Küresel Güç Eliti, Trump ve Epstein

Makale

Dünyanın genel durumu 19. Yüzyıla benzemeye başladı. Kendini dünya işlerinden soyutlayıp, Amerika kıtasına odaklanmak (Monroe Doktrini) isteyen ABD, kendi çıkarları olduğunda Samsun’a, Çin ve Japonya kıyılarına kadar donanması ile gelip büyük pastadan (silahlı gemi diplomasisi ile) pay peşinde koşmuştu. Bugünkü ABD, İngilizlerin bir zamanlar kurduğu gibi bir emperyal imparatorluk değil hegemonyadır....

Küresel Güç Eliti, Trump ve Epstein
 
Giriş
 
Dünyanın genel durumu 19. Yüzyıla benzemeye başladı. Kendini dünya işlerinden soyutlayıp, Amerika kıtasına odaklanmak (Monroe Doktrini) isteyen ABD, kendi çıkarları olduğunda Samsun’a, Çin ve Japonya kıyılarına kadar donanması ile gelip büyük pastadan (silahlı gemi diplomasisi ile) pay peşinde koşmuştu. Bugünkü ABD, İngilizlerin bir zamanlar kurduğu gibi bir emperyal imparatorluk değil hegemonyadır. Hegemonya, fiziken işgal etmez, uzaktan kontrol eder, bunun için rejim değiştirme, iç işlerine karışma, şantaj, zorlayıcı diplomasi gibi yöntemler izler. Büyük savaşları pahalı ve gereksiz bulur. İçeride zayıflayan ABD, küresel yarışta üstünlük için her zaman daha fazla kaynak peşinde oldu. Dünya nüfusunun %3’üne sahip olmasına rağmen, kaynaklarının %50’sini kontrol eden ABD, Çin’in yayılmasını en büyük tehdit olarak görüyor. Batı Yarımküreyi tahkim ederken küresel ölçekte Çin’in manevra alanlarını daraltmak, başta az bulunur mineraller olmak üzere dünya kaynaklarına daha fazla el koymak istiyor.

Transatlantik ittifakı (NATO) ise çatırdıyor. İngiltere başbakanı Kramer, yeni bir NATO kurmaktan bahsediyor. ABD; Norfolk, Napoli ve Brunssum’daki üç önemli komutanlığı İngiltere, İtalya ve Almanya’ya devrediyor. . Avrupa, kendi yolunu belirlemeye çalışıyor. Trump’ın büyük stratejisi, Çin ile rekabetinde işine yaramadığını düşündüğü Avrupa’nın yerine Rusya Federasyonu’nu yanına almak. Bu stratejisini Hint Pasifik ve Orta Asya projeleri ile takviye ediyor. Rusların sessizliğinin arkasında yapılan gizli bir anlaşma var; Ukrayna’da Rus işgal bölgelerinin tanınması ve Rusların Kırım’ı ilhakı karşılığında ABD’nin ülkenin madenlerine el koyması ve İran senaryosunda rol. Ruslar, ABD ile anlaşma karşılığında Latin Amerika’daki tek kaleleri olan Venezüella, Suriye ve İran’dan vazgeçtiler. Suriye’de bir askeri üsleri olacak. Orta Asya’daki gelişmelerde suskunlar çünkü İran senaryosunda sürpriz bir aşamada yer alacaklar. Avrupa’nın yükünden kurtulmak ve izole etmek, Ruslara büyük ödül olarak uzatıldı. Avrupa, ABD’nin tavrı karşısında Çin’e yanaşmaya başladı; Hızlı düşünemeyen Çin, bu yakınlaşmaya hazır değil, Avrupa ile ABD arasındaki çekişmeden yararlanmak istiyor.

Trump’ın küresel deniz savaşı doktrini şu ülkelerde rejim değişikliği stratejisi öngörüyor; Venezüella, İran, Küba, Rusya, Çin ve Hindistan. Bu ülkelerin ismi Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından Senato Komitesi’nde ifade edildi. Listeden anlaşılacağı gibi Rusya da aslında hedef listesinde hatta Türkiye de var. Saklı listede isimleri olan Türkiye, S.Arabistan, Mısır ve Pakistan can havli ile birbirlerine sarılıyor. İngilizler, 19. Yüzyılda olduğu gibi Avrasya’da Ruslarla mücadelenin ön cephesi oluyor. İngilizlerin yeni oyun planına başka bir makalede değineceğiz. Çin ile savaş Batı Yarımküre tahkim edildikten sonra ama Trump (eğer kalırsa) önce Çin ile anlaşmaya çalışacak. Trump’ın karşısında “derin devlet“ var, “daha derin devlet“ içinde ise belirli bir Siyonist ekip onu şimdilik kullanıyor. Epstein olayı, sadece küresel güç elitinin içindeki kırılmayı ve yaşadığı ahlaksızlığın boyutunu değil, Batı uygarlığının sonunu hazırlayan yozlaşmanın tehlikeli boyutlarını da ortaya koyuyor. Bu makalede, küresel elitin kara gündemi ve içinde yaşanan kırılmalar, Trump’ın oyun kitabı ve bunun değişik coğrafyalara olan yansımalarına odaklanacak, nihayet konuyu Türkiye’ye de getireceğiz.

Modern Dünya Düzeninin Ortaya Çıkışı ve Küresel Elit
 
Batı hâkimiyetindeki modern dünya düzeninin temelleri yaklaşık 500 yıl önce sadece küçük bir ada olarak anılan İngiltere’de atıldı. Papa’ya kafa tutan ve Katoliklikten vazgeçen İngiltere kralı Henry VIII’in kafasını kestirdiği eşi Anne Boleyn’den olan kızı I. Elizabeth (1558-1603) İngiltere’nin yönünü deniz imparatorluğu olmaya çevirdi. Dünyanın her yerinde fetihlere, sömürgeciliğe yöneldi. İmparatorluk, uluslararası savaşlar, esir ve uyuşturucu ticareti ile gelişiyordu ve buna ilk direnen Fransa oldu. Yedi Yıl Savaşları sonunda yenilen Fransa’nın yaşadığı ekonomik çöküş sonunda Fransız Devrimi’ni ortaya çıkardı. İngiliz İmparatorluğu, Hindistan ve Çin’i yağmalayarak büyüdü. 1694’te özel mülkiyete ait İngiltere Bankası sınırsız karlar için finansal avcı rolündeydi. Yahudi bankerler özellikle Rothschilds ailesi sistemi kontrol eden güçtü. Rothschilds’in para merkezi “City of London“ idi ve kraliyet ailesini borçlandırıyor, kendi istediği savaşları finanse ediyordu. Bu aile 1835’de ABD’ye sızdı ve JP Morgans ve Rockefellers ile ortaklık kurdu. Böylece 19. Yüzyıl boyunca İngiltere modern bir imparatorluk olmayı sürdürdü.
 
Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) kuranlar Mustafa Kemal Atatürk gibi bir asker değil, zengin iş adamlarıydı. 1773’te Boston Limanı’nda başlayan isyanın (Çay Partisi) nedeni, Fransa ve Hint savaşları nedeniyle kasası boşalan İngiltere’nin kolonilerde çay vergisini artırmasıydı. İsyanın başına komutan olarak geçen George Washington, ABD tarihinin en zengin başkanlarından biri olma unvanını hala sürdürüyor. ABD’nin İç Savaş (1861-1865) sonrasında kurulmasına ve Kapitalizmin bu ülkede yerleşmesine, ülkede kısa sürede büyük birer servet yapan üç adam öncülük etti ve 35 yıl içinde ülkenin kaderini değiştirdiler. Bunlar petrol tekelini eline geçiren John De Rockefeller, ülkenin elektriğini sağlayan J.P. Morgan ve en büyük müşterisi ABD ordusu olan çelik imparatoru Andrew Carnegie idi. Rothschilds’in parasıyla ABD demiryolları, sanayisi ve özellikle madenciliği gelişti. Rothschilds, Morgan ve Rockefeller ile birlikte 1913’de Amerikan merkez bankası olan Federal Rezerv Bankasını kurdu. Bu bankerler İngiltere ile birlikte Almanya’ya karşı Birinci Dünya Savaşı’nı finanse ettiler.

İngiliz kraliçesi, işgal ettiği yerlerde kendi kültürlerini yaymak için başında John Ruskin’in olduğu “300’ler Komitesi“ni kurmuştu. Nathaniel Rothschild, 1900’lerin başında “Yuvarlak Masa“ adı verilen gizli bir cemiyet kurdu. Amaç, Güney Afrika altın ve elmasını çekerek, İngiliz İmparatorluğu için ABD’yi kurtarmaktı. Anglo-Amerikan ilişkilerini geliştirmek için “Pilgrim Society“ kuruldu. Bunları İngiltere’de kurulan Kraliyet Araştırmalar Merkezi (şimdiki Chatham House) ve Rockefeller’in finanse ettiği ABD Dış İlişkiler Konseyi (CFR) izledi. Rothschilds, böylece Siyonist akımı ABD sistemine soktu3 . II. Dünya Savaşı sonrasında İngiltere, ABD’ye hegemonyayı devredince Yahudi bankerlerin yeni merkezi Wall Street oldu. 1947 yılında CIA kuruldu. Amerikan rejimi bir demokrasi değil hegemonyayı elinde tutan zenginler tarafından yönetilen, onlara hizmet eden ve nesilden nesile geçen bir tür ‘plütokrasi’dir. ABD’deki derin devleti açıklamak için kullanılacak doğru terim “derin devlet“ ve onun da arkasındaki küresel sermayeyi Yahudilerin kontrolündeki “daha derin devlet“ olmalıdır. “Daha derin devlet“, Sanayi Devrimi ile belirginleşmeye başlarken; “derin devleti“, Roosevelt Komünistlere karşı iç işleri için, Truman ise uluslararası amaçlar için kurmuştu. Dünyayı Yahudi’nin parası, İngilizlerin aklı ve Amerikalıların askeri ile yönetmeye başladılar.

Devamı için...

 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

NATO zirveleri genellikle savunma harcamaları, askeri yetenekler ve Rusya'ya karşı caydırıcılık üzerine yapılan tartışmalarla domine edilir. Ancak İttifak'ın resmi belgelerinde daha sessiz bir dönüşüm yaşanıyor. ;

Arktik, yaptırımlar, enerji güvenliği, deniz lojistiği ve büyük güç rekabetinin kesiştiği yeni bir jeopolitik laboratuvara dönüşmektedir. Bunun en açık örneklerinden biri, Çin ile Rusya arasında gelişen Arktik LNG ilişkisidir. Batı yaptırımları, Rusya’nın Arctic LNG 2 projesini finansman, teknoloji,...;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

Washington’ın ittifakları muazzam bir baskı altında. Birçok müttefik ve ortak, büyük güç niteliğindeki rakiplerden gelen artan tehditlere maruz kalıyor ve Birleşik Devletler’e güvenip güvenemeyecekleri konusunda şüpheye düşüyor. Bu baskılara verilen yanıt ise yeniden silahlanmak oluyor. ;

NATO ile ilişkimiz daha NATO kurulmadan başlıyor. 1952den beri de bizim ısrarımız ile saflarına kabul edildik. 54 yıldır evliyiz. Bu tarihimizdeki en uzun ittifak. Yarın (7 Haziran) Ankara’da NATO zirvesi başlamadan önce bu beraberliğin serencamını hatırlatmak istedim. ;

Dijitalleşmenin ivme kazandığı günümüzde savunma ve güvenlik alanları, klasik yaklaşımlardan uzaklaşıp teknoloji / dijital odaklı yeni bir yapıya evrilmektedir. Geleneksel güvenlik paradigması, artık sadece kara, deniz, hava ve uzay unsurlarını değil; siber alanı da stratejik bir harekât ortamı olar...;

Her uluslararası aktörün öncelikle güvenlik ihtiyacı olduğu ve bunu sağlamak adına politikalar üretmesi gerektiği ve güvenlik kavramı tam olarak ortaya konulmadan uluslararası alanda gerçekleşen olayların açıklamasını yapmanın zor olduğu bilinen bir gerçektir.;

Öteden beri görmek isterdim, fotoğraflarından, hakkında yazılıp çizilenlerden bildiğim Divriği Ulu Camii’ni. Konakları, günlük yaşamı, insanı dünyada en tabii hali ile görebileceğimiz tek mekan olduğunu düşündüğüm arastası, sakin ve huzurlu sokakları ile Divriği’yi.;

12. İstanbul Güvenlik Konferansı (2026)

  • 19 Kas 2026 - 20 Kas 2026
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul - Türkiye

9. Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

4. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

8. Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

2. Yeniden Asya Güvenlik Forumu

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programı | 2024 Dönem 1

Millî Savunma ve Güvenlik Akademisi Sertifika Programları ile katılımcılara stratejik yönetim ve liderlik alanlarındaki yeniliklerin aktarılması, Türkiye ve dünyadaki gelişmeler ışığında ulusal ve uluslararası güvenlik stratejileri konularında çok yönlü analiz, sentez ve değerlendirmeler yapabilmelerine, çözüm önerileri, farkındalık ve gelecek öngörüleri geliştirmelerine destek sağlanması amaçlanıyor.

  • 20 Oca 2024 - 10 Şub 2024
  • İstanbul - Türkiye

11. İstanbul Güvenlik Konferansı (2025)

  • 27 Kas 2025 - 28 Kas 2025
  • Wish More Hotel Istanbul -
  • İstanbul -

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi TASAM, Dr. Cengiz Topel MERMER’in uzun araştırmalar sonunda hazırladığı “MYANMAR; Büyük Oyunun Doğu Sahnesi” isimli stratejik raporu yayımladı

Geçmişte büyük imparatorluklar kuran Çin ve Hindistan, 20. asırda boyunduruktan kurtularak bağımsızlıklarına kavuşmuş ve ulus inşa sorunlarını aştıkça geçmişteki altın çağ imgelerinin cazibesine kapılmıştır.

Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinin bugünü ve geleceğinin ele alındığı Avrupa Birliği Sempozyumu, Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) ile Türk Avrupa Bilimsel ve Eğitimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) işbirliğinde 02 Şubat 2018’de İstanbul Taksim Hill Otel’de gerçekleştirildi.

1982 Anayasası'nın defalarca değişikliğe uğramasına rağmen iskeletinin değiştirilememesi nedeniyle Türkiye'nin yeni bir anayasaya gereksinimi olduğu konusunda kamuoyunda genel bir konsensüs bulunmaktadır.

Rusya'nın hem Avrasya bölgesine hâkim olmak hem de dünya politikalarında lider aktörlerden biri olmak amacıyla geliştirdiği Avrasyacılık tartışmaları, analitik olarak klasik ve modern olarak değerlendirilebilir.

1 - İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu 28 - 30 Ocak 2010 tarihleri arasında İstanbul’da yapıcı ve samimi bir ortam içinde cereyan etmiştir.

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) bünyesinde yaptığımız bilimsel çalışmalar ile Dünya ve Türkiye’deki gelişmeleri kavrama ve analiz etmeye yönelik çabalarımızın ortaya koyduğu açık bir gerçek var: Aktörleri, kuralları, vizyonu eskisinden çok farklı olan yeni bir uluslararası sistem il...

Başta ülkemizde bulunan on Afrika büyükelçiliğinin değerli temsilcileri, yine Başbakanlığımız başta olmak üzere, Dışişleri Bakanlığımızın ve periyodik olarak bu toplantılara katılan bütün kamu kurumları ve diğer kurumların kıymetli temsilcileri teşrifinizden ötürü hepinize teşekkür ediyor ve hoş gel...