(1) ABD’nin, Çin ile olan savaş takvimi sıkıştığı için Körfez parasına acil ihtiyacı var. İsrail’in artık ayak bağı olmasını istemiyor. İki yeni politika söz konusu; İran ile savaş sonrası yeni bir Ortadoğu dizayn etmek ama öncesinde İran direniş ekseninin en büyük parçası olan Irak hedefte, önümüzdeki aylarda Irak ile ilgili önemli gelişmeler bekleniyor.
(2) İki ay önce CIA Direktörü William Burns ve Mossad’ın başındaki David Mircea, “Bundan sonra Ortadoğu’da askeri operasyonlardan çok rejim değişiklikleri duyacaksınız“ demişti. CIA Direktörü William Burns, Ortadoğu’daki savaşın bir ideoloji ve istihbarat savaşı olduğunu söylüyordu. Bu ideolojik mücadele istihbarat operasyonları ile bazı ülkelerde rejim değişikliklerine yöneldi.
(3) ABD, Demokrasi ve Federalizm oyunundan vazgeçti. Son 20 yılda Afganistan, Irak, Libya gibi ülkelerdeki müdahaleleri başka dış güçlerin özellikle İran’ın işine yaradı. Özetle, karıştırdığı ülkeleri azınlıkların yönetmesi ile ilgili politikasını değiştiriyor. Suriye’de YPG/PKK kartından vazgeçmesinin nedeni, bu aşamada istikrara oynamak; Türkiye ile İsrail’in savaşması istenmiyor.
(4) Irak’ta 11 Kasım 2025’de yapılan seçimler sonucunda; 329 sandalyenin 165’in salt çoğunluk İran etkisinde olduğu görüldü. Bu durum, ABD’nin enerji ve Kürdistan projelerini siyaseten bitirdi. Öncesinde hazırlanan çözüm yeni Irak’ta Sünni bir yönetim kurulacak. Araplar ve Kürtler zaten Sünni, Şiiler de belli düzenlemelerle böyle bir yönetime razı oldu, yeter ki istikrar olsun. Özetle, Irak’ta da Suriye modeli bir yönetim kurulacak. Ancak, bunların arkasındaki asıl beklenti İran senaryosu için ülkeleri hizaya sokmak.
(5) Son 20 yılda adı ister devlet dışı aktör, ister terör örgütü olsun, ABD bunlarla işbirliği yapmanın genel politikasına büyük zarar verdiğini gördü. Bu ilişkilerin devletlerarası çıkarlarına ve bölgesel istikrara verdiği zararın farkına vardı. Artık, terör örgütlerini ortadan kaldırma zamanı. İsrail ile birlikte kurdukları Hamas, Müslüman Kardeşler, El Kaide ve bu arada PKK ve Hizbullah gibi diğerleri tarihin çöplüğüne gidiyor.
(7) Irak’ın da elden çıkması ile İran artık ayakta kalamaz. İngiltere, Almanya ve Fransa, uzun zamandır İran içinde hazırlık yapıyor, organize işler bitmek üzere ve artık molla rejimi için bir sona geliniyor. İran’da son ayaklanmalar “kaynama noktası“nı tespit etmek içindi, kritik eşiğe geliniyor.
(8) Türkiye’ye gelince; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Washington ziyaretinde ABD yönetimi Ankara’dan “değişim“ istedi. Büyük değişim için öngörülen süre bir yıl. Hâlbuki Ankara, sırf Trump’a hoş gözükmek için Kürt açılımına sarılmıştı. Türkiye’de mevcut siyasi ve ekonomik düzen sürdürülebilir değil ama ABD, İran senaryosu ve ülkemizin demografisini değiştirebilmek için bir süre daha beklemek istiyor.
Asıl konumuz olan Suriye’deki gelişmelere dönecek olursak, ABD’nin desteği kalkınca, YPG/PKK son 10 yılda elde ettiklerini 15 günde kaybetti. Suriye’de olanlar ve sözde barış süreci Türkiye’ye tekrar Arap-Kürt Konfederalizmi ve monarşi meşruiyeti vaat edilmesi ile ilgili. Yani Büyük Ortadoğu Projesinde tekrar başa gelindi. İran senaryosu ile birlikte sahne yeniden düzenlenecek, ittifaklar gene değişecek. Siyasal İslam öldü ve İslamcılar bu coğrafyadan tamamen silinecek.
Trump, Ortadoğu’ya bakışını çok kez tekrarladı; Ortadoğu, modernite ile gericiliğin (irtica) körelttiği İslamcılık arasında bir seçim yapmalı . Artık İran’ın Direniş Ekseni (Hamas, Hizbullah) çökertilirken yeni bir aşamaya gidiyoruz. Mesele sadece rejim değişiklikleri değil, İbrahim Anlaşması ekseni üzerindeki Fas’tan İran’a kadar tüm ülkelerde dönüşüm isteniyor. Buna Endonezya, Moritanya, Senegal, Somali gibi ülkeler de dâhil ediliyor. Gelinen aşama Türkiye için ciddi tehlikeler barındırıyor. Bu makalede Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’ye olası yansımalarına geniş bir ölçekten açıklama getireceğiz.
Devamı için...