Transatlantik ittifakı (NATO) ise çatırdıyor. İngiltere başbakanı Kramer, yeni bir NATO kurmaktan bahsediyor. ABD; Norfolk, Napoli ve Brunssum’daki üç önemli komutanlığı İngiltere, İtalya ve Almanya’ya devrediyor. . Avrupa, kendi yolunu belirlemeye çalışıyor. Trump’ın büyük stratejisi, Çin ile rekabetinde işine yaramadığını düşündüğü Avrupa’nın yerine Rusya Federasyonu’nu yanına almak. Bu stratejisini Hint Pasifik ve Orta Asya projeleri ile takviye ediyor. Rusların sessizliğinin arkasında yapılan gizli bir anlaşma var; Ukrayna’da Rus işgal bölgelerinin tanınması ve Rusların Kırım’ı ilhakı karşılığında ABD’nin ülkenin madenlerine el koyması ve İran senaryosunda rol. Ruslar, ABD ile anlaşma karşılığında Latin Amerika’daki tek kaleleri olan Venezüella, Suriye ve İran’dan vazgeçtiler. Suriye’de bir askeri üsleri olacak. Orta Asya’daki gelişmelerde suskunlar çünkü İran senaryosunda sürpriz bir aşamada yer alacaklar. Avrupa’nın yükünden kurtulmak ve izole etmek, Ruslara büyük ödül olarak uzatıldı. Avrupa, ABD’nin tavrı karşısında Çin’e yanaşmaya başladı; Hızlı düşünemeyen Çin, bu yakınlaşmaya hazır değil, Avrupa ile ABD arasındaki çekişmeden yararlanmak istiyor.
Trump’ın küresel deniz savaşı doktrini şu ülkelerde rejim değişikliği stratejisi öngörüyor; Venezüella, İran, Küba, Rusya, Çin ve Hindistan. Bu ülkelerin ismi Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından Senato Komitesi’nde ifade edildi. Listeden anlaşılacağı gibi Rusya da aslında hedef listesinde hatta Türkiye de var. Saklı listede isimleri olan Türkiye, S.Arabistan, Mısır ve Pakistan can havli ile birbirlerine sarılıyor. İngilizler, 19. Yüzyılda olduğu gibi Avrasya’da Ruslarla mücadelenin ön cephesi oluyor. İngilizlerin yeni oyun planına başka bir makalede değineceğiz. Çin ile savaş Batı Yarımküre tahkim edildikten sonra ama Trump (eğer kalırsa) önce Çin ile anlaşmaya çalışacak. Trump’ın karşısında “derin devlet“ var, “daha derin devlet“ içinde ise belirli bir Siyonist ekip onu şimdilik kullanıyor. Epstein olayı, sadece küresel güç elitinin içindeki kırılmayı ve yaşadığı ahlaksızlığın boyutunu değil, Batı uygarlığının sonunu hazırlayan yozlaşmanın tehlikeli boyutlarını da ortaya koyuyor. Bu makalede, küresel elitin kara gündemi ve içinde yaşanan kırılmalar, Trump’ın oyun kitabı ve bunun değişik coğrafyalara olan yansımalarına odaklanacak, nihayet konuyu Türkiye’ye de getireceğiz.
İngiliz kraliçesi, işgal ettiği yerlerde kendi kültürlerini yaymak için başında John Ruskin’in olduğu “300’ler Komitesi“ni kurmuştu. Nathaniel Rothschild, 1900’lerin başında “Yuvarlak Masa“ adı verilen gizli bir cemiyet kurdu. Amaç, Güney Afrika altın ve elmasını çekerek, İngiliz İmparatorluğu için ABD’yi kurtarmaktı. Anglo-Amerikan ilişkilerini geliştirmek için “Pilgrim Society“ kuruldu. Bunları İngiltere’de kurulan Kraliyet Araştırmalar Merkezi (şimdiki Chatham House) ve Rockefeller’in finanse ettiği ABD Dış İlişkiler Konseyi (CFR) izledi. Rothschilds, böylece Siyonist akımı ABD sistemine soktu3 . II. Dünya Savaşı sonrasında İngiltere, ABD’ye hegemonyayı devredince Yahudi bankerlerin yeni merkezi Wall Street oldu. 1947 yılında CIA kuruldu. Amerikan rejimi bir demokrasi değil hegemonyayı elinde tutan zenginler tarafından yönetilen, onlara hizmet eden ve nesilden nesile geçen bir tür ‘plütokrasi’dir. ABD’deki derin devleti açıklamak için kullanılacak doğru terim “derin devlet“ ve onun da arkasındaki küresel sermayeyi Yahudilerin kontrolündeki “daha derin devlet“ olmalıdır. “Daha derin devlet“, Sanayi Devrimi ile belirginleşmeye başlarken; “derin devleti“, Roosevelt Komünistlere karşı iç işleri için, Truman ise uluslararası amaçlar için kurmuştu. Dünyayı Yahudi’nin parası, İngilizlerin aklı ve Amerikalıların askeri ile yönetmeye başladılar.
Devamı için...