En Pahalı Silahlar Artık En Güvenlisi Değilse, Savaş Nasıl Tanımlanır?

Yorum

Devasa uçak gemileri ve gelişmiş savaş uçakları hâlâ üstünlük sembolü mü, yoksa yüksek maliyetli ve savunmasız hedeflere mi dönüştüler? Ucuz bir dron, milyar dolarlık bir savunma sisteminin "gözünü kör edebiliyorsa", gücün gerçek oranı nerededir? ...

En Pahalı Silahlar Artık En Güvenlisi Değilse, Savaş Nasıl Tanımlanır?

Devasa uçak gemileri ve gelişmiş savaş uçakları hâlâ üstünlük sembolü mü, yoksa yüksek maliyetli ve savunmasız hedeflere mi dönüştüler? Ucuz bir dron, milyar dolarlık bir savunma sisteminin "gözünü kör edebiliyorsa", gücün gerçek oranı nerededir? ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bu soruyu teorik düzeyden çıkarıp savaş meydanının kalbine taşıdı: Savaşın geleceğini "daha büyük olanlar" mı yoksa "daha akıllı olanlar" mı belirleyecek?

İran'ın askeri stratejisi, basit bir "zafer" veya "yenilgi" anlatısından daha karmaşık bir tablo sunuyor. Sahada yaşananlar, her şeyden önce iki farklı savaş mantığının çarpışmasıydı: Ağır platformların merkezileşmesi ve üstünlüğü mantığına karşı; dağılma, düşük maliyet ve zayıf noktaların akıllıca hedeflenmesi mantığı.

Klasik modelde güç; hava üsleri, dev gemiler ve çok katmanlı savunma sistemleri gibi büyük, pahalı ve görünür unsurlarda somutlaşıyordu. Ancak son gelişmelerin gösterdiği gibi, "görünür olmak" ile "hedef olmak" örtüşmektedir. İran’ın hibrit dron ve füze saldırıları, gösterişli bir yıkım için değil, bu merkezi noktaları test etmek ve aşındırmak için tasarlandı.

Bu yaklaşımın en önemli yansımalarından biri, THAAD gibi gelişmiş radar ve önleme sistemlerine meydan okumak için dronların kullanılmasıydı. Düşük maliyetli ve radarda küçük iz bırakan dronlar, savunma katmanlarını zor durumda bıraktı. Mesele sadece tam sızma değil, uyarı sistemlerinde "doygunluk" (saturation) ve "belirsizlik" yaratmaktı. Bu dronlar imha edilse bile stratejik bir soru baki kalıyor: On bin dolarlık bir hedefi yok etmek için milyon dolarlık bir hava savunma füzesi kullanmak uzun vadede sürdürülebilir mi? Burada savaş, fiziksel alandan ekonomik ve hesaplamalı bir alana taşınıyor.

Operasyonel düzeyde bir başka değişim daha gözlendi: "Tam imha" yerine **"fonksiyonel felç etme"**ye odaklanmak. Örneğin; doğrudan savaş uçaklarını hedef almak yerine pistler, yakıt ikmal altyapıları ve destek merkezleri hedef alındı. Bu, bir sistemin verimliliğinin bağımlılıklar ağına bağlı olduğunu ve bu düğüm noktalarına vurulacak bir darbenin, ana varlık sağlam kalsa bile tüm sistemi devre dışı bırakabileceğini gösteriyor.

Devamı için...
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2860 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1156
TASAM Avrupa 23 663
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 67
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 84 )
Alanlar
TASAM Türkiye 84 2071

İran altyapısının kasıtlı ve sistematik biçimde hedef alınması, halkın rejimi içeriden zayıflatacak geniş çaplı ve örgütlü bir ayaklanmaya yönelmesini hedefleyen bir stratejinin parçası olarak değerlendirilebilir. ;

Önde gelen Çinli-Amerikan ilişkileri uzmanı Diao Daming, savaşın bir güçlendirici değil, birleştirici unsur olduğunu ve her iki taraf için ne anlama geldiğini açıklıyor. Bugünkü yazımda, Profesör Diao Daming'in devam eden İran savaşının 2026 ara seçimlerini nasıl yeniden şekillendirdiğine dair ...;

Dünyada meydana gelen teknolojik gelişmeler ve sosyo-politik devrim her alanda etkisini göstermektedir. Bu çerçevede, uluslararası politika da bu gelişmenin etkisi altında kalmış bulunmaktadır. ;

ABD, Trump ile beraber 'stratejisi olmayan güç kullanımı' aşamasına girmiş durumda. Savruk ve bir o kadar kontrolden çıkmış bir yaklaşım izleniyor. Kısa süre önce yayınladıkları ulusal güvenlik stratejisinde altını iftiharla çizdikleri "esnek realizm" ve "güç yoluyla caydırıcılık" gibi kavramları...;

Amerikan medyası Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmadan İran savaşını bitirmeye hazır olduğunu yazmıştı. Trump’ın sözcüsü Leawitt, ABD’nin hedeflerine ulaştığını, Rubio’da ‘şöyle ya da böyle Hürmüz bir gün açılacak” diyerek Trump kararının sinyallerini vermişlerdi. ;

ABD poker oynarken, İran satranç oynuyor. Hangi adımı, hangi aşamada, ne şekilde atacağını önceden belirlemiş durumda. ABD ise masaya daha büyük paralar koyarak hatta blöf yaparak rakibini korkutmaya çalışıyor.;

Açık olmak gerekirse, NATO'nun "fabrika ayarlarına dönmesi" otomatik olarak ABD'nin büyük stratejisinin başarısını garanti etmeyecektir, ancak Trump 2.0'ın küresel güç oyununun bir parçası olarak bu bağlamda anlaşılmalıdır.;

Açık olmak gerekirse, NATO'nun "fabrika ayarlarına dönmesi" otomatik olarak ABD'nin büyük stratejisinin başarısını garanti etmeyecektir, ancak Trump 2.0'ın küresel güç oyununun bir parçası olarak bu bağlamda anlaşılmalıdır.;

3. Türkiye - ABD Forumu

Türkiye - ABD Forumu bu amaçla oluşturulmuştur. Karşılıklı gerçekleştirilecek Forum’un; aktif ve proaktif müzakerelerle Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı yapması, ikili ve çok taraflı menfaatleri karşılıklı yükseltecek fırsatlar ve fikirleri ortaya koyan bir platform olarak hizmet sunması hedeflenmiştir.

  • 14 Ağu 2017 - 17 Ağu 2017
  • Washington - ABD

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in hazırladığı “ABD Hegemonyasına Meydan Okuyan Çin’in Zorlu Virajı; Güney Çin Denizi” isimli stratejik raporu yayımladı.

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Soğuk savaşın ardından, “yeni dünya düzeni“ olarak adlandırılan dönem, hegomonik bir güç olarak beliren ABD’nin “büyük vaadi“ ile başladı: “Demokrasiyi dünyada yaygınlaştırmak“. Bu “büyük“ vaad, yoksulluk, adaletsizlik ve şiddet dolu bir dünyayı kurmak biçiminde gerçekleşti ve iki “siyasi/askeri“ ar...

Yemen, Coğrafi konumu itibarıyla kızıl denizin Hint Okyanusu’na açıldığı kapıdır. Afrika boynuzu ile birlikte Bab’ül Mendeb boğazının doğu kıyısında yer almaktadır. Yeryüzünde denizler üzerinde seyreden malların p gibi büyük bir oranı Süveyş kanalı, Kızıl Deniz ve Aden körfezinden geçtiği düşünülürs...

Uzun yıllar boyunca Liberya meselesi, dünya gündemini meşgul eden bir konu olmuştur. Yaşanan İç Savaş boyunca sıklıkla çatışmalar ve ölümlerle anılan ülkenin günümüzde yeniden dirilme mücadelesi vermesi, diğer aktörler tarafından dikkatle izlenmektedir.

21. yüzyılın kuşkusuz en önemli paradigma değişimlerinden birini küreselleşme süreci oluşturuyor. Bu süreçle beraber siyasal, sosyal, ekonomik pek çok alanda köklü değişimler yaşandı, yeni yol ve yöntemler keşfedildi, eski yöntemler yeniden inşa edildi; sonuçta yepyeni bir anlayışla karşı karşıya ka...