ÖZET
Suriye iç savaşı, 2011 yılında başlayan, bölge dışı bölgesel ve küresel güçlerin de farklı yöntemlerle müdahaleleriyle şekillenen karmaşık bir çatışma süreci olup, yalnızca Suriye’nin iç dinamiklerini değil, özellikle çevre ülkelerin politikalarını, demografilerini, sosyolojilerini ve ekonomilerini derinden etkilemiştir. Yaşanan dış göçün dalgaları yalnızca Suriye’nin kara ve deniz komşularını etkilemekle kalmamış, AB ülkeleri başta olmak üzere, uzak yakın birçok ülkeye kadar ulaşmıştır.
Uluslararası hukuk ve anlaşmalar çerçevesinde “kendi ülkelerindeki zulüm, savaş, şiddet veya insan hakları ihlalleri gibi nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kalan ve uluslararası koruma arayan bireyler“ cümlesiyle mülteci kavramı altında tanımlanan haklara sahip kişiler, iltica ettikleri ülkelere problemleriyle birlikte göç ederler. Suriye halkının kitlesel göçü de bu çıkarıma paralel gerçekleşmiştir.
Türkiye, coğrafi olarak Suriye’nin yanı başında yer alması ve tarihsel bağları dolayısıyla bu çatışmadan en fazla etkilenen ülkelerden biri olmuştur. Savaşın patlak vermesiyle birlikte Türkiye, yaklaşık 8 milyon mülteciye ev sahipliği yaparak büyük bir insani krizle başa çıkmak durumunda kalmıştır. Bu durum, Türk ekonomisi üzerinde ciddi maliyetlere yol açmış, fırsatları ve riskleriyle sosyal yapıda değişikliklere neden olmuş, ülkenin iç ve dış politikasını etkilemiş, stratejilerini de yeniden şekillendirmiştir.
Bu tez, Suriye iç savaşının Türk ekonomisi ve siyaseti üzerindeki etkilerini, Türkiye-Suriye ilişkilerinin tarihsel perspektifini ve günümüze yansımalarını da dikkate alarak kapsamlı bir biçimde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, iç savaşın tarihî ve ekonomik boyutunu inceledikten sonra, mülteci krizinin etkileri; Türkiye’nin dış politika stratejilerindeki değişimler ve iç siyasi dinamiklerindeki yansımaları bağlamında değerlendirilecektir.