Irak ve Orta Doğu’daki Üçlü Sorun: Jeostratejik, Ekonomik ve Etnik Bir Analiz

Makale

Irak, ekonomik kaynaklar, etnik çeşitlilik ve hassas bir jeostratejik konumdan oluşan karmaşık yapısal bir üçlünün iç içe geçmesi sonucunda aynı anda hem istikrar hem de istikrarsızlık unsurlarını barındıran istisnai bir Orta Doğu örneğidir. Bu benzersiz etkileşim, Irak’ı diğer ülkelere kıyasla sürekli iç karışıklıklara ve çok yönlü dış müdahalelere daha açık hâle getirmektedir....

Irak ve Orta Doğudaki Üçlü Sorun: Jeostratejik, Ekonomik ve Etnik Bir Analiz

Torhan Al Mufti ve Ahmed Ibrahim Al Naemi

 

Özet

Irak, ekonomik kaynaklar, etnik çeşitlilik ve hassas bir jeostratejik konumdan oluşan karmaşık yapısal bir üçlünün iç içe geçmesi sonucunda aynı anda hem istikrar hem de istikrarsızlık unsurlarını barındıran istisnai bir Orta Doğu örneğidir. Bu benzersiz etkileşim, Irak’ı diğer ülkelere kıyasla sürekli iç karışıklıklara ve çok yönlü dış müdahalelere daha açık hâle getirmektedir.

Çalışma, Orta Doğuda kaynaklar ve etnik çeşitlilik gibi bu faktörlerden ikisinin kesiştiği ülkelerin çoğunlukla, istikrarsızlığı otomatik olarak üreten içsel tetikleyicilerden kaynaklanan kalıcı iç sorunlar yaşadığını öne sürmektedir. Bu faktörlerden yalnızca birine sahip ülkelerde ise krizler genellikle dış müdahaleler veya dış etkiler sonucu ortaya çıkmakta, bu nedenle söz konusu etkiler değiştiğinde daha yönetilebilir veya kontrol altına alınabilir olmaktadır.

Irak, büyük ekonomik kaynakların (özellikle petrol rezervleri), karmaşık bir demografik yapının (Şiiler, Sünniler, Kürtler, Türkmenler ve diğer azınlıklar) ve ülkeyi bölgesel ile uluslararası çatışmaların odağı hâline getiren bir coğrafi konumun çakıştığı “üç yönlü çatışmanınaçık bir örneğidir. Bu örtüşme, özellikle etkin güç ve servet paylaşımı mekanizmalarının bulunmaması ve merkezi siyasi sistemin zayıflığı nedeniyle, sürekli kaos için verimli bir ortam yaratmıştır.

Son yüzyılda Iraktaki siyasi dönüşümler incelendiğinde, iç gerçekliğin çoğu zaman Birinci Dünya Savaşı sonrası Britanyanın yükselişi ya da Sovyetler Birliği ile Amerika Birleşik Devletlerinin yükselişi gibi büyük uluslararası dönüşümlerin doğrudan bir yansıması olduğu görülmektedir. Bu durum Irak’ı ardışık dış etkilerin sahası hâline getirmiştir.

Çalışma üç çözüm yolu önermektedir: Servetin dağılımını sağlarken güçlü bir merkezi otoriteyi koruyan adil bir ademimerkeziyetçi sistemin benimsenmesi, kaosa neden olan üç faktörden birinin etkisiz hâle getirilmesi veya bu faktörlerden birinin zaman içinde değişmesinin beklenmesi. Makalenin önemi, Iraktaki yapısal istikrarsızlığın nedenlerini bütüncül biçimde analiz etmesi ve ülkenin siyasi ile toplumsal karmaşıklıklarını dikkate alan çözüm önerileri sunmasında yatmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Irak, ekonomik kaynaklar, çok etnisitelilik, jeostratejik yapı, siyasi istikrarsızlık.

Giriş

Irak, Orta Doğuda istisnai bir örneği temsil etmektedir. Bunun nedeni devlet inşası için gerekli unsurların eksikliği değil; aksine üç derin yapısal özelliğin nadir ve karmaşık biçimde birleşmesidir: bol ekonomik kaynaklar—özellikle petrol zenginliği, karmaşık etnik ve mezhepsel çeşitlilik ve son derece hassas bir jeostratejik konum. Bu çalışmanın “Üçlü Sorunolarak adlandırdığı bu üçlü birleşim, Irak’ı doğası gereği kırılgan kılmakta; ülkeyi sürekli iç rekabet ve dış müdahale alanına dönüştürmekte ve istikrarlı, bütünleşmiş ve kalıcı bir ulus-devlet inşa etme çabalarını ciddi biçimde zorlaştırmaktadır.

Modern devlet olarak kuruluşundan bu yana Irak hiçbir zaman uzun süreli istikrar yaşamamıştır. İç dengeler oluşmaya başladığında bile, bunlar ya servet ve güç mücadelesiyle beslenen iç kırılmalar ya da ülke etrafındaki stratejik çıkarları yeniden şekillendiren bölgesel ve uluslararası gelişmeler nedeniyle hızla bozulmuştur. Jeopolitik literatür, zengin doğal kaynaklara, belirgin demografik çeşitliliğe ve stratejik coğrafi konuma sahip devletlerin kronik istikrarsızlığa özellikle yatkın olduğunu göstermektedir. Bu devletlerin krizleri nadiren tamamen iç kaynaklıdır; aksine, bu kırılganlıkları kendi stratejik çıkarları için kullanan dış aktörlerle dinamik bir etkileşim içindedir.

Araştırmacıların ortaya koyduğu analitik çerçeve—özellikle Iraklı tanınmış siyaset uzmanı ve eski başbakan danışmanının görüşleribu dinamiği anlamada merkezi önemdedir. Ona göre Orta Doğudaki çoğu ülke bu faktörlerden yalnızca bir veya ikisinin kesişimini yaşamaktadır ve bu nedenle krizleri görece daha kontrol edilebilirdir. Irak ise bu üç faktörün tamamını aynı anda ve yoğun biçimde bünyesinde barındırmasıyla neredeyse tek örnektir. Bu benzersiz “üçlü çarpışma, kendi kendini güçlendiren yapısal bir istikrarsızlık döngüsü yaratmaktadır.

Bu çalışma, rant devleti teorileri, etnik ve mezhepsel çeşitliliğin yönetimine ilişkin literatür ve jeopolitik çerçevelerden yararlanarak bu üç faktörün bütünleşik ve metodolojik bir analizini sunmaktadır. Araştırma, Irak’ın son yüzyıldaki büyük siyasi dönüşümlerininBritanya Mandası’ndan bölgesel ve uluslararası savaşlara kadarküresel bağlamlardan bağımsız olmadığını; aksine büyük ve bölgesel güçler arasındaki rekabetin yansıması olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Güney Kore'nin 2026 yılında Rusya'nın Kuzey Deniz Rotası (NSR) üzerinden ilk konteyner deneme seferini gerçekleştirme hazırlıkları, Arktik'in geleceği hakkındaki tartışmalarda yeni bir aşamaya işaret ediyor. Seul hükümeti, yaklaşık 3.000 TEU kapasiteli bir konteyner gemisini Busan'dan Rotterdam'a Ar...;

Nasyonal sosyalizm, yirminci yüzyılın ilk yarısında insanlık tarihinin en yıkıcı siyasi, askeri ve ideolojik felaketlerinden birine imza atarken, geride bıraktığı kurumsal ve maddi enkaz kadar, doğası hala tartışılan fiktif bir iktisadi model de bırakmıştır.;

Yapay zeka çağının fiziksel altyapısı üzerindeki küresel rekabet, son aylarda Tayvan ve Güney Kore eksenine üçüncü bir aktörü daha somut biçimde eklemiştir: Japonya. Tokyo, otuz yıllık bir gerilemenin ardından yarıiletken sanayisini yeniden inşa etmek üzere hem doğrudan endüstriyel politika hem de...;

Modern ekonomi coğrafyası ve kurumsal iktisat yazını, ulus devletlerin homojen birer iktisadi bütün olduğu varsayımını uzun süre önce terk etmiştir. Bu terk edişin ve kurumsal patika bağımlılığı (path dependency) olgusunun Avrupa kıtasındaki en nevi şahsına münhasır laboratuvarı hiç kuşkusuz Polonya...;

Askeri tarih, stratejik düşünce ve ekonomi-politik arasındaki bağ, insanlık tarihi kadar eskidir. Sahadaki mücadele yöntemleri çağlar içinde teknolojik ve kurumsal kabuk değiştirse de insan felsefesinin ve karar alma mekanizmalarının temel mantığı değişmeden kalır. ;

2007 yılının Ocak ayında Eurasia Foundation’ın AIRG(Armenian International Policy Research Group)ile Erivan’da yapmayı planladığı üç günlük bir konferansa davet edilmiştim. O tarihte bazı ekonomik göstergelere dayanarak, coğrafi yakınlığı olan ülkeler arasında ekonomik işbirliği olasılıklarının “üre...;

İktisat ve siyaset tarihinin en büyüleyici paradokslarından biri, modern serbest piyasa ideolojisinin ve liberalizmin entelektüel beşiği olan Büyük Britanya’da, 1945 yılının temmuz ayında yaşanmıştır. II. Dünya Savaşı’nı kazanan koalisyon hükümetinin muzaffer lideri Winston Churchill, Avrupa’da sila...;

İktisat bilimi, geleneksel anlatıda piyasaların işleyişini, kaynakların dağılımını ve refahın artırılmasını inceleyen "masum" bir akademik disiplin olarak tasvir edilir. Ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı varoluşsal krizle birlikte iktisat; matemati...;

Doğu Akdeniz Programı 2023-2025

  • 17 Tem 2023 - 19 Tem 2023
  • Sheraton Istanbul City Center -
  • İstanbul - Türkiye

5. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

7. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

9. İstanbul Güvenlik Konferansı (2023)

  • 23 Kas 2023 - 24 Kas 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir. Değişimin çok hızlı ve ola...

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.

Teknolojideki hızlı gelişmeler, toplumun ilgilendiği tüm alanlarda büyük değişim ve dönüşümlere neden olmaktadır. Bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, güvenlik, sosyoloji ve kültür alanlarındaki değişim ve dönüşümler, olayların ve sonuçların algılanmasını güçleştirmektedir.

21. yüzyılın kuşkusuz en önemli paradigma değişimlerinden birini küreselleşme süreci oluşturuyor. Bu süreçle beraber siyasal, sosyal, ekonomik pek çok alanda köklü değişimler yaşandı, yeni yol ve yöntemler keşfedildi, eski yöntemler yeniden inşa edildi; sonuçta yepyeni bir anlayışla karşı karşıya ka...