Yıkım Halinde
"Yıkım Halinde" başlıklı Münih Güvenlik Raporu yayınlandı. Rapora göre dünya, bir "yıkım siyaseti" dönemine girmiş bulunuyor. Raporda öne çıkan hususlara yakından bakalım.
Bu yılki Münih Güvenlik Raporu ABD’nin uluslararası düzene dair değişen yaklaşımıyla yakından bağlantılı olarak “odadaki fil“ ile doğrudan yüzleşmesi gerektiğine karar vermiş durumda.
Rapora göre 1945 sonrası ABD öncülüğündeki uluslararası düzen artık yıkım sürecine girmiş durumda. Pek çok Batı toplumunda, reform yerine yıkımı tercih eden siyasal güçler ivme kazanıyor. Ortaya çıkan bu iklimde; buldozer ve elektrikli testere kullananlar, açıkça alkışlanmasalar bile, temkinli bir hayranlıkla karşılanıyor.
Batı tam anlamı ile bir gelecek krizi yaşıyor. Yapılan çalışmalara göre hükümet politikalarının gelecek nesilleri daha kötü etkileyeceğini düşünenlerin başında Fransa (%60), Birleşik Krallık (%53) ve Almanya (%51) geliyor. Çin’de ise halkın %80’i gelecekten umutlu.
Mevcut kuralları ve kurumları baltalayan aktörlerin en güçlüsü ABD Başkanı Trump. Pekin’le “anlaşma yapabilmek“, Washington’un ortaklarının arkasında durmasından daha önemli hâle gelmiş durumda. Hint-Pasifik aktörleri, bir yandan ABD’nin angajmanını çekmeye çalışıyor, diğer yandan da çoğu zaman Çin’le yakınlaşma yoluyla kendilerini güvenceye almaya çalışıyorlar.
Yine birçok aktör, buldozer siyaseti karşısında seyirci kalmaya devam ederlerse büyük güç siyasetinin insafına kalacaklarını ve değer verdikleri kural ve kurumları moloz yığınları arasında bulurlarsa şaşırmamaları gerektiğini anlamış durumda.
Devamı için...
Bu yılki Münih Güvenlik Raporu ABD’nin uluslararası düzene dair değişen yaklaşımıyla yakından bağlantılı olarak “odadaki fil“ ile doğrudan yüzleşmesi gerektiğine karar vermiş durumda.
Rapora göre 1945 sonrası ABD öncülüğündeki uluslararası düzen artık yıkım sürecine girmiş durumda. Pek çok Batı toplumunda, reform yerine yıkımı tercih eden siyasal güçler ivme kazanıyor. Ortaya çıkan bu iklimde; buldozer ve elektrikli testere kullananlar, açıkça alkışlanmasalar bile, temkinli bir hayranlıkla karşılanıyor.
Batı tam anlamı ile bir gelecek krizi yaşıyor. Yapılan çalışmalara göre hükümet politikalarının gelecek nesilleri daha kötü etkileyeceğini düşünenlerin başında Fransa (%60), Birleşik Krallık (%53) ve Almanya (%51) geliyor. Çin’de ise halkın %80’i gelecekten umutlu.
Mevcut kuralları ve kurumları baltalayan aktörlerin en güçlüsü ABD Başkanı Trump. Pekin’le “anlaşma yapabilmek“, Washington’un ortaklarının arkasında durmasından daha önemli hâle gelmiş durumda. Hint-Pasifik aktörleri, bir yandan ABD’nin angajmanını çekmeye çalışıyor, diğer yandan da çoğu zaman Çin’le yakınlaşma yoluyla kendilerini güvenceye almaya çalışıyorlar.
Yine birçok aktör, buldozer siyaseti karşısında seyirci kalmaya devam ederlerse büyük güç siyasetinin insafına kalacaklarını ve değer verdikleri kural ve kurumları moloz yığınları arasında bulurlarsa şaşırmamaları gerektiğini anlamış durumda.
Devamı için...