Almanya Güç Politikası (Machtpolitik)
Almanya Başbakanı Merz, Münih Güvenlik Konferansında konuştu. "Dünya düzeninin yeniden şekillendiği bu dönemde tereddüt en büyük lükstür ve biz böyle bir lükse sahip değiliz."
Merz'in konuşmasından öne çıkan hususlara yakından bakalım.
Merz'in konuşması kaygılı bir tonda başladı. Kısa süre önce Kanada Başbakanı Carney de Davos'ta benzer bir konuşma yapmıştı. Aslında iki konuşma da transatlantik ittifaka inen birer darbe şeklinde yorumlanabilir. Merz öncelikle genel arka planın adını koymak ile işe başladı: "tedirginlik". Birkaç yıldır bu salonun havasına giderek artan bir tedirginlik tonu hâkim. Artık her zamankinden daha acil biçimde birbirimizle konuşmak zorundayız.
Korkarım şunu açıkça söylemek zorundayız: Bu düzen –kusurları ne olursa olsun, en iyi hâliyle bile– artık eskisi gibi mevcut değil. Güç siyasetinden, jeopolitikten ve büyük güç rekabetinden kaçabildiğimiz o dönemi geride bıraktık.
Merz genel eğilimin büyük güç siyasetine doğru yöneldiğini düşünüyor: Bugün ise görüyoruz ki, büyük güçler arasında yeniden güç siyasetine, jeopolitik rekabete ve blok mantığına dönüş yaşanıyor. Büyük güç siyaseti, kurallara dayalı uluslararası düzenin yerine geçmek istiyor. Üstelik çoğu zaman hızlı, öngörülemez ve saldırgan bir şekilde.
ABD'ye fazla güvendiklerini itiraf eden Merz'e göre Avrupa ciddi anlamda gecikti: Amerikalı dostlarımız, bu gerçeklik karşısında kendi stratejilerini radikal biçimde yeniden tanımladılar. Avrupa, güvenliği konusunda uzun süre başkalarına, özellikle ABD’ye çok fazla güvendi. Askerî, siyasi, ekonomik ve teknolojik potansiyelimiz muazzam fakat bunu uzun yıllar boyunca gereken ölçüde seferber etmedik. Kendi gücümüzü kullanmak için gerekli siyasi iradeyi ve stratejik netliği geliştirmekte geciktik.
Merz'in konuşmasından öne çıkan hususlara yakından bakalım.
Merz'in konuşması kaygılı bir tonda başladı. Kısa süre önce Kanada Başbakanı Carney de Davos'ta benzer bir konuşma yapmıştı. Aslında iki konuşma da transatlantik ittifaka inen birer darbe şeklinde yorumlanabilir. Merz öncelikle genel arka planın adını koymak ile işe başladı: "tedirginlik". Birkaç yıldır bu salonun havasına giderek artan bir tedirginlik tonu hâkim. Artık her zamankinden daha acil biçimde birbirimizle konuşmak zorundayız.
Korkarım şunu açıkça söylemek zorundayız: Bu düzen –kusurları ne olursa olsun, en iyi hâliyle bile– artık eskisi gibi mevcut değil. Güç siyasetinden, jeopolitikten ve büyük güç rekabetinden kaçabildiğimiz o dönemi geride bıraktık.
Merz genel eğilimin büyük güç siyasetine doğru yöneldiğini düşünüyor: Bugün ise görüyoruz ki, büyük güçler arasında yeniden güç siyasetine, jeopolitik rekabete ve blok mantığına dönüş yaşanıyor. Büyük güç siyaseti, kurallara dayalı uluslararası düzenin yerine geçmek istiyor. Üstelik çoğu zaman hızlı, öngörülemez ve saldırgan bir şekilde.
ABD'ye fazla güvendiklerini itiraf eden Merz'e göre Avrupa ciddi anlamda gecikti: Amerikalı dostlarımız, bu gerçeklik karşısında kendi stratejilerini radikal biçimde yeniden tanımladılar. Avrupa, güvenliği konusunda uzun süre başkalarına, özellikle ABD’ye çok fazla güvendi. Askerî, siyasi, ekonomik ve teknolojik potansiyelimiz muazzam fakat bunu uzun yıllar boyunca gereken ölçüde seferber etmedik. Kendi gücümüzü kullanmak için gerekli siyasi iradeyi ve stratejik netliği geliştirmekte geciktik.