (Eylül 1941): Yaklaşık 450.000 Alman, "potansiyel işbirlikçi" suçlamasıyla Kazak bozkırlarına sürüldü. Bu kitle, içinde çok yüksek oranda nitelikli çiftçi, zanaatkâr, marangoz ve teknik eleman barındırıyordu.
· Ekonomik Katkı: Almanlar, Kazakistan’ın kuzeyinde disiplinli tarım yöntemlerini ve batı tipi zanaat kültürünü yerleştirdiler. Bugün bile Kazakistan’daki "kalite" algısının temelinde, bu sürgün Alman topluluğunun bıraktığı iş disiplini yatar.

Tablo 5: 1941 Öncesi ve Sonrası Kazakistan Endüstriyel Kapasite Karşılaştırması

Gösterge 1940 Sonu (Savaş
Öncesi)
1945 Başı (Savaş Sonu) Artış / Değişim
Büyük Sanayi İşletmesi Sayısı %280 %450 %60 Artış
Mühendis ve Tekniker
Sayısı
Sınırlı (Yerel) Çok Yüksek
(Tahliye/Sürgün)
Üssel Artış
Elektrik Üretimi (milyar kWh) 0.6 1.2 %100 Artış
Üretim Tipi Hammadde Odaklı Karmaşık Makine ve
Silah
Niteliksel
Sıçrama

5.4. Klinik İktisat Teşhisi: "Aşılanmış Modernite"

1941 yılındaki bu gelişmeleri klinik bir perspektifle şöyle özetleyebiliriz:

Kazakistan bünyesi, 1930'lardaki kıtlık (infarktüs) sonrası zayıf düşmüştü. 1941 yılında bu zayıf bünyeye, dünyanın o dönemdeki en gelişmiş "akademik ve endüstriyel hücreleri" (tahliye ve sürgün nüfus) enjekte edildi.

Bu durum, vücudun doğal gelişimini bozsa da onu süper-teknolojik bir yapıya kavuşturdu. Kazakistan, artık sadece bozkırın sahibi olan bir halkın vatanı değil, SSCB'nin en kritik "teknik beyni" haline gelmişti.

VI. SSCB’nin Stratejik Makine Dairesi ve Sosyalist İş Bölümü (1945-1991)

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Sovyetler Birliği, merkezi planlama dahilinde cumhuriyetler arasında keskin bir iş bölümü (Specialization) yarattı. Bu iş bölümünde Kazakistan’a biçilen rol; enerji, ağır sanayi, uzay teknolojisi ve nükleer kapasite üzerinden tanımlanmıştı.

6.1. Ağır Sanayi ve Maden Havzaları: "Sert Gücün" Kaynağı

Kazakistan, Doğu Bloku'nun hammadde ve yarı mamul ihtiyacını karşılayan devasa bir "enerji
ve maden merkezi" haline getirildi.

· Karaganda ve Ekibastuz (Kömür ve Enerji): Karaganda, SSCB'nin üçüncü büyük kömür havzası oldu. Ekibastuz ise dünyanın en büyük açık kömür ocaklarından biri haline gelerek devasa termik santrallerle (GRES-1 ve GRES-2) tüm Sibirya ve Orta Asya'nın elektrik ihtiyacını karşıladı.
· Metalürji Devleri: Temirtau’daki dev metalürji tesisi (bugünkü ArcelorMittal Temirtau'nun atası), SSCB'nin çelik ihtiyacının ana tedarikçisiydi. Bakır (Kazakhmys), çinko ve krom üretiminde Kazakistan, Doğu Bloku’nda tekelleşti.

6.2. 1954: Bakir Topraklar (Tselina) Hamlesi ve Tarımsal Mühendislik

Kruşçev döneminde başlatılan bu proje, Kazakistan'ın kuzeyini dünyanın en büyük "ekmek sepetlerinden" birine dönüştürme girişimidir.

· Beşerî Sermaye Enjeksiyonu: Bu hamle ile Rusya ve Ukrayna'dan yaklaşık 2 milyon genç, eğitimli ve idealist "gönüllü" kuzey steplerine yerleşti. Bu, ülkedeki mühendislik ve tarım teknisyenliği kapasitesini zirveye taşıdı.
· Ekonomik Sonuç: Kazakistan, SSCB'nin en büyük tahıl ihracatçısı konumuna yükseldi. Ancak bu durum, çevresel bir felaket olan Aral Gölü’nün kuruması sürecini de başlatan aşırı sulama ve pestisit kullanımını beraberinde getirdi.

6.3. Askeri-Endüstriyel Kompleks ve Teknoloji Adaları

Kazakistan, SSCB'nin en gizli ve teknolojik olarak en ileri birimlerine ev sahipliği yaptı. Bu birimler, 1941'de gelen akademik birikimin üzerine inşa edildi:

· Baykonur Uzay Üssü: İnsanlığın uzaya ilk adımını attığı yer Kazak toprağıydı. Bu, bölgeye muazzam bir havacılık ve uzay mühendisliği altyapısı bıraktı.
· Semipalatinsk (Poligon): SSCB'nin nükleer silah denemelerinin %25'i burada yapıldı. Trajik etkileri bir yana, bu durum ülkeye nükleer fizik ve radyoloji alanında dünya çapında bir bilimsel derinlik kazandırdı.
· Gizli Şehirler: Stepnogorsk gibi biyolojik silah veya uranyum işleme tesislerine ev sahipliği yapan "kapalı şehirler", Kazakistan'ı teknolojik bir kale haline getirdi.


Tablo 6: 1945-1991 Arası Kazakistan’ın Sosyalist İş Bölümündeki Yeri

Sektör SSCB ve Doğu Bloku İçindeki Payı /
Rolü
Bıraktığı Beşerî Sermaye Mirası
Enerji Uranyum üretiminde 1., Kömürde 3. Nükleer fizikçiler, maden mühendisleri
Metalürji Kromda tekel, Bakır ve Kurşunda lider Metalürji uzmanları, ağır sanayi işçiliği


Sektör SSCB ve Doğu Bloku İçindeki Payı /
Rolü
Bıraktığı Beşerî Sermaye Mirası
Uzay/Havacılık Ana fırlatma ve test merkezi Havacılık ve haberleşme mühendisliği
Tarım Tahıl ve hayvancılık ürünleri deposu Ziraat mühendisleri, veteriner hekimlik

6.4. "Durgunluk" ve Sosyal Sentez (1964-1986)

Brejnev dönemi Kazakistan’da, yerel lider Dinmuhammed Kunayev dönemiyle özdeşleşir.
Bu dönemde:

· Refah Devleti: Kazakistan, Orta Asya cumhuriyetleri içinde en yüksek yaşam standardına sahip oldu. Şehirleşme hızlandı, Almatı "Doğu'nun Paris'i" olarak anılmaya başlandı.
· Etnik Sentez: 1941 sürgünleri, 1954 yerleşimcileri ve yerel Kazaklar arasında "Sovyet İnsanı" potasında bir uyum oluştu. Rusça, bilim ve yönetim dili olarak mutlak hakimiyet kurarken, Kazak dili kırsalda ve aile içinde "koruma altına" çekildi.

6.5. Klinik Teşhis: "Hipertrofik Bir Yapı"

1991'e girerken Kazakistan'ın durumu klinik olarak şuydu: Vücut (altyapı ve sanayi) devasaydı ancak bu vücut kendi başına nefes alamıyordu. Kalp ve beyin (merkezi planlama ve finans) Moskova'daydı. Kazakistan bir "üretim hattı" olarak harikaydı ama bir "piyasa oyuncusu" değildi.

1991'de bağımsızlık ilan edildiğinde, Kazakistan'ın önündeki en büyük sorun, bu Moskova odaklı devasa "makineyi" (supply chain), parçalanmış bir dünyada tek başına nasıl çalıştıracağıydı.


VII. Büyük Dönüşüm – 1991’den 2026’ya İktisadi ve Toplumsal Analiz

1991'de bağımsızlık ilan edildiğinde Kazakistan, "parçaları her yere dağılmış dev bir makine" gibiydi. Moskova ile olan tedarik zinciri kopmuş, hiperenflasyon başlamış ve en nitelikli beşerî sermayesi (Almanlar ve Ruslar) ülkeden ayrılmaya hazırlanıyordu. Ancak 1936 ve 1941’de atılan o derin endüstriyel ve akademik temeller, ülkenin bu krizi bir "sıçrama tahtasına" dönüştürmesini sağladı.

7.1. Kişi Başına Gelir ve Refahın Evrimi (SAG Cinsinden)

Kazakistan, 2026 itibarıyla Orta Asya'nın tartışmasız ekonomik lideridir. Bu liderlik, sadece petrolle değil, Sovyet döneminden kalan "mühendislik disiplininin" modern finansal teknolojilerle (FinTech) evlenmesiyle pekişmiştir.

Tablo 7: 2026 Yılı Kişi Başına Gelir Sıralaması (SAG- Satın Alma Gücü Paritesine Göre)

Ülke GSYH (SAG) Kişi Başına (USD- 2026 Tahmini) Orta Asya Payı (%)
Kazakistan $36,500 %%60
Türkmenistan $21,200 %%15
Özbekistan $10,800 %%18
Kırgızistan $6,400 %%4
Tacikistan $5,100 %%3
Veriler 2026 projeksiyonlarına ve Dünya Bankası/IMF veri setlerine dayanmaktadır.

7.2. 1991 ve 2026: Yapısal Karşılaştırma Matrisi

Aşağıdaki tablo, Kazakistan'ın 35 yılda geçirdiği mutasyonu tüm boyutlarıyla özetlemektedir:

Tablo 8: Kazakistan 1991 vs. 2026- Büyük Karşılaştırma

Kriter 1991 (Miras ve Kaos) 2026 (Yeni Kazakistan)
Demografik Yapı %40 Kazak (Azınlık), %37
Rus
%72 Kazak, %15 Rus (Ulusal Konsolidasyon)
Ekonomik Motor Sovyet Ağır Sanayisi / Pamuk Enerji İhracatı, Lojistik (Orta Koridor),
FinTech
Beşerî Sermaye Rusça eğitimli teknik kadro Çok dilli (Kazak-Rus-İng), "Bolashak" Mezunları
Teknoloji Seviyesi Analog sanayi ve nükleer deneme Dijital Devlet (E-Gov), Uzay Ticareti, FinTech
Dış Ticaret Yönü %90 SSCB İçi Bağımlılık AB, Çin, Türkiye ve ABD ile Çok Vektörlü
Para Birimi Ruble (Hiperenflasyon) Tenge (Yüzen Kur / Enflasyon Hedeflemesi)
Şehirleşme
Merkezi
Almatı (Tek Merkezli) Astana-Almatı-Çimkent (Çok Merkezli)

7.3. Beşerî Sermayede "Zanaatkâr" Değişimi: Uzman Göçü ve Yerine Koyma

1991 sonrası yaşanan Alman ve Rus göçü, başlangıçta bir "bilgi boşluğu" (knowledge gap) yaratsa da Kazakistan bu krizi "Bolashak" programı ve Nazarbayev Üniversitesi gibi kurumlarla yönetti.

· 1991 Mirası: Fizikçiler, maden mühendisleri, nükleer uzmanlar. (Eski Ekol)
· 2026 Gerçeği: Yazılım mühendisleri, veri bilimciler, uluslararası hukukçular. (Yeni
Ekol)

Buradaki klinik tespit şudur: Kazakistan, Sovyet döneminden kalan "disiplinli eğitim" geleneğini terk etmeden, bu disiplini küresel kapitalizmin ihtiyaç duyduğu "yaratıcı sınıfa" tahvil etmeyi başarmıştır.

7.4. Lojistik ve Jeopolitik: "Raylardan Dijital Koridorlara"

1900'lerin başında Rusya'nın sömürge amaçlı döşediği demiryolları, 2026 itibarıyla "Orta Koridor" (Middle Corridor) projesinin bel kemiğini oluşturmaktadır. Ukrayna savaşı sonrası Rusya güzergahının (Kuzey Koridoru) tıkanması, Kazakistan'ı Çin-Avrupa ticaretinin vazgeçilmez köprüsü haline getirmiştir.

Genel Değerlendirme ve Sonuç: "Bozkırın Paradoksu ve Beşerî Sermayenin Zaferi"

Kazakistan’ın 1900’lerin başından 2026 yılına uzanan serüveni, iktisat tarihi literatüründe eşine az rastlanır bir "yapısal mutasyon" örneğidir. Bu süreci klinik bir vaka olarak ele aldığımızda, karşımıza çıkan tablo; travmatik dış şokların, doğru kurumsal adaptasyon ve beşerî sermaye enjeksiyonu ile nasıl bir bölgesel hegemonya motoruna dönüştüğüdür.

1. Patika Bağımlılığı ve 1941 Aşısı

Kazakistan’ın bugün Orta Asya’nın kişi başına düşen gelir (SAG) lideri olmasının kökleri, 1991 bağımsızlık ilanında değil, 1936’daki idari iskeletin üzerine 1941’de yapılan "beşerî sermaye aşısında" yatmaktadır. Nazi işgaliyle Rusya’nın batısından sökülüp gelen akademik akıl ve endüstriyel disiplin, Kazakistan’ın "üretim fonksiyonunu" kalıcı olarak değiştirmiştir. Bu zorunlu göçle gelen "zanaatkâr" sınıfı (bilim insanları, mühendisler, teknik kadrolar), Kazak bozkırına sadece makine değil, bir "iş yapma kültürü" ve "kurumsal hafıza" bırakmıştır.

2. Sosyalist İş Bölümünden Küresel Entegrasyona

SSCB dönemindeki "Stratejik Makine Dairesi" rolü, 1991 sonrası Kazakistan için hem bir yük hem de bir lütuf olmuştur.

· Yük: Çünkü sistem tamamen Moskova’ya bağımlı (Path-dependent) bir hammadde ve
yarı mamul tedarikçisi olarak tasarlanmıştı.
· Lütuf: Çünkü bu yapı, Kazakistan’a Özbekistan veya Kırgızistan gibi komşularında bulunmayan devasa bir altyapı, nükleer/uzay teknolojisi derinliği ve ağır sanayi disiplini miras bırakmıştı.

3. 1991-2026: "Ustanın Ardından Dükkânı Yönetmek"

1991 sonrası yaşanan tersine göç (Alman ve Rus uzmanların ayrılışı), klinik bir perspektifle bir "organ yetmezliği" riski doğurmuştur. Ancak Kazakistan yönetimi, bu riski "Bolashak" gibi programlarla yerel "çırakları" (Kazak gençleri) dünyanın en iyi üniversitelerinde "usta" olarak yetiştirerek bertaraf etmiştir. 2026 yılına gelindiğinde, Kazakistan’ın dijital devlet yapısı (E- Gov) ve FinTech alanındaki başarısı, Sovyet döneminden kalan "teknik disiplinin" modern "yazılım kültürüyle" başarılı bir sentezidir.

4. 2026 İktisadi Tablosu ve Gelecek Projeksiyonu

Bugün Kazakistan, kişi başına düşen 36.500 dolarlık (SAG) geliriyle sadece bir enerji devleti değil, aynı zamanda Doğu ile Batı arasında "Orta Koridor"un en güvenli ve teknik altyapısı en güçlü lojistik köprüsüdür.

Tablo 9: Kazakistan'ın Bölgesel Liderliğinin Klinik Göstergeleri (2026)

Parametre Kazakistan (Teşhis) Orta Asya Ortalaması
Dijitalleşme Endeksi Yüksek (Bölge Lideri) Orta / Düşük
Beşerî Sermaye Verimliliği Orta-Yüksek (Teknoloji Odaklı) Düşük (İşgücü Odaklı)
Doğrudan Yabancı Yatırım Bölge Toplamının %60-70'i Sınırlı ve Dağınık
Kurumsal Kapasite Esnek ve Batı ile Entegre Muhafazakâr ve İçe Kapalı

Son Söz

Sonuç olarak Kazakistan; 1900’lerin sömürge kıskacından, 1930’ların trajik kıtlığından ve 1941’in savaş ateşinden geçerek, elindeki "beşerî sermaye" kartını en doğru şekilde oynamış bir aktördür. 2026 itibarıyla ulaşılan refah düzeyi, bir tesadüf değil; tarihsel zanaatkârlık becerisinin, stratejik bir devlet aklıyla birleşmesinin sonucudur.

Kazakistan örneği, bir toplumun en büyük sermayesinin yer altı kaynakları değil, en zor şartlarda bile bünyesine kattığı ve kurumsallaştırdığı "insan aklı" olduğunu kanıtlamaktadır. Sizin de sıkça belirttiğiniz gibi, iktisat sadece rakamların değil, o rakamları var eden zanaatkârların ve onların tarihsel patikalarının hikayesidir.

KAYNAKÇA

1. Kazakistan Tarihi ve Demografi (1500-1917)

· Levshin, A. I. (1832). Description of the Kirghiz-Kazakh, or Kirghiz-Kaissak, Hordes and Steppes, Saint Petersburg. (Erken dönem bozkır ekonomisi için temel kaynak).
· Sultanov, T. I. (2001). The Kazakh Statehood: Contribution to the History of the Kazakh Khanate, Almaty.
· Demko, G. J. (1969). The Russian Colonization of Kazakhstan, 1896-1916, Indiana
University Press. (Toprak reformu ve demografik baskı analizi).

2. Sovyet Dönemi ve 1941 Kırılması (1917-1991)

· Conquest, R. (1986). The Harvest of Sorrow: Soviet Collectivization and the Terror- Famine, Oxford University Press. (Aşarşılık dönemi analizi).
· Pianciola, N. (2001). "The Collectivization Famine in Kazakhstan, 1931–1933",
Harvard Ukrainian Studies.

· Ohayon, I. (2006). La Sédentarisation des Kazakhs: Transformation des structures sociales et coutumières, 1921-1942, Maisonneuve et Larose.
· Kunayev, D. A. (1992). O Moem Vremeni (Zamanım Hakkında), Almaty. (Brejnev
dönemi ve sanayi yatırımları).
· Harrison, M. (1985). Soviet Planning in Peace and War, 1938-1945, Cambridge University Press. (1941 tahliye ve sanayi transferi verileri).

3. Modern Dönem ve 2026 Projeksiyonları (1991-2026)

· Nazarbayev, N. (2012). Kazakhstan's Way, Kaspiy Press. (Bağımsızlık sonrası kurumsal inşa).
· Olcott, M. B. (2002). Kazakhstan: Unfulfilled Promise? Carnegie Endowment for
International Peace. (Sosyal ve etnik yapı dönüşümü).


Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Güney Kore'nin 2026 yılında Rusya'nın Kuzey Deniz Rotası (NSR) üzerinden ilk konteyner deneme seferini gerçekleştirme hazırlıkları, Arktik'in geleceği hakkındaki tartışmalarda yeni bir aşamaya işaret ediyor. Seul hükümeti, yaklaşık 3.000 TEU kapasiteli bir konteyner gemisini Busan'dan Rotterdam'a Ar...;

Nasyonal sosyalizm, yirminci yüzyılın ilk yarısında insanlık tarihinin en yıkıcı siyasi, askeri ve ideolojik felaketlerinden birine imza atarken, geride bıraktığı kurumsal ve maddi enkaz kadar, doğası hala tartışılan fiktif bir iktisadi model de bırakmıştır.;

Modern ekonomi coğrafyası ve kurumsal iktisat yazını, ulus devletlerin homojen birer iktisadi bütün olduğu varsayımını uzun süre önce terk etmiştir. Bu terk edişin ve kurumsal patika bağımlılığı (path dependency) olgusunun Avrupa kıtasındaki en nevi şahsına münhasır laboratuvarı hiç kuşkusuz Polonya...;

Askeri tarih, stratejik düşünce ve ekonomi-politik arasındaki bağ, insanlık tarihi kadar eskidir. Sahadaki mücadele yöntemleri çağlar içinde teknolojik ve kurumsal kabuk değiştirse de insan felsefesinin ve karar alma mekanizmalarının temel mantığı değişmeden kalır. ;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

İktisat ve siyaset tarihinin en büyüleyici paradokslarından biri, modern serbest piyasa ideolojisinin ve liberalizmin entelektüel beşiği olan Büyük Britanya’da, 1945 yılının temmuz ayında yaşanmıştır. II. Dünya Savaşı’nı kazanan koalisyon hükümetinin muzaffer lideri Winston Churchill, Avrupa’da sila...;

İktisat bilimi, geleneksel anlatıda piyasaların işleyişini, kaynakların dağılımını ve refahın artırılmasını inceleyen "masum" bir akademik disiplin olarak tasvir edilir. Ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı varoluşsal krizle birlikte iktisat; matemati...;

İktisadi bir bünyeyi anlamak, yalnızca veri setlerini tasnif etmek değil; o bünyenin tarihsel travmalarını, kurumsal adaptasyon yeteneğini ve yapısal "genetiğini" bir klinisyen titizliğiyle incelemeyi gerektirir (...) Bu çalışma, Moğol iktisadi morfolojisini dört ana evrede bir "zanaat" (techne) per...;

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

Bilgi teknolojilerinin hızlı gelişimi, aynı büyüklükteki güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. İnternetin ilk yıllarında bilgi güvenliğinin üç önemli bileşeni olan “erişilebilirlik, gizlilik, bütünlük” kavramlarından “erişilebilirlik” öne çıkmış; önce internetin gelişmesi ve işletilmesi düşünülmüş, “gizlilik ve bütünlük” geri planda kalmıştır.

  • 03 Kas 2022 - 03 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

8. İstanbul Güvenlik Konferansı (2022)

  • 03 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir. Değişimin çok hızlı ve ola...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

21. yüzyılın kuşkusuz en önemli paradigma değişimlerinden birini küreselleşme süreci oluşturuyor. Bu süreçle beraber siyasal, sosyal, ekonomik pek çok alanda köklü değişimler yaşandı, yeni yol ve yöntemler keşfedildi, eski yöntemler yeniden inşa edildi; sonuçta yepyeni bir anlayışla karşı karşıya ka...