EŞ-ETKİNLİK | TÜRK DENİZ GÜCÜ DEKLARASYONU (TASLAK)
7. DENİZCİLİK VE DENİZ GÜVENLİĞİ FORUMU
“Denizlerden Okyanuslara Türk Deniz Gücü“
7. DENİZCİLİK VE DENİZ GÜVENLİĞİ FORUMU
“Denizlerden Okyanuslara Türk Deniz Gücü“
7. Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu; “Denizlerden Okyanuslara Türk Deniz Gücü“ ana temasıyla TASAM Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü tarafından, 27 Kasım 2025 tarihinde, Wish More Hotel Istanbul’da yapılan 11. İstanbul Güvenlik Konferansı eş-etkinliği olarak birlikte icra edilmiştir.
Forum’a çeşitli ülke ve bölgelerden, farklı alan ve sektörlerden konuşmacı ve protokol katılımı sağlanmıştır. Farklı ülkelerinden diplomatik temsilciler ve delegasyonlar da yer almıştır. Forum’da yerli/yabancı uzmanlar, akademisyenler ve diplomatlar tarafından konuşma ve sunumlar gerçekleştirilmiştir. Türkiye, Asya, Avrupa, Amerika ve Afrika ülkelerinden ilgili otoriteler de Forum’da temsil edilmiş, tüm oturumlar kurumsal olarak takip edilmiştir.
Forum’da önem taşıyan şu konular ele alınmıştır; “Deniz Jeopolitiğinde Yeni Perspektifler ve Bölgesel Çalışmalar“, “Deniz Güvenliğinde Güncel Tehditler ve Mavi Suçlar“, “Türk Donanma Diplomasisinin Kullanımına Dair Güncel Trendler“, “Deniz Kapasiteleri İnşasına Dair Güncel Konseptler ve Konular“ , “Denizcilik Jeoekonomisinde Yeni Fırsatlar ve Türkiye“, “Okyanus Politikaları“, “Denizcilik Çalışmalarında Çevre Güvenliği“, “Küresel Denizcilikte Dijitalleşme Çağı ve Yeni Doğan Tehditler“, “Afetle Mücadelede Denizlerin Kullanımı ve Deniz Köprüsü Stratejileri“, “Deniz Jeokültürü“, “ Denizlerin Enerji Potansiyeli ve Sürdürülebilir Kullanımı“
Forum’da, aşağıdaki tespit ve önerilerin, tüm ülkelerin mevcut kazanımlarını ve kurumsal kapasitelerini daha ileriye taşıyacak bir vizyon çerçevesinde, ilgili tüm otoritelerin ve kamuoyunun dikkatine sunulmasına karar verilmiştir:
Forum’a çeşitli ülke ve bölgelerden, farklı alan ve sektörlerden konuşmacı ve protokol katılımı sağlanmıştır. Farklı ülkelerinden diplomatik temsilciler ve delegasyonlar da yer almıştır. Forum’da yerli/yabancı uzmanlar, akademisyenler ve diplomatlar tarafından konuşma ve sunumlar gerçekleştirilmiştir. Türkiye, Asya, Avrupa, Amerika ve Afrika ülkelerinden ilgili otoriteler de Forum’da temsil edilmiş, tüm oturumlar kurumsal olarak takip edilmiştir.
Forum’da önem taşıyan şu konular ele alınmıştır; “Deniz Jeopolitiğinde Yeni Perspektifler ve Bölgesel Çalışmalar“, “Deniz Güvenliğinde Güncel Tehditler ve Mavi Suçlar“, “Türk Donanma Diplomasisinin Kullanımına Dair Güncel Trendler“, “Deniz Kapasiteleri İnşasına Dair Güncel Konseptler ve Konular“ , “Denizcilik Jeoekonomisinde Yeni Fırsatlar ve Türkiye“, “Okyanus Politikaları“, “Denizcilik Çalışmalarında Çevre Güvenliği“, “Küresel Denizcilikte Dijitalleşme Çağı ve Yeni Doğan Tehditler“, “Afetle Mücadelede Denizlerin Kullanımı ve Deniz Köprüsü Stratejileri“, “Deniz Jeokültürü“, “ Denizlerin Enerji Potansiyeli ve Sürdürülebilir Kullanımı“
Forum’da, aşağıdaki tespit ve önerilerin, tüm ülkelerin mevcut kazanımlarını ve kurumsal kapasitelerini daha ileriye taşıyacak bir vizyon çerçevesinde, ilgili tüm otoritelerin ve kamuoyunun dikkatine sunulmasına karar verilmiştir:
- Denizler, dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde yetmişini kapsaması, nüfusun büyük bölümünün kıyı bölgelerinde yaşaması ve devletlerin çoğunun denize erişime sahip olması nedeniyle küresel sistemin temel mekânsal unsurlarından biridir. Dünya ticaretinin ve enerji taşımacılığının çok büyük bir kısmının denizler üzerinden gerçekleşmesi, deniz alanlarını ekonomik ve stratejik açıdan vazgeçilmez kılmaktadır. Bu özellikler denizleri yalnızca bir ulaşım hattı değil, küresel düzeni şekillendiren bir alan hâline getirmektedir.
- Denizler tarihsel olarak imparatorlukların yükselişinde ve çöküşünde belirleyici rol oynamış, savaşların kaderini etkileyen başlıca unsurlar arasında yer almıştır. Bu yönüyle denizler yalnızca coğrafi değil, aynı zamanda kültürel ve medeniyet kurucu alanlar olarak değerlendirilmektedir. Günümüzde de savunma, güvenlik ve dış politika üzerindeki etkileri devam etmektedir.
- Deniz güvenliği, risk ve tehditlerin kontrol altına alındığı, seyir ve ticaretin güvenli biçimde sürdürüldüğü, çevresel dengenin korunduğu barışçıl bir düzeni ifade etmektedir. Bu kavram, yalnızca askerî tehditleri değil, çevresel, ekonomik ve insani riskleri de kapsamaktadır. Bu nedenle deniz güvenliği çok boyutlu bir politika alanı olarak ele alınmaktadır.
- Deniz alanlarının açık ve ulus aşırı niteliği, devletlerin bu alandaki tehditlerle tek başına mücadele etmesini zorlaştırmaktadır. Kaçakçılık, yasa dışı göç, çevre kirliliği, deniz kazaları ve rekabet gibi sorunlar iş birliğini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda deniz güvenliği, uluslararası ağlar ve ortak mekanizmalar gerektiren bir alan olarak öne çıkmaktadır.
- Denizlerin önemini vurgulayan bu tarz istatistikler fazlasıyla arttırılabilir ancak en temelde suyun yüzeyi toplumlar için insanların, ticari malların, paranın, bilginin ve kültürlerin devamlı taşındığı bir yollar sistemidir. Bu sebeple, dünya üzerinde sular coğrafyasıyla güvenlik açısından, ekonomik, sosyo-kültürel, hukuksal ve psikososyal bağlamlarda ilişki içinde olmayan ya da etkileşmeyen bir kara parçası yoktur. Bu durum doğal yaşam alanı kara parçaları olan insan toplulukları için de geçerlidir. Okyanusla veya denizlerle hiçbir sınırı olmayan, tamamen karaya kitli ülkelerde yaşayan insanlar dahi iklim, bitki örtüsü ve ticaret olgusu üzerinden sular coğrafyası (hidrosfer) ile etkileşmektedir. Bu etkileşim yüzyıllardır uygarlığı denizlere iten temel motivasyon ola gelmiştir.
- Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması, uzun kıyı şeridi ve stratejik boğazlara ev sahipliği yapması denizsel jeopolitiğini son derece hassas hâle getirmektedir. Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz’deki güç rekabetleri, enerji çekişmeleri ve deniz yetki alanı ihtilafları Türkiye açısından ciddi riskler ve fırsatlar barındırmaktadır. Bu durum, denizlerin Türkiye’nin güvenlik ve dış politika gündeminde merkezi bir yer tutmasına yol açmaktadır.