Hürmüz Krizinin Beklenmeyen Bir Sonucu

Makale

Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) bugün yani 1 Mayıs itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Karteli OPEC’den ayrılıyor. Böylece BAE,1967'de katıldığı ortaklığı, 59 yıl sonra sonlandırıyor. İki yıl önce Angola 2024 de bu tercihi yaptığında, dünyada yankısı olmamıştı. Ama küresel petrol üretiminde ilk 10 büyük üretici arasında bulunan ve yedinci en büyük doğal gaz rezervine sahip olan BAE, hem de önemli bir kriz sırasında böyle kritik bir karar olunca, piyasalar hop oturup, hop kalkıyor....

Hürmüz Krizinin Beklenmeyen Bir Sonucu

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu

Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) bugün yani 1 Mayıs itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Karteli OPECden ayrılıyor. Böylece BAE,1967'de katıldığı ortaklığı, 59 yıl sonra sonlandırıyor. İki yıl önce Angola 2024 de bu tercihi yaptığında, dünyada yankısı olmamıştı. Ama küresel petrol üretiminde ilk 10 büyük üretici arasında bulunan ve yedinci en büyük doğal gaz rezervine sahip olan BAE, hem de önemli bir kriz sırasında böyle kritik bir karar olunca, piyasalar hop oturup, hop kalkıyor. Ayrıca BAEnin hem Körfez İşbirliği Teşkilatı olan GCC in üyesi, hem de OPECin en fazla petrol üreten üçüncü ülkesi olması çeşitli spekülasyon yapılmasını sonuçlandırıyor. Şimdi bu karar neden alındı? Enerji Bakanı Suahil Mazroui ülkesinin ekonomik ve enerji hedeflerinin artık diğer OPEC ve GCC ortaklarıyla örtüşmediğini açıkladığında, dünya BAEnin ulusal önceliklerinin, her türlü ortaklık ve komşuluk ilişkisine baskın geldiği mesajını aldı. BAE bundan sonra OPEC kotalarına bağlı kalmak zorunda değil. Bu kararla, Hürmüz Boğazından yeniden petrol ve doğal gaz ihracatı başladığında, BAE üretimini kartelden bağımsız olarak belirleyecek, çok taraflı değil, ilişkilerini ikili fiyat anlaşmalarıyla sürdürecek. Bakan Mazroui, kararın siyasi olmadığını açıkladı. Ancak buna inanmak o kadar kolay değil. Ayrıca, BAE nin OPECten kopuşu GCC in parçalanmasını da sonuçlandırabilir. Çıkar ayrışmasının körfez işbirliği ruhunda açacağı gedik ise daha çok İrana yarayacak bir gelişme olur.

Bir Kriz ile Güçlenen OPEC, Bir Başka Krizle Zayıflıyor mu?

OPEC 1973 Arap- İsrail Savaşı'nda İsrail' i destekleyen batıya tepki olarak petrol üretimini azaltarak, fiyatları yüzde 70 oranında arttırma kararı alınca, dünya ekonomisini alt üst edecek kadar güç kazandığını ispatladı. Halen dünya petrol üretiminin yaklaşık yüzde 30 unu sağlayan OPEC üyeleri, petrol rezervlerinin üçte ikisine ve doğal gaz rezervlerinin de üçte birine sahip. Ancak OPEC dışında bulunan, ama OPEC ile zaman zaman uyumlu hareket eden OPEC dışı üreticilerin, özellikle 1990 sonrasında dünya petrol piyasasına girmesi ve ABD, Kanada, Norveç ve Birleşik Krallığın ihracatçı olarak etkisiyle OPEC zaten önemli ölçüde güç kaybına uğradı. İklim değişikliği ve küresel ısınma tartışmalarıyla gündeme giren sürdürülebilir enerji üretimi hedefleri, petrol bağımlılığını azaltma çabalarını da ekonomik olarak cazip hale getirince, BAE, Katar ve Suudi Arabistan bile kurdukları Masdar, Lusail ve Neom City gibi akıllı şehirlerde daha az petrol ve doğal gaz kullanmaya yöneldi. Şubat 2026 da başlayan ABD-İsrail-İran savaşı, şimdi kartelin varlığına yeni bir tehdit. İran’ın körfezdeki ABD ve İsrail müttefiki ülkeleri hedef almasıyla en çok zarar gören BAE OPEC den kopmak için bir bahane buldu. Ama BAEnin ayrılışı OPECte derin bir çatlak yaratabilir.

BAEnin Ayrılık Gerekçesi

BAEnin Hürmüzdeki savaş nedeniyle enerji alt yapısının önemli ölçüde tahrip olduğu biliniyor. Ülkenin petrol ve doğal gaz ihracatının durması yanı sıra, düşen turizm gelirleri, BAE ekonomisine önemli katkıda bulunan bu sektörü devre dışı bırakmış durumda. BAE borsalarının savaşın başından beri yaklaşık 120 milyar dolar değer kaybetmesi de işin cabası. Ancak, bu kayıpların BAE'nin uzun vadeli ekonomik planlarını tehlikeye attığı algısı bölgedeki güven sorununun izharı. OPEC ile uzun vadeli enerji stratejisi açısından yol ayırımına gelindiği gerekçesine gelince, sorun sadece OPEC ile değil, yine GCC ile gibi görünüyor. Nitekim BAEnin Enerji Stratejisi 2050“ planı, OPEC ve diğer GCC üyelerinden bağımsız olarak hazırlanan, enerji ve su sektörlerinde 2050 ye kadar sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen bir plan. Ama yenilenebilir enerji katkısını üç katına çıkarma, temiz enerji kapasitesini yükseltme, tüketim verimliliğini artırma ve toplam enerji karışımındaki temiz enerji payını 2050ye kadar yüzde 50'ye yükseltme planına OPEC üyeliğinin neden engel olduğu pek anlaşılmıyor. Ancak uzun vadeli enerji stratejisinin tasarruf sağlama öngörüsüne, OPEC üyeliği belki bağımsız üretim kararı alamama nedeniyle engel olarak görülebilir. Tabii kriz uzun sürerse BAEnin planı nasıl hayata geçirebileceği zaten belli değil. Buna karşılık Suudi Arabistanla sınır çatışmalarına kadar varan çekişme, Katar ile rekabet ve İsraille iş yapma tercihi sanki OPECten palamarı çözmenin asıl gerekçesi gibi geliyor.

Türkiye ve Dünya Yeni Durumdan Ne Kazanır?

Her ne kadar Irak, Rusya, Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan kadar önemli olmasa da, BAE Türkiye'ye rafine petrol ve petrolle ilgili başka ürünler ihraç eden bir ülke. Yıllık 20 milyar doları aşan ticaret hacmiyle, Türkiyenin BAE'nin en büyük ticaret ortaklarından olması, bundan sonra petrol ve doğal gaz ithalatında yürütülecek olan ikili ticaret siyaseti için iyi bir zemin. BAE, 2025de Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı 4. ülke konumuna gelmiş durumda. Ayrıca 2021 sonunda iki ülke arasında imzalanan enerji ve teknoloji yatırımları anlaşmaları da Türkiye için potansiyel bir ayrıcalık sağlama penceresi. Buna rağmen, siyasi kaprislerin ve kişisel tercihlerin ticarette önemli rol oynadığı bir coğrafyada, BAE, OPECten ayrılmasını, ikili ilişkilerin geliştirilmesinde fırsata dönüştürmek isteyen Batılı ve Uzak Doğulu ticaret ortaklarına Türkiyeden daha fazla ayrıcalık tanıyabilir. Başta 1971e kadar BAEnin hamisi olan Birleşik Krallık olmak üzere, birçok ülke, hazırlıklara başlamıştır bile. Dolayısıyla arada zaman zaman gerilen siyasi ipler de hatırlanacak olursa, Türkiye BAE nin ne OPECten kopuşundan fazla rahmet beklememeli. Ama bu arada daha sık yapılan üst düzey gezilere, imzalanan yeni ve yenilenecek olan eski Kapsamlı Ekonomik Anlaşmalara“ tanık olacağımıza eminim. Batı ülkeleri kadar başta Çin olmak üzere Uzak Doğu Asya da hem BAEnin OPECten ayrılışından, hem de belki OPECin çözülmesinden daha fazla faydalanabilir. Ama Türkiye diğerlerinin arkasından sıraya girecektir.


Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

Yakın zamanda Erivan’da iki AB toplantısı yapıldı: Birisi AB-Ermenistan zirvesi, diğeri de 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısından sonra kurulan ve elli ülke başbakan veya devlet başkanının, bizden de Cumhurbaşkanı yardımcısının katıldığı Avrupa Siyasi Topluluğu. Aynı tarihlerde Fransa Cumhu...;

Türkiye tarımda zayıflarken gıdada ihracatçı hale geliyor. Bu yazı, bu çelişkiyi ithalata dayalı işleme modeli, çok uluslu şirketlerin artan etkisi ve üretim üzerindeki kontrolün el değiştirmesi üzerinden tartışıyor.;

DeepSeek, kuruluşundan bu yana sürdürdüğü dış sermayeyi reddetme tutumunu terk ederek devlet bağlantılı fonların öncülüğünde 50 milyar dolar değerleme bandında ilk yatırım turunu açmıştır.;

Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) bugün yani 1 Mayıs itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Karteli OPEC’den ayrılıyor. Böylece BAE,1967'de katıldığı ortaklığı, 59 yıl sonra sonlandırıyor. İki yıl önce Angola 2024 de bu tercihi yaptığında, dünyada yankısı olmamıştı. Ama küresel petrol üretiminde ilk 10 ...;

1914'teki ilk sürgün, Tiflis Kral Naibi Vorontsov Daşkov’un (ailesi Daşkov soyadının gösterdiği gibi Çar hizmetline giren Altınordu Hanlıklar soylularındandır) tarafından güvenlik gerekçesi ile gerçekleştirilmiştir.;

Doğrudan halk oyu ile değil, üye devletlerin önerisi ve Avrupa Parlamentosu’nun onayıyla göreve gelen Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in 19 Nisan 2026’da Hamburg’da yaptığı konuşmada sarf ettiği “Avrupa kıtasını tamamlamalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin”ifadesi, ba...;

Geçmişten günümüze insanlık boyunca büyük medeniyetler, imparatorluklar ve de devletler açısından önde gelen unsurlardan birisi kara-deniz ticaret yollarının kontrolü olmuştur. Çin tarafından 2013 senesinde geliştirilen ve Çin Komünist Devrimi’nin 100. Yıldönümü olan 2049 yılında İpek Yolu’nun yenid...;

Geçmişten günümüze insanlık boyunca büyük medeniyetler, imparatorluklar ve de devletler açısından önde gelen unsurlardan birisi kara-deniz ticaret yollarının kontrolü olmuştur. Çin tarafından 2013 senesinde geliştirilen ve Çin Komünist Devrimi’nin 100. Yıldönümü olan 2049 yılında İpek Yolu’nun yenid...;

Türkiye - AB İlişkilerinin 60. Yılı ve Geleceği Konferansı

  • 24 Eki 2023 - 24 Eki 2023
  • İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsü -
  • İstanbul - Türkiye

5. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 04 Kas 2022 - 04 Kas 2022
  • Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter -
  • İstanbul - Türkiye

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu

Türkiye - Güneydoğu Asya Stratejik Diyaloğu; karşılıklı potansiyellerin ve mevcut işbirliklerinin nasıl stratejik bir işbirliğine dönüştürülebileceğini ortaya çıkarmayı hedeflemekte ve stratejik zeminin kapasite inşasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

  • 2021
  • Türkiye - Güneydoğu Asya

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Başta ülkemizde bulunan on Afrika büyükelçiliğinin değerli temsilcileri, yine Başbakanlığımız başta olmak üzere, Dışişleri Bakanlığımızın ve periyodik olarak bu toplantılara katılan bütün kamu kurumları ve diğer kurumların kıymetli temsilcileri teşrifinizden ötürü hepinize teşekkür ediyor ve hoş gel...

Türk insanının, Osmanlı zamanında olsun, Cumhuriyet döneminde olsun, stratejik düşünceler üretebildiği ve bunları karar organları üzerinden uygulamaya geçirebildiği tarihi bir gerçektir.Bu özellik tarihte her ülke ve her toplum için geçerli olmamıştır.

“III. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi“ 4 - 6 Aralık 2007 tarihleri arasında İstanbul'da Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi - TASAM'ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. III. Uluslararası Türk - Afrika Kongresi'ne, Afrika Birliği'ne üye ülkelerden Afrika Birliği nezdinde kıta hakkındaki çalı...

21. yüzyılın kuşkusuz en önemli paradigma değişimlerinden birini küreselleşme süreci oluşturuyor. Bu süreçle beraber siyasal, sosyal, ekonomik pek çok alanda köklü değişimler yaşandı, yeni yol ve yöntemler keşfedildi, eski yöntemler yeniden inşa edildi; sonuçta yepyeni bir anlayışla karşı karşıya ka...