Bir Kırlangıçla Bahar, Bir Çiçekle Yaz Gelmez

Makale

Bir kurul kurmakla barış gelir mi? Elbette hayır. Ancak ABD başkanı Trump, öyle varsayıyor olmalı ki. "Gazze Barış Kurulu“ nun kurulduğunu açıkladı. Yeni oluşum Birleşmiş Milletler(BM) Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla resmi kimlik kazandı. Seçmece davetliler güle oynaya çağrıya olumlu cevap ve en az 1 milyar dolar vermeyi kabul etti. ...

Bir kurul kurmakla barış gelir mi? Elbette hayır. Ancak ABD başkanı Trump, öyle varsayıyor olmalı ki. "Gazze Barış Kurulu“ nun kurulduğunu açıkladı. Yeni oluşum Birleşmiş Milletler(BM) Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla resmi kimlik kazandı. Seçmece davetliler güle oynaya çağrıya olumlu cevap ve en az 1 milyar dolar vermeyi kabul etti. Ancak hala ayrıntısı belli olmayan tasarımın Gazze ateşkesini denetlemekten ve Hamas'ın silahsızlandırılmasını sağlamaktan sorumlu Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) ile nasıl işbirliği yapacağı ve aynı zamanda ISF'ye asker katkısında bulunup bulunmayacağı belirsiz Angajman kuralları da henüz kesinleşmiş değil. Somut bir barış anlaşmasından ise ses yok. Trump, Barış Kurulunu Gazzede çatışmaları sona erdirecek bir çeşit müteahhitlik hizmeti olarak görüyor ve dar kıyı şeridine dikilecek gökdelenlerle barışın sağlanacağına emin gözüküyor. Oysa Gazze ateşkes planının ikinci ve üçüncü safhası ile eşgüdüm sağlanması için kurul temsilcilerinin hak ile yeksan olmuş bölgede hala yaşama tutunma mücadelesi veren insanlara önce güvenlik ve refah vaadinin ne olduğunu açıklanması gerek. Refah kapısının açılması bile bir sorun. Gazzede hala her gün onlarca kişi ölüyor. Batı Avrupadaki birçok ülkenin katılmaktan kaçındığı Gazze Barış Kurulu, mal, can ve tapu güvencesinden yoksun Gazze halkı arasında çeşitli tevatürün yayılmasına neden oluyor.

Barış İçin Asgari Koşullar Sağlanmadıkça

Gazze Barış Kurulu, ABD'nin Orta Doğu'da elli yılı aşkın bir süredir izlediği arabuluculuk ve barış politikalarının uzantısı olarak algılanıyor. Başarısı bir hayli tartışmalı olan bu politikalar kadar, ABD nin İsrail- Filistin söz konusu olduğunda tarafsızlığını tamamen yitirdiğinin bilinmesi, yeni girişime duyulan güvensizliğin temel nedeni. Güvenin olmadığı yerde kalıcı barışın gelmesi zor. Trump’ın davetine koşan bazı ülkeler, İsraili tedirgin ederken, kurula seçilen bazı üyeler de Filistinde rahatsızlık yaratıyor. İsrail, Hindistan’ın davetinden memnun. Türkiye ve Katar’ın katılımdansa rahatsız. Gazzeye 1.2 trilyon dolarlık yatırım sözü veren Katar, Barış Kurulunu Doğu Akdenize açılma ve Gaza-Marinedeki doğal gaz kuyularına ulaşma fırsatı olarak görürken, İsrail bunu deniz kuşatması kabul ediyor. Öte yandan Musevi bir Güney Kıbrıs vatandaşı olan milyarder emlak kralı Yakir Gabay’ın Barış Kurulunun 11 kişilik yürütme kuruluna girmesi, Filistin cephesinde ciddi bir hoşnutsuzluk yaratıyor. Herkesin birbirini bildiği bölgede, kurulun başarısı için asgari barış koşullarının sağlanması gerekir. Gazzede önce enkaz kaldırılacak. Sonra su, elektrik, kanalizasyon alt yapısı, yol, köprü ve yasal“ tüneller, konut, okul, hastane, otel ve yeşil alanlar mükemmel planlanmalı. Deniz ve hava limanları uygun yerlere yapılmalı. Kushnerin onaylayacağı müteahhit ve taşeronlar işe başlamazdan önce post modern gökdelen ve peyzaj tasarımlarını Filistin Otoritesine ve Gazze halkına anlatmalı.

Filistin de Hiç Masum Değil

BM 2803 sayılı kararıyla Barış Kuruluna 2027 sonuna kadar yeniden uzatılabilir süre vermiş. Ancak tüzükte özellikle Gazze' ye değil, sadece genel olarak küresel çatışma çözümüne atıf yapılmış olması oldukça ilginç. Trump 2029 da sona erecek olan başkanlık süresi içinde, kurulun görev süresini bir kere uzatabilir veya sonlandırabilir. Bakalım ne yapacak! Tabii, 1994 ve 2020 arasında büyük bir kısmı Gazze için verilen Filistin hibelerinin 40 milyar dolara ulaşmış olmasına rağmen başarısızlığın nedenlerinin incelenmesi önemli. Bilindiği gibi Oslo sürecinde, ekonomik istikrar amacıyla Filistin Yönetimine ayni ve nakdi yardım akmıştı. Batı Şeria ve Gazze için verilen hibelerin, 2004 yılında dünyada dağıtılan en yüksek yardımlardan biri olarak kayda geçmesine rağmen, halkın sefaletten kurtulamaması iki başlı Filistin yönetiminin zafiyet ve ayıbıydı. Zaten 2006 da, Hamas'ın Gazzede seçimleri kazanmasıyla uluslararası yardımlar askıya alınmış ve bazı ülkeler Filistine karşı çeşitli yaptırımlar uygulamaya başlamıştı. 2008 Annapolis Hibe Konferansı'ndan sonra, yardımlar yeniden başlasa bile yolsuzluklar ve beceriksizlikler nedeniyle Batı Şeria ve Gazzede fakirlik çemberi kırılamamıştı. Tabii ABD, AB, BM ve Rusyadan oluşan kuartet yardımlarının şekillendiği 2008 Sharm-el Şeyh zirvesinde Gazze için Suudi Arabistan 1 milyar dolar, ABD ise 900 milyon dolar yardım sözü vermişti. Ancak Hamas’ın kullandığı kuşkusuyla, vaat edilen fiiliyata dönüşememişti.

Gazzenin Yeniden İnşası Kime Yardım?

İsrailin tek taraflı bir kararla Gazzeden ayrıldığı 2005 yılında Türkiye de Gazzede liman ve havaalanı inşası ile 5-10 bin kişiye iş sağlayacak bir Nitelikli Sanayi Bölgesi(QIZ) kurma sözü vermiş, ancak istikrarsız ortam bunların gerçekleşmesini engellemişti. O süreçte Gazze halkını ekonomik ve sosyal istikrarına tehdit olarak gören Mısır da yardımları engellemişti. Kahirede 2014 de toplanan Filistin bağış konferansında 5,4 milyar dolarlık bağış sözü verilmişti. Bağışın yarısı Gazze'deki yeniden inşa çalışmalarına, geri kalanıysa 2017 e kadar Filistin bütçesine tahsis edilecekti. Ancak yeterli yardım yapılamadığı gibi, gerçekleşen yardımlar da yolsuzluk çarklarında öğütüldü. Şimdi Barış Kuruluna katılan ülkeler Gazzede ne yapacak? Akıllı şehir kurma deneyimi olan ülkeler enerji ve su kullanımı sorunlarına çözüm olacak planlar öngörmeli. Ekonomik faaliyetler kültürle uyumlu olarak planlanmalı. Bölgenin tek doğal zenginliği olan Gaza –Marine özel ilgiye muhtaç. Gazze halkının kendi kaynağını kullanma hakkı gözetilmeli. İki devletli çözüm hedefiyle, Gaza-Marinede İsrailin sondaj yapması engellenmeli. Barış Kurulu Gazze garantörleri olarak düşünülmeli, Ancak bunlar bile doğal gaz alanına uluslararası kayyum“ olarak girmemeli. Bu nedenle Gaza-Marine, hemen Filistin Otoritesine zimmetlenmeli. Türkiye de garantörlerden biri olarak, Gazzenin yeniden inşası için bölgeye birkaç müteahhit sokmaktan çok, Filistin halkına ait hakların savunulmasına önderlik etmeli. Katar da hevesine gem vurmalı.
 
 
 
 
 
Bu içerik Marka Belgesi altında telif hakları ile korunmaktadır. Kaynak gösterilmesi, bağlantı verilmesi ve (varsa) müellifinin/yazarının adı ile unvanının aynı şekilde belirtilmesi şartı ile kısmen alıntı yapılabilir. Bu şartlar yerine getirildiğinde ayrıca izin almaya gerek yoktur. Ancak içeriğin tamamı kullanılacaksa TASAM’dan kesinlikle yazılı izin alınması gerekmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2863 ) Etkinlik ( 228 )
Alanlar
TASAM Afrika 80 666
TASAM Asya 100 1157
TASAM Avrupa 23 664
TASAM Latin Amerika ve Karayip... 16 68
TASAM Kuzey Amerika 9 308
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1415 ) Etkinlik ( 56 )
Alanlar
TASAM Balkanlar 24 297
TASAM Orta Doğu 25 630
TASAM Karadeniz Kafkas 3 297
TASAM Akdeniz 4 191
Kimlikler ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 1308 ) Etkinlik ( 78 )
Alanlar
TASAM İslam Dünyası 58 786
TASAM Türk Dünyası 20 522
TASAM Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2071 ) Etkinlik ( 85 )
Alanlar
TASAM Türkiye 85 2071

Sıklıkla Napolyon'a atfedilen ve bir vecize haline gelen “düşmanın hata yaparken onu asla rahatsız etme” şeklindeki sözler Çin’in Ortadoğu konusundaki sessizliğini anlamak açısından bize anlamlı bir başlangıç noktası sunabilir. İran savaşının giderek derinleştiği ve kaotik bir hal aldığı şu günlerde...;

Doğrudan halk oyu ile değil, üye devletlerin önerisi ve Avrupa Parlamentosu’nun onayıyla göreve gelen Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in 19 Nisan 2026’da Hamburg’da yaptığı konuşmada sarf ettiği “Avrupa kıtasını tamamlamalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin”ifadesi, ba...;

INRAIL, Orta Koridor'un en kritik darboğazlarından biri olan İstanbul Boğazı geçişini hızlandırarak Türkiye’yi yalnızca transit bir aktör olmaktan çıkarıp işlevsel bir lojistik ve jeostratejik merkeze dönüştürebilecek süreci tetikleyebilir.;

Normatif değerler ile stratejik çıkarlar arasındaki gerilim, uluslararası ilişkilerin her zaman ilgi çekici bir özelliği olagelmiştir. Ne var ki son yıllarda bu gerilim, büyük güç rekabeti, enerji dönüşümleri ve teknolojik üstünlük yarışının ivme kazanmasıyla birlikte giderek daha belirgin bir hal a...;

Önde gelen Çinli-Amerikan ilişkileri uzmanı Diao Daming, savaşın bir güçlendirici değil, birleştirici unsur olduğunu ve her iki taraf için ne anlama geldiğini açıklıyor. Bugünkü yazımda, Profesör Diao Daming'in devam eden İran savaşının 2026 ara seçimlerini nasıl yeniden şekillendirdiğine dair ...;

Pekin Üniversitesinden Zhu Zhaoyi’nin "Ortadoğu savaşının sıradan insanlarla ne ilgisi var?" başlıklı yazısı savaşın ekonomik etkilerine odaklanıyor. Zhu: "Küresel ekonomide jeopolitik risk artık 'düşük ihtimalli kara kuğu' olmaktan çıktı." ;

Malezya’nın Efsanevi Başbakanlarından Mahattir Bin Muhammed “İki Bin Yıllık Deneyim ve Dünya Kadar Bilgi Bizim Yaşamlarımızı Taş Devri İnsanlarından Daha İyi Yönetmemize Yetmedi” sözü ile bugünün savaşlarında yaşanan yıkımı anlatmaktadır.Bu söz son derece anlamlıdır;

Bu rapor, Amerikan vatandaşlarının hayatlarını ve Amerika'nın dünya çapındaki çıkarlarını korumak için politika yapıcıların, savaşçıların ve iç güvenlik güçlerinin ihtiyaç duyduğu incelikli, bağımsız ve dürüst istihbaratı sağlamaya kendini adamış İstihbarat Topluluğu'nun (IC) kolektif görüşlerini ya...;

İstanbul Güvenlik Konferansı 2017

Millî ve uluslararası güvenlik paradigmaları yeniden kurgulanırken geliştirilecek tartışma ortamı, ekosistemin doğru oluşmasına katkı sağlayacaktır. Bu sebeple

  • 01 Kas 2017 - 03 Kas 2017
  • Radisson Blu Hotel - Şişli / İstanbul

Çatışma Çocukları Çalışmaları İstanbul Çalıştayı

TASAM Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi’ne bağlı Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından koordine edilen “Çatışma Çocukları”

  • 02 Şub 2017 - 02 Şub 2017
  • İstanbul - Türkiye

Güvenlik Diplomasisi Çalıştayı

Sivil Global 2015-2023-2053 “Global Sivil Diplomasi İnşası Programı” kapsamında gerçekleştirilecek Güvenlik Diplomasisi

  • 22 Nis 2016 - 22 Nis 2016
  • İstanbul - Türkiye

Enerji Diplomasisi Çalıştayı

Enerji, modern dönemlerin en önemli yaşam kaynaklarındandır. Sanayi Devrimi enerjinin, makineler vasıtasıyla yoğun bir şekilde kullanılmasıyla başlamıştır.

  • 22 Nis 2016 - 22 Nis 2016
  • İstanbul - Türkiye

Su Diplomasisi Çalıştayı

Sivil Global 2015-2023-2053 “Global Sivil Diplomasi İnşası Programı” kapsamında gerçekleştirilecek Su Diplomasisi Çalışmaları’nın, uluslararası alanda işbirliği imkânlarının proaktif yaklaşımlarla geliştirilmesinde çok yönlü faydalar ve önemli katkılar sağlayacağını umuyoruz.

  • 22 Nis 2016 - 22 Nis 2016
  • İstanbul - Türkiye

Düşünce Diplomasisi Çalıştayı

Bireyleri “toplum” oluşturacak şekilde bir araya getiren faktör ihtiyaçlardır. Beslenme, barınma, korunma ihtiyaçları ve daha sonraki düzeylerde refah arayışı

  • 21 Nis 2016 - 21 Nis 2016
  • İstanbul - Türkiye

İnanç Diplomasisi Çalıştayı

İnanç, dünyanın neredeyse tamamında kişilerin bireysel yaşamlarında ve siyasi topluluklarda en önemli unsurlardan biridir. İnanç dış politikada karar alıcıların

  • 21 Nis 2016 - 21 Nis 2016
  • İstanbul - Türkiye